ASAYİŞ - 23 Mart 2025 Pazar 05:14

Ekrem İmamoğlu’nun tutuklama talepli ‘terör’ soruşturmasının detayları sevk yazısında ortaya çıktı

A
A
A

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında tutuklama talep edilen ‘terör’ soruşturmasının detayları savcılığın sevk yazısında ortaya çıktı. Sevk yazısında İmamoğlu’nun, belediye başkanı seçilebilmesi amacıyla desteklenmesi karşılığında terör örgütünün ’kent uzlaşısı’ faaliyetine bilerek iştirak ettiği aktarıldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ve Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik terör ve yolsuzluk iddiasına ilişkin 2 ayrı yürütülen soruşturma sürüyor.

Soruşturmalar kapsamında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, İBB Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun ve şarkıcı Ercan Saatçi’nin de aralarında bulunduğu 91 şüpheli emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından yoğun güvenlik önlemleri ile 22 Mart tarihinde Çağlayan’da bulunan İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edilmişti.

İmamoğlu’na 2 soruşturmadan da tutuklama talebi

İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu bazı şüphelilerin savcılıktaki ifade işlemleri tamamlandı. Şüpheliler Ekrem İmamoğlu, Mahir Polat, Resul Emrah Şahan ve Mehmet Ali Çalışkan ‘terör’ soruşturması kapsamında ‘silahlı terör örgütüne yardım etmek’ suçundan tutuklama talebiyle nöbetçi hakimliğe sevk edildi. Öte yandan İmamoğlu, ‘yolsuzluk’ soruşturması kapsamında ise ‘kamu kurum veya kuruluşlarının ihalesine fesat karıştırmak’, ‘hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek’, ‘rüşvet almak’ ve ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurmak’ suçlarından tutuklama talebiyle nöbetçi hakimliğe sevk edildi.

Ekrem İmamoğlu’nun tutuklama talepli ‘terör’ soruşturmasının detayları sevk yazısında ortaya çıktı

Röportajda itiraf edildiği belirtildi

Öte yandan tutuklama talepli terör soruşturmasının detayları savcılığın sevk yazısında ortaya çıktı. Terör Suçları Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan sevk yazısında, CHP 27. Dönem Milletvekili Yıldırım Kaya’nın terör örgütüne müzahir bir yayın organında verdiği röportaj anlatıldı. Kaya’nın röportajda, "Cumhuriyet Halk Partisi ile DEM, HDK ittifak yaparak İstanbul’da çok açık bir şekilde açık ara seçimleri kazandı, şimdi İstanbul’u kaybetmek Türkiye’yi kaybetmek anlamına geldiği için ‘kent uzlaşısı’ olmasaydı biz İstanbul’u kazanabilirdik varsayımı üzerinden hareket ediyor, kent uzlaşısı İstanbul’da yeniden seçimleri kazandı’’ gibi sözler söylediği, şüpheli Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul yerel seçimleri öncesi ittifak yaptığı tespit edilerek röportajda da itiraf edildiği aktarıldı.

Yerel seçimden yalnızca birkaç gün önce CHP’ye üye kaydı yaptırdıkları aktarıldı

Sevk yazısında, Halkların Demokratik Kongresi’nin (HDK) TBMM’ye alternatif bir meclis olarak kurulduğu, ‘kent uzlaşısı’ yoluyla terör örgütüyle yapılan anlaşma gereği belirlenen İstanbul’daki belediye meclis üyeleri ile atanan belediye başkan yardımcılarının incelendiği ve terör örgütü irtibatları bulunduğu kaydedildi. Yerel seçimden yalnızca birkaç gün önce CHP’ye üye kaydı yaptırdıkları, bu şahısların terör örgütü irtibatlarının adli olarak delillendirilmesi çalışmasında Ataşehir ve Kartal Belediye Başkan Yardımcıları ile 8 İBB meclis üyesi olmak üzere toplam 10’unun HDK verilerinde geçtiği ve HDK mensubu olduklarının tespitinin bulunduğu aktarıldı.

