GENEL - 11 Ocak 2020 Cumartesi 14:43

Eski Vali ve Emniyet Genel Müdürü Refet Küçüktiryaki son yolculuğuna uğurlandı

A
A
A
Eski Vali ve Emniyet Genel Müdürü Refet Küçüktiryaki son yolculuğuna uğurlandı

Eski Vali ve Emniyet Genel Müdürü Refet Küçüktiryaki, Maltepe’de düzenlenen cenazeyle son yolculuğuna uğurlandı.

Eski Vali ve Emniyet Genel Müdürü Refet Küçüktiryaki, Maltepe’de düzenlenen cenazeyle son yolculuğuna uğurlandı. Küçüktiryaki, 2012 yılında TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu tarafından dinlenmişti.


Eski Vali ve Emniyet Müdürü Refet Küçüktiryaki, bugün Maltepe Merkez Camisi’nde düzenlenen cenaze töreni ile son yolculuğuna uğurlandı. Küçüktiryaki’nin cenazesine eşi Sevim Küçüktiryaki, oğulları Alparslan Küçüktiryaki, Fatih Küçüktiryaki ve eski İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu ile çok sayıda kişi katıldı. Küçüktiryaki’nin cenaze namazı öğle namazını müteakiben kılındı. Namazın ardından cenazede Küçüktiryaki için polis töreni düzenlendi. Törenin ardından cenaze Başıbüyük Mezarlığı’na defnedilmek üzere cenaze aracına koyuldu.


Eski Vali ve Emniyet Genel Müdürü Refet Küçüktiryaki, 12 Eylül Darbesi ile ilgili olarak 2012 yılında TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu tarafından dinlenmişti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep İğne yapılarak öldüğü iddia edilen Baysal davasında adli tıp raporu bekleniyor Gaziantep’te 3 yıl önce geçirdiği trafik kazasının ardından tedavi gördüğü Özel Bossan Hastanesi’nde hayatını kaybeden Abdurrezzak Baysal’ın ölümüne ilişkin hastane çalışanlarının yargılandığı davanın 7’nci duruşması görüldü. Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan duruşmaya, maktulün ailesi, maktul avukatları ve sanıkların avukatı katıldı. Maktulün ailesi, suçluların en ağır cezayı almasını talep etti. Heyet duruşmayı erteledi Mahkeme heyeti, olayda yapılan iğnenin tıbben gerekli bir işlem olup olmadığının ve uygulanmaması gerekip gerekmediğinin İstanbul Adli Tıp Kurumu’na sorulmasına karar verdi. Heyet ayrıca, bu olayda hangi tıbbi işlemlerin yapılması gerektiği ile hastanenin doğru ve uygun müdahalede bulunup bulunmadığının da Adli Tıp tarafından değerlendirilmesini istedi. Söz konusu soruların yanıtlanması için dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesine hükmeden mahkeme, davayı ileri bir tarihe erteledi. Olayın geçmişi Olay, Gaziantep’te bulunan Özel Bossan Hastanesi’nde yaşandı. İddiaya göre, 3 yıl önce trafik kazası nedeniyle hastaneye kaldırılan Abdurrezzak Baysal, bilinci açık şekilde tedavi altına alındı. Sadece dizinden yaralanan ve ayağına platin takılan Baysal’ın genel sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi. Yoğun bakım ünitesinde takip edilen hasta, yakınları tarafından düzenli olarak ziyaret ediliyordu. Ancak hasta, bir hemşire ile yaşadığı tartışmanın ardından kas gevşetici olduğu öne sürülen başka bir hastaya ait bir ilacın enjekte edilmesi sonucu hayatını kaybetti. Önceki duruşmalarda dinlenen tanıklar, Baysal’ın şırınga yapıldıktan sonra hayatını kaybettiğini iddia etmişti.
