EĞİTİM - 13 Mayıs 2026 Çarşamba 10:18

Dünyanın prestijli üniversitelerinden tam bin 448 kabul

A
A
A

Bahçeşehir Koleji’nin Türkiye genelindeki kampüslerinde eğitim gören 372 öğrenci, dünyanın en prestijli üniversitelerinden bin 448 kabul alarak önemli bir başarıya imza attı. Harvard, Stanford ve Princeton gibi üniversitelerden kabul alan öğrenciler, aileleri ve öğretmenlerine büyük gurur yaşattı.

Türkiye’nin farklı illerindeki Bahçeşehir Koleji kampüslerinde eğitim gören öğrenciler, dünyanın en saygın üniversitelerinden tam 1448 kabul alarak tarihi bir rekora imza attı. Başarılı öğrencilerin İstanbul’da Bahçeşehir Üniversitesi Güney Kampüs Convention Center’de düzenlenen "Yurt Dışı Kabul Buluşması" etkinliğine Bahçeşehir Uğur Eğitim Kurumları (BUEK) Başkanı Enver Yücel, Bahçeşehir Koleji Kurucusu, İcra Kurulu Üyesi Semra Yücel, Bahçeşehir Koleji Genel Müdürü Dr. Özlem Koç, genel müdür yardımcıları ile okulların yöneticileri ve öğrenciler katıldı.

"Dünyanın en prestijli üniversitelerine kabul aldınız"

Bahçeşehir Uğur Eğitim Kurumları (BUEK) Başkanı Enver Yücel, öğrencilerin dünyanın en prestijli üniversitelerinden kabul almasının gurur verici olduğunu belirterek "Bu üniversitelerin hepsini tek tek gezdim. ‘Burada da bizim çocuklarımız okusun’ dedim. Şimdi görüyorum ki başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere dünyanın en prestijli üniversitelerinden kabuller aldınız. Hepinizi tebrik ediyorum" dedi.
Öğrencilere birliktelik ve iletişimlerini koparmamaları tavsiyesinde bulunan Yücel, "Dünyanın en prestijli üniversitesinde okuyabilirsiniz ama network bir o kadar önemlidir. Birbirinize kenetlenin. Dünyanın farklı yerlerine giden öğrencilerimiz çok büyük bir güç olabilir. Akademinin dışında da güçlü bir network oluşturabilmek önemli" diye konuştu.
Yücel, öğrencilerden Bahçeşehir ailesiyle bağlarını koparmamalarını isteyerek "Gittiğiniz yerlerde bizi unutmayın. Bizimle olan diyaloğunuzu hep sürdürün. Biz sizden güç alacağız" ifadelerini kullandı.

"Arkanızda koskoca bir Bahçeşehir Koleji ailesi var"

Bahçeşehir Koleji Kurucusu ve İcra Kurulu Üyesi Semra Yücel ise okulun kurulduğu ilk yıllarda yalnızca bir öğrencinin Massachusetts Institute of Technology’ye tam burslu kabul aldığını hatırlatarak bugün yüzlerce öğrencinin dünyanın önde gelen üniversitelerine yerleşmesinden gurur duyduklarını söyledi.

Yücel, "Bugün burada 372 başarılı öğrenciyi görüyorum. Sevgili gençler; önce kendiniz için, sonra aileniz ve ülkeniz için çalışacaksınız. Sizleri canı gönülden kutluyorum" dedi.

Öğrencilerin her zaman Bahçeşehir Koleji ailesinin desteğini hissedeceklerini belirten Yücel, "Arkanızda koskoca bir Bahçeşehir Koleji ailesi var. Kapılarımız sizlere her zaman açık. Sizden sonra da o okullara yeni öğrenciler gelecek. Onlara kucak açın. İleride siz de bir öğrencinin elinden tutarsanız bu bizler için en büyük mutluluk olacaktır" diye konuştu.

"Türkiye’nin geleceğini yetiştiriyoruz"

Bahçeşehir Koleji Genel Müdürü Dr. Özlem Koç, Türkiye genelinden 400’ün üzerinde öğrencinin dünyanın saygın üniversitelerinden toplamda bin 400’ün üzerinde kabul aldığını belirtti. Koç, "Başta Stanford University, Harvard University, Princeton University, Imperial College London, Brown University ve University of Toronto olmak üzere çok önemli üniversitelere kabul almaları bizim için büyük bir gurur kaynağı" dedi.
Öğrencilerin bilim temelli, milli ve evrensel değerlerle yetiştiğini vurgulayan Koç, "Türkiye’nin geleceğini yetiştiriyoruz. Bu gençler önce kendilerine, ailelerine ve ülkelerine, ardından da dünyaya katkı sunacak bireyler olacak" ifadelerini kullandı.

