EKONOMİ - 15 Mayıs 2026 Cuma 10:07

Envision Energy ve Menderes Tekstil’den iş birliği

A
A
A
Envision Energy ve Menderes Tekstil’den iş birliği

Envision Energy ve Menderes Tekstil, 120 MW'lık Beğendik Rüzgar Projesi için iş birliği yaptı.

Yeşil teknoloji alanında dünya önde gelen şirketlerinden Envision Energy, Akça Holding bünyesindeki ve tekstil, araç muayene, gıda ve enerji sektörlerinde önde gelen yatırımcılardan biri olan Menderes Tekstil ile Türkiye'nin Edirne ilinde yer alan 120 MW'lık Beğendik Rüzgar Enerjisi Projesi kapsamında bir ortaklık kurdu. Öte yandan iki şirketin Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi kapsamında düzenlenen Envision Tech Day etkinliğinde Stratejik İşbirliği Anlaşması imzaladığı aktarıldı.

Envision'ın Türkiye'nin yenilenebilir enerji gelişimine ve daha geniş kapsamlı net sıfır hedeflerine yönelik uzun vadeli taahhüdünü de pekiştirdiği belirtildi. Envision Energy'nin EN-182/8.0MW rüzgar türbinlerinden 15 üniteden oluşan Beğendik projesinin, yılda yaklaşık 360 milyon kWh temiz elektrik üretmesi ve her yıl karbon emisyonlarını yaklaşık 225 bin ton azaltması bekleniyor. Türkiye'nin önde gelen yenilenebilir enerji projelerinden biri olan Beğendik'in, ulusal şebekeye önemli miktarda temiz enerji kapasitesi sağlayarak, ülkenin karbon salımını azaltma hedeflerine destek vereceği belirtildi.

Yapılan iş birliği kapsamında Envision Energy, ekipman üretimi, proje teslimi ve servis desteği alanlarındaki kapsamlı yetkinliklerini ön plana çıkararak, ileri düzey rüzgar türbini teknolojisi ve entegre yaşam döngüsü hizmetleri sunacak. Anlaşmanın ayrıca, 15 yıllık uzun vadeli bir işletme ve bakım düzenlemesi getirerek, Envision Energy'nin varlık yaşam döngüsü boyunca projenin güvenilirliğini, optimum performansı ve sürdürülebilir değer üretimini sağlama kapasitesini vurgulayacağı belirtildi.

Envision Energy Kıdemli Başkan Yardımcısı Kane Xu, "Beğendik projesi, yenilenebilir enerji projelerinin kapasite artışının ötesinde nasıl uzun vadeli değer oluşturabileceğini gösteriyor. Envision Energy'nin tam yaşam döngüsü yeteneklerine sahip büyük megavatlık platformundan yararlanarak, ekonomik değer, operasyonel güvenilirlik ve sürdürülebilirlik etkisini entegre eden bir referans proje geliştirmek için Menderes Tekstil ile ortaklığımızı derinleştirmekten gurur duyuyoruz. Birlikte, Türkiye'nin enerji dönüşümüne ve gelecekte daha dirençli bir enerji sistemine katkıda bulunmayı hedefliyoruz" dedi.

