ASAYİŞ - 18 Ocak 2025 Cumartesi 12:38

Esenyurt’ta eğlence mekanında alkol alan adam hayatını kaybetti

A
A
A

İstanbul Esenyurt’ta 33 yaşındaki adam iddiaya göre, bir mekanda arkadaşlarıyla beraber içtiği alkol sonrasında görme yetisini kaybederek kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. İşletme belediye tarafından mühürlenirken hayatını kaybeden adamın gözü yaşlı annesi konuyla ilgili şikayetçi olurken davanın sonuna kadar takipçisi olacağını ifade etti.

Olay, geçtiğimiz hafta Esenyurt ilçesi Koza Mahallesi’nde yaşandı. Edinilen bilgilere göre, Hasan Can (33) iki arkadaşıyla birlikte bir mekanda alkollü içki tükettikten sonra eve geldi. Ardından evde fenalaşan Hasan Can’ı işten gelen annesi uyandırdı. Annesi Özgül Can’a gözlerinin görmediğini söyleyen Can’ın abisi de bir süre sonra eve geldi. İhbar üzerine eve gelen 112 ekipleri alkol zehirlenmesinden şüphelenerek genç adamı Esenyurt Devlet Hastanesine kaldırdı. Burada ilk müdahalesi yapılan Hasan Can daha sonra Başakşehir Çam ve Sakura şehir hastanesine sevk edildi. Sevk edildiği hastanede durumu ağır olan Hasan Can hayatını kaybetti.

Arkadaşı da fenalaştı

Hasan Can’ın hayatını kaybetmesinden sonra olayı derinlemesine inceleyen Can ailesi, Hasan Can’ın arkadaşı M.C’nin de aynı mekanda aynı gece alkol aldıktan sonra fenalaştığını öğrendi. Durum aile tarafından Esenyurt Polis Merkezine bildirildi. Alkolün içildiği mekanla ilgili şikayette bulundu. Hasan Can ve arkadaşlarının mekanda bir şişe içki içtikten sonra mekan tarafından 2 bardakta nereden doldurulduğu bilinmeyen bir alkolün ikram olarak verildiği bilgisine ulaşıldı.

İşletme mühürlendi

Yapılan ihbar üzerine Belediye Ekipleri tarafından işletme mühürlenirken işletme sahibi dahil 5 kişinin gözaltına alınarak ifadesi alındığı öğrenildi. Ayrıca işletmedeki alkollerden numuneler alındı. Öte yandan hayatını kaybeden Hasan Can’ın kesin ölüm nedeni yapılan otopsinin ardından ortaya çıkacağı öğrenildi.

Esenyurt’ta eğlence mekanında alkol alan adam hayatını kaybetti

“Anne seni kara görüyorum”

Oğlunu kaldırmak için yanına gittiğini, bu esnada oğlunun kendisine ‘Anne gözüm görmüyor’ dediğini söyleyen gözü yaşlı anne Özgül Can, “Anne, ‘Şu anda seni gözüm görmüyor. Seni kara görüyorum’ dedi. Ben de çok uyuyorsun ondandır kalk elini yüzünü yıka dedim. Ben önden çıktım o da arkamdan gelip koltuğun üzerine oturdu. Oturduğunda nefes nefese kalmıştı. Göğsü inip kalkıyordu. ‘Hasan sen ne yapıyorsun’ dedim. Ne oldu böyle dedim. Bana ‘ Anne bir ağabeyimi ara’ dedi. Telefonu çevirdim, ‘Recep gel Hasan seni çağırıyor’ dedim ve telefonu Hasan’a verdim. Hasan’da abisine, ‘buraya gelir misin abi beni doktora götür’ dedi. Abisi geldi Hasan’ın nabzına bakıp kolunu ovaladı. Bir kolunu da ben ovaladım. Abisi bir yandan da 112’yi aradı. Ben bir yandan Hasan’ın sırtını ovaladım o esnada Hasan çok terledi ben de terini sildim. Bir yandan da ağlıyordum. ‘Hasan kurban olayım ne oldu sana’ dedim. O anda 112 ekipleri geldi” dedi.

