SAĞLIK - 26 Ekim 2025 Pazar 09:54

Down sendromlu minik Kutenda, kritik kalp hastalığını Türkiye’de atlattı

A
A
A

Küçük kız, Türkiye’ye geldiğinde kritik durumda olmasına rağmen Türk hekimlerin gerçekleştirdiği iki aşamalı ameliyatla yeniden yaşama tutundu.

Zimbabve’de sağlık imkânlarının kısıtlılığı nedeniyle tanısı geç konulan minik Kutenda Amari, doğumsal kalp hastalığıyla yaşam mücadelesi veriyordu. Ancak Türkiye’ye getirildikten sonra İstanbul Beykent Üniversitesi Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Mazlum Şahin ve ekibinin uyguladığı iki aşamalı ameliyat sayesinde yeniden nefes aldı. Artık ne oyun oynarken nefessiz kalıyor ne de beslenmekte zorlanıyor.

"Akranlarına göre çok daha güçsüzdü"

"Kızım üç yaşında zatürre geçirdi. Bu yüzden hastaneye gittik ve ekokardiyografi (EKO) çekildi. Bu sayede doğumsal kalp hastalığı teşhisi konuldu. Ama kendi ülkemizde EKO çekmek bile çok zordu" diyen anne Patience Kutadza, yaşadıkları süreci şöyle anlattı:

"Zatürre geçirmesi teşhisin konulmasına vesile oldu çünkü sonrasında tekrar tekrar zatürre atakları geçirdi. Bağışıklık sistemi zayıf olduğu için kolayca enfeksiyon kapıyordu. Ayrıca solunum sorunları yaşıyordu; oyun oynarken, koşarken bile zorlanıyordu. Beslenmesinde problemler vardı, yaşıtlarına göre büyüme ve gelişme geriliği gösteriyordu, özellikle kilo almakta zorlanıyordu. Genel olarak akranlarına göre çok daha güçsüzdü."

"Sunulan hizmetten, her şeyden çok mutluyuz"

Konuşurken duygulanan Kutadza, Türkiye’de geçirdikleri tedavi sürecine ilişkin şunları söyledi:

"Bir yıl önce buraya geldik. Kızımın durumu iki aşamalı bir ameliyat gerektiriyordu. İlk aşamada akciğer hipertansiyonu nedeniyle tam düzeltme yapılamadığı için bantlama ameliyatı yapıldı. Bir yıl boyunca takip edildik ve sonunda tam düzeltme ameliyatı için uygun olduğu anlaşıldı. Şimdi bu ameliyat da başarıyla gerçekleştirildi. Hastanenin sunduğu hizmetlerden, personelin ilgisinden çok memnunuz. Dil farklılığı dışında hiçbir yabancılık hissetmedik; kendimizi evimizde gibi hissettik. Kızımın durumu şu anda çok iyi. Herkese çok teşekkür ediyoruz."

"Belirtiler: Büyüme-gelişme geriliği, kilo alamama ve sık akciğer enfeksiyonu"

"Zimbabve’den gelen beş yaşındaki hastamızda doğumsal kalp hastalığı mevcuttu. Kalbin karıncık ve kulakçıkları arasında delikler (ventriküler septal defekt ve atriyal septal defekt) bulunuyordu. Ayrıca kalp kapaklarında yapısal anomaliler vardı" diyen Prof. Dr. Mazlum Şahin, bu durumun kalpte anormal kan geçişine neden olarak akciğerlere fazla miktarda kan gitmesine ve pulmoner hipertansiyon gelişmesine yol açtığını belirtti. "Bu çocuklar genellikle büyüme-gelişme geriliği, kilo alamama ve sık akciğer enfeksiyonu gibi belirtiler gösterir" dedi.

"Tedavi iki aşamalı olarak planlandı"

Prof. Dr. Şahin, "Tedavi ideal olarak yaşamın ilk yılında planlanır. Ancak akciğer tansiyonu yüksek olan çocuklarda öncelikle pulmoner arter bantlama ameliyatı yapılır. Hastamıza da bir yıl önce bu ameliyat gerçekleştirildi. Uygun zamanda ikinci ameliyatta bant çıkarıldı, kalpteki delikler kapatıldı ve kalp kapakları tamir edildi. Ameliyat sonrası yapılan kalp ultrasonu, kalbin fonksiyonlarının iyi olduğunu gösterdi" şeklinde konuştu.