Menderes Tekstil Yönetim Kurulu Üyesi Osman Akça ise şöyle konuştu: "Beğendik Projesi, şirketin temiz enerji yatırımı ve sürdürülebilirlik yolculuğunda önemli bir adımıdır. Envision Energy'nin teknoloji, ürün ve hizmet alanlarındaki kanıtlanmış gücü, projenin uzun vadeli performansı ve güvenilirliği konusunda bize büyük bir güven veriyor. İş birliğimizi daha da derinleştirmeyi ve yeşil enerji geliştirme alanındaki fırsatları birlikte keşfetmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Cilt kanserine karşı güneşten korunmak önem taşıyor Mayıs ayı "Cilt Kanseri Farkındalık Ayı" dolayısıyla açıklamalarda bulunan Denizli Devlet Hastanesi Dermatoloji (Cildiye) Uzmanı Dr. Selim Gümüş, cilt kanserinin dünyada en sık görülen kanser türleri arasında yer aldığını belirterek güneşten korunmanın hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Cildiye Uzmanı Dr. Selim Gümüş, özellikle ultraviyole (UV) ışınlarına uzun süre ve korunmasız maruz kalmanın en önemli risk faktörlerinden biri olduğunu belirterek güneş ışınlarının en yoğun olduğu 10.00 ile 16.00 saatleri arasında doğrudan güneş altında kalınmaması gerektiğini söyledi. Güneş koruyucu kullanımının yalnızca yaz aylarıyla sınırlı olmaması gerektiğini de vurgulayan Dr. Gümüş şöyle konuştu: "Cilt kanserini önlemek için güneşten doğru şekilde korunmak büyük önem taşır. Güneş ışınlarının en yoğun ve zararlı olduğu saatler 10.00 ile 16.00 arasıdır. Bu saatlerde mümkün olduğunca doğrudan güneş altında bulunulmamalıdır. Dışarı çıkılması gereken durumlarda geniş kenarlı şapka, UV korumalı güneş gözlüğü ve açık renkli koruyucu kıyafetler tercih edilmelidir. Güneş koruyucu ürünler yalnızca tatilde değil günlük yaşamda da kullanılmalıdır. En az 50 faktörlü güneş koruyucu kremler dışarı çıkmadan 20-30 dakika önce sürülmeli ve özellikle terleme ya da yüzme sonrası tekrar uygulanmalıdır" dedi. Çocukluk döneminde yaşanan güneş yanıklarının ilerleyen yaşlarda cilt kanseri riskini ciddi ölçüde artırdığına dikkat çeken Dr. Selim Gümüş, açık tenli kişiler, çilli bireyler, çok sayıda beni bulunanlar, uzun süre güneş altında çalışanlar ve ailesinde cilt kanseri öyküsü bulunan kişilerin risk grubunda yer aldığını söyledi. Solaryum kullanımının da ciltte kalıcı hasara yol açabildiğini ve cilt kanseri riskini arttırdığını belirten Gümüş, solaryumun kesinlikle önerilmediğini ifade etti. Benlerde meydana gelen değişikliklerin dikkatle takip edilmesi gerektiğini kaydeden Dr. Gümüş, "Bir benin büyümesi, renk değiştirmesi, koyulaşması, düzensiz kenarlı hale gelmesi, asimetrik görünüm kazanması, kaşınması, kanaması ya da yara görünümü alması önemli uyarı işaretleri olabilir. Aynı şekilde sonradan ortaya çıkan ve hızla büyüyen lekeler de ihmal edilmemelidir. Hastalarımızın kendi ciltlerini düzenli olarak gözlemlemeleri ve şüpheli durumlarda dermatoloji uzmanına başvurmaları gerekmektedir" diye konuştu. Uz. Dr. Selim Gümüş, cilt kanserinde erken teşhisin tedavi başarısını büyük ölçüde artırdığını vurgulayarak düzenli dermatolojik muayene yaptırmanın büyük önem taşıdığını ve özellikle risk grubunda bulunan kişilerin yılda en az bir kez dermatolojik muayeneden geçmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Kocaeli 4 kişinin öldüğü kazada tutuklu sürücü: "Hafif şekilde çarptım" Kuzey Marmara Otoyolu’nun Kocaeli geçişinde 4 kişinin hayatını kaybettiği, 3 yaşındaki Umay Mira’nın yaralandığı kazaya ilişkin davanın ilk duruşması görüldü. Adli tıp raporunda "asli kusurlu" bulunan tutuklu sürücü savunmasında, "Öndeki 2 aracın tehlikeli yakınlaşması oldu ve son anda kazadan kurtulmaları sebebiyle bende dikkat dağınıklığı oluştu. Kazaya karışan aracın önünde başka bir araç olduğu için benim önüme doğru geçmeye çalıştı. Bu şekilde tehlikeli yakınlaşma oldu ve hafif şekilde çarptım" dedi. Kaza, 6 Ekim 2025 tarihinde Otoyolun Sevindikli mevkisi Ankara istikametinde meydana geldi. Furkan U. (23) idaresindeki 