ÇEVRE - 30 Mart 2026 Pazartesi 13:29

Esenler’de sıfır atık projeleriyle milyonluk tasarruf

A
A
A
Esenler’de sıfır atık projeleriyle milyonluk tasarruf

Esenler Belediyesi, 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü kapsamında yürüttüğü sıfır atık çalışmaları ve Akıllı Geri Dönüşüm Merkezi projeleri tanıttı. Esenler’de kağıt, plastik, cam, metal ve elektronik atıklar ekonomiye kazandırılırken, yılda 13 bin 650 ton atık geri dönüşüme yönlendirildiği belirtilirken, ilçe genelinde 17 mahallede 30 noktada hizmet veren sistem sayesinde bugüne kadar vatandaşlara toplam 15 milyon TL destek sağlandığı kaydedildi. Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu, "Esenler’de yaklaşık olarak topladığımız 400 ton atığın yüzde 10’unu geri ayrıştırabilen Türkiye’de ender belediyelerden bir tanesiyiz. Biz geri dönüşümde önemli bir mesafe kat ettik" dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın girişimleriyle Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü’nde, Esenler Belediyesi; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile birlikte yürüttüğü projeleri kamuoyuyla paylaştı. Esenler’de hayata geçirilen geri dönüşüm programı kapsamında kağıt, plastik, cam, metal ve elektronik atıklar ekonomiye kazandırılırken, yılda 13 bin 650 ton atık geri dönüşüme yönlendiriliyor. Öte yandan ilçede yürütülen çalışmalar sayesinde son 16 yılda toplam 8 milyon okul defteri öğrencilere ulaştırıldı. Vatandaşların topladığı geri dönüşüm atıklarıyla her yıl yaklaşık 500 bin defter eğitim öğretim döneminin başında öğrencilere dağıtılıyor.


Sıfır atık çalışmalarıyla önemli tasarruflar da sağlandı. Buna göre Esenler’de bir yılda 151 bin ağaç kurtarılırken, 8 milyon litre petrol, 30 milyar litre su ve 55 milyon kilovatsaat enerji tasarrufu elde edildi. Proje kapsamında hayata geçirilen "Esmatik" ve Akıllı Atık Toplama Merkezi sistemi ise ödüle layık görüldü. Sistemle vatandaşlar getirdikleri kağıt, pet, cam ve metal atıklar karşılığında puan kazanıyor. Bu puanlar ESMATİK kartlara veya T.C. kimlik kartlarına yüklenerek anlaşmalı marketler ve okul kantinlerinde kullanılabiliyor. Esenler genelinde 17 mahallede 30 noktada hizmet veren sistem sayesinde bugüne kadar vatandaşlara toplam 15 milyon TL destek sağlandı.



"Her çöp, mutlaka ekonomiye, ev ekonomisine kazandırılan yeni bir ürün demektir"


Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu, "Bugün Dünya Sıfır Atık Günü ve gerçekten Türkiye’nin başlatmış olduğu bu büyük hamle dünya tarafından takdir ediliyor. Birleşmiş Milletler tarafından da bugün Dünya Sıfır Atık Günü ilan edildi. Türkiye’nin bu konudaki gayreti; özellikle saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın eşleri hanımefendinin bu konudaki himayeleri, destekleri ve öncülüğü, Türkiye’de bu işin hem toplumsal karşılığının oluşması anlamında hem de her insanın kendi geleceğini inşa etmesi konusundaki bu gayretin en anlamlı hediyesi olduğunu düşünüyoruz. Sıfır atık konusunda Esenler Belediyesi olarak çok mesafe kat etmiş bir belediyeyiz. Bugüne kadar hiç aksatmadan uyguladık ve şu ana kadar Esenler’de yaklaşık olarak topladığımız 400 ton atığın yüzde 10’unu geri ayrıştırabilen Türkiye’de ender belediyelerden bir tanesiyiz. Biz geri dönüşümde önemli bir mesafe kat ettik. Esenler’de çöp iki şekilde toplanır. Bir tanesi normal, bildiğiniz rutin çöp toplama; diğeri ise haftada bir gün olmak üzere kaynağında ayrıştırılmış geri dönüşüm çöplerinin toplanmasıdır. Bu toplamayla beraber bizdeki her çöp, mutlaka ekonomiye, ev


ekonomisine kazandırılan yeni bir ürün demektir" dedi.