Denizli Aniden hareket eden otomobil yaya ve araçların arasına daldı Denizli’de kontrolden çıkan otomobilin çarptığı bir kadın yaya yaralandı, 3 araçta maddi hasar oluştu. Kaza anı güvenlik kamerasına saniye saniye yansırken, yaralı kadın hastaneye kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Kaza, Pamukkale ilçesi Kınıklı Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre; aracını çalıştırmak için otomobiline binen sürücü, aracı hareket ettirdiği sırada direksiyon hakimiyetini kaybetti. Kontrolden çıkan araç, önünde bulunan iki yayadan birini kıl payı geçerken diğer yayaya çarptı. Çarpmanın etkisiyle savrulan araç, tali yoldan ana yola çıkış yaptığı esnada ana yolda seyir halinde olan başka bir otomobile çarptı. Çarpışmanın şiddetiyle savrulan otomobil ise yol kenarında park halinde bulunan bir araca çarparak durabildi. Kazada bir kadın yaya yaralanırken, araçlarda maddi hasar meydana geldi. Olayı gören çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri tarafından olay yerinde ilk müdahalesi yapılan yaralı kadın, ambulansla en yakın hastaneye kaldırıldı. Olay anı ise çevredeki bir işletmenin güvenlik kamerasına anbean yansıdı. Güvenlik kamerasında; araç bir anda hareket ettiği, karşıdan karşıya geçen iki şahsın birisini kıl payı geçerken diğer şahsı çarptığı ve ardından anayoldaki araca çarptığı görüldü. "Aracın gazı kitlenmiş bir anda çalışınca böyle durum meydana geldi" Çevredeki kazayı gören bir esnaf ise; "Araç gazı kitlenmiş. Bir anda çalışınca araç fırladı. İlk önce kadını sonrada yoldan geçen araca çarptı. Kadın yaralandı, hastaneye kaldırıldı" dedi. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Aydın Ramazan ayının sembol ürünü hurma tezgahlardaki yerini aldı Ramazan’a sayılı günler kala, Aydın’da hazırlıklar tamamlandı. Merkezi Aydın’da bulunan ve ülke genelinde 127 şubesi bulunan Tuğba Kuruyemiş iftar sofralarının vazgeçilmezleri arasında yer alan hurma ve incir ile birlikte kuruyemiş çeşitlerinde kampanya başlattı. Türkiye’de en fazla hurmanın ramazan ayında tüketildiğini ve Tuğba Kuruyemiş olarak iftar ve sahur sofraları için tonlarca incir ve hurma hazırlayıp ülke genelindeki şubelere sevklerin başladığını belirten Ahmet Tonkul, özellikle iftar sofralarında hurmayla oruç açma geleneğinin talebi artırdığını belirtti. Hurmanın yanında Aydın’ın milli ürünü ve kutsal kitaplarda adından söz edilen incir de hazırladıklarını kaydeden Tonkul, "Hurma ve incir hem lif açısından zengin hem de uzun süre tokluk hissi sağlayan meyveler. Gün boyu süren orucun ardından vücudun ihtiyaç duyduğu enerjiyi doğal yollardan karşılamaya yardımcı oluyor. Bu nedenle ramazan ayında talep ciddi oranda artıyor" dedi. Ramazan ayına özel stantlar oluşturduklarını kaydeden Tonkul, her bütçeye uygun paket seçenekleri hazırladıklarını belirterek, "Vatandaşlarımız hem mağazalarımızdan hem de internet sitemiz üzerinden güvenle alışveriş yapabiliyor. Ramazan kampanyamız, bugün itibariyle başladı. Ramazan Bayramı’na kadar devam edecek. Vatandaşlarımız isterse sevdiklerine internet sitemiz üzerinden ramazan ayına özel hediyeler de gönderebilecek" diye konuştu.