"Afrika’dan gelen hastalar genellikle ileri evrede oluyor"

Afrika’daki sağlık koşullarına dikkat çeken Prof. Dr. Şahin şöyle konuştu:

"Ne yazık ki Afrika kıtasında doğumsal kalp hastalığı olan çocukların çoğu, yetersiz sağlık hizmetleri nedeniyle geç tanı ve tedavi alıyor. Bize başvuran hastaların çoğu ileri evrede geliyor, bu da ameliyatları daha karmaşık hale getiriyor. Ancak doğru zamanlama ve deneyimli bir ekiple sağlıklı bir yaşam sunmak mümkündür."

"Tedavi edilmeseydi birkaç yıl içinde hayatını kaybedebilirdi"

Prof. Dr. Şahin sözlerini şöyle tamamladı:

"Bu hastamızda akciğer basıncı oldukça yüksekti ve önceki ameliyata rağmen basınçlar hâlâ yüksekti. Ayrıca ikinci ameliyatlarda yapışıklıklar nedeniyle risk daha fazlaydı ve kalp kapaklarındaki ileri derece bozulma tamiri zorlaştırıyordu. Yine de ameliyat sonrası kalp ultrasonunda iyi sonuçlar elde ettik. Bir yıl beklemenin amacı, akciğer basıncını düşürerek hastayı düzeltici ameliyata hazırlamaktı. Bu ameliyatlar yapılmasaydı, hastanın yaşama şansı çok düşük olurdu; muhtemelen birkaç yıl içinde akciğer enfeksiyonu veya ilerleyici pulmoner hipertansiyon nedeniyle hayatını kaybederdi."

