ASAYİŞ - 03 Mart 2026 Salı 12:42

Evinin otoparkında öldürülen Kapalıçarşı esnafının davasında karar: 4 sanık hakkında müebbet, sanık eşe 17 yıl hapis

A
A
A
Evinin otoparkında öldürülen Kapalıçarşı esnafının davasında karar: 4 sanık hakkında müebbet, sanık eşe 17 yıl hapis

Başakşehir’de evinin otoparkında aracını park ettiği sırada silahlı saldırıya uğrayarak hayatını kaybeden Kapalıçarşı esnafının ölümüne ilişkin, maktulün eşinin de bulunduğu 7 sanığın yargılandığı dava karara bağlandı. Mahkeme, 4 sanığın müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına, sanık eş hakkında ise haksız tahrik hükümleri uygulanarak 17 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmetti. Heyet, maktulün oğlu ve 1 sanık hakkında ise beraat kararı verdi.


Başakşehir’de 3 Ocak 2024 tarihinde evinin otoparkında aracını park ettiği sırada uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Kapalıçarşı esnafı Abdulkadir Altuğrul’un (36) ölümüne ilişkin, aralarında, diğer failler ile irtibatının bulunduğu belirlenen maktulün eşi Hülya Altuğrul (35) ve oğlu Ş.A.(17)’nın da bulunduğu 7 sanıklı dava karara bağlandı. Küçükçekmece 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, Hülya Altuğrul’un da bulunduğu 7 tutuklu sanık, müşteki kız kardeş Ayşe Altuğrul ile tarafların avukatları hazır bulundu.


Beraatlarını istediler


Duruşmada son sözleri sorulan sanıklar mahkemeden beraatlarını talep ettiler. Beyanda bulunan müşteki Ayşe Altuğrul ise sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmalarını talep etti.


Sanık eş hakkında haksız tahrik hükümleri uygulandı


Kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar Mazlum Bulut, Serkan Karay, Uğur Aykut ve Taner Göç’ün üzerine atılı ‘tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ayrı ayrı müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmetti. Heyet, sanık Hülya Altuğrul için ise ‘eşi kasten öldürmeye azmettirme’ suçundan önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına ardından haksız tahrik hükümleri uygulayarak bu cezanın 17 yıl 6 aya indirilmesine ve tüm sanıkların tutukluluk hallerinin ayrı ayrı devamına karar verdi.


Maktulün oğlu ve 1 sanık hakkında beraat kararı


Mahkeme, hakkında ‘tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan dava açılan ve dosyası Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinden, Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilerek birleştirilen suça sürüklenen çocuk Ş.A. hakkında, üzerine atılı suçu işlediğine dair kesin inandırıcı ve somut bir delil bulunmadığı gerekçesiyle ‘beraatına’ karar verdi. Öte yandan heyet, diğer tutuklu sanık Muhlis Sönmez hakkında da, üzerine atılı ‘tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan, suçu işlediğine dair kesin inandırıcı ve somut bir delil bulunmadığı gerekçesiyle ‘beraatına’ hükmetti.


Müşteki avukatı karara itiraz etti


Karar sonrası istinafa taşınan dosyaya itiraz dilekçesi sunan müşteki avukatı Erhan Demirci beyanlarında, "Müvekkilimize yönelik olarak eş tarafından planlanarak gerçekleştirilen kasten öldürme eylemine ilişkin verilen kararda, sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanmış olması hukuka açıkça aykırıdır. Eşe karşı ve tasarlayarak işlenen bir öldürme fiilinde, ayrıca haksız tahrik indirimi uygulanması; kanunun nitelikli hal düzenlemesini fiilen etkisizleştirmekte ve yaptırımı olması gereken ağırlıktan uzaklaştırmaktadır. Bu nedenle verilen karara karşı kanun yoluna başvurulmuş olup; haksız tahrik hükümlerinin kaldırılması ve eylemin nitelikli kasten öldürme kapsamında değerlendirilmesi talep edilmiştir" denildi.