Ankara TVHB Başkanı Eroğlu: "(Aydın’da veteriner olmayan birinin hayvana sezaryen yapmaya çalışması) Hayvancılığımızın geleceği açısından önemli bir risk" Türk Veteriner Hekimler Birliği (TVHB) Başkanı Ali Eroğlu, Aydın’da veteriner olmayan bir vatandaşın hayvana sezaryen yapmaya çalışması olayına ilişkin, "Bu hayvancılığımızın geleceği açısından da sürdürülebilirliği açısından da bir önemli bir risk, bir tehdit unsuru taşıyor. Bizim arzumuz, talebimiz herkes kendi mesleğini yapsın" dedi. TVHB Başkanı Eroğlu, Aydın’da veteriner olmayan birinin hayvana sezaryen yapmaya çalışmasıyle ilgili yaptığı açıklamada, mevzuata göre hayvan hastalıklarına müdahalenin yalnızca veteriner hekimler tarafından yapıldığını hatırlatarak, "Bu konu ötelenemez, görmezden gelinemez, asılsız mazeretlere de sığınılacak bir konu değil. Bir ekmek bıçağıyla hayvanın karnını daha sonra rahmini kesmek suretiyle yavruyu kurtarmak gibi bir müdahale asla kabul edilemez" dedi. Veteriner hekimlerin icrasının kanunla ifade edildiğini dile getiren Eroğlu, "Kanunun birinci maddesi veteriner hekim kimdir onu tanımlıyor. Yine 6343 sayılı kanunun 11’inci maddesi aynen şöyle; ‘Veteriner hekim bulunan şehir kasaba ve köylerde veteriner hekim olmayan her türlü hayvan hastalıklarını bahane ve tedavi etmeleri, hayvanlar üzerinde ameliyat yapmaları yasaktır’. Yine kanunun 68’inci maddesi bu kanunun 11’inci maddesinde yazılı vasıflara aiz olmayıp da veteriner hekimlik yapan ve hayvan hastalıklarını tedavi yolda bulunanlar 6 aydan 2 yıla kadar hapis ve adli para cezasıyla cezalandırılır" açıklamasında bulundu. "Herkes hangi eğitim almışsa onun mesleğini yapıyor" Ülkenin çeşitli yerlerinde benzer olayların yaşandığını söyleyen Eroğlu, "Veteriner hekim olmayan insanlar hayvan hastalıklarını, hayvan tedavisine işte böyle doğum gibi durumlara müdahale ediyorlar. Bunu kesinlikle kabul etmemiz mümkün değil. Herkes hangi eğitim almışsa onun mesleğini yapıyor. Dolayısıyla da bunların muhatabı veteriner hekimlerdir" diye konuştu. "Bu olayların bir kez daha ülkemizde yaşanmaması için hangi yaptırımlar gerekiyorsa bunların ivedilikle yapılması lazım" Bu tür olayların yaşanmaması için gerekli önlemlerin alınması gerektiğine dikkati çeken Eroğlu, sözlerine şöyle devam etti: "Bu olayların bir kez daha ülkemizde yaşanmaması için yetkili merciler olayın araştırılması, soruşturulması ve idari, adli hangi yaptırımlar gerekiyorsa bunların ivedilikle yapılması lazım. Bu konuyla ilgili bakanlık kurum ve kuruluşlarla da bir kez daha bu olay üzerine gerekli görüşmeyi yapıp müracaatlarımızı bir kez daha yenileyeceğiz ve bu görüntülerden ülkemizin kurtulması lazım. Bu olaylar ya da müdahaleler hem bizim mesleğimizin saygınlığını, hayvan insan sağlığını, hayvan haklarını, hayvan refahını kesinlikle tehdit eden hususlar. O açıdan önemsiyoruz ve bir kez daha tüm yetkilileri göreve çağırıyoruz." "Hayvancılığımızın geleceği açısından da sürdürülebilirliği açısından da önemli bir risk" Buzağının yaşadığı bilgisini paylaşan Eroğlu, "Aydın Veteriner Hekimler Odası Başkanımızdan aldığımız bilgiye göre buzağının yaşadığını ifade ettiler. Hadise öğle saatlerinde oluyor. Bahsedilen ilçede, birçok serbest veteriner hekim arkadaşımız var. Kaldı ki gece hangi saat olursa olsun veteriner hekimler her zaman göreve hazır. Zaten veteriner hekimlik mesleğinin riskli, meşakkatli bir meslek olduğunu ifade ederken gecesi, gündüzü, cumartesi, pazar yoktur. Bir doğum vakası hem yavrunun hayatı hem annenin hayatı. Bu hadisede anne hayatını kaybetti, yavru yaşıyor. Bu hayvancılığımızın geleceği açısından da sürdürülebilirliği açısından da bir önemli bir risk, bir tehdit unsuru taşıyor. Bizim arzumuz, talebimiz herkes kendi mesleğini yapsın" dedi.
