ASAYİŞ - 14 Nisan 2026 Salı 21:01

‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında KİPTAŞ Genel Müdürü savunma yaptı

A
A
A
‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında KİPTAŞ Genel Müdürü savunma yaptı

‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında KİPTAŞ A.Ş. Genel Müdürü Ali Kurt savunma yaptı.


‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 21. oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada KİPTAŞ A.Ş. Genel Müdürü Ali Kurt savunma yaptı.


Ali Kurt hakkında iddianamede yapılan değerlendirmede örgüt yöneticisi Ertan Yıldız’a bağlı hareket ettiği ve doğrudan örgüt lideri Ekrem İmamoğlu ile de irtibat kurabildiği belirtilmişti. İddianamede Kurt’un, örgüt yöneticisi Adem Soytekin’e yakın müteahhitlerden oluşturduğu havuz ile KİPTAŞ’ın işlerini kamu zararı oluşturacak şekilde şahıslara verdiği de ifade edilmişti. Kurt’un bu işler karşılığında müteahhitlerden hem kişisel zenginleşme hem de örgüt sisteminin faydalanması için rüşvet aldığı, KİPTAŞ’ta yapılan inşaatlarda kurduğu dolandırıcılık sistemi ile birçok projede kamu zararı olacak şekilde düşük fiyat belirlettiği daireleri örgüt üyelerinin yakınları üzerine almasını sağladığı da aktarılmıştı.


KİPTAŞ A.Ş. Genel Müdürü Ali Kurt savunmasında, "KİPTAŞ’ta genel müdürlük yaptığım dönemle ilgili yargılanıyorum maalesef. İş prensibi olarak ne KİPTAŞ’ta ne Toplu Konut İdaresi’nde çalıştığım yerlerden hiçbir zaman mülk edinmemişimdir. Ben KİPTAŞ’a genel müdür olduğumda 1.2 milyar o dönemin parasıyla piyasaya borcu vardı. KİPTAŞ o kadar kötü bir finansal durumdaydı ki vergi dairesine olan borçlarından dolayı genel müdürlük binasını ipotek ettirmek zorunda kaldık. Çok ciddi bir finans planlaması yaptık, borçlarımızı yapılandırdık. 1 yıl gibi bir sürede yürür hale getirdik KİPTAŞ’ı. KİPTAŞ’ta değerinin altında satış yaptığımız iddianamede iddia ediliyor. Bu mümkün değil. Ekspertiz rapor hazırlamadan satış yapamayız. KİPTAŞ’ta bir müdürün tek imza yetkisi yoktur. Kuvvetler ayrımı var KİPTAŞ’ta. Tek başına biri ‘onu sattıracağım bunu yaptıracağım’ diyemez. Türkiye’nin en çok denetlenen şirketiyiz. Tapelerde ‘Ali Kurt’u piyon yapalım’, ‘Ali’ye bastıralım bu işi çözdürelim’ gibi ifadeler var. Bana savcılıkta ‘bu ne demek’ dediler. Ben de ‘bana kumpas kuruyorlar’ dedim. Benim telefonumda 3 bin 600-3 bin 800 arası herhalde numara vardır; 40 kişiyle telefon görüşmemi örgütsel faaliyet olarak göstermişler. O dönemdeki telefon görüşmelerime bakın Meclis’ten de çok insan vardır ve siyasi parti farkı olmadan Bakan dahi vardır. Yani her telefonla görüştüğümüzde örgütsel ilişkimiz olsa yandık. Dolayısıyla ben kimsenin bir örgütsel yapılanması olduğunu görmedim bu süreçte. Böyle bir şeyi de kabul etmiyorum. Türk Ticaret Kanunu’nda belirtilen resmi kurumsal yapılanmamızın bize örgüt olarak isnat edildiğini söyleyeyim ve bu suçu da kabul etmiyorum. Suç işlediğime dair hiçbir delil yoktur. Kaçma şüphem kesinlikle yok. İlk operasyondan bir buçuk ay sonra, hesaplarıma el konulmasından 20 gün sonra gözaltına alındım. Yeşil pasaportu olan biri için kaçmak çok kolaydı. Deliller zaten toplandı, fazlasını ben dosyaya sundum" dedi.


Ekrem İmamoğlu ardından Kurt’a "6 yıl boyunca herhangi bir kişi için herhangi bir projede indirimli daire alsın diye sana sevk ettim mi?" sorusunu sordu. Kurt cevabında "Kesinlikle sevk etmediniz" dedi.


Duruşma sanık avukatlarının savunması ile devam edilmek üzere yarına ertelendi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Mersin merkezli 9 ilde FETÖ operasyonu: 43 gözaltı Mersin merkezli 9 ilde FETÖ terör örgütüne yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 43 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin ‘Signal’ ile haberleşme sağladıkları ve "muavenet" adı altında para topladığı ve bu paraları örgüt ile bağlantılı hesaplar üzerinden dağıttığı tespit edildi. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında 50 şüphelinin FETÖ ile bağlantısı tespit edildi. Bu şüphelilerden bir kısmının yurtdışında, bir kısmının cezaevinde olduğu belirlendi. Yapılan incelemelerde örgüt mensubu H.K.’nın, "Signal" uygulaması üzerinden yurt dışındaki diğer örgüt üyeleriyle irtibat kurduğu belirlendi. H.K.’nın 2017-2025 yılları arasında kendisi ve çevresindeki, "Yusuf ve Yusuf aileleri" olarak tabir edilen örgüt mensuplarından "muavenet" adı altında para topladığı ortaya çıkarıldı. Toplanan bu paraların ise örgütle bağlantılı kişiler adına açılan hesaplar üzerinden dağıtımının organize edildiği tespit edildi. 43 şüpheli gözaltına alındı Mersin merkezli Ankara, İstanbul, Kayseri, Kahramanmaraş, Gaziantep, Muğla, Erzurum ve Adana’da düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, 43 şüpheli "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, Terörizmin Finansmanının Önlenmesine Dair Kanuna Muhalefet, Örgüte Üye Olmakla Birlikte Yardım ve Yataklık Etme" suçlarından gözaltına alındı. Meslekten ihraç edilen ve aktif çalışanlar var Hakkında işlem başlatılan şüpheliler arasında meslekten ihraç edilmiş ve aktif çalışan emniyet mensuplarının, askeri personel, öğretmen, mühendis, hemşire, kuran kursu öğreticisi ve özel sektör çalışanlarının olduğu tespit edildi. Operasyonlarda şüphelilerin ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda 46 adet cep telefonu, 8 adet HDD, 7 adet Flash bellek, 8 adet bilgisayar, 5 adet tablet, 7 adet hafıza kartı ile 1 adet e-imza kartı ile 101 bin 150 TL nakit para ve 2 adet 1 USD ele geçirildi.