SPOR - 28 Ekim 2025 Salı 09:49

Emre Belözoğlu: "Bahisle adı geçen hakemler en ağır cezayı almalı"

A
A
A

Teknik Direktör Emre Belözoğlu, profesyonel liglerdeki hakemlerin karıştığı bahis skandalına tepki göstererek, adı geçen hakemlerin en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini söyledi.

Son olarak Trendyol Süper Lig ekiplerinden Antalyaspor’u çalıştıran Teknik Direktör Emre Belözoğlu, İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi’nde düzenlenen söyleşide, üniversite öğrencileri ve eski öğretmenleriyle bir araya geldi. Öğrencilerle bir araya gelen Belözoğlu, gündemdeki bahis skandalı, kariyerini nasıl devam ettireceği ve Fenerbahçe iddialarıyla ilgili açıklamalarda bulundu.

Emre Belözoğlu:

"Türk futbolu adına utanç verici bir durum"

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun 152 hakemin bahis oynadığı yönündeki açıklamalarına ilişkin görüşlerini paylaşan Belözoğlu, "Hakemlerin performansı her zaman eleştirildi. Biz de birçok kez teknik adam olarak, oyuncu olarak bazen haklı, bazen haksız serzenişlerde bulunduk. Ama bugün konuşulan şeylerin çok acı olduğunu düşünüyorum. Bugün gelinen noktada, bu ailenin en önemli üyelerinden birisinin bahisle anılması Türk futbolu adına çok acı verici. Bunun gerçeklik payı ortaya çıktıktan sonra ismi geçen hakemler kimlerse en ağır cezayı almaları gerektiğini düşünüyorum. Bu, kendi hakemlik kurumuna yapabilecekleri en büyük ihanettir. Sonuçta oranın hakimi, sahanın en güçlü karakteri hakemdir. Onların bile bu tarz ilişkisinin olmasının Türk futbolu adına utanç verici bir durum olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

Emre Belözoğlu:

"Teveccüh gösteren takımlar oldu ama dinlenmek istiyorum"

Bir süre dinlenmek istediğini söyleyerek kariyeriyle ilgili planlarına değinen Belözoğlu, "Antalyaspor’dan bence doğru bir karar vererek ayrıldım. Bizim adımıza her şey iyi giderken de, işler iyi gitmezken de bazı şeyleri gözlemleme durumum oluşmuştu. Bence ekibimle beraber doğru bir karar verdik. Birçok takım ben ayrılır ayrılmaz teveccüh gösterdiler ama ben biraz dinlenme taraftarıyım. Süreci biraz daha gözlemlemek istiyorum" diye konuştu. Fenerbahçe söylentilerine de yanıt veren Emre Belözoğlu, "Benim bununla alakalı bir şey söylemem doğru olmaz. Halihazırda Fenerbahçe’nin bir hocası var. Bence Fenerbahçe adına işler kötü gitmiyor, iyiye doğru bir ivme var" dedi.

"Yapay zekaya teknik direktör soran başkanlarla çalıştım"

Emre Belözoğlu, futbolun teknolojiyle birlikte değiştiği ancak kendisinin rakamlardan daha çok gözlerine inandığını belirtti. Belözoğlu, "Teknik direktör getirirken bile yapay zekaya soran başkanlarla çalıştım. Zaman değişti, ihtiyaçlar değişti, inandığımız şeyler de ne yazık ki değişti. Ama ben gözümle gördüğüme daha fazla inanırım. Bir oyuncu çok koşuyormuş, çok iyi pas yüzdesi varmıştan ziyade, sahanın içinde nerede etkili bunu gözlemleme kabiliyetim olduğunu düşünüyorum. Ben gözlerime rakamlardan daha fazla inanırım" şeklinde konuştu.

Emre Belözoğlu:

"Türk futbolunun felsefesi yok"

Türk futbolunda felsefe ve sistemin olmadığını söyleyen Belözoğlu, "Ne yazık ki bizim kulüplerimizin, büyük takımlar da dahil oyun adına hiçbir felsefesi yok. ‘Ben bu oyunu oynatmak isteyen bir teknik adam getirmek istiyorum’ diyen yok. Sosyal medyada atılan bir isim, beklentisi geçmişte olmuş ama ivmesini kaybetmiş ya da ivmesi yükselen bir teknik adam, ne oynattığını bilmeden, hangi malzemeyle ne yapacağını bilmeden, yönlendirmelerle teknik adam yapılabiliyor. Bence teknik adamlık birazcık aşçılığa benziyor. Elindeki malzemelerle en güzel yemeği o gün sofraya sunabiliyorsan iyi bir aşçısın. Ben elindeki malzemelere göre en iyi işi çıkarmaya çalışan teknik adamların her takımda, büyük takım da olsa küçük takım da olsa orta sınıf takım da olsa başarılı olacağını düşünüyorum. O yüzden Türk teknik adamların dünyadaki teknik direktörlerden çok fazla geride kaldığını düşünmüyorum" değerlendirmesinde bulundu.

