ASAYİŞ - 15 Ocak 2026 Perşembe 16:11

Etiyopya’daki saldırıdan sağ kurtulan iş adamı: "Bütün eşyaları almışlar, tam bir hırsızlık, soygun"

A
A
A

Etiyopya’da silahlı saldırı sonucu 2 Türk iş adamının hayatını kaybettiği olayda diğer 2 arkadaşlarının başka bir araçta bulunmaları nedeniyle saldırıdan yara almadan kurtuldukları öğrenildi. Saldırıdan sağ olarak kurtulan iş adamı Tarık Hotamışlıgil, ölen arkadaşları için Şakirin Camii’nde düzenlenen cenaze töreninde "Bütün eşyaları almışlar, tam bir hırsızlık, soygun. Çünkü orada hiçbir başka yerleşim yeri yok, başka bir kabile yok, herhangi bir şey yok, sınırlara yakın değiliz. Hırsızlık dışında başka ihtimal yok" dedi.

Turistik gezi amacıyla Etiyopya’ya giden iş adamları Erdoğan Akbulak (68), Cengizhan Güngör (68) ve beraberlerindeki 2 arkadaşları, 12 Ocak sabah saatlerinde silahlı saldırıya uğradı. Saldırıda Akbulak, Güngör ve Etiyopyalı şoför hayatını kaybederken, diğer 2 arkadaşlarının başka bir araçta bulunmaları nedeniyle saldırıdan yara almadan kurtuldukları öğrenildi. Hayatını kaybeden iş adamlarının cenazeleri Türkiye’ye getirildikten sonra Adli Tıp Kurumu’nda otopsi işlemleri tamamlandı. Erdoğan Akbulak ve Cengizhan Güngör için Şakirin Camii’nde öğleyin cenaze namazı kılındı. Kılınan namazın ardından son yolculuklarına uğurlandı.

"Lastiklerini patlatmışlar, şoförü kafasından vurmuşlar"

Saldırıdan sağ olarak kurtulan iş adamı Tarık Hotamışlıgil, cenaze töreninde yaşananlarla ilgili "İşin acıklı tarafı, bu bölge çok güvenli bir bölge, benim defalarca gittiğim bir bölge. Hiç böyle bir şey beklemiyorduk. İki araba, şoförlerimiz, rehberimiz, yedi kişiydik ve birden ateş açıldı. Kırsaldan çıkıyorduk, yoğun bir ateş açıldı. Biz gaza bastık, öndeki arabadaydım ben ve buradaki diğer arkadaşım vardı. Biz gaza bastık, hafif bir viraj vardı o kurtardı bizi. Ama onların lastiklerini patlatmışlar, şoförü kafasından vurmuşlar, diğerlerini hemen oturdukları yerde vurmuşlar. Bütün eşyaları almışlar, tam bir hırsızlık, soygun. Çünkü orada hiçbir başka yerleşim yeri yok, başka bir kabile yok, herhangi bir şey yok, sınırlara yakın değiliz. Hırsızlık dışında başka ihtimal yok" dedi.

"Bütün devletin gücünü üstümüze gönderdiler"

Türk Büyükelçiliğini arayarak yardım istediğini belirten Hotamışlıgil, "Biz fotoğraf çekmeye gitmiştik zaten; lensler, kameralar, aklınıza gelen her şeyi çalmışlar, cesetleri de bırakıp gitmişler. Türk Büyükelçiliği’ni aradım ben hemen. Onlar olağanüstü yardım ettiler bize. Orada Berk Bey var konsolosumuz ve bölgeden hızla bizi çıkarttılar, bütün devletin gücünü üstümüze gönderdiler. Çıktık ama maalesef iki arkadaşımızı ve bir şoförümüzü kaybettik" ifadelerini kullandı.

