GÜNDEM - 14 Şubat 2026 Cumartesi 16:40

Emine Erdoğan: "Kütüphane okulların kalbidir, ruhudur, can damarıdır"

A
A
A

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, "Kitapların hikmeti ve büyülü dünyasına bir kez adım attınız mı o dünyanın bir parçası olursunuz. İç aleminiz, fikir hayatınız, gönül eviniz ihya olur. Keşfedebileceklerinizin sınırsızlığını bilmek öğrenme aşkını her zaman taze tutar. O nedenle kütüphane okulların kalbidir, ruhudur, can damarıdır. Nitelikli kitaplarla dolu kütüphanelere sahip okullarda öğrenim bir takvime bağlı olmaktan çıkar; nefes alıp vermek gibi sürekli hale gelir. Ömür boyu devam edecek bir okuma ve öğrenme kültürüne dönüşür" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Toplumsal Gelişim Merkezi Eğitim ve Sosyal Dayanışma Derneği (TOGEM-DER) Kütüphane Projesi kapsamında oluşturulan Üsküdar Mihrimah Sultan Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi Kütüphanesi’nin ve 22 kütüphanenin açılış törenine katıldı. Törende Emine Erdoğan’ın yanısıra Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin, İstanbul Valisi Davut Gül, Üsküdar Kaymakamı Adem Yazıcı, Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan, TOGEM-DER Yönetim Kurulu Başkanı Belma Sekmen, Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım ve çok sayıda davetlide hazır bulundu.

Okul Kütüphaneleri Projesi’nin, İstanbul başta olmak üzere Türkiye’nin dezavantajlı bölgelerinde yer alan okullarda öğrencilerin nitelikli kitaplara erişimini artırmak, öğrenme ortamlarını zenginleştirmek ve okuma kültürünü yaygınlaştırmak amacıyla hayata geçirildiği belirtildi. Proje kapsamında her biri en az 4 bin kitaptan oluşan, modern kütüphanecilik anlayışına uygun şekilde tasarlanan ve yazılım altyapısıyla desteklenen kütüphaneler kuruluyor. İstanbul’da tamamlanan 10 okul kütüphanesi, sponsor Halkbank’ın katkılarıyla öğrencilerin hizmetine sunuldu. Kurulan kütüphanelerin; öğrencilerin bireysel ve grup halinde okuma, araştırma ve proje çalışmalarını gerçekleştirebilecekleri çok yönlü öğrenme alanları olarak tasarlandığı ifade edildi. Proje kapsamında uygulanan "Yaşayan Kütüphane" modeli ile kütüphanelerin yalnızca kitap okunan alanlar olmanın ötesine geçerek; okuma etkinlikleri, yazar buluşmaları, atölye çalışmaları ve veli katılımını içeren faaliyetlerle aktif ve sürdürülebilir biçimde kullanılması hedefleniyor. Projenin kamu ve özel sektör iş birliğiyle farklı illerde de yaygınlaştırılmasının planlandığı ve eğitimde fırsat eşitliğine katkı sunacak sürdürülebilir bir model oluşturulmasının amaçlandığı kaydedildi.

Emine Erdoğan:

"Bu çalışmalar, aynı amaç etrafında buluşmanın, el ele vererek topluma hizmet etmenin güzelliğini ortaya koyuyor"