Kızını örgüte teslim ettiği ve Kandil bölgesinde diğer örgüt mensupları ile beraber fotoğraf çekildiğine dair tespitler yer aldı

Terör örgütü PKK/KCK’nın yönetiminde belediyelere örgüt mensuplarının yerleştirildiği iddiasıyla düzenlenen operasyonda tutuklanan Sancaktepe belediye meclis üyesi sanık Elif Gül’ün durumunun konunun vahametinin anlaşılması açısından dikkat çekici olduğu aktarılan yazıda, şahsın terör örgütünün kırsal alanında faaliyet gösteren kızını örgüte teslim ettiği ve Kandil bölgesinde diğer örgüt mensupları ile beraber fotoğraf çekildiğine dair tespitler olduğu kaydedildi.

Yazıda, ‘’Şüphelilerin PKK/KCK terör örgütünün uzantısı olan HDK içerisinde faaliyet yürüttükleri, KCK eş başkanları ve yürütüme konseyi üyesi olan üst düzey örgüt mensuplarının talimatları ile "demokratik özerklik" planını hayata geçirmek maksadıyla ilimiz ilçe belediyelerinde kritik konumlara getirildikleri ve bu şekilde İstanbul Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi olarak görev yapmalarının sağlandığı anlaşılmakla, terör örgütünün metropol illerde etkinliğini artırma amacını haiz ’kent uzlaşısı’ faaliyetinin hayata geçmesi adına iştirakleri tespit edilecek diğer tüm şahısların deşifre edilmesi için soruşturmalarımız derinleştirilerek devam edecektir" denildi.

Sözde Kürdistan haritası olarak değerlendirilen bir harita tespiti

Sevk yazısında, Azad Barış ile irtibatlı olduğu tespit edilen Ekrem İmamoğlu, Ahmet Özer, Mahir Polat, Resul Emrah Şahan ve Murat Ongun’un ’kent uzlaşısı’ örgütsel faaliyetine iştirak ederek ‘silahlı terör örgütüne yardım etmek’ suçunu işledikleri, Barış’ın hakkında PKK/KCK kaydı bulunan 312 farklı kişi ile iletişiminin olduğu, Spectrum House Düşünce ve Araştırma Merkezi’nden ele geçirilen materyallerde ise Türkiye Cumhuriyeti topraklarını da içerisine alan sözde Kürdistan haritası olarak değerlendirilen bir harita ile ‘AKP ve MHP’nin 2021 Sonrası olası Kürdistan, Ortadoğu Politikaları’ ve ‘Azad Barış: Seçmenlerimizi demokrasinin adayı olan İmamoğlu’na oy vermeye çağırıyoruz’ başlıklı dokümanların fotoğraflarına değinildi.

Ekrem İmamoğlu’nun tutuklama talepli ‘terör’ soruşturmasının detayları sevk yazısında ortaya çıktı

Kendisinin belediye başkanı seçilebilmesi amacıyla desteklenmesi karşılığında terör örgütünün ’kent uzlaşısı’ faaliyetine bilerek iştirak ettiği kaydedildi

İmamoğlu’nun 1 Ocak 2018 ile 26 Şubat 2025 tarihleri arasında terör suçlarından adli kaydı olan 138, Şahan’ın 1 Ocak 2018 ile 4 Mart 2025 arasında 90, aynı tarih aralığında Polat’ın 116 ve Çalışkan’ın ise 38 kişiyle iletişimin olduğunun kaydedildiği yazıda, "Şüpheli Ekrem İmamoğlu’nun, diğer şüphelilerle birlikte yerel seçimlerde, belediye meclis üyesi listelerinin kendisinin onayıyla belirlenmesi, kendisinden habersiz belirlenemeyeceği olgusu da nazara alındığında, kendisinin belediye başkanı seçilebilmesi amacıyla desteklenmesi karşılığında terör örgütünün yönetimince de ifade edilen metropollerde etkinliğinin arttırılması amacını taşıyan ’kent uzlaşısı’ faaliyetine bilerek iştirak etmek, bir kısım terör örgütü mensuplarının belediyelerde etkili yerlerde görev alması, diğer bir kısım terör örgütü mensubunun veya öldürülen örgüt mensubu yakınlarının sözde değer ailesi tabir edilen yakınlarının kamu görevinde yer almasını sağlamak suretiyle Yargıtay kararlarında da ifade edilen her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemlere iştirak ederek üzerlerine atılı PKK/KCK terör örgütüne yardım etme suçunu işledikleri anlaşılmıştır’’ ifadelerine yer verildi.