Selami Berke Kaya - Metin Başar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara TŞOF tarafından basılmış ve mühürlenmiş plakalara cezai işlem uygulanmayacak Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) tarafından basılan ve mühürlenen plakalara kanunda belirtilen standartların dışında dahi olsa cezai işlem uygulanmayacak. İçişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, plaka değişim işlemleri sırasında yoğunluk ve kuyruk oluşması üzerine İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin talimatları doğrultusunda, denetimler 1 Nisan 2026 tarihine kadar rehberlik ve bilgilendirme çalışması şeklinde gerçekleştirilecek. Ayrıca bu kapsamda 27 Şubat’tan itibaren kesilen cezaların, Bakan Çiftçi’nin talimatlarıyla iptal edilecek. Yetkilendirilmiş kuruluş olan Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) tarafından basılmış ve mühürlenerek vatandaşlara verilmiş plakaların, kanunda belirtilen standartlar dışında dahi olsa cezai işleme konu edilmeyecek. Sadece vatandaşın, yetkili kuruluş tarafından basılmış ve mühürlenmiş plakayı aldıktan sonra plaka üzerinde ekleme veya değişiklik yapması durumunda 4 bin TL idari para cezası ve diğer müeyyidelerin uygulanacak. Yetkili kuruluş olan TŞOF dışında, yetkisiz şekilde plaka basan yerlerden alınan gayriresmi, sahte plakaları araçlarında kullananlar için ise 140 bin TL idari para cezası ve diğer müeyyidelerin uygulanmasına devam edilecek. Ayrıca edinilen bilgilere göre bunun da kanunun açık amacı olan başta uyuşturucu, göçmen kaçakçılığı ve terör gibi suçlarla mücadele kapsamında kamu düzeninin sağlanması ve vatandaşlarımızın güvenliğinin temini açısından önemli bir gereklilik olduğu ifade edildi.
Ankara İletişim Başkanı Duran Cumhurbaşkanlığı muhabirleri ile iftarda bir araya geldi Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Ankara’da Cumhurbaşkanlığı muhabirleri ile iftarda bir araya geldi. Düzenlenen iftar programı hakkında sosyal medya hesabından paylaşım yapan Duran, medyanın Ankara Temsilcileri ve Cumhurbaşkanlığı muhabirleri ile bir arada olmaktan memnuiyet duyduğunu belirterek, "Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak Türkiye’nin iletişim gündeminde çok sayıda konuya vaziyet etmek durumundayız. Bu bir yönüyle bir devlet sorumluluğu ama diğer yönüyle baktığımızda hepimizi de içine alan çok genel bir kamu sorumluluğudur. Bu sorumluluğu yerine getirirken, bir ilke olarak, bir prensip olarak sürekli basın mensuplarıyla temas halinde olan, kapıları açık ve iletişimi güçlü bir konumda olmaya çalışıyoruz" ifadelerine yer verdi. Paylaşımında doğru bilginin önemine dikkati çeken Duran, "Dünyanın giderek daha kırılgan ve krizlere açık bir dönemden geçtiği bu süreçte, doğru ve teyitli bilginin önemi her zamankinden daha büyüktür. Kriz dönemlerinde yapılan en küçük hatanın dahi büyük yanlış anlamalara ve ciddi sonuçlara yol açabildiğini unutmamak gerekiyor. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye; diplomasiden güvenliğe, ekonomiden bölgesel ve küresel barış girişimlerine kadar pek çok alanda yoğun bir gündem yürütmektedir. Türkiye’nin küresel ölçekte artan etkisi, iletişim alanında da güçlü, koordineli ve etkin bir yaklaşımı gerekli kılmaktadır" ifadelerini kullandı. Duran’ın yaptığı paylaşımda, İletişim Başkanlığı’nın amaçlarına değinilerek, "İletişim Başkanlığı olarak amacımız; devletimizin politikalarını ve faaliyetlerini hem milletimize hem de uluslararası kamuoyuna doğru, hızlı ve güvenilir şekilde aktarmaktır. Dezenformasyonla mücadele artık yalnızca medya alanının değil; aynı zamanda demokrasi, güvenlik ve toplumsal huzurun da önemli bir parçasıdır. Bu nedenle sorumlu, dengeli ve teyit edilmiş bilgiye dayalı habercilik her zamankinden daha kıymetlidir. Bu duygularla, gerçeğin peşinden ayrılmayan, sorumlu habercilik anlayışıyla görev yapan tüm basın mensuplarımıza teşekkür ediyor; her zaman yanlarında olmaya devam edeceğimizi bir kez daha ifade ediyorum" ifadelerine yer verildi.