İddianameden:


Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, Abdulkadir Altuğrul ‘maktul’, Hülya Altuğrul, Mazlum Bulut, Muhlis Sönmez, Serkan Karay, Taner Göç ve Uğur Aykut ‘şüpheli’ sıfatıyla yer aldı. İddianamede, 3 Ocak 2024 tarihinde Abdulkadir Altuğrul’un evinin bulunduğu sitenin otoparkında, ateşli silahlı saldırıya uğraması ve hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturma başlatıldığı kaydedildi.


Araçların arasına gizlenen kişi tarafından maktulün başına doğru eylemin gerçekleştirildiği anlatıldı


Olayın yaşandığı yere ait güvenlik kamerası inceleme tutanakları da iddianamede yer aldı. Tutanakta, maktulün site içerisindeyken kendi oturduğu daireye ayrılmış otopark alanı dışında öldürüldüğü, aynı sitenin başka bir bloğuna ait alana park ettiği bu alana da sitenin görevlisi olan şüpheli Muhlis Sönmez’in yönlendirmesiyle park edildiği, maktulün normalde aracın bagaj kısmının duvara doğru park edecekken, Sönmez’in yönlendirmesiyle bagaj kısmının ateşli silahla eylemi gerçekleştiren kişinin bekleme yaptığı alana yakın ve görülecek şekilde park etmesini sağladığı vurgulandı. Olayın, Abdulkadir Altuğrul’un bagaj kısmına yükleme yaparken, bu sürede diğer araçların arasına gizlenen kişi tarafından maktulün başına doğru ateşlemeler ile eylemin gerçekleştirildiği anlatıldı. Kamera kayıtlarında, ateşli silahla eylemi gerçekleştiren kişinin 34 GAB 701 plaka sayılı araç ile olay yerine geldiği, olay sonrası aracı otoparkta bıraktığı, failin olay sonrası şahsın, maktulün eşi Hülya Altuğrul’un yanına gittiği, bilgisi iddianamede yer aldı.


Şüpheli eşin diğer failler ile aynı eylem ve fikir birliği içinde hareket ettiği anlatıldı


Hayatını Kaybeden Altuğrul’a yapılan otopsi işlemi raporu da iddianameye eklendi. Raporda, maktulün başına öldürmeye elverişli iki ateşli silah yararlanması sonucu hayatını kaybettiği belirtildi. İddianamede, eş Hülya Altuğrul ve şüpheli Taner Göç’ün aynı eylem ve fikir birliği içinde hareket ettiği, maktulün kullandığı aracın park yerini değiştirten ve cinayetin yukarıda belirtilen şeklinde gerçekleştirilmesine imkan sağlayan Muhlis Sönmez’in de bu kişilerle iştirak içinde olduğunun değerlendirildi. İddianamede, maktulün, eşi Hülya Altuğrul’a zaman zaman darp uyguladığı, son olarak da evde eşinin kafasına silah dayadığı, maktul ve Hülya Altuğrul’un çocukları olan suça sürüklenen çocuk Ş.A.’nın da araya girdiği, maktulün oğlu ve eşi ile aralarının açıldığının tespit edildiği aktarıldı.


Mazlum Bulut’un araç üzerinden parmak izinin bulunduğu belirtildi


İddianamede, öldürme olayını Mazlum Bulut’un gerçekleştirdiği, şahsın site otoparkına girmesine şüpheli Taner Göç’ün yardım ettiği, Göç sayesinde Bulut’un şifre girmeye gerek kalmadan garaja ulaştığı, Bulut’un otoparka girmeden önce Hülya Altuğrul ile arama kaydının bulunduğu, Muhlis Sönmez’in ise maktulle arama kaydının olduğu, sonrasında maktulün aracının olay yeri olan C blok tarafına götürdüğü belirtildi. Maktulün kullandığı belirlenen araçta yapılan iz incelemesinde, olay anında ve sonrasında Mazlum Bulut’un araç üzerinden parmak izinin bulunduğu bilgisi yer aldı.