"Aldığım bilgiyi ülkeme taşımak istiyorum"

Bahçeşehir Koleji Nakkaştepe 50. Yıl Kampüsü Fen ve Teknoloji Lisesinde öğrenci olan Doruk Çağlı, Harvard University kabulü için dört yıl boyunca farklı projeler ve yarışmalarda yer aldığını belirterek dünyanın en büyük liseler arası robotik yarışmalarından FRC’ye katıldığını söyledi.
Çağlı, geçen yaz Massachusetts Institute of Technology bünyesindeki RSI programında araştırmalar yaptığını belirterek "Kendi araştırmamı yaptım, makalemi yazdım ve tezimi büyük bir kurulun önünde sundum. Bunun bir beyin göçü olmasını istemiyorum. Orada aldığım bilgiyi ve donanımı ülkeme getirip burada değerlendirmek istiyorum" dedi.
Robotik alanında Türkiye’nin gelişimine katkı sunmak istediğini ifade eden Çağlı, gençlere umutlarını kaybetmemeleri tavsiyesinde bulundu.

"Öğrendiğim bilgileri ülkemde uygulamak istiyorum"

Bahçeşehir Koleji Antalya Konyaaltı Fen ve Teknoloji Lisesinden Begüm Zeynep Yapıcı ise Stanford University kabul sürecinde arkadaşlarıyla iki farklı start-up kurduğunu ve girişimlerinin yatırım aldığını söyledi.
Yapıcı, biyolojik laboratuvar araştırmalarında yer aldığını ve Türkiye Gönüllüleri Vakfı bünyesinde STEM atölyeleri düzenlediklerini belirterek "Yaklaşık 3 bin çocuğa STEM eğitimi verdik ve farklı projeler geliştirmelerine destek olduk" dedi.
Biyoteknoloji alanında öğrendiklerini Türkiye’ye taşımak istediğini ifade eden Yapıcı, "Ülkemi daha ileriye taşımak adına öğrendiğim bilgileri burada uygulamak istiyorum" diye konuştu.

"Nükleer enerji alanında Türkiye’yi temsil edeceğim"

Bahçeşehir Koleji Antalya Konyaaltı Fen ve Teknoloji öğrencisi Narin Yüksek de bu ağustos ayında Princeton University’de tam burslu eğitimine başlayacağını belirterek nükleer fizik alanında çalışmalar yürüttüğünü söyledi. Yüksek, International Youth Nuclear Congress bünyesinde burs komitesinde görev aldığını ve COP31 organizasyon ekibinde Türkiye’yi temsil ettiğini ifade etti.