Sema Demir

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Uzmanlardan önemli uyarı: "Estetikte doğal görünüm öncelik olmalı" Son yıllarda dünya çapında adından sıkça söz ettiren İstanbul, estetik alanında da global bir merkez olma yolunda hızla ilerliyor. Bu gelişmeyle birlikte uzmanlar, estetik uygulamaların mutlaka tecrübeli hekimler tarafından, modern ve tam donanımlı kliniklerde yapılması gerektiğine dikkat çekiyor. Uzmanlar doğa görünümün öncelik olmasının bir numarayı öncelik olması gerektiğini söylüyor. Özel Cinik Polikliniği uzmanları, abartılı işlemlerden kaçınılması ve yüzün doğal ifadesinin korunmasının uzun vadeli memnuniyet açısından kritik olduğunu vurguluyor. Yanlış teknikler ve uzman olmayan kişiler tarafından yapılan uygulamaların ilerleyen yıllarda istenmeyen sonuçlara yol açabileceği belirtiliyor. Burcu Yiğit: "Her uygulamada amaç doğal ifadeyi korumak" Özel Cinik Polikliniği medikal estetik koordinatörü Burcu Yiğit, medikal estetik işlemlerinin son yıllarda yaygınlaşmasıyla birlikte doğru teknik ve uzmanlık faktörünün daha da önemli hale geldiğini belirtiyor. Yiğit "Medikal estetik uygulamalarında en önemli hedef, yüzün doğal ifadesini korumaktır. Doğru planlama yapılmadan uygulanan işlemler hem estetik açıdan hem de sağlık açısından risk oluşturabilir. Güçlü bir medikal estetik altyapısına sahip kliniklerin tercih edilmesi gerekmekte, uygulamaların yüz anatomisine uygun, ölçülü ve kontrollü şekilde yapılması mutlaka dikkate alınmalı" şeklinde konuştu. Kişiye özel planlama ve FDA onaylı ürünlerle güvenli uygulamalar Klinikte her işlem öncesinde detaylı cilt analizi yapılarak danışanın ihtiyaçları belirleniyor ve tamamen kişiye özel tedavi planı oluşturuluyor. Yeni nesil cihaz teknolojileri ile desteklenen uygulamalar sayesinde doğal, dengeli ve uzun süreli sonuçlar elde ediliyor. Uzmanlar ayrıca kullanılan ürünlerin mutlaka FDA onaylı olması gerektiğini, güvenlik ve kalıcılığın her zaman ön planda tutulduğunu ifade ediyor. İstanbul Medikal estetikte küresel bir merkez olma yolunda Sağlık turizmi, uzman hekim kadrosu ve ileri teknolojiye sahip klinikleriyle İstanbul, medikal estetik alanında uluslararası hastalar için önemli bir destinasyon haline geliyor. Özel Cinik Polikliniği de doğal sonuç odaklı yaklaşımı ve hasta güvenliğini merkezine alan hizmet anlayışıyla bu gelişimin güçlü temsilcileri arasında yer alıyor.
Kocaeli Eski Devlet Bakanı Tüzmen: "86 milyonuz ama sanayide adam yok" Eski Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, sanayide yaşanan istihdam ve nitelikli eleman sorunlarına dikkati çekerek, "Biz 86 milyonluk ülkeyiz, ’Hepimiz genciz’ diyoruz ama sanayide adam yok" dedi. Kocaeli’de bir programa katılan Kürşad Tüzmen, burada yaptığı konuşmada, Türkiye’deki iş gücü yapısı, demografik değişimler ve uluslararası rekabet üzerine değerlendirmelerde bulundu. Geçmişte sıkça dile getirilen "genç ve dinamik nüfus" söyleminin günümüz ekonomik gerçeklerinde tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Tüzmen, sanayide yaşanan istihdam ve nitelikli eleman sorunlarına dikkati