ASAYİŞ - 21 Mart 2025 Cuma 23:28

Emniyete 4 saat 15 dakika ifade veren İmamoğlu’nun ifadesi ortaya çıktı

A
A
A

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne ve Başkanı Ekrem İmamoğlu'na yönelik terör ve yolsuzluk iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, İmamoğlu’nun emniyette verdiği ifadenin detayları ortaya çıktı. İmamoğlu ifadesinde çok sayıda soruya "Bu soruyu muhatap almıyorum" cevabını verdi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 3 ayrı soruşturma kapsamında, CHP İstanbul İl Başkanlığı’nda çekildiği öne sürülen ’para sayma’ görüntülerine ilişkin süren dava çerçevesinde usulsüz bağış toplama olayı ile ilgili olarak bazı tanıkların ifade verdikleri, tanıkların ifadelerinde, başta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu olmak üzere birçok kişi hakkında iş adamlarını para vermeye zorladıkları, bazı iş adamları ile hareket ederek haksız kazanç sağladıkları, piyon kişiler üzerinden alım satımlar yaparak suçtan elde ettikleri parayı akladıkları ve para transfer ve tahsilinde ’gizli kasa’ diye tabir edilen sivil kişileri kullandıkları şeklinde sözler sarf ettiği aktarılmıştı.

Ekrem İmamoğlu Sarıyer’deki evinde gözaltına alınmıştı

Soruşturma kapsamında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, sabah saatlerinde Sarıyer’deki evinde gözaltına alınmış, polis ekipleri evinde arama yapılmıştı.

İmamoğlu'nun verdiği ifadenin detayları ortaya çıktı

İmamoğlu’nun gözaltına alındıktan sonra emniyette saatler süren ifadesinin detayları ortaya çıktı. Kendisine "Tarafınıza anlatılan etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istiyor musunuz?" diye sorulan İmamoğlu "Ben herhangi bir suç işlemediğim için etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istemiyorum" dedi. Üzerine kayıtlı telefonlar hakkında bilgisi sorulan İmamoğlu, 2 hat kullandığını, yoğunluktan dolayı bu hatlarla çalışanlarının ilgilendiğini aktardı. İmamoğlu, adına düzenlenmiş vekaletname bulunup, bulunmadığına ilişkin, iş yoğunluğu nedeniyle, vekillerinde vekaletnamenin mevcut olduğunu belirtti.

Soruları muhatap almadığını söyledi

Öte yandan İmamoğlu, emniyette sorgu sırasında yöneltilen çok sayıda soruya "Bu soruyu muhatap almıyorum" cevabını verdi.
"Geçmiş tüm belediye başkanlığı yapmış olan şahıslar başkan olduğu dönemlerde benim gibi ne ihalelere katılır, ne de ihalelere imza atar ne de sonuçlarını takip etmeye vakti vardır"
İBB Başkanı İmamoğlu’na, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından ürün/hizmet alımı veya satımı amacıyla gerçekleştirilen ihalelere katılıp, katılmadığı ile katıldıysa hangi unvanlarda katıldığı soruldu. İmamoğlu, "İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve geçmişteki belediye başkanları rahmetli Kadir Topbaş, Ali Müfit Gürtuna ve Recep Tayyip Erdoğan dahil geçmiş tüm belediye başkanlığı yapmış olan şahıslar başkan olduğu dönemlerde benim gibi ne ihalelere katılır, ne de ihalelere imza atar ne de sonuçlarını takip etmeye vakti vardır" diye yanıtladı.

"Resmi olmayan bir harcama yapılacak, birisi satın alınacaksa ve bunun için bir bütçe oluşturulacaksa bu işleri Tuncay ve Fatih Keleş yapar"