Açılış töreninde konuşan Emine Erdoğan, "TOGEM-DER’i böylesine hayırlı bir projeye öncülük ettiği için kutluyorum. Her zaman olduğu gibi örnek bir sivil toplum kuruluşu refleksi gösterdiler. Bu çalışmalar, aynı amaç etrafında buluşmanın, el ele vererek topluma hizmet etmenin güzelliğini ortaya koyuyor. TOGEM-DER, kendine daima "Ben bu millet için ne yapabilirim?" diye soran, başkalarının dertlerini yüreklerinde taşıyan ince ruhlu insanların çatısı altında buluştuğu bir iyilik çatısıdır. Bugüne kadar binlerce aileye gıda, yakacak, ev eşyası, giyim ve çeyiz yardımı gibi çok geniş bir yelpazede birçok yardım ulaştırmıştır. Sayısını binlerle ifade ettiğimiz öğrenciye öğrenim bursları sağlamış, onların hayatlarına büyük katkılar yapmıştır. Milli Eğitim Bakanlığımız ile; "Ana Sınıfsız Okul Kalmasın", "Temiz Sınıf, Sağlıklı Gelecek" "Erken Tanı, Erken Hayat" gibi toplumsal etkisi olan projeler yürütmüştür. "Cemre Çarşıları", "Artsın Eksilmesin", "Dönüşüm Pazarları" kurmuş; hem aileleri desteklemiş hem sürdürülebilirlik konusunda önemli bir farkındalık oluşturmuştur. Bunlarla da yetinmemiş, sınırlarımızın ötesine insani yardım götürmüştür. Burada tek tek saymaya zamanımızın yetmeyeceği sayısız yardım çalışmasıyla, hayırlarda yarışmanın gerçekten bir sınırı olmadığını defalarca gösterdiler. Ne mutlu ki bu topraklar, insanların her fırsatta iyilikte saf tuttuğu, hayırlı işlerde memur olmak için can attığı, yeryüzünde bir vakıf cenneti kurduğu topraklardır. Rabbim bu manevi iklimi daim kılsın" dedi.

"Kütüphane okulların kalbidir, ruhudur, can damarıdır"

Erdoğan, "Okul hayatının bir başı, sonu var. Günü gelince diplomanızı alıyor ve okul kapılarından çıkıp gidiyorsunuz. Ama kitapla kurulan ilişki öyle mi? Kitapların hikmeti ve büyülü dünyasına bir kez adım attınız mı o dünyanın bir parçası olursunuz. İç aleminiz, fikir hayatınız, gönül eviniz ihya olur. Keşfedebileceklerinizin sınırsızlığını bilmek öğrenme aşkını her zaman taze tutar. O nedenle kütüphane okulların kalbidir, ruhudur, can damarıdır. Nitelikli kitaplarla dolu kütüphanelere sahip okullarda öğrenim bir takvime bağlı olmaktan çıkar; nefes alıp vermek gibi sürekli hale gelir. Ömür boyu devam edecek bir okuma ve öğrenme kültürüne dönüşür. Biz öğrencilerimizin sadece kendisine sunulan bilgiyi değil, her şeyden önce öğrenmeyi öğrenmesini istiyoruz. Çünkü bir konudaki kendini eğitme yetisi kazanmak başlı başına bir özgürlüktür. Kütüphane ile sıkı bir ilişki kuran her öğrenci bu donanımı kazanır. Böylece özgün, üretken ve eleştirel düşünme becerisine sahip, hayatı yorumlayabilen ve topluma katkı sağlayan özgüvenli bir birey olarak yetişir" ifadelerini kullandı.

"Bu kitaplar elden ele geçecek, yüzlerce, binlerce öğrencimizin zihnine tohumlar ekecektir"

Okul kütüphanelerinin fırsat eşitliği ve sosyal adaleti sağlama yönüyle de hayati olduğunu aktaran Erdoğan, "Kütüphanelerin kapıları öğrenmek isteyen herkese açıktır. Bu örnek projenin temelinde de böyle bir felsefe var. Okul kütüphaneleri öğrencileri için sık sık çalacakları bir dost kapısı yapmayı hedefliyor. Atölye çalışmaları, söyleşiler, yazar buluşmaları gibi faaliyetlerle bir cazibe merkezi haline getiriyor. Her birinde bulunan en az 4 bin kitaplık koleksiyon öğrencilerin eğitim hayatlarına büyük katkılar yapacak kalibrededir. Bu kitaplar elden ele geçecek, yüzlerce, binlerce öğrencimizin zihnine tohumlar ekecektir. Biz bu tohumların meyvelerini niteliği her nesil artan bir toplum olarak toplayacağız. İşte bir yönüyle de sadaka-i cariye olan bu toplumsal yatırımlar vatana, millete karşı sorumluluğunu yerine getirmenin mükemmel yollarıdır" değerlendirmesinde bulundu.