06 CBP 476 plakalı otomobil, aynı yönde seyreden Bünyamin Meral (36) yönetimindeki 34 MCC 171 plakalı otomobile yandan çarptı. Çarpmanın etkisiyle bariyerlere savrularak takla atan araçtaki Serpil Aygün (52) ve Sudenur Bilgiç (26) olay yerinde, sürücü Bünyamin Meral hastanede, Kerim Aygün (53) ise 15 gün sonra hayatını kaybetti. Kazada 3 yaşındaki Umay Mira Ö. ise ağır yaralandı. Hazırlanan iddianamede, mağdur Umut Mira Ö.’nın yaralanma durumuna dair tıbbi tespitlere yer verildi. Umut Mira’nın maruz kaldığı yaralanmanın, hayati tehlikeye sokan bir duruma ve vücudunda orta (3’üncü) derece kemik kırığına neden olduğu belirtildi. "Anneme göstermek isterken hakimiyeti kaybettim" İddianamede sanık Furkan U.’nun kazanın oluş şekline dair verdiği ifade de yer aldı. Annesiyle İstanbul’dan döndükleri esnada olayın gerçekleştiğini belirten Furkan U., ifadesinde şu cümleleri kullandı: "Önümde seyretmekte olan kazaya karışmış olduğum 34 MCC 171 plakalı araç, kendisi ile aynı şeritte seyir halinde olan bir araca çarpmaktan son anda kurtuldu. Ben de anneme bunu göstermek isterken aracımın hakimiyetini kaybederek önümde seyreden 34 MCC 171 plakalı araca arkadan çok hafif şekilde çarptım. Ardından kaza meydana geldi. Kazanın meydana gelmesinin ana nedeni, benim çarptığım araç ile önündeki aracın birbirine çarpma riskinin bende oluşturduğu dalgınlıktı." Adli tıp raporu: Sanık "asli kusurlu", diğer sürücü "kusursuz" İddianameye, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulundan alınan rapor da eklendi. Raporda, şüpheli sürücü Furkan U.’nun sevk ve idaresindeki otomobille seyri esnasında yola gereken dikkati vermediği vurgulandı. Şüphelinin sevk ve idare hatası sonucu aracını kendi şeridinde tutamayarak kontrolsüz şekilde sağa yöneldiği ve sağ şeritte nizami seyreden diğer araca çarparak kazaya sebebiyet verdiği kaydedildi. Raporda, Furkan U.’nun dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı sebebiyle olayda "asli kusurlu" olduğu tespit edildi. Kazaya karışan 34 MCC 171 plakalı otomobilin sürücüsü Bünyamin Meral’in ise kazanın oluşumunda herhangi bir hatalı tutum veya davranışının bulunmadığı vurgulanarak "kusursuz" olduğu belirtildi. İlk duruşma Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasına, "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan tutuklu bulunan sanık Furkan U., taraf avukatları ve müştekiler katıldı. Savunması için söz hakkı verilen sanık Furkan U., "Annem ile birlikte İstanbul’dan dönüyorduk. Yolda giderken kazaya karışan araç ile onun önündeki araç arasında tehlikeli yakınlaşma oldu. Araçların son anda kazadan kurtulması sebebiyle bende de dikkat dağınıklığı oluştu. Kazaya karışan aracın önünde başka bir araç olduğu için benim önüme doğru geçmeye çalıştı. Bu şekilde bir tehlikeli yakınlaşma oldu. Aracımın ön yan kısmı ile 34 MCC 171 plakalı aracın arka yan tarafına küçük bir temas oldu. Benim hızım 130 kilometreydi. Karşı tarafında hızı benden daha hızlıydı ancak yakınlaşma sonrasında hafif yavaşladılar ve benimle yan yana geldiler. Zaten aracımda araç içi kamerası da vardı. İncelendiğinde kazanın oluşumu ortaya çıkacaktır. Olay bu şekilde gerçekleştiği için çok üzüldüm, çok zor günler yaşadım. Manevi olarak kendimi çok kötü hissediyorum. Ben hayatım boyunca alkol ve uyuşturucu almadım. Beraatimi ve tahliyemi talep ederim" dedi. Müşteki avukatları da sanıktan şikayetçi olduklarını belirtti. Araç içi kamera görüntüleri incelenecek Cumhuriyet savcısı, suçun vasıf ve mahiyeti ile mevcut delil durumu göz önüne alınarak sanığın tutukluluk halinin devamını talep etti. Mahkeme heyeti, sanığın aracında bulunan araç içi kamera görüntülerinin kazadan 5 dakika öncesinden temas anına kadar olan kısmının raporlanmasına, sanığın ehliyetinde herhangi bir sağlık kısıtlaması (protez kullanımı vb.) olup olmadığının emniyetten sorulmasına ve tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.
