POLİTİKA - 19 Ekim 2025 Pazar 19:23

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar: "Enerjide tam bağımsız bir Türkiye hedefine doğru ilerliyoruz"

A
A
A
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar: "Enerjide tam bağımsız bir Türkiye hedefine doğru ilerliyoruz"

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Ülke olarak enerjide tam bağımsız bir Türkiye hedefine doğru ilerliyoruz. Hızla artan enerji talebini ’2053 net sıfır emisyon’ vizyonumuzla uyumlu şekilde karşılamak için yoğun bir çaba gösteriyoruz. Rüzgar ve güneşte 37 bin megavat olan kurulu gücümüzü 2035’te 120 bin megavata çıkaracağız. Yine 2035 yılına kadar hidrojen üretimi için elektrolizör kapasitesini 5 bin megavata, depolama kapasitemizi 34 bin megavata çıkarmayı hedefliyoruz" dedi.


Uluslararası Sıfır Atık Forumu’nun kapanış oturumu olan ödül töreni, İstanbul Şişli’deki bir otelde geçekleştirildi. Programda konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, hızla artan enerji talebini ’2053 net sıfır emisyon’ vizyonuyla uyumlu şekilde karşılamak için yoğun bir çaba gösterdiklerini belirterek,


"Ülke olarak enerjide tam bağımsız bir Türkiye hedefine doğru ilerliyoruz. Hızla artan enerji talebini ’2053 net sıfır emisyon’ vizyonumuzla uyumlu şekilde karşılamak için yoğun bir çaba gösteriyoruz. Bu kapsamda enerji verimliliği, yenilenebilir enerji, yerli kaynakların kullanımı, nükleer ve hidrojen gibi yeni teknolojiler temel öncelik alanlarımızı oluşturuyor. Enerji ve maden kaynaklarımızı verimli, çevreye duyarlı, sürdürülebilir ve azami yerlilikle değerlendirerek ülkemizin kalkınmasına maksimum katkıyı sağlamayı amaçlıyoruz" ifadelerini kullandı.



"Rüzgar ve güneşte 37 bin megavat olan kurulu gücümüzü 2035’te 120 bin megavata çıkaracağız"


2035 yılına kadar hidrojen üretimi için elektrolizör kapasitesini 5 bin megavata, depolama kapasitesini 34 bin megavata çıkarmayı hedeflediklerini ifade eden Bakan Albayrak, "İnsanı ve çevreyi merkeze alan, enerji ve madencilikte dönüşümü gerçekleştirmiş, net ihracatçı, kaynak ve teknolojide yetkin bir Türkiye idealimiz var. Bu yıl içinde Türkiye Kritik ve Stratejik Madenler Raporumuzu yayımladık. Türkiye için Karbondioksit Tutma ve Değerlendirme Teknolojileri Yol Haritası ve Uygulama Planı, Türkiye Güneş Enerjisi Teknolojileri Yol Haritası, Türkiye Offshore Rüzgar Yol Haritası ve Hidrojen Eylem Planı üzerinde de çalışıyoruz. Rüzgar ve güneşte 37 bin megavat olan kurulu gücümüzü 2035’te 120 bin megavata çıkaracağız. Yine 2035 yılına kadar hidrojen üretimi için elektrolizör kapasitesini 5 bin megavata, depolama kapasitemizi 34 bin megavata çıkarmayı hedefliyoruz" şeklinde konuştu.