"Evden çıkarken çocuklara anneleri harçlık vermek yerine geri dönüştürülebilir atıkları veriyor"


Geri dönüşüm ürünlerini çocuklara defter olarak verdiklerini söyleyen Göksu, "Bir taraftan sosyal marketimizde yağ olarak veriyoruz, deterjan olarak ulaştırıyoruz. Bununla birlikte bir ileri aşamaya geçerek iki kategorili bir akıllı toplama sistemi kurduk ki Türkiye’de ilk başlayan belediyelerden bir tanesiyiz. Arkamda gördüğünüz akıllı çöp toplama merkezinde insanlar çöplerini getirerek buradan para puan alıyorlar ve bu puanlar kendi kartlarına yükleniyor. Bunu para olarak kullanabiliyorlar. Şu ana kadar yaklaşık 16 milyon Türk lirası ödeme yapmış durumdayız. Bu sistem 17 mahallemizde 30 ayrı noktada bulunmaktadır. Biz sadece evlerimizde değil, aynı zamanda diğer taraftan belli noktalarda ekmek kabinlerimizde de bu sistemi uyguluyoruz. Örneğin, aynı şekilde çöpü buraya bıraktıkları takdirde halk ekmek ürünlerinden ekmek alabiliyorlar. Bunu da bu şekilde organize edebiliyoruz. Bir başka uygulama ise okullarımızda ve kantinlerimizde kullandığımız "esmatik" kartlarımızdır. Evden çıkarken çocuklara anneleri harçlık vermek yerine geri dönüştürülebilir atıkları veriyor ve çocuklar bu atıkları esmatiğe atarak günlük kantin ihtiyaçlarını karşılayabiliyorlar" diye konuştu.



"Hedefimiz Esenler’de çöp maliyetini sıfıra düşürmektir"


Türkiye’nin geri dönüşüm konusunda öncülük ettiğini belirten Göksu, "Dünyanın geldiği şu noktaya baktığınızda artık her şeyin geri dönüşmesi gerektiğine toplumsal akıl olarak hep birlikte karar vermemiz gerektiğini düşünüyoruz. Türkiye bu konuda çok büyük bir öncülük yapıyor. Şu ana kadar bu geri dönüşüm çalışmaları sayesinde milyarlarca litre su kazanımı elde etmişiz, milyonlarca litre petrol tasarrufu sağlamışız ve milyonlarca ağacı kurtarmışız. İnsan, doğa üzerinde yaptığı tahribatın karşılığını mutlaka görmektedir; doğa kendisine yapılanı affetmez. Doğayı korumak bize bir emanettir, aslında çocuklarımızın bize emanetidir. Biz doğayı ne kadar koruyabilirsek, çevremizi ne kadar muhafaza edebilirsek insanlığın geleceğine o kadar katkı sağlamış oluruz. Hedefimiz Esenler’de çöp maliyetini sıfıra düşürmektir. Yani Esenler’de hedefimiz, üretilen hiçbir atığın aslında çöp olmadığını göstermek; her şeyin geri dönüştürülebileceğini ortaya koyarak bu atıkları yeniden kazanıma, yeniden üretime dahil etmek ve hanelerimize ekonomik katkı olarak geri döndürmektir. Diğer taraftan doğanın tahribini ne kadar azaltabilirsek, doğanın bize sunduğu imkanları ve nimetleri ne kadar tahrip etmeden kullanabilirsek, bunun bizim için en anlamlı kazanç olacağını düşünüyoruz. Bu doğrultuda çalışmalarımızı çok başarılı bir şekilde yürütüyoruz" ifadelerini kullandı.



"Atıkları toplayın, atmayın; doğamızı kirletmeyelim"


Geri dönüşüm noktasına atık getiren vatandaşlardan Aysel Altun, "Evimizde biriken, plastik, metal ve kağıtları getirerek puan topluyoruz. Bu atıkları doğaya atacağımıza getirip belediyemize veriyoruz. Böylece hem doğamızı koruyup, hem maddi ve manevi olarak kazanç sağlıyoruz. Bize kimliklerimize para puan yükleniyor, biz de markete gidip alışverişimizi gerçekleştiriyoruz. Komşularımıza da tavsiye ediyoruz. Atıkları toplayın, atmayın. Doğamızı kirletmeyelim. Yaşadığımız yeri temiz tutalım. Böyle bir destek verdikleri için belediyemizden Allah razı olsun" dedi.