İzmir Geleceğin mühendisleri Ege’de buluştu 7. İzmir Genç Mimar ve Mühendisler Zirvesinde konuşan Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesinde gençlerin üstlendiği kritik role dikkat çekti. Rektör Prof. Dr. Alcı, "Geleceğimizi gençler inşa edecek" diyerek tam bağımsızlık vizyonunun odağına mühendis adaylarını koydu. Ege Üniversitesi, Türkiye’nin teknolojik bağımsızlık vizyonuna katkı sunacak dev bir organizasyona ev sahipliği yaptı. "Yerli ve Milli" duruşu bir hayat felsefesi haline getirme hedefiyle düzenlenen "7. İzmir Genç Mimar ve Mühendisler Zirvesi", sektörün öncü isimlerini ve geleceğin mühendislerini bir araya getirdi. Savunma sanayiinden enerjiye, havacılıktan şehirciliğe kadar pek çok disiplinin ele alındığı zirvede, Türkiye’nin tam bağımsızlık yolundaki teknolojik hamleleri ve gelecek vizyonu paylaşıldı. Ege Üniversitesi Prof. Dr. Yusuf Vardar MÖTBE Kültür Merkezinde gerçekleştirilen zirveye; Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Aydoğan Savran, Mimar ve Mühendisler Grubu (MMG) İzmir Şube Başkanı Muhammed Yılmaz, MMG Teşkilat Başkanı Selami Keskin, Genç Mimar ve Mühendisler Grubu (MMG) İzmir Şube Başkanı Doğan Ergün, akademisyen ve öğrenciler katıldı. Açılış konuşmasını gerçekleştiren Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, "Bu zirvenin yedincisi düzenleniyor; bu gerçekten sevindirici bir durum. Bizler gençleri önemsiyor, onlara değer veriyor ve her fırsatta destekliyoruz. Çünkü biliyoruz ki geleceğimizi gençler inşa edecek. Bugün savunma sanayiinde çalışanların yaş ortalamasının 30 civarında olması, bu durumun en somut ve ciddi göstergelerinden biridir. Gençlerimize kariyer yolculuklarında eşlik etmeyi, onlara rehberlik etmeyi ve destek olmayı amaçlıyoruz. Gençlerimizi sektörle, savunma sanayiiyle ve piyasadaki önemli paydaşlarla buluşturarak onlara yeni ufuklar açmak istiyoruz. Gençlerimizin bu konudaki merakı ve azmi sayesinde bu çalışmalar başarıyla yürütülmektedir. Hep birlikte daha iyi noktalara ulaşacağız" dedi. "Bu ağ sizin için bir zaman makinesidir" "MMG İzmir Şube Başkanı Muhammed Yılmaz konuşmasında gençlere; tecrübe paylaşımında bulunarak teknoloji ve girişimcilik konularında önemli mesajlar verdi. Yılmaz, "Zamanın ne kadar hızlı aktığını, özellikle siz gençlerin enerjisine baktığımda daha iyi anlıyorum. Bizler de bir zamanlar sizler gibi bu sıralarda oturuyor, benzer hayaller kuruyorduk. Bugün ise eğitimlerimizi tamamlamış, ailelerimizi ve iş hayatımızı kurmuş, ömrümüzün önemli bir kısmını bu kutsal mesleklere vakfetmiş insanlar olarak karşınızdayız. Mimar ve Mühendisler Grubu çatısı altında bulunan iş insanlarımız, hocalarımız ve alanında uzman büyükleriniz, sizlere tecrübeleriyle