“Benim canım yandı ama başkalarının canı yanmasın”

Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırılan çocuğunu bir daha göremediğini söyleyen Anne Özgül Can, “112 ekipleri kanına, şekerine, tansiyonuna ve nabzına baktılar. Erkek bir hemşire, ‘ Şu an senin her şeyin normal’ dedi. Bende, ‘O zaman bu çocuğun neden göğsü inip kalkıyor? Neden bu kadar terliyor?’ dedim. Sonra kadın bir hemşire geri döndü ve ‘ Tütün içtin mi?’ dedi. Hasan ona cevap vermedi. Alkol var mı diye sorunca kadın hemşire, ‘Tamam’ dedi. Biz şimdi gideceğiz ama tekrar çağırmak zorunda kalabilirsiniz dediler ve çocuğumu alıp götürdüler. O gidişten sonra bir daha çocuğumu göremedim. Mekanda alkol aldıklarını hastaneye gittikten sonra öğrendim. Mekan sahibinden de davacıyım. Onun arkadaşı İzzet’ten de bana her şeyi anlatmazsa davacıyım. Bir insan hayatı bu kadar mı ucuz? Bir çocuk bu kadar büyütülüp bu kadar çabuk mu tüketilir? Ben böyle olsun istemiyorum. Bunun üzerine gidip takip etsinler. Benim canım yandı ama başkalarının canı yanmasın” diye konuştu.

“Buradan bütün gençler öğrensin kana karıştıktan sonra geri dönüşü yok”

Hasan Can’ın o akşam gittiği mekanda içtiği alkolden zehirlendiğini ifade eden ikiz kardeşi Hüseyin Can, “Arkadaşlarıyla beraber Koza Mahallesi’nde gittiği ve orada içtiği alkolden dolayı zehirlenmiş. Metil alkol, metanolün toksik etkisi buradan bütün gençler öğrensin kana karıştıktan sonra geri dönüşü çok zor. Beyindeki, vücuttaki tüm sinirleri öldürüyor. Benim kardeşim içtiği alkol sonucunda zehirleniyor. Hastane raporlarında da mevcut o mekanda alkol aldıktan sonra başka iç bir mekanda alkol içmemiş. O mekandan sonra başka bir yerde alkol almış olsaydı normal bir alkol olacaktı zaten ve hayatını kurtaracaktı. Bildiğimiz kadarıyla Sinan adında bir şahsa para ödemesini IBAN’ına yapmışlar ama mekanla ilgili başka bir bilgimiz yok. Mekanın belediye tarafından kapatıldığını öğrendik. Savcılık bütün delilleri toplamış. Mekandaki tüm şişelerin fotoğrafları çekilmiş” şeklinde konuştu.