"12 bin 747 hektarlık alanda 23 milyon 400 bin fidan toprakla buluştu"


Türkiye Geneli Rehabilite Edilmiş Maden Sahaları ile Madencilik Sosyal Sorumluluk Çalışmalarının Tespiti Projesi’ni yürüttüklerini söyleyen Bakan Albayrak, "Geri kazanımı sağlanan malzemeler; baraj, gölet, yol gibi altyapı projelerinde etkin biçimde kullanılıyor. Sadece 2024 yılında 19,6 milyon ton pasa değerlendirildi ve yaklaşık 80 milyon liralık ekonomik fayda üretildi. Sürdürülebilir madenciliğin en önemli unsurlarından biri olarak rehabilitasyon çalışmalarını görüyoruz. İki yılı aşkın süredir Türkiye Geneli Rehabilite Edilmiş Maden Sahaları ile Madencilik Sosyal Sorumluluk Çalışmalarının Tespiti Projesi’ni yürütüyoruz. Proje kapsamında bugüne kadar 53 ilde 182 maden sahasında rehabilitasyon süreçleri tamamlandı. Böylece 12 bin 747 hektarlık alanda 23 milyon 400 bin fidan toprakla buluştu" dedi.


Programa Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş katıldı.



Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar: "Enerjide tam bağımsız bir Türkiye hedefine doğru ilerliyoruz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Prof. Dr. İrfan Koca: "Hidrodiseksiyon ile ağrıya değil nedene müdahale ediyoruz" Kas-iskelet sistemi ağrıları, sinir sıkışmaları, boyun ve bel kaynaklı şikayetlerin toplumda oldukça yaygın görüldüğünü belirten Prof. Dr. İrfan Koca, son yıllarda ameliyatsız tedavi seçenekleri arasında öne çıkan hidrodiseksiyon yönteminin, ağrıyı baskılamaktan çok sorunun kaynağına yönelik bir yaklaşım sunduğunu söyledi. Hidrodiseksiyon tedavisinin ultrasonografi eşliğinde uygulandığını ifade eden Prof. Dr. Koca, "Bu yöntemde amaç; sinir, fasya ve yumuşak dokular arasında gelişen yapışıklıkları açmak, sıkışan dokuları serbestleştirmek ve bölgedeki hareket kabiliyetini yeniden kazandırmaktır" dedi. "Ağrıyı değil, nedeni tedavi etmeyi hedefliyoruz" Birçok hastada yalnızca geçici rahatlama sağlayan yöntemler yerine, problemin kaynağına yönelmenin önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. İrfan Koca, hidrodiseksiyon yönteminin özellikle kronik ağrılarda neden odaklı modern tedavi seçeneklerinden biri haline geldiğini kaydetti. Hangi hastalıklarda kullanılıyor Hidrodiseksiyon tedavisinin uzman değerlendirmesi sonrası uygun hastalarda uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Koca, "Karpal tünel sendromu ve diğer sinir sıkışmaları, boyun ve bel fıtığına bağlı yayılan ağrılar, siyatik sinir irritasyonu, omuz ağrıları ve hareket kısıtlılıkları, tenisçi dirseği, topuk ağrısı ve tendon sorunları, kas spazmları, miyofasiyal ağrı sendromu, ameliyat sonrası gelişen yumuşak doku yapışıklıkları, ilaç, egzersiz ve fizik tedaviye rağmen devam eden kas-iskelet sistemi ağrıları" dedi. "Kortizonsuz uygulanabilmesi önemli avantaj" Birçok vakada işlemin kortizon kullanılmadan yapılabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. İrfan Koca, "Özellikle diyabet hastaları, kortizon kullanmak istemeyen bireyler ve tekrarlayan enjeksiyonlardan kaçınmak isteyen hastalar açısından bu önemli bir avantajdır" ifadelerini kullandı. "Aynı gün günlük yaşama dönüş mümkün" İşlemin poliklinik şartlarında ve kısa sürede uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Koca, genel anestezi gerektirmeyen yöntemde hastaların çoğu zaman aynı gün günlük yaşamlarına dönebildiğini söyledi. "Kişiye özel planlama ile etkili sonuçlar alınabiliyor" Tedavi öncesinde detaylı muayene ve değerlendirme yapıldığını belirten Prof. Dr. İrfan Koca, "Her hastanın ağrı nedeni farklıdır. Bu nedenle uygun hastalarda kişiye özel planlama ile oldukça başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir" dedi.