Nisanur Şentürk

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Denizli’nin turizmi canlandırmak için yol haritası belirleniyor Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger başkanlığında gerçekleştirilen Turizm Tanıtım Platformu Toplantısı’nda, Denizli’nin turizmde hak ettiği noktaya ulaşması için master plan ve güçlü iş birliği vurgusu yapıldı. Denizli’de turizmin geliştirilmesi, çeşitlendirilmesi ve daha etkin tanıtılması amacıyla "Turizm Tanıtım Platformu Toplantısı", Yavuz Selim Köşger başkanlığında Valilik Makam Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Kamu kurumları, yerel yönetimler, özel sektör temsilcileri ve ilgili paydaşların geniş katılımıyla düzenlenen toplantı, ilin turizm potansiyelinin daha verimli kullanılması adına önemli, önemli kararlar alındı. Toplantının açılışında konuşan Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, tüm paydaşların ortak hedef doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini belirterek, "Denizli turizmini bulunduğumuz noktadan daha ileri taşımak için eşgüdüm içerisinde çalışmak zorundayız. Tanıtım faaliyetleriyle turist çekmek kadar, gelen ziyaretçilerin beklentilerini karşılamak da büyük önem taşıyor" dedi. Denizli turizminin lokomotifinin Pamukkale olması gerektiğini vurgulayan Vali Köşger, özellikle bölgede yaşanan hijyen ve altyapı sorunlarının ivedilikle çözülmesi gerektiğine dikkat çekti. Karahayıt ile birlikte turizm bölgelerinde planlama ve düzenleme eksikliklerinin giderilmesinin önemine değinen Köşger, imar uygulamaları ve yenileme alanlarıyla ilgili sorunların da çözülmesi gerektiğini ifade etti. Konuşmasında güvenlik konusuna da değinen Vali Köşger, Cumhurbaşkanlığı Genelgesi doğrultusunda turizm tesislerinin yangın güvenliği raporlarını 31 Mayıs’a kadar tamamlamasının hayati önem taşıdığını belirtti. Kartalkaya’da yaşanan benzeri olayların bir daha yaşanmaması gerektiğini vurgulayan Köşger, belediyeler ve itfaiye teşkilatlarının bu süreçte rehberlik edici bir yaklaşım sergilemesi gerektiğini söyledi. Denizli’nin inanç, termal sağlık, kültür ve gastronomi turizmi açısından önemli değerlere sahip olduğunu ifade eden Vali Köşger, bu potansiyelin planlı bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. İlin turizm master planının bulunmadığını dile getiren Köşger, ilgili kurumlara ivedilikle kapsamlı bir plan hazırlanması talimatını verdi. Bu plan sayesinde günübirlik ziyaretlerin ötesine geçilerek, konaklamalı turizmin artırılmasının hedeflendiğini kaydetti. Toplantı kapsamında İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından "Denizli’nin Kültür ve Turizmine Genel Bakış" sunumu yapılırken, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı temsilcileri de "Michelin Yıldızı" sürecine ilişkin bilgilendirmede bulundu. T oplantıya Bülent Nuri Çavuşoğlu, Vali Yardımcısı Nurettin Ateş, Pamukkale Kaymakamı Uğur Bulut, Merkezefendi Kaymakamı Abdullah Demir, Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, Pamukkale Belediye Başkanı Ali Rıza Ertemur, akademisyenler ile oda ve dernek temsilcileri katıldı. Toplantı, katılımcıların görüş ve önerilerinin alınmasının ardından sona erdi.
Nevşehir Sobesos Antik Kenti kazı statüsü yükseltildi Nevşehir’de bulunan Sobesos Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmaları, Cumhurbaşkanlığı kararlı kazı statüsüne yükseltildi. NEVÜ Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Bilsen Şerife Özdemir başkanlığında yürütülecek olan Sobesos Antik Kenti kazıları, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile NEVÜ iş birliğinde ‘Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı’ statüsüne yükseltildi. Kapadokya bölgesinin önemli arkeolojik alanlarından biri olan Sobesos Antik Kenti’nde yürütülen kazıların, Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinesinde bilimsel çalışmalarla sürdürüleceği bildirildi. Alınan bu statü ile birlikte kazı çalışmalarının daha kapsamlı ve uzun soluklu şekilde yürütülmesinin önü açıldı. Nevşehir il sınırları içerisinde yürütülecek önemli arkeolojik projelerden biri olan Sobesos kazılarının, bölgenin kültürel mirasının korunması ve gün yüzüne çıkarılması açısından büyük önem taşıdığı ifade edildi. Özellikle sahip olduğu mozaikler, hamam yapısı ve villa kalıntılarıyla dikkat