"Evime alışveriş yaparak, eksiklerimizi tamamlıyorum"


İpek Aslaner ise "Bu geri dönüşüm programından çok memnunum. Az da olsa çok da olsa tüm atıklarımızı geri dönüşüm için getiriyorum. Belediyemizden Allah razı olsun. Ağırlığı tartarak, ne kadar ağırlık varsa ona göre ücreti hesabımıza aktarıyorlar. Ben de evime alışveriş yaparak, eksiklerimizi tamamlıyorum. En azından beni uzun bir süre idare ediyor. 11-12 senedir bu şekilde geri dönüşüme atık getiriyorum" diye konuştu.



Esenler’de sıfır atık projeleriyle milyonluk tasarruf

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Karşıyaka Stadyumu için protokol imzalandı İzmir’de Karşıyaka Stadyumu’nun yapımı için önemli bir adım atılırken, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile Gençlik ve Spor İzmir İl Müdürü Murat Eskici projenin hayata geçirilmesi amacıyla resmi protokole imza attı. Yıllardır yapılması beklenen Karşıyaka Stadyumu için Gençlik ve Spor Bakanlığı ile İzmir Büyükşehir Belediyesi arasında imzalanan protokolün ardından inşaatın başlamasının önünde hiçbir engel kalmadı. Yeşil-kırmızılı taraftarların Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım’ın adını verdiği stadyumun belediye tarafından inşa edilmesini kapsayan protokole, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ile Gençlik ve Spor İzmir İl Müdürü Murat Eskici imza attı. İzmir Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nde gerçekleştirilen imza törenine ayrıca eski Gençlik ve Spor Bakanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Muharrem Kasapoğlu ile İzmir Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanı Berkhan Alptekin de katıldı. Protokol kapsamında "Zübeyde Hanım Stadyumu" adını taşıyacak ve yaklaşık 15 bin kişi kapasiteli olacak tesis, tamamen İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin imkanlarıyla kente kazandırılacak. 30 yıllık stadyum hayaline kavuşmayı bekleyen Karşıyaka, protokolün imzalanmasının ardından paylaştığı teşekkür mesajında, "İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Gençlik ve Spor Bakanlığı arasında, stadımızın yapımını kapsayan protokol her iki tarafça imzalanmış olup, stadın yapımına yönelik herhangi bir engel kalmamıştır. Spor Bakanımız Osman Aşkın Bak, önceki dönem Spor Bakanımız Mehmet Muharrem Kasapoğlu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Cemil Tugay, İzmir Milletvekilimiz Eyyüp Kadir İnan ve İzmir Gençlik ve Spor İl Müdürümüz Murat Eskici’ye, stat sürecine verdikleri destek ve katkılar için teşekkür ederiz. Kulübümüz ve büyük taraftarımız için son derece önemli olan bu gelişmenin camiamıza hayırlı olmasını diliyor; yeni stadımızda, omuz omuza nice büyük zaferler ve unutulmaz anlar yaşamayı temenni ediyoruz" ifadelerine yer verdi.
Bursa BURFAŞ ’Sıfır Atık Belgesi’ almaya hak kazandı Bursa Büyükşehir Belediyesi iştiraki BURFAŞ, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından başlatılan ‘Sıfır Atık’ projesi kapsamında gerçekleştirdiği çalışmalar sonucunda Sıfır Atık Belgesi ile ödüllendirildi. Daha yaşanabilir bir kent ve sağlıklı bir gelecek için birçok projeyi hayata geçiren Bursa Büyükşehir Belediyesi, 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü’nde anlamlı bir başarı elde etti. Bursa Büyükşehir Belediyesi iştiraki BURFAŞ’a bağlı Merinospark Sosyal Tesisleri, sürdürülebilirlik ve çevre duyarlılığı alanında yapılan çalışmalar neticesinde ‘Sıfır