Emine Erdoğan:

"En başta kendi iyiliğiniz için lütfen bol bol okuyun"

Öğrencilere kütüphaneleri boş bırakmamaları konusunda ricada bulunan Erdoğan, "Bugün aramızda okulumuzun pırıl pırıl öğrencileri var. Eminim ki onlar da böyle güzel imkanlarla donatılmış bir kütüphaneye kavuştukları için çok heyecanlılar. Sevgili öğrenciler, sizlerden kütüphanenizi hiç boş bırakmamanızı rica ediyorum. En başta kendi iyiliğiniz için lütfen bol bol okuyun. Çünkü kitap kapakları bambaşka diyarlara açılır. Bazen bir kitapla Evliya Çelebi’nin seyahatlerine eşlik edersiniz, bazen Tanpınar’la ’Beş Şehir’de yolculuk yaparsınız, bazen Nurettin Topçu’nun cemiyet için düşünce koridorlarında, bazen Mevlana’nın gönül bahçelerinde gezersiniz. Bazen de Akif’in, Sezai Karakoç’un, Necip Fazıl’ın mısralarında büyük fikirlerle, derin hislerle tanışırsınız. Ben zaten sizlerin yüzlerine baktığımda her birinizin birer kitap kurdu olduğunu görüyorum. O yüzden gelin hepiniz birer gönüllü kütüphane elçisi olun. Kitaplarla henüz sizin kadar haşır neşir olmamış arkadaşlarınız varsa kitap kulüpleri kurarak, okuma maratonları başlatarak onları da okul kütüphanenize davet edebilirsiniz. Ve hiçbiriniz "Boş zamanlarımda kitap okuyorum" demeyin. "Kitap okumaktan hiç boş zamanım kalmıyor" deyin inşallah" diye konuştu.

"Ecdadımız her şehre bir kütüphane kazandırmıştır"

Kütüphane kurmanın medeniyet kurucularının işi olduğunun altını çizen Erdoğan, "İslam coğrafyası her dönem Darü’l-Hikmeler, Beytü’l-Hikmeler, Endülüs kütüphaneleri gibi büyük eserlerle bezenmiştir. Ecdadımız her şehre bir kütüphane kazandırmıştır. İlim ehlini herkesten üstün tutmuştur. Alimin atının ayağından kaftanına sıçrayan çamuru bile şeref saymıştır. Şimdi medeniyet yolumuzda yeni bir kavşaktayız. Çünkü yüzyıllar medeniyetler için dönüm noktalarıdır. O nedenle biz de ’Türkiye Yüzyılı’ dedik. İlimle, irfanla yükselen bir yüzyılı hep birlikte inşa edeceğiz inşallah. 2020 yılında Sayın Cumhurbaşkanımızın milletimize kazandırdığı Türkiye’nin en büyük kütüphanesi olan Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi de bu anlayıştan doğmuştur" dedi.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de, "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 2002 yılından itibaren Türkiye’de eğitim-öğretim alanında, üzerini kapatıp dünyanın herhangi bir ülkesinde ’20 yılda, 22 yılda eğitimde şunlar yapıldı’ deseniz, eğitim fakültelerinde eğitim devrimi olarak okutabileceğimiz, okutacağımız devrim niteliğinde adımlar atıldı. Somut göstergeleri itibarıyla Türkiye’de sınıf başına düşen öğrenci sayısı, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı, okullarımızın teknolojik altyapısının dünya standartlarının üzerine çıkartılması gibi birçok konuda adımlar atıldı" şeklinde konuştu.