çekti. "Sanayide adam yok" Avrupa’daki istihdam oranlarıyla Türkiye’yi kıyaslayan Tüzmen, "Eskisi gibi ’Genç nüfusumuz var, dinamik nüfusumuz var, asarız keseriz’ diye övünmekle bu iş olmuyor. Almanya’da bizden daha yaşlı bir nüfus var ama 44 milyon insan çalışıyor. Biz 86 milyonluk ülkeyiz, ’Hepimiz genciz’ diyoruz ama sanayide adam yok. Dolayısıyla bütün bunları düşünerek hareket etmemiz lazım" dedi. "Eski ucuz iş gücümüz kalmadı" Türkiye’nin geçmişteki en büyük avantajlarından biri olan ucuz iş gücünün kalmadığını dile getiren Tüzmen, artan maliyetlere işaret ederek, "Şimdi eski ucuz iş gücümüz yok. Az önce rakamlar da paylaşıldı. Romanya’da da durum benzer, Bulgaristan var; bunların hepsi Avrupa Birliği üyesi ülkeler ama işçilik ücretleri bizden daha aşağıda" diye konuştu. "Mısır’daki 100 dolarlık işçiyle aynı pazarda rekabet ediyoruz" Küresel ticaretteki yeni dengelere ve Mısır’daki serbest bölgeler üzerinden yürütülen üretim modeline de değinen Tüzmen, sözlerini şöyle tamamladı: "Amerika’ya gümrüksüz satış imkanı sağlamak amacıyla geçmişte oraya yönelik adımlar atılmıştı. Orada bir işçi 100 dolar, ustabaşı 200 dolar, takım lideri ise 400 dolar maaş alıyor. Siz burada 1000-1500 dolar arasında ücret vermek zorundasınız. İşte bu maliyet şartları altında, onlarla aynı pazarda rekabet etmeye çalışıyorsunuz."
Erzurum Bakan Tekin, "Kimsenin dini inancını sorgulamadık" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, ‘Maarifin Kalbinde Ramazan’ temalı etkinliklere yönelik tepkilere Erzurum’dan cevap verdi. Bakan Tekin, etkinliğin toplumsal yardımlaşma ve dayanışmayı teşvik ettiğini ifade ederek, "Türkiye’deki bütün okullarda, oruç tutan ya da tutmayan bütün çocuklarımız, Ramazan ayını milli birliğin beraberliğimizin, milli dayanışmanın bir aracı olarak bir parçası olarak görerek heyecanla sevinçle karşıladı" dedi. Bakan Tekin, Palandöken ilçesinde hayırsever bir aile tarafından yapılan 360 öğrenci kapasiteli ve 12 derslikli Makbule Küçükçalık İlkokulu’nun açılışına katıldı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, açılış töreninde yaptığı konuşmada hayırsever ailenin yaptırdığı okul için teşekkür etti ve bir okul yapımı sözü daha aldı. "Milletimizi köklerimizle barışık şekilde geleceğe taşıyoruz" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’de eğitim öğretim altyapısını önem verdiğini ifade eden Yusuf Tekin, "Sayın Cumhurbaşkanımız, Başbakan olmadan önce Erzurum’da 176 bin öğrencimiz varmış. 2025-26 eğitim öğretim yılında Erzurum genelinde 156 bin 591 öğrencimiz var. Yani öğrenci sayımız düşmüş, 20 bin civarında azalmış. Peki 176 bin öğrenciye kaç öğretmenle eğitim veriyormuşuz? 