Annenin oğluna, babasından bıktığını, onu vurduracağını söylediği aktarıldı


Şüpheliler Serkan Karay ve Mazlum Bulut’un Hülya Altuğrul’dan, 20 bin lira para aldığını, daha önceden de tabanca alımı için şüphelilerin Altuğrul’dan 40 bin lira aldıklarını, alınan ifadelere göre Hülya Altuğrul’un zaman zaman oğlu Ş.A.’ya, babasından bıktığını, onu vurduracağını söylediği aktarıldı. İddianamede, olaydan önceki kamera kayıtları incelendiğinde, İSTOÇ’ta şüpheli Taner Göç, Uğur Aykut ve Serkan Karay’ın buluştukları, Uğur Aykut’un diğer şahısların yanından ayrıldıktan sonra bir büfe önünde beklediği, burada kasten öldürme olayında silah kullandığı tespit edilen Mazlum Bulut ile görüştüğü belirtildi. İddianamede, şüpheli Mazlum Bulut’un araçtan indiği ve maktul şahsın ikametine doğru yürüdüğü, bu esnada Taner Göç, Uğur Aykut ve Serkan Karay’ın olay yerinden ayrılarak bir hastanenin otoparkına geçtikleri, şüpheli Bulut’un olayı gerçekleştirdikten sonra yaya olarak kaçtığı, hemen sonrasında da şüpheliler Taner Güç, Uğur Aykut ve Serkan Karay’ın kafeden ayrılarak şüpheli Mazlum Bulut’u araca alarak uzaklaştıkları bilgisi yer aldı.


Ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi


Hazırlanan iddianamede, 6 şüpheli hakkında ‘tasarlayarak kasten adam öldürme’ suçundan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmaları talep edildi.



Evinin otoparkında öldürülen Kapalıçarşı esnafının davasında karar: 4 sanık hakkında müebbet, sanık eşe 17 yıl hapis