çeken alanın, bilimsel kazılarla daha detaylı incelenerek turizme kazandırılması hedefleniyor. Sobesos Antik Kenti, ilk olarak 2002 yılında kaçak kazı ihbarı üzerine başlatılan çalışmalar sırasında gün yüzüne çıkarıldı. Yapılan arkeolojik araştırmalarda Roma ve erken Bizans dönemine ait olduğu değerlendirilen mozaikli yapılar, hamam kompleksi ve çeşitli yaşam alanları tespit edildi. Bölgede bulunan mozaiklerin figürlü ve geometrik motifleriyle dikkat çektiği, bu yönüyle Kapadokya’daki nadir örnekler arasında yer aldığı belirtildi. Kazı çalışmalarının yeni statü ile birlikte yıl boyunca sürdürülebileceği, elde edilecek bulguların hem bilim dünyasına hem de bölge turizmine önemli katkılar sunmasının beklendiği kaydedildi.
Kocaeli Başiskele’de elektrikli çöp kamyonu dönemi başlıyor Başiskele Belediyesi, ayda yaklaşık 20 bin litre yakıt tüketimi yapılan çöp kamyonlarında tasarruf sağlamak ve karbon salınımını azaltmak amacıyla elektrikli araç testlerine başladı. Belediyeye ait güneş enerjisi santraliyle şarj edilmesi planlanan araçlardan beklenen verim alınması halinde, ilçedeki tüm temizlik işleri araç filosu elektrikliye dönüştürülecek. Test süreci kapsamında Başiskele Belediyesine geçici olarak temin edilen elektrikli çöp kamyonu, Belediye Başkanı Yasin Özlü tarafından kullanılarak test edildi. Başkan Özlü, test sürüşüne ilişkin değerlendirmelerini sosyal medya hesapları üzerinden paylaştığı bir video ile kamuoyuna anlattı. Mevcut sistemde çöp kamyonlarının yüksek yakıt tüketimine dikkat çeken Başkan Özlü, "Sadece çöp kamyonlarında ayda yaklaşık 20 bin litre yakıt tüketiyoruz. Elektrikli araçlar, beklediğimiz verimi sunarsa bizim için çok ciddi bir ekonomik avantaj sağlayacak ve önemli ölçüde tasarruf elde edeceğiz" dedi. Elektrikli araçların yalnızca ekonomik değil, çevresel açıdan da büyük kazanımlar sunacağını vurgulayan Özlü, bu araçların karbon salınımının azaltılmasına katkı sağlanacağını belirtti. Şehir içinde en fazla kullanılan araçların çöp kamyonları olduğuna dikkat çeken Başkan Özlü, elektrikli sistem sayesinde ses ve gürültü kirliliğinin de önemli ölçüde azalacağını dile getirdi. Başiskele Belediyesinin hayata geçirdiği güneş enerjisi santraline de değinen Başkan Yasin Özlü, elektrikli araçlarda kullanılacak enerjinin büyük ölçüde buradan karşılanabileceğini ifade etti. Bu sayede hem maliyetlerin düşeceğini hem de çevreci bir yaklaşımın güçleneceğini belirtti. Elektrikli çöp kamyonunun birkaç ay boyunca test edileceğini belirten Başkan Özlü, süreç sonunda beklenen verimliliğin sağlanması halinde tüm temizlik işleri araç filosunun elektrikli araçlara dönüştürülmesinin planlandığını açıkladı. Özlü, "İstediğimiz verimi alırsak, öncü ve çevreci bir yaklaşımla filomuzu tamamen dönüştürmek istiyoruz" diye konuştu.
İstanbul Ataşehir Belediyesi’nde Afet Yardım Gönüllüleri tanışma toplantısı Ataşehir Belediyesi Arama Kurtarma Ekibi’ne (ATAK) katılacak yeni üyeler için "Gönüllüler Tanışma Toplantısı" 31 Mart Salı günü Ataşehir Afet ve Acil Durum Koordinasyon Merkezi’nde (AKOM) düzenlenecek. Afet risklerine karşı hazırlık çalışmalarını sürdüren Ataşehir Belediyesi; deprem, yangın ve sel başta olmak üzere, acil durum ve afetlerde yaşanabilecek kayıpları en aza indirmek için arama kurtarma ekibi ATAK’ı 7/24 nöbet sistemiyle görev başında hazır tutuyor. Ataşehir Belediyesi’ne bağlı personel ve ilçedeki gönüllülerden oluşan Ataşehir Belediyesi Arama Kurtarma Ekibi (ATAK), her yıl yeni üyelerin katılımıyla daha da büyüyor ve güçleniyor. Ataşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren ATAK ekibine katılacak yeni üyeler için "Gönüllüler Tanışma Toplantısı" düzenlenecek. 31 Mart Salı günü Atatürk Mahallesi Ataşehir Bulvarı’nda bulunan Ataşehir Afet ve Acil Durum Koordinasyon Merkezi’nde (AKOM) saat 19.30’da başlayacak tanışma toplantısı yaklaşık iki saat sürecek. ATAK ekibine katılmak isteyen tüm gönüllü yurttaşlara açık olan toplantıda; Afet İşleri Müdürlüğü’nün yapısı, görevleri ve projeleri anlatılacak ayrıca katılımcıların birbirleriyle ve ekip ile tanışması sağlanacak. ATAK ekibine kayıt işlemleri de bu toplantı esnasında gerçekleştirilecek. Toplantıyla birlikte ekip içerisinde tanışma ve kaynaşma sağlanarak, saha deneyimleri paylaşılarak daha güçlü bir ekip oluşturulacak.