2002 yılında 7 bin öğretmenimiz varmış. Şimdi öğrenci sayısı düşmesine rağmen öğretmen sayımız 12 bin 549 olmuş. Yani yaklaşık 2 katına çıkmış. Ben bu muhalefetin itiraz ettiğini gerçekten anlamıyorum. Biz, Milli Eğitim Bakanlığı olarak toplumumuzu bir arada tutan, milletimizi kökleriyle barışık bir şekilde güçlü bir biçimde geleceğe taşıyacak, bütün değerlerimizi çocuklarımıza kazandırmak istiyoruz. Toplumda yardımlaşmayı, dayanışmayı, birlik ve beraberliği salık veren, bunu teşvik eden ve birliğimizin sağlanmasına önemli bir katkısı olan ‘Maarifin Kalbinde Ramazan’ ile yola çıktık. Ramazan Ayını Milli Eğitim Bakanlığı olarak milletçe, çocuklarımızla, öğretmenlerimizle, velilerimizle bir şenlik havasında karşılama üzerine bir gelenek başlattık. Türkiye’deki bütün okullarda çocuklarımız oruç tutan tutmayan, bütün çocuklarımız Ramazan’ı bu anlamda; milli birliğin beraberliğimizin, milli dayanışmanın bir aracı olarak, bir parçası olarak görerek heyecanla sevinçle karşılıyor" dedi. "Kimsenin dini inancını sorgulamadık. O bizim işimiz değil" Bakanı Tekin, açılış sonrası Makbule Küçükçalık İlkokulu’nu inceledi, sınıflarda çocuklarla buluştu, onların hazırladığı Ramazan temalı gösterileri izledi. Daha sonra öğretmenlerle bir araya gelen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, küresel vatandaşlık gibi kavramlarla milli değerlerin içinin boşaltılmak istendiğini vurgulayarak, "Benzeri kavramların empoze edildiği bir dünyada yaşıyoruz. Bu anlamda geçtiğimiz yıl ‘Çanakkale’den Gazze’ye Vatan Savunması’ temasıyla eğitime başladık. Bu yıl Eylül ayında mavi vatan, yeşil ve orman temaları üzerinden yola çıktık. Bu coğrafyadaki her şey, maddi-manevi her şey bizlere emanet. Bunları korumamız gerek. Bu yıl Şubat’ta ‘Bayrak’ temasıyla okullarımızı açtık. Eğitim-öğretim süreci devam ederken çocuklarımıza bizleri bir arada tutan değerleri bir farkındalık oluşturarak toplumsal duyarlılığı artırdık. Bayrakla ilgili duyarlılık toplumun tüm kesimlerine yayıldı. Şimdi de Ramazan üzerine bir girişimde bulunduk. Bununla alakalı gönderdiğimiz genelgede; kimsenin dini inancını sorgulamadık. O bizim işimiz değil. Kimin oruç tuttuğu, kimin tutmadığı da bizi ilgilendirmiyor. Biz Ramazan ayında evinde pişen yemeğin kokusuna ortak etmek isteyen, hayır, dayanışma duygularımızı en üst noktaya çıkaran, toplumda küslükleri, dargınlıkları kaldıran, kötü davranmayı, muameleyi ortadan kaldıran bir kardeşlik iklimi oluşturmayı amaçladık. Bu milli bir değerimiz. Oruç tutup tutmakla alakalı değil. Bununla alakalı bir bildiri yayınladı. Bizim yayınladığımız genelgede Anayasa’dan bahsediyoruz, kanunlardan bahsetmişiz, milli birlik ve beraberlikten bahsetmişiz. Onlar ‘Taliban’ demişler. Ne alakalası var. Bunu nereden çıkarıyorsunuz? Bir yerde de ‘Trump’ın payandası olmak istiyorlar" demişler. Bir karar verin" diye konuştu. Törene; Bakan Tekin’in yanı sıra, Erzurum Vali Vekili Ahmet Özdemir, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, AK Parti İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu, MHP İl Başkanı Adem Yurdagül, Milli Eğitim Müdürü Süleyman Ekici ve hayırsever Makbule Küçükçalık’ın oğlu Yılmaz Küçükçalık katıldı.