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Isparta Belediye meclisinde minik misafirler yerel yönetimi yerinde öğrendi Isparta’da Yılmaz Şener İlkokulu 2/E sınıfı öğrencileri, Hayat Bilgisi dersinde işledikleri Yerel Yönetimler konusunu yerinde anlamak için Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’i ziyaret ederek, merak ettikleri soruları sordular. Miniklerin sorularına içtenlikle yanıt veren Başkan Başdeğirmen, "Gelecekte ülkemiz sizlere emanet olacak" dedi. Yılmaz Şener İlkokulu 2/E sınıfı öğrencileri, Okul Müdürü Baki Yazan, Sınıf Öğretmeni Ali Çevik, Sınıf Annesi Sevim Cankar ve Veli Seher Taşkın ile birlikte Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’i ziyaret etti. Hayat Bilgisi dersi kapsamında işlenilen "Yerel Yönetimler" konusu üzerine gerçekleşen ziyarette Başkan Başdeğirmen, minik öğrencilerle sohbet etti, yerel yönetimlerle ilgili bilgi verdi, öğrencilerin merak ettikleri soruları içtenlikle yanıtladı. "Öğrencilerimiz yerel yönetimleri yerinde görsün istedik" Yılmaz Şener İlkokulu Müdürü Baki Yazan, öğrencilere yerel yönetimleri tanıtmak amacıyla ziyaretler gerçekleştirdiklerini belirterek, belediye yönetimini yerinde öğrenmek için Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’e ziyarette bulunduklarını söyledi. Yazan, "Başkanımıza bize zaman ayırdığı için teşekkür ediyorum. Başarılarının, gayretlerinin ve hizmetlerinin artarak devam etmesini diliyorum" dedi. "Dersi yaşamak için buradayız" Yılmaz Şener İlkokulu 2/E Sınıf Öğretmeni Ali Çevik de kendilerine ve öğrencilere zaman ayıran Başkan Başdeğirmen’e teşekkür ederek, "Sınıfta yerel yönetimler konusu işledik. Farkındalık olması amacıyla belediye nasıl yönetilir, kimler yönetir diye yerinde görmek istedik. Bu şekilde dersi yaşayarak işleyerek bugün buradayız. Teşekkür ediyor, görevinizde başarılar diliyoruz" ifadelerinde bulundu. Sınıf Annesi Sevim Cankar da yerel yönetimler konusunu yerinde öğrenmek için öğrencileri getirdiklerini ifade ederek, Başkan Başdeğirmen’e teşekkür etti. "Gözlerinizdeki ışıltıyı görünce mutlu oluyoruz" Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, öğrencileri cıvıl cıvıl, gözlerindeki ışıltılarla görünce her zaman mutlu olduklarını vurguladı. Başkan Başdeğirmen, "Gelecekte ülkemiz sizlere emanet olacak. Hem yerel hem genel hem de kamu yönetimlerinde birçok görevler alacaksınız. Onun dışında kendi işini yapan iş insanları olacaksınız. İş insanı da olsanız kamu görevi de yapsanız bunun sonucu şehrimize ve ülkemize hizmet etmeyi ortaya koyuyor. Rabbim sizlere hayırlı ve güzel ömürler nasip eylesin. Sizlerin devletine, milletine faydalı, ailesine, büyüklerine saygılı, tabiatını seven, çevreyi koruyan, tüm canlıları her zaman koruyan bir birey olarak da yetişmenizi istiyoruz. Yerel yönetimler konusu için buradasınız. Yerel yönetimlerin nasıl hizmet verdiğini, ne şekilde bu görevlerin oluştuğunu ve hizmetler sunduğunu dersinizde gördünüz. O gördüğünüz dersleri tamamlayıcı uygulamalı olarak da şu anda Isparta Belediyesi Meclis Salonundasınız. Bu salon Isparta’mızın gelişmesine, şehrimize yapılacak devlet yatırımlarına, halkımızın taleplerini yerine getirecek kararların alındığı bir salon. Sizlerin oturduğu koltuklarda sandıktan oy alarak seçilerek gelen belediye meclis üyelerimiz oturuyor. Ayda 2-3 kez toplanarak bu salonda kararlar alıyoruz. Gördüğünüz ders kapsamında yerel yönetimlerde aktif kararların alındığı yer burası" görüşlerinde bulundu. Konuşmaların ardından öğrenciler tek tek söz alarak, Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’e merak ettikleri soruları yöneltti. Başkan Başdeğirmen de içtenlikle minik öğrencilerin sorularına yanıt verdi. Öğrenciler okullarının yanındaki parka yeni bir salıncak daha isterken Başkan Başdeğirmen, bu talebin yerine getirileceğini söyledi. Buluşmada öğrenciler "Kabe’de hacılar hu der Allah" ilahisini söyledi. Ziyaretin sonunda Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, öğrencilere üzerinde isimlerinin yazılı olduğu kalem hediye etti.