Araştırmalarını MIT Plasma Science and Fusion Center’de sürdürdüğünü belirten Yüksek, "Türkiye’de nükleer enerji alanındaki eğitimin yaygınlaşmasını istiyorum. Hem gençleri desteklemeyi hem de Türkiye’yi uluslararası platformlarda temsil etmeyi sürdüreceğim" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Göynük Fen Lisesi NOVA takımı 500 proje arasından ilk 10’a girdi Göynük Fen Lisesi öğrencileri tarafından geliştirilen DETAS projesi, GençBizzTech Türkiye finallerinde büyük başarı elde etti. Antalya’yı ve Kemer ilçesini temsil eden NOVA takımı, Türkiye genelinden katılan yaklaşık 500 proje arasından ilk 10’a girerek önemli bir başarıya imza attı. NOVA takımında yer alan öğrenciler Öykü Sarlar ve Talat Kuşçu ile danışman öğretmen Vahit Hüyük tarafından geliştirilen DETAS (Deprem Erken Tespit ve Analiz Sistemi) projesi, deprem sonrası ilk saatlerde müdahale ekiplerine hızlı ve doğru saha verisi sağlamayı amaçlıyor. Otonom İHA destekli sistem; yol durumu, enkaz yoğunluğu ve kritik bölgelerin analiz edilmesini sağlayarak afet koordinasyonuna destek sunuyor. Türkiye finallerinde yoğun ilgi gören proje standı, jüri üyeleri ve ziyaretçiler tarafından dikkatle incelendi. Çalışır prototip, uçuş sistemi ve analiz paneliyle sunulan DETAS, yalnızca fikir aşamasında kalmayıp geliştirilebilir ve uygulanabilir bir afet teknolojisi çözümü olarak öne çıktı. Takım üyeleri, projeyi geliştirirken afet teknolojileri ve deprem bilimi alanındaki çalışmaları detaylı şekilde araştırdıklarını, özellikle saha koordinasyonu ve karar desteği üzerine yoğunlaştıklarını ifade etti. Projenin ilerleyen süreçte sel, yangın ve farklı afet senaryolarına da uyarlanabilmesi hedefleniyor. Göynük Fen Lisesi NOVA takımının elde ettiği bu derece, hem Antalya hem de Kemer adına gurur kaynağı olurken gençlerin teknoloji ve girişimcilik alanındaki başarısını bir kez daha ortaya koydu.
Gaziantep GSO Mayıs ayı meclis toplantısı gerçekleştirildi Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Mayıs ayı meclis toplantısı, GSO Meclis Başkan Yardımcısı İbrahim Vedat Topçuoğlu’nun başkanlığında, Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, meclis ve meslek komite üyelerinin katılımıyla yapıldı. Toplantıda, dünya ve ülke ekonomisinde yaşanan gelişmeler, sanayi sektörünün mevcut durumu, üretim maliyetleri, ihracat rakamları ve iş dünyasının beklentileri değerlendirildi. Toplantının açılış konuşmasını yapan GSO Meclis Başkan Yardımcısı İbrahim Vedat Topçuoğlu, küresel gelişmeler ışığında ekonomide sürdürülebilirlik için sanayinin, üretimin ve ticaretin önemine vurgu yaparak, "Bu doğrultuda şehrimiz ve ülkemiz ekonomisine katkı sağlayacak, üretim, ihracat ve istihdamı destekleyecek her adımı çok değerli buluyor, şehrimiz ve ülkemiz için elimizden gelen çabayı gösteriyoruz" dedi. GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi de yaptığı konuşmasında, küresel ticaretin savaşın gölgesinde darbe almaya devam ettiğini belirterek, "Sıkışan küresel ticaretin geleceği için anlaşmaya varılması ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden güvenli bir şekilde geçişe açılması büyük önem taşıyor. Pandemi, savaşın bölgemize etkileri ve küresel krizlerle birlikte deprem felaketini yaşamış ve çok yorulan bölgemiz sanayisi için özel bir teşvik programına ihtiyaç duyuyoruz’’ diye konuştu. Faiz oranlarının yüksek seyretmesi, finansmana erişim ve maliyetler konusunda beklentiler uzadıkça üreticilerin üzerindeki baskının arttığını belirten Adnan Ünverdi, "Dezenflasyon süreci devam ederken üreticinin elini güçlendirecek; üretim, ihracat ve istihdamın devamlılığını sağlayacak şekilde finansman kanalları devreye alınmalıdır. Ticari krediler zaten politika faizinin çok üstünde maliyetlenmekte olup, bankacılık sektörünün yaklaşımları nedeniyle finansmana erişimde güçlükler yaşanmaktadır. Reel sektör ve bankacılık sektörü birlikte yürüyen iki sektördür. Bu sebeple gerek kamu gerekse özel bankaların reel sektöre yapıcı bir yaklaşımda bulunmasını beklemekteyiz. Temkinli olmak adına işleyen sürece sekte vuracak yaklaşımlardan uzak durulmalıdır. Bankalar tarafından işletme sahiplerimize, mevcut kredilerini kapatmaları halinde yeniden kredi kullanabilecekleri bildirilmektedir ancak, firmalarımız krediyi kapattıktan sonra kredi verilmemektedir. Unutulmamalıdır ki Gaziantep sanayisi geçmişte olduğu gibi bugünün zorluklarını da atlatacak güç ve altyapıya sahiptir" ifadelerini kullandı. Gaziantep’in ekonomik verileri hakkında meclis üyelerine bilgi veren Ünverdi, "2026 yılı nisan ayında 967 milyon 492 bin dolar ihracat gerçekleştirdik. En çok ihracat yapılan ülkelerin başında Irak ve ABD geliyor. İhracatın sektörlere göre dağılımında ise yüzde 35,7 ile tarımsal sanayi ve hububat ürünleri ilk sırada yer alırken, yüzde 34,2 ile tekstil ürünleri ikinci, yüzde 13,4 ile kimya ve plastik ürünleri üçüncü sırada bulunuyor" diye konuştu. Meclis toplantısı, görüş alışverişinin ardından dilek ve temennilerin paylaşılmasıyla sona erdi.
