ASAYİŞ - 24 Şubat 2025 Pazartesi 19:31

Eyüpsultan’da UTV kazasında ölen Muhammet Gürcan’ın babası: "Oğlum 4 ay sonra evlenecekti"

A
A
A

Eyüpsultan’da UTV’sini emniyet şeridinde kontrol ederken hafif ticari aracın çarpması sonucu yaşamını yitiren gencin babası Soner Koçak, "Oğluma çarpıp gitti, gidiş o gidiş. Oğlum kuzeninin kucağında can vermiş. Oğlum 4 ay sonra evlenecekti. Kendime ayırdığım mezar oğluma nasip oldu" dedi.

Kaza, 22 Şubat’ta saat 02.00 sıralarında Kemerburgaz yolunda meydana gelmişti. İddiaya göre, Muhammet Gürcan Koçak (25) seyir halindeyken UTV aracının arızalanması üzerine emniyet şeridinde durmuştu. UTV’yi tamir etmeye çalıştığı sırada sürücüsünün ismi öğrenilemeyen hafif ticari araç Muhammet Gürcan Koçak’a çarpmış ve çarpmanın etkisiyle Koçak yol kenarındaki ormana savrulmuştu. Kazada Muhammet Gürcan Koçak ağır yaralanırken, sürücü kaçmıştı. 22 Haziran’da evleneceği öğrenilen Koçak, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı. Genç, 22 Şubat Cumartesi günü düzenlenen cenaze töreninin ardından Yeniköy Mezarlığı’nda toprağa verilmişti.

"Oğluma çarpıp gitti, gidiş o gidiş"

Oğlunu trafik kazasında kaybeden acılı baba Soner Koçak, "Muhammet yanıma gelip ’Belgrad Ormanı’na gidip piknik yapacağız’ diye izin istedi benden. Daha sonra da Göktürk’ü gezmiş. Daha sonra Göktürk’te geri dönüş sapağını kaçırıp biraz ileriye gitmişler. Belediye tesislerinden de dönüş yapıp geliyorlarmış. Gelirken belediye tesislerine yaklaşık 200-300 metre ileri gelirken, Katı Atık Tesisi’nin oradayken motordan bir duman gelmiş. Emniyet şerifinde de durmuşlar. Kuzeni o sırada dumana bakıyormuş motorun neresinden geliyor diye, Muhammet de motorun arka tarafında sigara içiyormuş. Kuzeni bir anda ses duyup havada uçan bir şey görüyor. Çünkü oğlum kurye işi de yaptığı için su geçirmez kıyafetlerini de giymişti. Kaskı da vardı aslında ama o esnada çıkarmış olabilir. Kuzeni sesi duyunca bir anda yere pat diye bir şeyin düştüğünü söyledi. Sonra bir bakmış ki Muhammet yerde. O panikle kuzeni hemen fırlıyor ama araba frene basar gibi oluyor ama durmuyor. Frene bastığını, fren ışığından fark ediyor. Transporter marka bir minibüs mü bilmiyoruz ne olduğunu, gaza basıp gitti. Gidiş o gidiş. Kuzeni sonrasında da o panikle kimi arayacağını şaşırdı ve arkadaşını aradı. Arkadaşı da ambulans ekiplerine ihbarda bulundu. Ancak Muhammet’in kuzeni ambulansa nerede olduklarını söyleyemedi, dolayısıyla ambulans gecikti. Oğlum kuzeninin kucağında can vermiş" dedi.

"Oğlum 4 ay sonra evlenecekti"

Oğlunun 22 Haziran’a evlilik hazırlıkları yaptığını söyleyen acılı baba, "Oğlum 4 ay sonra evlenecekti. Çeyizleri de burada. Beyaz eşyaları dahil her şeyini almıştık. Bütün eşyaları kolide duruyor. Düğünü olacak yeri bile kiralamıştık. ’Düğünü nerede istersen orada yapalım oğlum’ dedim. Her şeyi hazırdı, sadece düğün tarihi olan 22 Haziran’ı bekliyorduk. Emniyet olayla ilgili işlerinin devam etttiğini söyledi. Haberi yine kuzenlerinden aldım. ’Ufak bir kaza yapmış, hastanede’ dediler bana. Tabii söyleyemediler. Kimse kimseye söyleyemez böyle bir şeyi. Hastaneye gittiğimizde oğlumun kuzenlerinden biri beni dışarı çıkarttı ve bana sarılıp ’Kaybettik’ dedi. Benim dünyam yıkıldı" diye konuştu.

"Kendime ayırdığım mezar oğluma nasip oldu"

Oğlunu aile mezarlığına defnettiklerini söyleyen acılı baba, "Yeniköy Mezarlığı’nda aile mezarlığım var. 1998 yılında kızımı da kaybettim, trafik kazası geçirmişti o da. O zaman büyük bir yer yaptırmıştım. Annemi ve oğlumu da oraya defnettim. Kızım da orada. Kendime ayırdığım yer oğluma nasip oldu" ifadelerini kullandı.