Atık Belgesi’ aldı. Bursa Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından verilen belgeyle, tesiste kurulan Sıfır Atık Yönetim Sistemi’nin başarıyla uygulandığı tescillendi. Merinospark Sosyal Tesisinde atıkların kaynağında ayrıştırılması, gıda israfının azaltılması, atık yağ ve geri dönüşüm süreçlerinin etkin yönetimi, doğal kaynakların korunmasına yönelik uygulamalar sistematik bir şekilde hayata geçirildi. Sürdürülebilir mutfak anlayışı doğrultusunda; çevreye duyarlı, kaynakları verimli kullanan ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmayı hedefleyen çalışmalarına devam eden BURFAŞ, Uluslararası Sıfır Atık Günü vesilesiyle tüm paydaşlarını ve vatandaşları bu bilinçli dönüşümün bir parçası olmaya davet etti.
Antalya İş adamı kendi verdiği tüfekle vurulmuş Antalya’nın Kepez ilçesinde borç anlaşmazlığı yaşadığı iş adamı Hasan Doğan’ı av tüfeğiyle kasığından yaraladığı belirtilen tutuklu sanık İlyas Ç.’nin, "tasarlayarak öldürmeye teşebbüs" suçundan yargılanmasına başlandı. Duruşmada, İlyas Ç.’nin işverenini, daha önce mağdur tarafından verilmiş olduğu öne sürülen av tüfeğiyle vurduğu ortaya çıktı. Antalya’nın Kepez ilçesi Fabrikalar Mahallesi 3047 Sokak’ta 10 Ekim 2025 tarihinde saat 18.00 sıralarında meydana gelen olayda, iddiaya göre Hasan Doğan ile İlyas Ç. arasında bir süredir borç anlaşmazlığı nedeniyle husumet bulunuyordu. Otomobille Doğan’ın evinin bulunduğu sokağa gelen İlyas Ç., yanında getirdiği av tüfeğiyle bir el ateş etti. Kasığından vurulan Hasan Doğan yere yığılırken, ihbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralı Hasan Doğan, tedavisi için hastaneye sevk edilirken, olayın ardından bölgeden uzaklaşan İlyas Ç. emniyet güçlerince yakalandı. Şüpheli, işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı. Hazırlanan iddianamede, İlyas Ç. hakkında "tasarlayarak öldürmeye teşebbüs" suçundan dava açılırken, babası Sirat Ç. ile kardeşi Enes Ç. hakkında ise "azmettirme" suçundan yargılama talep edildi. "Dilenci gibi bin TL, iki bin TL ödeme yapıyorlardı" Olayın ilk duruşması Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya tutuklu sanık İlyas Ç., tutuksuz sanıklar Enes Ç. ve Sirat Ç., sanık yakınları, mağdur Hasan Doğan ile taraf avukatları katıldı. Duruşmada savunma yapan İlyas Ç., öldürmeye teşebbüs suçlamasını kabul etmediğini belirterek, kardeşi ve babasıyla inşaat sektöründe çalıştıklarını, müştekinin inşaatında da görev aldıklarını söyledi. Hasan Doğan’dan yaklaşık 400 bin liraya yakın alacakları olduğunu ileri süren İlyas Ç., ödemelerin parça parça yapıldığını ve uzun süre alacaklarının verilmediğini iddia etti. Sanık İlyas Ç., savunmasında, "Öldürmeye teşebbüsle alakam yoktur. Kardeşim ve babamla inşaat sektöründe çalışıyoruz, müştekinin inşaatında da çalıştık, paramızı vermedi, alacağımız vardı. Ben kiracıyım, kardeşim kiracı, zor durumdayız. 400 bin TL’ye yakın alacağımız vardı. Dilenci gibi bin TL, iki bin TL ödeme yapıyorlardı. Dört beş ay geçti, alacağımızı vermedi. Kendisiyle görüştüğümüzde, ‘Alacağınız varsa alabiliyorsanız alın’ dedi" diye konuştu. "Beline elini atınca silahı var sandım" Daha sonra çalıştığı başka bir firmadan hak edişini aldığını ve bu parayla araç satın aldığını söyleyen İlyas Ç., Diyarbakır’a gitmeden önce dedesinin elini öpmek için olay yerine gittiğini anlattı. Hasan Doğan ile dedesinin aynı yerde oturduğunu ifade eden sanık, olay