"Bildiğiniz gibi İstanbul’da, İstanbul Valiliği olarak ’Ben Okuyorum, İstanbul Okuyor’ kitap okuma projesi başlatmıştık. Bunun en önemli ayaklarından bir tanesi de okullarımızda kütüphane oluşturmak" diyen İstanbul Valisi Davut Gül, "Okullarımızdaki kitap sayısını yüzde 100 arttırarak iki katına çıkartmak. Bunu yaparken hem kamu bütçesini kullanıyoruz hem sivil toplum kuruluşlarının yardımlarını talep ediyoruz. Bugün de TOGEM-DER’in bu projeye çok önemli bir katkısına hep birlikte şahitlik edeceğiz. Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde TOGEMDER, toplumu ilgilendiren her konuda çok güzel faaliyetler yapıyor, çalışma yapıyor. Bizim de her projemizin mutlaka bir ucundan tutuyor. Bu kütüphaneyle de aslında gördüğünüz gibi okul kitaplığı, okul kütüphanesinin çok da ötesinde adeta bir mahalle kütüphanesi kalitesinde bir yapı ortaya çıkmış. Başta Belma Başkanımız olmak üzere bütün TOGEMDER ailesine teşekkür ediyorum" dedi.

Emine Erdoğan:

TOGEM-DER Başkanı Belma Satır ise, "TOGEMDER ailesi olarak bugün çok özel bir günü yaşıyoruz. Bugün İstanbul’da 10 olmak üzere Türkiye’nin başka illerinde 22 adet kütüphanenin açılış törenini yapacağız Hanımefendi’nin teşrifleriyle. Bu kütüphaneler ilkokul, ortaokul ve lise kütüphaneleri olacak. Lise kütüphanelerimiz farklı isimlerde; Anadolu Lisesi, Teknik Liseler, İmam Hatip Liseleri...Kütüphanelerimizin özelliği; her kütüphanemizde 4 bin farklı kitap olacak. Bu kitaplar çocukların yaş gruplarına göre; bu kitaplar içerisinde 500 kitabımız da öğretmenler ve velilerin okuyabileceği seviyede kitaplar olacak. Bu projenin başından beri Yönetim kurulu üyemiz, yayıncı, akademisyen Melike Günyüz hocamızla birlikte çalıştık. Bu kütüphanelere biz ’yaşayan kütüphaneler’ diyoruz. Çünkü kütüphanelerimizde her ay bir aktivite yapılacak" dedi.