yol göstermek için buradalar. Ancak unutmayın; bugün yalnızca tecrübe sahibi olmak yeterli değil. Dünya artık sadece bilenlerin değil, bildiğini teknolojiyle harmanlayıp cesaretle sahneye çıkanların dünyasıdır. Girişimcilik de tam olarak budur. Bir sorunu dert edinmek ve o soruna mühendislik zekâsıyla teknolojik bir çözüm üretmektir" diye konuştu. "Kendi hikayesini yazan ve sözünü yükselten bir gençlik bekliyoruz" MMG Teşkilat Başkanı Selami Keskin ise "Mimar ve Mühendisler Grubu (MMG) olarak; kalıplardan sıyrılmış, abilerini taklit etmek yerine onlardan aldıkları bayrağı daha ileriye taşıyan ve kendi hikayesini kendisi yazan gençler bekliyoruz. Bizler, akademi ve sanayi arasında bir ‘insan kaynakları havuzu’ görevi görerek, gençlerin daha karmaşık projelerde ter dökebilmeleri için gerekli iş birliği zeminini hazırlıyoruz. Bugün gökyüzündeki SİHA’larda ve denizdeki TCG Anadolu’da gençlerin izi varsa, bu dinamik geleceğin en büyük kanıtıdır. Gençlerimizi sadece mezun olmakla yetinmemeye; inanç, ahlak ve idrak yetenekleriyle seslerini ve düşüncelerini yükselterek bu milli teknoloji yolculuğunda beraber yürümeye davet ediyoruz" dedi. "Geleceğe yön vermek için gençler yetiştirmeye çalışıyoruz" Genç MMG İZMİR şube Başkanı Doğan Ergün, "Teknoloji ve kariyer oturumlarımızdan fuar alanındaki dinamik etkileşimlere kadar her anın, katılımcılarımız için güçlü bir network ve staj imkanına dönüşmesini temenni ediyorum. Bu organizasyonun gerçekleşmesinde maddi ve manevi desteklerini sağlayan altın, gümüş ve bronz sponsorlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Ayrıca bu vizyonu gerçeğe dönüştürmek için gece gündüz çalışan değerli yönetim ve organizasyon ekibine de ayrıca teşekkür ederim. Mimar ve Mühendisler Gelişim Topluluğu olarak mottomuzda belirttiğimiz gibi; bizler sadece bir zirve yapmıyoruz, geleceğe yön vermek için gençler yetiştirmeye çalışıyoruz" diye konuştu. Sektör Temsilcileri Panellerde Buluştu Zirve kapsamında düzenlenen "Geleceği Tasarlayanlar: Büyük Sistemler, Stratejik Kararlar ve Mühendislik Vizyonu" konulu ilk panel, Ege Teknopark Genel Müdürü İrfan Konur moderatörlüğünde; Emlak Konut Genel Müdür Yardımcısı Selami Keskin, Habaş Demir Çelik Fabrika Müdürü Haşim Ayten ve CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Ünal Özturkut’un katılımıyla gerçekleştirildi. Gün boyu süren etkinlikler; "Savunma Sanayisinde Mühendislik: Yüksek Teknoloji, Stratejik Kararlar ve Milli Yetkinlik" konulu panel oturumu ve "Ar-Ge’den Ticarileşmeye: Teknoloji Tabanlı Girişimcilik" konuşmalarıyla devam etti. Zirve, katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği Kahoot yarışması, workshop çalışmaları ve ödül töreninin ardından sona erdi.