günü Doğan’ı aracının yakınında görünce alacak meselesini sorduğunu, Doğan’ın beline elini götürmesi üzerine silahı olduğunu düşündüğünü savundu. İlyas Ç., "Olay günü aklıma önce kardeşim, sonra alacağım geldi. Dedemin yanından ayrıldıktan sonra aracının yakınında Hasan Doğan’ı gördüm. ‘Neden alacaklarımızı vermiyorsunuz’ dedim. Elini beline atınca silahı var sandım, bana zarar vereceğini düşünerek bir el ateş ettim. Yeni aldığım arabada av tüfeği vardı, onunla ateş ettim. Kendisine ‘Babamın selamı var’ demedim. Silahlı ateş etmemde ailemin haberi yoktur. Suçlamaları kabul etmiyorum, tahliyemi ve beraatimi istiyorum" diye konuştu. "Tüfek, Hasan Doğan’ın verdiği aracın bagajındaydı" Azmettirme suçlamasıyla yargılanan tutuksuz sanık Sirat Ç. ise olaydan haberlerinin olmadığını söyledi. Olay günü oğluyla birlikte inşaatta çalıştıklarını belirten Sirat Ç., polislerin kendisini arayarak olaydan haberdar ettiğini ifade etti. Sirat Ç., "Olay günü inşaatta oğlumla beraber çalışıyorduk, hiçbir şeyden haberimiz yoktu. Polis aradı, böyle bir olay oldu haberin var mı dedi. Haberimiz olmadığını söyledim. Daha sonra eve gittik, İlyas eve geldi. İlyas’a çok kızdım, hatta bir tokat attım. Olay öncesinde Selman ve İlyas inşaat alanında işçi olarak çalışıyordu, 400-500 bin TL alacakları vardı. Ayrıca daha önce Hasan Doğan’ın oğlunun karıştığı bir kavgada oğlum Selman Ç. ayağından vuruldu" dedi. Sanık baba, olayda kullanılan av tüfeğine ilişkin de, "Hasan Doğan, Selman vurulduktan sonra hastane işlerinde kullanılması için araç vermişti. İlyas’ın yaralamada kullandığı silah, bu aracın bagajındaki silahtır. Hasan Doğan, inşaata gidip gelirken ‘Ne olur ne olmaz, aracında bulunsun. Karşı taraf sorunlu, ne yapacağı belli olmaz. İnşaatın bulunduğu yer ormanlık alan, yaban domuzu çıkabilir’ diyerek av tüfeğini almamızı istedi. Ben de tüfeği alıp depoya koyarım diye düşünmüştüm. Sonradan öğrendiğime göre İlyas bu tüfeği alıp bizden habersiz aracının bagajına koymuş" ifadelerini kullandı. "Olaydan haberimiz olsaydı izin vermezdik" Tutuksuz yargılanan bir diğer sanık Enes Ç. de Hasan Doğan’dan yaklaşık 400 bin lira alacakları olduğunu, bu paranın yalnızca küçük bir kısmının ödendiğini ileri sürdü. Olay günü babasıyla birlikte çalıştığını anlatan Enes Ç., ağabeyinin böyle bir eylem gerçekleştireceğinden haberlerinin olmadığını savundu. Enes Ç., "Hasan Doğan’dan 400 bin TL alacağımız vardı, parça parça veriyordu. Olay günü babamla çalışıyorduk. Polis görüntülü aradı, Hasan Doğan’ın vurulduğunu, nerede olduğumuzu sordu. İnşaat alanındaydık, daha sonra eve gittik. Abimle babam tartıştı. Olay öncesinde ben ve Selman abim Çakırlar’daki villasında çalıştık, bu nedenle kendisinden 400 bin TL alacağımız vardı, bu miktarın yaklaşık 50 bin TL’sini parça parça ödedi. Beraber çalışırken abim Selman, Hasan Doğan’ın oğlu Fatih D.’nin karıştığı kavgada ayağından vuruldu, sakat kaldı. Olay günü abimizin yapacağından haberimiz yoktu, olsaydı izin vermezdik" dedi. "Baş göz sadakası niyetine üç hayvan kestirip, evimize getirdi" Tanık olarak dinlenen Selman Ç. de Hasan Doğan’ın inşaat işlerinde kardeşi Enes ile birlikte çalıştıklarını, sigortalarının yapılmadığını ve bu nedenle şikayette bulunduklarını söyledi. Yaklaşık 450 bin lira civarında alacakları bulunduğunu öne süren Selman Ç., oğul Fatih D.nin karıştığı kavga sonrası yaralanıp sakat kaldığını ifade etti. Selman Ç., "Hasan Doğan’ın inşaat işlerinde kardeşim Enes ile birlikte çalışıyorduk, İlyas arada gidip geliyordu. Sigortamızı yaptırmadılar, sigortamızın yapılmadığına dair şikayette bulunduk. 