Erzurum İrfan Meclisinde Doğu Türkistan konuşuldu Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği’nin Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle tertip ettiği ve Erzurum’un önemli kültür ve tarih buluşmalarından İrfan Meclisi’nin konuğu Doğu Türkistan Vakfı Başkanı Prof. Dr. Abdulhamit Avşar’dı. Doğu Türkistan meselesini her yönüyle ele alan Avşar, mevcut politikaları, karşı karşıya bulunduğu dahili ve uluslararası riskleri analiz ederek, Çin Halk Cumhuriyeti’ni Sovyetler’in akıbetinin beklediğini ve dağılacağını ifade etti. Erzurum Büyükşehir Belediyesi Müceldili Konağında yapılan toplantı, TDED Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş’ın açılış konuşmasıyla başladı. Ertaş, bu etkinlik döneminde üçüncü kez tertip edilen İrfan Meclisi’nde ömrünü Doğu Türkistan davasına adamış Abdülhamit Avşar hocayı ağırlamaktan dolayı mutlu olduklarını ifade ederek Avşar hocaya teşekkürlerini iletti. Doğu Türkistan Vakfı Başkanı Prof. Avşar, konuşmasına Çin’in günümüzdeki görünümü ve nüfuzunu genişletmek için uyguladığı politikalara değinerek başladı. Daha sonra tarihi duruma dikkat çekerek, Doğu Türkistan’da Çin işgalinin başlangıcının 18.yüzyılın ikinci yarısında başladığı, bunun sebebinin de Doğu Türkistan’daki iç karışıklıklar olduğunu ifade etti. Çin işgali başladıktan sonra Doğu Türkistan Türklerinin istiklal mücadelesi başlattıklarını ve 25 Ekim 1949’da gerçekleşen Çin Halk Cumhuriyeti işgaline kadar üç kez bağımsız devlet kurmayı başardıklarını dile getirdi. "Kızıl Çin işgali başladığında Doğu Türkistan’da bağımsız bir devlet vardı" dedi. Kurulan bağımsız devletlerin ayakta kalamamasının bu devletlerin Türk ve Müslüman kimliklerini geri planda bırakılmasını kabul etmemelerinin o dönemlerdeki uluslararası aktörlerin çıkarları ile uyuşmaması olduğunun altını çizdi. Çin Halk Cumhuriyeti’nin Doğu Türkistan’ı ele geçirdiği ilk günden itibaren sistematik şekilde ülkenin Türk-Müslüman kimliğini asimile etmeye çalıştığını, bu çabalarını 11 Eylül 2001 sonrasında uluslararası alanda oluşan Müslüman düşmanlığı tutumdan yararlanarak daha da şiddetlendirdiğini ve en son 2016 sonu itibariyle başlattığı toplama kampı uygulamasıyla tam bir soykırıma dönüştürdüğünü belirtti. Soykırımın halen sürdürüldüğünü, ayrıca mecburi "misafirlik", dijital gözetim sistemi gibi baskı politikalarıyla en küçük dini ve milli bir tezahüre bile imkân bırakmayacak bir niteliğe dönüştürüldüğünü ifade etti. Buna rağmen Doğu Türkistan Türklerinin hür olma azimlerinin yok edilemediğini söyledi. DTV Başkanı Prof. Dr. Abdulhamit Avşar, aynı zamanda Çin’in önlenemez bir dağılma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu da ileri sürdü. Çin’in ekonomi yoluyla uyguladığı yayılma politikasının ve uluslararası projelerin büyük riskler taşıdığını, bir müddet sonra Çin’i içinden çıkılamaz bir ekonomik buhrana sürükleyebileceğini, şimdiden bunun emarelerinin görülmeye başladığını belirtti. Bunun yanı sıra Çin’de Askeri Konsey üyelerinin tutuklanması sonrasında görüldüğü gibi açık bir iç gerginlik bulunduğunu, Çin tarihi incelendiğinde bu tür gerginliklerin hanedanlıkların parçalanmasıyla sonuçlandığını dile getirdi. Aynı zamanda Çin’in etnik yapısının da bilinenin çok ötesinde bir nitelik taşıdığını, birçok etnik grubun Çin Halk Cumhuriyeti’nden ayrılmak mücadelesi vermekte olduğunu söyledi. Bu ve benzeri birçok sebepten dolayı Çin’in dağılma riskiyle karşı karşıya olduğunu vurgulayan Avşar, "Çin Halk Cumhuriyeti’ni Sovyetler Birliği’nin akıbeti beklemekte, uluslararası aktörler buna göre de gelecek stratejileri belirlemektedir" dedi. Erzurum’un önde gelen birçok yetkilisi, akademisyenler, siyasi parti ve sivil toplum temsilcileri, bilim insanları, kanaat önderleri ve üniversite öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği toplantı yaklaşık üç saat sürdü. Katılımcılardan gelen soruların cevaplandırılması ile devam eden İrfan Meclisi, Uluslararası Hak İzleme Merkezi (UHİM) Başkanı Veysel Başar ve İrfan Meclisi Başkanı Murat Ertaş’ın kapanış konuşmalarıyla sona erdi.