"Ne olursa olsun Fenerbahçe’nin şampiyon olmasını isterim"

Fenerbahçe’nin ligdeki durumu değerlendiren Belözoğlu, son yıllarda ligin iki takımın üstünlüğüyle şekillendiğini ifade etti. Belözoğlu sözlerine şu şekilde devam etti:

"Galatasaray’ın ligde bir dominasyonu var, bunu kabul etmek lazım. Fenerbahçe’nin her sene yenilenen bir kadrosu var. Galatasaray, inşa ederken oturtulmuş kadronun üstüne doğru isimler getirmeye çalışıyor. Aslında 3 senedir iki takımın domine ettiği bir lig oldu. Ama Fenerbahçe’nin adına işlerin son dönemde çok kötü gittiğini düşünmüyorum. Ben başında olayım veya olmayayım, ne olursa olsun Fenerbahçe’nin şampiyon olmasını isterim."

"Türk futbolu kendi oyununu inşa etmeli"

Türk futbolunun başarıya ulaşmak için kendi oyununu inşa etmesi gerektiğini vurgulayan Teknik Direktör Emre Belözoğlu, "Dünya Kupası, Avrupa şampiyonları, kupalar kazanılması çok çabuk elde edilebilecek gerçekler değil. Bunun için kesinlikle bir düzen ve sistem inşa edilmesi gerekiyor. Bugün bir teknik adam geliyor ve sadece o teknik adamın oynattığı oyun özelinde Milli Takımımızın bir değerlendirmesi var. Ama bence 12-13-14-15-16-17 yaşlar dahil Ümit Milli takım ve A takım dahil olmak üzere Türklerin kendine ait bir oyunu olması gerekiyor. Bunun inşası zamanla gelişip doğru insanlarla buluştuğunda çok fark yapabileceğini düşünüyorum" diye sözlerini tamamladı.