Murat Delice - Ozan Erturan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Yaşar Üniversitesi’ne EBSO’dan anlamlı ödül Yaşar Üniversitesi’nin üniversite-sanayi iş birliğine katkı sağlayan çalışmaları sanayiciler tarafından ödüllendirildi. Üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi, bölgesel AR-GE kapasitesinin geliştirilmesi ve iyi uygulama örneklerinin görünür kılınarak ekosistemin teşvik edilmesi amacıyla, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen "Üniversite-Sanayi İş Birliği Projeleri Ödülleri" sahiplerini buldu. Yaşar Üniversitesi, yenilikçi fikirlerle üniversite-sanayi iş birliğinin katma değere dönüşümüne olan desteklerinden dolayı "Üstün Hizmet Onur Ödülü"ne layık görüldü. Yaşar Üniversitesi ve May Agro Tohumculuk tarafından ortak olarak yürütülen "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" Üniversite- Sanayi İş Birliği kategorisinde ödül aldı. Ayrıca üniversite-sanayi iş birliğinin gelişerek güçlenmesine katkı sağladığı ve değer yarattığı için Yaşar Holding’e "Üstün Hizmet Ödülü" verildi. Teknoloji üssü EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar İzmir’in sanayisi ve üniversiteleri ile bir teknoloji üssü olabileceğini belirterek, "Üniversite-sanayi iş birliğinin tohumlarını 1986 yılında Ege Üniversitesi ile attık. Rotamız belli. Hedefimiz destekleyecek eğitim ve sonuç odaklı çalışma ile bu iş birliğini Türk sanayisini geliştirecek bir noktaya taşıdık. Birçok üniversite ile çalışmalar yürütüyoruz. Üniversitelerde bilgi var, sanayicide girişim var. Sanayiciler olarak üniversitelerdeki bu bilgiyi almaya hazırız. İzmir’de üniversiteler ve teknoloji merkezleri ile bu kentin bir teknoloji üssü haline gelmesi için hiçbir engel yok" dedi. "İş birliği genlerimizde var" Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, üniversitenin genlerinde sanayi ile iş birliği olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Kurucu vakfımızın arkasında birçok değerli sanayi kuruluşunu barındıran Yaşar Holding var. Üniversitemiz kurulurken bu iş birliği genlerinde vardı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın İzmir’de üniversite-sanayi iş birliği için görevlendirdiği akademisyenlerden biriyim. Bu amaçla hem organize sanayi bölgelerinde hem de kendi topluluğumuz içinde Ege Bölgesi’nin sanayi kuruluşları ile ortak çalışmalar yürütüyoruz. Çok güzel projelere imza atıldı. Ege Bölgesi Sanayi Odası’na çalışmalarımıza değer vererek ödüllendirdiği için teşekkür ederiz." "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" ile ‘Üniversite-Sanayi İş Birliği’ kategorisinde ödül alan May Agro Tohumculuk’un Ar-ge Müdürü Dr. İlker Özmen de, "Yaşar Üniversitesi ile drone ile verim tahminine dayalı bir proje geliştirdik. Pamuğun daha hasat edilmeden verimini tespit etmeyi amaçladık. Başarılı da olduk. Bu daha başlangıç pamuk hastalıkları gibi stres faktörleri ile ilgili çalışmalarımız devam edecek. Projemizin ödüle layık görülmesi bize motivasyon oldu" dedi. Yaşar Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Komesli ve May-Agro Tohumculuk San. ve Tic. A.Ş. Ar-Ge Mühendisi Dr. Aslı Keçeli ile yapay zeka destekli yazılımı geliştiren Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, yazılım sayesinde pamukta verimlilik artarken, üretim maliyeti ve risklerin azaldığını söyledi. Prof. Dr. Ünlütürk, "Çalışma, İHA ve yapay zeka teknolojilerinin tarımsal üretimde nasıl kullanılabileceğini ve bu teknolojilerin pamuk verimi tahmininde geleneksel yöntemlere göre sağladığı avantajları ortaya koyuyor. Bu yenilikçi yaklaşım, ile daha hasat etmeden verim tahmini yapılabiliyor" dedi. Yaşar Holding’e büyük onur Üstün Hizmet Ödülü’nü, Yaşar Holding adına alan Pınar Et ve Çamlı Yem Başkan Yardımcısı Tunç Tuncer, Yaşar Topluluğu olarak çalışmalarında her zaman bilimi öncelik olarak gördüklerini belirterek, "Yaşar Holding sanayinin öncü kuruluşlarının bir araya gelmesinden oluşuyor. Kuruluş felsefesinde bilim var. Mottosu "Bilim, Birlik, Başarı". Bilim ile sanayi birleşince başarı doğal bir sonuç. Şirketlerimiz ve Yaşar Üniversitesi de bu temel felsefe ile Kurucumuz ve Onursal Başkanımız Selçuk Yaşar’ın vizyonuyla hayata geçti. Bugün aldığımız ödüller bu yaklaşımın değerli bir göstergesi." diye konuştu.
Sakarya 46 yıl sonra ortaya çıktı: Gölet çöktü, su yer altından başka noktadan çıktı Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde yaklaşık 46 yıl önce kapatıldığı öğrenilen bir mağara, meydana gelen çökme sonrası yeniden ortaya çıktı. Gölet suyunun aniden boşalması ve farklı bir noktadan yeniden yüzeye çıkması mahallede tedirginliğe sebep oldu. Güven Mahallesi Dınbazlar Sokak’ta bulunan doğal oluşum gölette meydana gelen olayda, mağaradan gelen suyun içme suyunu karıştığı gerekçesiyle yaklaşık 46 yıl önce Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatılan mağaranın ağzında çökme meydana geldi. Çökmenin ardından göletteki su kısa sürede boşalırken, suyun yer altından ilerleyerek yaklaşık 1 kilometre uzaklıktaki Güven Mahallesi’nde bulunan bir su dere yatağından çıktığı gözlendi. Mahalle sakinleri, mağaranın köyün altından uzanan geniş bir yer altı hattına sahip olduğunu ve yıllar önce suyun içme kaynaklarına karışması sebebiyle Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatıldığını ifade etti. Yaşanan çökme ile birlikte yer altındaki su hareketliliğinin yeniden ortaya çıkması, bölgede benzer çökmelerin yaşanabileceği endişesini de beraberinde getirdi. Olay sonrası Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekipleri bölgede geniş çaplı inceleme başlattı. Ekipler, hem gölet çevresinde hem de mahallede farklı noktalarda kontroller gerçekleştirerek suyun akış yönü, zemin yapısı ve muhtemel risklere ilişkin teknik değerlendirmelerde çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca göletin büyük bir bölümünden suyun çekilmesiyle birlikte acı bir tablo da ortaya çıktı. Suyun çekilmesiyle birlikte gölette yaşayan çok sayıda balık akıntıyla yer altına sürüklenirken, bazı balıklar ise çekilen suyun ardından çamurda mahsur kaldı. Çökmeyle yok olan gölet ve çökme alanı dron ile görüntülendi.