450 bin civarında alacağımız vardı, istedik, hiç ödeme yapmadı, alacağımız konusunda aracı koyduk. Hasan Doğan’ın oğlu Fatih’in karıştığı kavgadan sonra yaralanarak sakat kaldım. Bunun üzerine baş göz sadakası niyetine üç küçükbaş hayvanı kesip evimize getirdi. Abim İlyas Ç.’nin psikolojik sorunları vardı, Hasan Doğan’a karşı bir eylem gerçekleştireceğine dair bilgimiz yoktu" dedi. Güvenlik kamerası görüntüleri mahkemede izletildi Duruşma salonunda güvenlik kamerası görüntüleri de izletildi. Görüntülerde sanık İlyas Ç.’nin, Hasan Doğan’ın aracına doğru yaklaşarak ateş ettiği, ardından aracın plakasını çıkardığı ve olay yerinden otomobille uzaklaştığı görüldü. Görüntülerin ardından yeniden savunma yapan İlyas Ç., pişman olduğunu belirterek, "Tanıklar doğru söylüyor, böyle bir olaya karıştığım için pişmanım. Böyle bir olayı hedeflesem maske takarım, akşamı beklerim. Keşke olmasaydı. Hasan amca pişmanım, özür dilerim" dedi. "İki daire ve milyonlar istediler" Olayda kasığından vurularak yaralanan ve duruşmaya katılan Hasan Doğan ise yapılan işin kısa süreli olduğunu, sanık tarafın iddia ettiği büyüklükte bir alacak bulunmadığını öne sürdü. Oğlunun daha önce karıştığı kavgaya ilişkin hastane masraflarını karşıladıklarını belirten Doğan, buna rağmen daha sonra kendisinden yüksek miktarda para talep edildiğini savundu. Hasan Doğan, "Yaptıkları iş 10 günlük iş, fazlasıyla paralarını aldılar. Oğlumun daha önce karıştığı kavga bir anda oluşan bir kavga, bu vaka yaşandı. Selman bunun üzerine ameliyat oldu, ikinci ameliyatına kadar hastane masraflarını karşıladık. Fakat ikinci ameliyattan önce Selman farklı taleplerde bulundu, her türlü yardımı yaptık. Oğlum hastaneye giderek Selman’a 50 bin TL, Enes’e 20 bin TL verdi, kurbanlıkları kesildi" dedi. Hasan Doğan, 28 Haziran 2025 tarihinde Sirat Ç. ile üç kişinin iş yerine geldiğini ileri sürerek, "İki daire ve 2-2,5 milyon para istediler. Olaydan bir ay sonra parayı istediler. Verecek durumum yok dedim. Kan parası adı altında para istediler, yok deyince ‘O zaman bir daha görüşmeyelim’ dediler. Bir daha hastaneye gitmedim" ifadelerini kullandı. "Önce acıyı ve sıcaklığı hissettim" Olay anını da anlatan Hasan Doğan, evinin yanındaki inşaattan bir müşterisine daire gösterdiğini, aracına döndüğü sırada vurulduğunu söyledi. Sanığı olay öncesinde görmediğini belirten Doğan, kendisine yönelik sözler duyduğunu da iddia etti. Hasan Doğan, "Olay günü bir müşterime evimin yanındaki inşaattan daire bakıp aracıma doğru dönerken önce acıyı ve sıcaklığı hissettim. Sıcaklığı hissetmeden önce İlyas’ı görmedim. ‘Hasan Doğan bu sana ders olsun’ dedi, ancak ‘Babamın selamı var’ dediğinden emin değilim. Şikayetçiyim, İlyas Ç.’yi hiç görmedim, kendisiyle aramızda husumet yoktur" dedi. Mağdur Hasan Doğan ayrıca, söz konusu işin söylendiği gibi uzun süreli bir iş ya da yüksek bedelli bir proje olmadığını savunarak, "Oğlum Fatih, alçı boya işlerini Selman ve Enes’e yaptırdı. Bir kişi yapsa 1 hafta sürecek bir işti. 400-500 bin TL alacak birikecek bir iş yoktu" diye konuştu. Mahkeme heyeti, tutuklu sanık İlyas Ç.’nin tutukluluk halinin devamına karar verdi. Heyet, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.