Kastamonu Müze gibi köy: Her duvarlarda tarihi tapınağın taşları var Kastamonu’nun Daday ilçesinde Paflagonya Rotası üzerinde yer alan köydeki çok sayıda evin duvarını, bin 750 yıl önce inşa edilen tapınağın taşları süslüyor. Kastamonu’nun Daday ilçes Aktaştekke köyü Meyre Mahallesi sınırlarında bulunan Roma dönemine ait tapınağın kalıntıları dikkat çekiyor. Kastamonu Müze Müdürlüğü bahçesinde sergilenen kitabeye göre, köydeki tapınağın Roma’nın en önemli imparatorlarından biri olan Caracalla zamanında, Rahip Gaios tarafından temeli atıldığı ve Gais’un oğlu Aleksandros (İskender) tarafından 279 tarihinde tamamlandığı belirtiliyor. Yaklaşık bin 750 yıllık bir tarihe sahip olan tapınaktan günümüze kadar ayakta kalan taşlarının büyük kısmı köylerdeki evlerin duvarlarını süslüyor. Köydeki birçok evin duvarında ve temelinde tapınağa ait işlemeli taşlar görülüyor. Kabartmalı taşlar köyü ziyaret edenlerin dikkatini çekiyor. "Tarih M.S. 279 yılını gösterdiğinde bu muazzam yapı bitirilmiştir" Kastamonu Üniversitesi Araç Rafet Vergili Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal, "Zonguldak’tan Sinop’a uzanan Paflagonya Rotası Projemizle bu toprakların sadece doğasını değil, saklı kalmış tarihini de gün yüzüne çıkarıyoruz. Bulunduğumuz alan, bölgenin en gizemli arkeolojik hazinelerinden biri olan Meyre Mabedidir. Bu yapı, sıradan bir kalıntı değildir. Temelleri, Roma İmparatoru Caracalla döneminde atılmıştır. Kitabelerden öğrendiğimiz kadarıyla yapımına Rahip Gaios başlamış, ancak tamamlamak oğlu Markos Aurellios Alexandros’a nasip olmuştur. Tarih Milattan Sonra 279 yılını gösterdiğinde bu muazzam yapı bitirilmiştir. Burada asıl dikkat çekici olan isim ise Airmios’tur. Airmios ve ailesi, Bitinya ve Pontus eyaletlerinde söz sahibi olacak kadar güçlü, hatta Karadeniz’in ticaret merkezi Amasra’nın yönetimini üstlenecek kadar nüfuzlu bir hanedandır. Bu mabet, Daday ile Amasra arasındaki o kadim siyasi bağın en somut kanıtıdır" dedi. "Zeus’un sadece klasik bir tasviri değil" Yapının, Zeus Bonitenos Tapınağı olarak tarihte yer aldğını söyleyen Haberal, "Bonitenos’ sıfatı çok önemlidir. Çünkü, bu Zeus’un sadece klasik bir tasviri değil, yerel inançlarla harmanlanmış bir halidir. Mimari parçalarda sıkça gördüğümüz boğa başlı rozetler, yerel gücü ve bereketi simgeler" diye konuştu. "Taşlar, ahırlarda, evlerin duvarlarında, çeşmelerde kullanılmış" Bölgenin 2007 yılında sit alanı olarak ilan edildiğini ifade eden Haberal, "Kazı çalışmaları başlatılmış, ancak o günden sonra buraya da dokunulmamıştır. Biz, turizmciler olarak burayı Paflagonya Rotası olarak kabul ediyoruz. Zaten Antik Çağ’da da Paflagonya Rotası olarak geçmektedir. Zonguldak’tan başlayıp Sinop’a kadar giden güzergahta rotalama çalışmaları yapıyoruz. Meyre kalıntılarını görünce burayı kültür ve tarih rotamıza ekledik. Ne yazık ki buradaki tarihin adeta yok oluşuna tanık olmaktayız. Buradaki taşlar, ahırlarda, evlerin duvarlarında, çeşmelerde kullanılmıştır. Buradaki tarih kaybolmadan kazı çalışmalarına devam edilip, ülke turizmine kazandırılması ve gelecek nesillere bırakılması çok önemli" şeklinde konuştu. "O günkü şekliyle bu yapının meydana çıkartılması gerekir" Aktaştekke köyü muhtarı Mustafa Çetin ise mabetten geriye sadece temelinin kaldığını belirterek, "Mabedin üst yapısı zamanımıza kadar tahrip edilmiş, maalesef temel kalıntıları ve güç yetmeyen taşlar kalmış. Diğer taşlar köyde ev, ahır, çeşme, samanlık gibi yapılarda kullanılmıştır. Günümüze kadar gelen şekli bu şekildedir. 2007 yılında Müze Müdürlüğümüz tarafından burada kazı çalışması yapıldı" şeklinde konuştu.