Ayrıca, bir kişi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nda ‘gizli tanık’ sıfatıyla ifade verdi. ‘Meşe’ kod adıyla ifade veren tanık, "Görüntülerde yer alan diğer kişilerden Fatih Keleş ve Tuncay Yılmaz’da İmamoğlu’nun para trafiğini sağlayan kişilerdir. Tuncay Yılmaz şirket müdürüdür. Fatih Keleş ise eski dönemden itibaren rüşvet ya da komisyon işlerinden paraları toplayan kişidir. Fatih’i İBB Spor başına getirdi. Tuncay’ı burada muhasip yaparak kulübe giren ve kulüpten çıkan parayı kontrol atına aldılar. Resmi olmayan bir harcama yapılacak, birisi satın alınacaksa ve bunun için bir bütçe oluşturulacaksa bu işleri Tuncay ve Fatih Keleş yapar. Ekrem İmamoğlu’nun bu konuda yaptığı toplantılara ikisi de katılır. Murat Ongun’da bu toplantılarda yer alır. Ertan Yıldız, iştiraklerden sorumlu danışmandır. Medya ve Kültür A.Ş. dışında verilecek tüm ihaleleri ve bu ihalelerin hangi şirketlerin alacağını belirler. Yıldız, ihalelerden alınacak komisyonu Keleş ile birlikte belirler. Daha sonra Fatih ve Tuncay bu paraları toplar. CHP kurultayı döneminde bu şekilde toplanan paralar delegelere dağıtıldı. İşin başında ise şuan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan vardı" diye konuştu.

"Fatih Keleş ve Tuncay Yılmaz’a toplattırılan paralar ile BİMTAŞ’ın İPA’ ya yaptığı finansman delegelere dağıtıldı"

‘Meşe’ kod adıyla ifade veren gizli tanık, "İşin finans kaynağının bir kısmı BİMTAŞ üzerinden sağlandı. BİMTAŞ’a İPA (İstanbul Planlama Ajans) finanse ettirildi. Hem İmamoğlu’nun, Fatih Keleş ve Tuncay Yılmaz’a toplattırdığı paralar, hem de BİMTAŞ’ın İPA’ ya yaptığı finansman delegelere dağıtıldı. Bu şekilde kurultayda istediği gibi sonuç aldılar. Advercity isimli bir firma vardır. Belediye’nin açık hava reklamcılığını yapar. Bu firma Murat Kapgir ve Hüseyin Köksal adına kayıtlıdır. Hüseyin Köksal Ekrem İmamoğlu’nun kasalarından biridir. Hatta kamuoyuna CHP’de para kuleleri şeklinde yansıyan ve İl Başkanlığı binası alımı sürecinde adı gündeme gelmiştir. Şoförü de görüntülerde yer almaktadır. İmamoğlu’nun emanetçisidir’ şeklinde beyanda bulundu.

"Fatih Keleş, Ekrem İmamoğlu’nun kasalarından biridir"

‘Çınar’ kod adlı gizli tanık ise ifadesinde, "Fatih Keleş, Ekrem İmamoğlu’nun kasalarından biridir. Rüşvet ya da komisyon adı altında paraları toplar. Bunun örneği basına yansıdı. İl Başkanlığı binasının alım sürecinde paraları toplayan kişidir. Toplanın paralar bağış değildir. Bağış kılıfı uydurulmuştur. Hüseyin Köksal’ın da adı bu olayda geçti. Emrah ile yakın olan kişilerdendir. Açık hava reklam işlerin kendisine verildi. Murat Ongun ve Emrah Bağdatlı hakkında çoğu şeyi bilebilecek kişi, Ongun'un şoförü Kadir Öztürk'tür. Emrah'ın tüm adreslerini bilir" diye konuştu.

"Tüm isnatları şiddetle reddederim"

Gizli tanıkların ifadelerine karşı cevabı sorulan İmamoğlu, "Bu soruyu muhatap almıyorum. Tüm isnatları şiddetle reddederim" diye yanıtladı.

Öte yandan, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturmaya ilişkin İmamoğlu’nun Cumartesi günü akşam saatlerinde Savcılıkta ifade vermesi bekleniyor.