Elif Kızılçay

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Minik Ebrar’ın ölümüne ilişkin davada, sanıklara 5 ve 6 yıl hapis cezası İzmir’in Menderes ilçesinde nakliye asansöründen düşen koltuğun altında kalarak hayatını kaybeden 9 yaşındaki Ebrar Aktaş’ın ölümüne ilişkin davada sanıklara 5 yıl ile 6 yıl 3 ay arasında değişen hapis cezaları verildi. Mahkeme heyeti, tutuklu iki sanık ile firma sahibini suçlu bulurken bir sanığın beraatine hükmetti. Menderes ilçesi Cüneytbey Mahallesi’nde 20 Eylül 2025 tarihinde bir evin taşınması sırasında asansördeki koltuk bahçede bulunan Ebrar Aktaş’ın (9) üzerine düştü. Ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren çocuğun ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamede, sanıkların şiddetli rüzgar nedeniyle koltuğun düşebileceğini öngörmelerine rağmen gerekli önlemi almadıkları ve ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçunu işledikleri belirtildi. Olaya ilişkin Menderes 4’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada söz verilen sanıklardan M.G., böyle bir kazanın yaşanmasını istemediğini, taşıma işlerinde araçlara bile zarar gelmemesi için önlem aldığını, kendisinin de ailesi olduğunu ve bir çocuğun zarar görmesini isteyemeyeceğini belirterek beraatini talep etti. Diğer sanıklar E.G. ile Y.G. de beraatlerini istedi. Kararını açıklayan mahkeme heyeti, E.G.’yi ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı. Diğer sanıklar M.G. ve Y.G.’ye ise aynı suçtan 5’er yıl hapis cezası verildi. Tutuksuz yargılanan Suriye uyruklu A.H.M. hakkında ise beraat kararı çıktı.
Aydın ADÜ’de Girişimsel Radyoloji Ünitesi hizmete açıldı Yüksek teknolojiyle yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi’nin hizmete alınmasıyla ADÜ Hastanesi’nde tanı ve tedavi süreçlerinde hız ve etkinliğin artırılması hedefleniyor. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Hastanesi’nde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi düzenlenen törenle hizmete açıldı. ADÜ Rektörü Bülent Kent’in katılımıyla gerçekleştirilen törende, yenilenen ünitenin tanı ve tedavi sürecini hızlandıracağına dikkat çekildi. Beraberindeki heyetle başhekimliği ziyaret eden Rektör Kent, hastanenin mevcut durumu ve yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alırken, Radyoloji Anabilim Dalı bünyesinde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi ile birlikte yeni alınan anjiyografi cihazının açılışını gerçekleştirdi. Gelişmiş teknolojiyle donatılan ünitenin, tanı ve tedavi süreçlerinde etkinliği artırarak hastalara daha hızlı ve konforlu hizmet sunulmasının hedeflendiğini ifade eden eden Rektör Bülent Kent, üniversite hastanelerinin sağlık hizmetinin yanı sıra eğitim ve araştırma alanında da önemli bir rol üstlendiğini belirtip, yapılan yatırımların da bu çok yönlü yapıyı güçlendirdiğini ifade etti. Başhekim Mücahit Avcil ise girişimsel radyolojinin modern tıptaki stratejik önemine dikkat çekerek, minimal invaziv yöntemlerin hastalara daha düşük risk, daha kısa hastanede kalış süresi ve daha hızlı iyileşme imkanı sunduğunu vurguladı. Yenilenen ünitenin özellikle damar hastalıkları, onkolojik girişimler ve ileri düzey radyolojik işlemler açısından önemli bir altyapı sağlayacağını belirten Avcil, yatırımın hem hasta hizmetine hem de eğitim ve bilimsel çalışmalara katkı sunacağını kaydetti.
Balıkesir Başkan Akın: "Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir" Eskişehir’de düzenlenen "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" panelinde konuşan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Balıkesir’de ‘biz’ anlayışıyla hareket ettiklerini belirtirken "Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız" dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Eskişehir Grande Art Otelde düzenlenen Türkiye Kent Konseyleri Birliği Dönem Başkanlığı Devir Teslim Töreni ve Türkiye Kent Konseyleri Ulusal Toplantısı’na katıldı. "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" konulu panele konuşmacı olarak katılan Akın, Balıkesir’deki Kent Konseylerimizle tam bir uyum içerisinde çalışma yürüttüklerini belirtirken "Her yaş ve ilgi grubunun Balıkesir’imizin kalkınması noktasında fikir sunması için Emekli Meclisi, Çevre Meclisi ve Çocuk Meclisi gibi organları da ekleyerek Kent Konseyimizdeki meclis sayısını yediye çıkardık. Balıkesir, Kuvayımilliye’nin başşehridir. İlk kurşunun ve son kurşunun atıldığı şehirdir. Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent Konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor" diye konuştu. "Ben değil biz diyoruz" Yönetim anlayışında ben değil biz anlayışının hâkim olduğunu belirten Akın, "Balıkesir’imizde 20 büyük ilçemiz var. Sadece iki ilçemizde kent konseyi kurulmadı. Onlar da kurulduktan sonra kent konseyleri başkanlarıyla her ay toplantı yapacağım. İlçe belediye başkanlarımızı da davet edeceğiz. Başkanlarımız ve kent konseylerimiz, bizler için her zaman birer yol arkadaşıdır. Emanete sahip çıkmayı kendisine şiar edinmiş Atatürk’ün evlatları olarak Cumhuriyet’e ve Balıkesir’e sahip çıkıyoruz. Bizler, Balıkesir’de iş birlikli yönetim modeliyle Kent Konseyimizden gelen taleplerin tamamını çözüme kavuşturduk. Çünkü biz şunu biliyoruz: Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir. Kent konseyleri, belediye başkanlarının en büyük yardımcısıdır. Bu yapılar, şehirde ortak aklı güçlendiren ve yönetimi daha kapsayıcı hale getiren temel mekanizmalardır. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız. Kent Konseyimize gelen tüm taleplerin başımızın üzerinde yeri vardır. Halkın sesi, bizim yol haritamızdır. Bu sesi duymakla kalmıyor, karar süreçlerine doğrudan yansıtan bir anlayışla hareket ediyoruz. Kent konseylerimizin bu gönüllü ve özverili çalışmalarından dolayı her birine ayrı ayrı minnettarım" şeklinde konuştu.