Selami Berke Kaya - Metin Başar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Denizli’nin turizmi canlandırmak için yol haritası belirleniyor Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger başkanlığında gerçekleştirilen Turizm Tanıtım Platformu Toplantısı’nda, Denizli’nin turizmde hak ettiği noktaya ulaşması için master plan ve güçlü iş birliği vurgusu yapıldı. Denizli’de turizmin geliştirilmesi, çeşitlendirilmesi ve daha etkin tanıtılması amacıyla "Turizm Tanıtım Platformu Toplantısı", Yavuz Selim Köşger başkanlığında Valilik Makam Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Kamu kurumları, yerel yönetimler, özel sektör temsilcileri ve ilgili paydaşların geniş katılımıyla düzenlenen toplantı, ilin turizm potansiyelinin daha verimli kullanılması adına önemli, önemli kararlar alındı. Toplantının açılışında konuşan Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, tüm paydaşların ortak hedef doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini belirterek, "Denizli turizmini bulunduğumuz noktadan daha ileri taşımak için eşgüdüm içerisinde çalışmak zorundayız. Tanıtım faaliyetleriyle turist çekmek kadar, gelen ziyaretçilerin beklentilerini karşılamak da büyük önem taşıyor" dedi. Denizli turizminin lokomotifinin Pamukkale olması gerektiğini vurgulayan Vali Köşger, özellikle bölgede yaşanan hijyen ve altyapı sorunlarının ivedilikle çözülmesi gerektiğine dikkat çekti. Karahayıt ile birlikte turizm bölgelerinde planlama ve düzenleme eksikliklerinin giderilmesinin önemine değinen Köşger, imar uygulamaları ve yenileme alanlarıyla ilgili sorunların da çözülmesi gerektiğini ifade etti. Konuşmasında güvenlik konusuna da değinen Vali Köşger, Cumhurbaşkanlığı Genelgesi doğrultusunda turizm tesislerinin yangın güvenliği raporlarını 31 Mayıs’a kadar tamamlamasının hayati önem taşıdığını belirtti. Kartalkaya’da yaşanan benzeri olayların bir daha yaşanmaması gerektiğini vurgulayan Köşger, belediyeler ve itfaiye teşkilatlarının bu süreçte rehberlik edici bir yaklaşım sergilemesi gerektiğini söyledi. Denizli’nin inanç, termal sağlık, kültür ve gastronomi turizmi açısından önemli değerlere sahip olduğunu ifade eden Vali Köşger, bu potansiyelin planlı bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. İlin turizm master planının bulunmadığını dile getiren Köşger, ilgili kurumlara ivedilikle kapsamlı bir plan hazırlanması talimatını verdi. Bu plan sayesinde günübirlik ziyaretlerin ötesine geçilerek, konaklamalı turizmin artırılmasının hedeflendiğini kaydetti. Toplantı kapsamında İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından "Denizli’nin Kültür ve Turizmine Genel Bakış" sunumu yapılırken, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı temsilcileri de "Michelin Yıldızı" sürecine ilişkin bilgilendirmede bulundu. T oplantıya Bülent Nuri Çavuşoğlu, Vali Yardımcısı Nurettin Ateş, Pamukkale Kaymakamı Uğur Bulut, Merkezefendi Kaymakamı Abdullah Demir, Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, Pamukkale Belediye Başkanı Ali Rıza Ertemur, akademisyenler ile oda ve dernek temsilcileri katıldı. Toplantı, katılımcıların görüş ve önerilerinin alınmasının ardından sona erdi.
Nevşehir Sobesos Antik Kenti kazı statüsü yükseltildi Nevşehir’de bulunan Sobesos Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmaları, Cumhurbaşkanlığı kararlı kazı statüsüne yükseltildi. NEVÜ Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Bilsen Şerife Özdemir başkanlığında yürütülecek olan Sobesos Antik Kenti kazıları, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile NEVÜ iş birliğinde ‘Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı’ statüsüne yükseltildi. Kapadokya bölgesinin önemli arkeolojik alanlarından biri olan Sobesos Antik Kenti’nde yürütülen kazıların, Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinesinde bilimsel çalışmalarla sürdürüleceği bildirildi. Alınan bu statü ile birlikte kazı çalışmalarının daha kapsamlı ve uzun soluklu şekilde yürütülmesinin önü açıldı. Nevşehir il sınırları içerisinde yürütülecek önemli arkeolojik projelerden biri olan Sobesos kazılarının, bölgenin kültürel mirasının korunması ve gün yüzüne çıkarılması açısından büyük önem taşıdığı ifade edildi. Özellikle sahip olduğu mozaikler, hamam yapısı ve villa kalıntılarıyla