Gamze Şenyiğit

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Annesi tarafından terk edilen çocuk büyüdü, yangında mahsur kalan bebeğin kahramanı oldu Adana’da inşaatta iskele ustası olarak çalışan genç, yangında 13. katta mahsur kalan bebek ve babasını, kimsenin cesaret edip binemediği yük asansörüne binip kurtardı. Yangın, Sarıçam ilçesine bağlı Gültepe Mahallesi’nde bir apartmanın 10’uncu katında 2 Mart günü çıktı. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye, sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Yangın üst katlara sıçrayınca 13’üncü katta bulunan bebek ve babası mahsur kaldı. Bu sırada yan apartmana eşya taşımak için gelen yük asansörü binaya yaklaştırıldı. Ancak kimse yük asansörüne binip 13’üncü kata çıkmaya cesaret edemedi. Baba ise kucağındaki bebekle çaresizce beklemeye başladı. O sırada yakındaki bir inşaatta iskele ustası olarak çalışan 1.5 yaşında babası ölünce annesi tarafından terk edilen, 23 yaşındaki Muhammet Figen, bebeği görünce hiç düşünmeden yük asansörüne binip 13’üncü kata çıktı. Figen, baba ve bebeği alarak aşağı indirdi. "Babası az kalsın bebeği aşağı atıyordu" Yaşadıklarını anlatan Figen, yangını görür görmez yardıma koştuğunu belirterek, "İşten geliyorduk yangını gördük ve belki faydamız dokunur diye gittik. Önce merdivenlerden yukarı çıktık ancak bir şey yapamadık. Sonra aşağı inince bebeği ve babasını gördüm. Kimse yük asansörüne binmeye cesaret edemiyordu. Ben çıktım, asansörü kullanan kişiler de çıkmadı. Ben bebeği görünce dayanamadım, babası az kalsın aşağı atıyordu" diye konuştu. "İlk defa işe yaradığımı hissettim" 1.5 yaşındayken babasının öldüğünü annesinin de kendisini terk ettiğine değinin Figen, şöyle devam etti: "Sahipsiz büyüyünce o bebeği görünce kendimi onun yerine koydum ve yukarı çıktım. Bebeği kurtarınca ilk kez bir işe yaradığımı fark ettim ve kalbimde iz bıraktı. O anın verdiği acıyla ailesiyle denk gelemedim ama bebeği ve ailesini yeniden görmek isterim. Kimse o asansöre binmeye cesaret edemedi ancak ben inşaatlarda iskele kuruyorum, yüksekliğe alışkınım korkmadım." Yangın ise itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle kontrol altına alınarak söndürüldü. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
Diyarbakır Dicle Elektrik, kaçak trafoya el koydu Dicle Elektrik, geçtiğimiz günlerde Şanlıurfa’da karla kaplı bir tarım arazisinin kaçak elektrikle sulandığını ortaya çıkarmıştı. Yapılan incelemelerin ardından savcılık kararıyla el konulmasına hükmedilen kayıt dışı trafo, olumsuz arazi şartları nedeniyle yerinden kaldıramadığı 100 kVA’lık kaçak trafoya el koyma işlemi tamamlandı. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde altı ilde kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle faaliyet gösteren Dicle Elektrik, daha önce kamuoyuyla paylaşılan kaçak sulama tespitinin ardından süreci adli ve teknik boyutlarıyla yakından takip etti. Kar yağışı sırasında gündeme gelen olay, Şanlıurfa’nın Şanlıurfa iline bağlı Harran ilçesinin kırsal Yenice Mahallesi’nde bulunan yaklaşık 50 dönümlük tarım arazisinde yaşanmıştı. Balçık zemin müdahaleyi geciktirdi Kar yağışı sonrasında karla kaplı olmasına rağmen sulama yapılan tarlada gerçekleştirilen kontrollerde, kaçak elektrik kullanıldığı ve sulamanın kayıt dışı 100 kVA’lık bir trafo üzerinden yapıldığı belirlenmişti. Bunun üzerine Dicle Elektrik avukatları savcılığa başvurmuş, savcılık da söz konusu trafoya el konulması yönünde karar vermişti. Ancak yoğun kar ve sulama nedeniyle tarlanın balçık hale gelmesi, vinçle müdahaleyi mümkün kılmamıştı. Havaların düzelmesi ve toprağın kurumasının ardından jandarmanın aldığı güvenlik tedbirleri eşliğinde sahaya giren ekipler, direk üzerindeki kayıt dışı trafonun yanı sıra bir adet dağıtım panosu, bir adet kumanda panosu ve kaçak tüketimde kullanılan iletkenlere el koydu. Trafo sahibi olduğu belirlenen M.Y. isimli şahıs hakkında ise adli ve idari inceleme başlatıldı. Kaçak kullanım tarımsal sürdürülebilirliği tehdit ediyor Dicle Elektrik’ten yapılan değerlendirmede, kaçak elektrik kullanımının yalnızca enerji altyapısına değil, bölgesel ekonomi ve tarımsal üretime de ciddi zararlar verdiğine dikkat çekildi. Açıklamada, kaçak tüketimin enerji kayıplarını artırdığı, maliyetleri yükselttiği, yasal abonelere sunulan hizmet kalitesini düşürdüğü ve tarımsal sürdürülebilirliği olumsuz etkilediği vurgulanarak, kayıt dışı tüketimle mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği ifade edildi.