Kayseri Başkan Büyükkılıç: "Veri Kurtarma Merkezi, stratejik bir yatırım" Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, KASKİ yerleşkesi içerisinde inşa edilen Veri Kurtarma Merkezi’ni ziyaret etti. Deprem ve benzeri afetlere karşı dijital altyapının korunmasının hayati önem taşıdığını vurgulayan Başkan Büyükkılıç, merkezin stratejik bir yatırım olduğunu belirtti. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, yapımı tamamlanan Veri Kurtarma Merkezi’ni ziyaret etti. Başkan Büyükkılıç, Büyükşehir Belediyesi Akıllı Şehircilik ve Bilgi İşlem Daire Başkanı Abdullah Avan ile KASKİ Bilgi İşlem Daire Başkanı Serdar Yaroğlu’ndan merkezde yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Ziyaret sırasında değerlendirmelerde bulunan Başkan Büyükkılıç, doğal afetlere karşı önlem almanın önemine dikkat çekerek, "Allah bir daha deprem boyutlarını göstermesin. Doğal afetler, felaketler olabiliyor, biz kul bazında önlem alacağız, üzerimize düşeni yapacağız. Çok anlamlı, önemli bir proje ve yaklaşım. Gerek Büyükşehir’imizin gerekse KASKİ’mizin bilgi işlem ekibini tebrik ediyorum. Dayanışmanın en güzel örneğini burada yaşıyoruz" ifadelerini kullandı. Merkezin yenilikçi olduğuna vurgu yapan Büyükkılıç, "Kardeş belediyelerimizin bile verilerini muhafaza edecek ortamın olduğunu paylaşıyoruz. Yenilikçi, son sistem. Elinize, emeğinize sağlık" dedi. Başkan Büyükkılıç’a KASKİ ziyaretinde Genel Sekreter Yardımcısı Ufuk Sekmen, İmar A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ali Hasdal ile KASKİ Genel Müdürü Yavuz Çağan da eşlik etti. Veri Kurtarma Merkezi Ne İşe Yarıyor? Kurumun dijital altyapısının sürekliliğini sağlamak, kritik verileri güvence altına almak ve özellikle deprem gibi afet durumlarında hizmet kesintilerinin önüne geçmek amacıyla KASKİ yerleşkesi içerisinde Veri Kurtarma Merkezi Binası inşa edildi. Merkez; tek katlı, düşük riskli ve afet senaryoları gözetilerek projelendirilirken, ana hizmet binasından bağımsız şekilde konumlandırıldı. Bu kapsamda kurumda aktif olarak kullanılan sunucular, veri depolama üniteleri ve internet altyapısı, tamamen bu yeni veri merkezi binasına taşınarak devreye alındı. Ortak Kullanım, Ortak Güvence Yapılan planlama doğrultusunda, Veri Kurtarma Merkezi Binası Büyükşehir Belediyesi ile ortak kullanım esasına göre tasarlandı. Büyükşehir Belediyesi’ne ait kritik bilgi işlem cihazları ve sistem altyapısının da bu merkeze taşınması planlanırken, böylece her iki kurumun dijital verileri ve sistemleri tek, güvenli ve afetlere dayanıklı bir merkezde korunacak. Kamu Kaynaklarında Verimlilik ve Stratejik Yatırım Bu yatırımla birlikte, muhtemel bir deprem durumunda ana hizmet binalarında meydana gelebilecek hasarlardan bilgi işlem altyapılarının asgari düzeyde etkilenmesi, kurumsal verilerin korunması ve vatandaşlara sunulan dijital hizmetlerin kesintisiz şekilde sürdürülebilmesi amaçlanıyor. Veri Merkezi, afet anlarında hem KASKİ’nin hem de Büyükşehir Belediyesi’nin dijital operasyonlarının devamlılığını sağlayacak stratejik bir yapı niteliği taşıyor. Gerçekleştirilen bu çalışma ile kamu kaynakları etkin ve verimli kullanılırken, mükerrer yatırımların önüne geçilerek kurumsal iş birliği güçlendirildi, bilişim altyapıları yüksek güvenlik ve süreklilik standartlarına kavuşturuldu. Veri Kurtarma Merkezi, afet anlarında hem KASKİ’nin hem de Büyükşehir Belediyesi’nin dijital operasyonlarının devamlılığını sağlayacak stratejik bir yapı olarak öne çıkıyor.