dikkat çeken alanın, bilimsel kazılarla daha detaylı incelenerek turizme kazandırılması hedefleniyor. Sobesos Antik Kenti, ilk olarak 2002 yılında kaçak kazı ihbarı üzerine başlatılan çalışmalar sırasında gün yüzüne çıkarıldı. Yapılan arkeolojik araştırmalarda Roma ve erken Bizans dönemine ait olduğu değerlendirilen mozaikli yapılar, hamam kompleksi ve çeşitli yaşam alanları tespit edildi. Bölgede bulunan mozaiklerin figürlü ve geometrik motifleriyle dikkat çektiği, bu yönüyle Kapadokya’daki nadir örnekler arasında yer aldığı belirtildi. Kazı çalışmalarının yeni statü ile birlikte yıl boyunca sürdürülebileceği, elde edilecek bulguların hem bilim dünyasına hem de bölge turizmine önemli katkılar sunmasının beklendiği kaydedildi.
Kocaeli Başiskele’de elektrikli çöp kamyonu dönemi başlıyor Başiskele Belediyesi, ayda yaklaşık 20 bin litre yakıt tüketimi yapılan çöp kamyonlarında tasarruf sağlamak ve karbon salınımını azaltmak amacıyla elektrikli araç testlerine başladı. Belediyeye ait güneş enerjisi santraliyle şarj edilmesi planlanan araçlardan beklenen verim alınması halinde, ilçedeki tüm temizlik işleri araç filosu elektrikliye dönüştürülecek. Test süreci kapsamında Başiskele Belediyesine geçici olarak temin edilen elektrikli çöp kamyonu, Belediye Başkanı Yasin Özlü tarafından kullanılarak test edildi. Başkan Özlü, test sürüşüne ilişkin değerlendirmelerini sosyal medya hesapları üzerinden paylaştığı bir video ile kamuoyuna anlattı. Mevcut sistemde çöp kamyonlarının yüksek yakıt tüketimine dikkat çeken Başkan Özlü, "Sadece çöp kamyonlarında ayda yaklaşık 20 bin litre yakıt tüketiyoruz. Elektrikli araçlar, beklediğimiz verimi sunarsa bizim için çok ciddi bir ekonomik avantaj sağlayacak ve önemli ölçüde tasarruf elde edeceğiz" dedi. Elektrikli araçların yalnızca ekonomik değil, çevresel açıdan da büyük kazanımlar sunacağını vurgulayan Özlü, bu araçların karbon salınımının azaltılmasına katkı sağlanacağını belirtti. Şehir içinde en fazla kullanılan araçların çöp kamyonları olduğuna dikkat çeken Başkan Özlü, elektrikli sistem sayesinde ses ve gürültü kirliliğinin de önemli ölçüde azalacağını dile getirdi. Başiskele Belediyesinin hayata geçirdiği güneş enerjisi santraline de değinen Başkan Yasin Özlü, elektrikli araçlarda kullanılacak enerjinin büyük ölçüde buradan karşılanabileceğini ifade etti. Bu sayede hem maliyetlerin düşeceğini hem de çevreci bir yaklaşımın güçleneceğini belirtti. Elektrikli çöp kamyonunun birkaç ay boyunca test edileceğini belirten Başkan Özlü, süreç sonunda beklenen verimliliğin sağlanması halinde tüm temizlik işleri araç filosunun elektrikli araçlara dönüştürülmesinin planlandığını açıkladı. Özlü, "İstediğimiz verimi alırsak, öncü ve çevreci bir yaklaşımla filomuzu tamamen dönüştürmek istiyoruz" diye konuştu.
İstanbul Ataşehir Belediyesi’nde Afet Yardım Gönüllüleri tanışma toplantısı Ataşehir Belediyesi Arama Kurtarma Ekibi’ne (ATAK) katılacak yeni üyeler için "Gönüllüler Tanışma Toplantısı" 31 Mart Salı günü Ataşehir Afet ve Acil Durum Koordinasyon Merkezi’nde (AKOM) düzenlenecek. Afet risklerine karşı hazırlık çalışmalarını sürdüren Ataşehir Belediyesi; deprem, yangın ve sel başta olmak üzere, acil durum ve afetlerde yaşanabilecek kayıpları en aza indirmek için arama kurtarma ekibi ATAK’ı 7/24 nöbet sistemiyle görev başında hazır tutuyor. Ataşehir Belediyesi’ne bağlı personel ve ilçedeki gönüllülerden oluşan Ataşehir Belediyesi Arama Kurtarma Ekibi (ATAK), her yıl yeni üyelerin katılımıyla daha da büyüyor ve güçleniyor. Ataşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren ATAK ekibine katılacak yeni üyeler için "Gönüllüler Tanışma Toplantısı" düzenlenecek. 31 Mart Salı günü Atatürk Mahallesi Ataşehir Bulvarı’nda bulunan Ataşehir Afet ve Acil Durum Koordinasyon Merkezi’nde (AKOM) saat 19.30’da başlayacak tanışma toplantısı yaklaşık iki saat sürecek. ATAK ekibine katılmak isteyen tüm gönüllü yurttaşlara açık olan toplantıda; Afet İşleri Müdürlüğü’nün yapısı, görevleri ve projeleri anlatılacak ayrıca katılımcıların birbirleriyle ve ekip ile tanışması sağlanacak. ATAK ekibine kayıt işlemleri de bu toplantı esnasında gerçekleştirilecek. Toplantıyla birlikte ekip içerisinde tanışma ve kaynaşma sağlanarak, saha deneyimleri paylaşılarak daha güçlü bir ekip oluşturulacak.