Ankara Bakanlıktan Zeytinburnu’ndaki anne ve çocuk ölümüyle ilgili açıklama Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından bazı basın yayın organlarında ‘Zeytinburnu sahilde anne ve kızının cesedi bulundu’ şeklinde yer alan haberler üzerine yapılan açıklamada, "Konu adli makamlarca soruşturulmaktadır" denildi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından, Zeytinburnu sahilinde anne ve kızının hayatını kaybetmesine ilişkin bazı basın yayın organlarında yer alan haberler üzerine yazılı açıklama yapıldı. Bakanlık açıklamasında, bir süredir haberlere konu olan ve öz babasının istismarına uğradığı iddia edilen çocuk hakkında İstanbul Anadolu 2. Çocuk Mahkemesinin kararıyla Sağlık ve Danışmanlık Tedbiri uygulandığı belirtilerek sürece ilişkin şu ifadeler kullanıldı: "Sağlık kontrollerinin düzenli yapılmadığının anlaşılması üzerine tedavi sürecinin aksamaması için gerekli çalışmalar yürütülmüş ancak bu süreçte annenin reddedici tutumları sebebiyle yönlendirmelere olumlu yanıt alınamamıştır. 13 Şubat tarihinde çocuğun özel bir vakıf hastanesine yatırıldığı bilgisi alınmış, tedavi süreci takip edilmiştir. Sağlık kurulu raporunda çocuğun yatılı psikiyatrik tedavisinin gerekli olabileceği belirtilmiştir. Buna rağmen annenin önerilen tedavi ve sevkleri kabul etmediği uzmanlarca bildirilmiştir. Çocuğun sağlık durumunun risk altında olması nedeniyle 2 Mart tarihinde acil koruma kararı çıkartılmış ve konu adli makamlara intikal ettirilmiştir. Aynı gün adrese gidilmiş ancak kimseye ulaşılamamıştır. Akşam saatlerinde gelen ihbar üzerine anne ve çocuğun hayatını kaybettiği bilgisi alınmıştır. Yaşanan elim olay hepimizi derinden üzmüştür. Konu adli makamlarca soruşturulmaktadır." "Bazı medya organlarının süreci çarpıtarak ‘anne ile çocuğu ayırma çabası’ şeklinde yansıtması sorumsuz ve gerçek dışıdır" ‘Bakanlığın anne ile çocuğu ayırma çabası’ şeklinde yansıtılan haberlerin asılsız olduğu açıklamada şunlar kaydedildi: "Öte yandan, süreç boyunca bazı medya organları ve sivil toplum kuruluşlarının süreci çarpıtarak Bakanlığımızın anne ve çocuğu korumaya yönelik girişimlerini ‘anne ile çocuğu ayırma çabası’ şeklinde yansıtması sorumsuz ve gerçek dışıdır. Çocuğun üstün yararı doğrultusunda atılan adımların kamuoyu nezdinde farklı bir algı oluşturacak şekilde sunulması kabul edilemez. Bu üzücü olay vesilesiyle bir kez daha tüm medya mensuplarını ve sivil toplum kuruluşlarını (STK) bu tür konularda yetkililerin yönlendirmesi doğrultusunda hassas ve titiz davranmaya davet ediyoruz."
Kayseri Tüm-İş Konfederasyonu: "İran halkı ve işçilerinin yanındayız" Tüm-İş Konfederasyonu tarafından yapılan açıklamada, konfederasyon olarak İran halkının ve işçilerinin yanlarında oldukları belirtildi. ABD ve İsrail’e tepki gösterildiği, İran halkına destek çıkıldığı açıklama şu şekilde: "Emperyalist ABD ve siyonist İsrail’in, bölgedeki işgalci ve yayılmacı politikalarının son hedefi olan İran’a yönelik başlattığı hukuksuz saldırıları şiddetle kınıyoruz. Kendilerini dünyanın tek hâkimi ve dokunulmazı sanan bu şer odakları, insanlığa karşı işledikleri suçlarına her gün yenilerini eklemektedir. Gazze’de on binlerce kadın ve çocuğu katleden bu örgütlü kötülük, İran’da bir kız ilkokulunu hedef alarak iki yüze yakın öğrenciyi katletti. Hastaneleri, üniversiteleri, okulları, sivil yerleşimleri bombalayarak gerçek yüzünü ve niyetini dünyaya gösterdi. İran halkının iradesini kırmak için ellerinde binlercesi olan nükleer bombayı kullanma imalarıyla tehditler savuran bu katiller gittikleri hiçbir yere kan ve gözyaşından başka bir şey götürmemişlerdir. Amerikan bombaları altında "özgürlük" yeşermez. İranlı işçi kardeşlerimizin de haykırdığı gibi: "Eğer İran’a başka bir rejim gelecekse, bunu ancak İran işçileri ve İran halkı kendi elleriyle inşa edecektir. Hiç bir insani vasıf taşımayan katil sürülerinin bombalarıyla gelecek olan tek şey yıkım ve sömürüdür." Bizler, Tüm İş Konfederasyonu olarak tüm dünya işçileriyle birlikte siyonist işgali ve emperyalist saldırganlığını lanetliyoruz. Bölge insanının birbirine kırdırılmasına karşı işçi sınıfı dayanışmasının sesini yükseltiyoruz. Katliamlara, nükleer tehditlere ve ekonomik kuşatmalara karşı onurlu İran işçilerinin ve halkının yanında olduğumuzu ilan ediyoruz. İran halkı ve işçilerinin yanındayız. Savaş tekelleri kaybedecek, işçi sınıfı kazanacak. İran işçisi yalnız değildir. İran halkı yalnız değildir."