Şüheda Kıroğlu - Berk Soydan



 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Yaşar Üniversitesi’ne EBSO’dan anlamlı ödül Yaşar Üniversitesi’nin üniversite-sanayi iş birliğine katkı sağlayan çalışmaları sanayiciler tarafından ödüllendirildi. Üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi, bölgesel AR-GE kapasitesinin geliştirilmesi ve iyi uygulama örneklerinin görünür kılınarak ekosistemin teşvik edilmesi amacıyla, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen "Üniversite-Sanayi İş Birliği Projeleri Ödülleri" sahiplerini buldu. Yaşar Üniversitesi, yenilikçi fikirlerle üniversite-sanayi iş birliğinin katma değere dönüşümüne olan desteklerinden dolayı "Üstün Hizmet Onur Ödülü"ne layık görüldü. Yaşar Üniversitesi ve May Agro Tohumculuk tarafından ortak olarak yürütülen "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" Üniversite- Sanayi İş Birliği kategorisinde ödül aldı. Ayrıca üniversite-sanayi iş birliğinin gelişerek güçlenmesine katkı sağladığı ve değer yarattığı için Yaşar Holding’e "Üstün Hizmet Ödülü" verildi. Teknoloji üssü EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar İzmir’in sanayisi ve üniversiteleri ile bir teknoloji üssü olabileceğini belirterek, "Üniversite-sanayi iş birliğinin tohumlarını 1986 yılında Ege Üniversitesi ile attık. Rotamız belli. Hedefimiz destekleyecek eğitim ve sonuç odaklı çalışma ile bu iş birliğini Türk sanayisini geliştirecek bir noktaya taşıdık. Birçok üniversite ile çalışmalar yürütüyoruz. Üniversitelerde bilgi var, sanayicide girişim var. Sanayiciler olarak üniversitelerdeki bu bilgiyi almaya hazırız. İzmir’de üniversiteler ve teknoloji merkezleri ile bu kentin bir teknoloji üssü haline gelmesi için hiçbir engel yok" dedi. "İş birliği genlerimizde var" Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, üniversitenin genlerinde sanayi ile iş birliği olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Kurucu vakfımızın arkasında birçok değerli sanayi kuruluşunu barındıran Yaşar Holding var. Üniversitemiz kurulurken bu iş birliği genlerinde vardı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın İzmir’de üniversite-sanayi iş birliği için görevlendirdiği akademisyenlerden biriyim. Bu amaçla hem organize sanayi bölgelerinde hem de kendi topluluğumuz içinde Ege Bölgesi’nin sanayi kuruluşları ile ortak çalışmalar yürütüyoruz. Çok güzel projelere imza atıldı. Ege Bölgesi Sanayi Odası’na çalışmalarımıza değer vererek ödüllendirdiği için teşekkür ederiz." "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" ile ‘Üniversite-Sanayi İş Birliği’ kategorisinde ödül alan May Agro Tohumculuk’un Ar-ge Müdürü Dr. İlker Özmen de, "Yaşar Üniversitesi ile drone ile verim tahminine dayalı bir proje geliştirdik. Pamuğun daha hasat edilmeden verimini tespit etmeyi amaçladık. Başarılı da olduk. Bu daha başlangıç pamuk hastalıkları gibi stres faktörleri ile ilgili çalışmalarımız devam edecek. Projemizin ödüle layık görülmesi bize motivasyon oldu" dedi. Yaşar Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Komesli ve May-Agro Tohumculuk San. ve Tic. A.Ş. Ar-Ge Mühendisi Dr. Aslı Keçeli ile yapay zeka destekli yazılımı geliştiren Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, yazılım sayesinde pamukta verimlilik artarken, üretim maliyeti ve risklerin azaldığını söyledi. Prof. Dr. Ünlütürk, "Çalışma, İHA ve yapay zeka teknolojilerinin tarımsal üretimde nasıl kullanılabileceğini ve bu teknolojilerin pamuk verimi tahmininde geleneksel yöntemlere göre sağladığı avantajları ortaya koyuyor. Bu yenilikçi yaklaşım, ile daha hasat etmeden verim tahmini yapılabiliyor" dedi. Yaşar Holding’e büyük onur Üstün Hizmet Ödülü’nü, Yaşar Holding adına alan Pınar Et ve Çamlı Yem Başkan Yardımcısı Tunç Tuncer, Yaşar Topluluğu olarak çalışmalarında her zaman bilimi öncelik olarak gördüklerini belirterek, "Yaşar Holding sanayinin öncü kuruluşlarının bir araya gelmesinden oluşuyor. Kuruluş felsefesinde bilim var. Mottosu "Bilim, Birlik, Başarı". Bilim ile sanayi birleşince başarı doğal bir sonuç. Şirketlerimiz ve Yaşar Üniversitesi de bu temel felsefe ile Kurucumuz ve Onursal Başkanımız Selçuk Yaşar’ın vizyonuyla hayata geçti. Bugün aldığımız ödüller bu yaklaşımın değerli bir göstergesi." diye konuştu.
Sakarya 46 yıl sonra ortaya çıktı: Gölet çöktü, su yer altından başka noktadan çıktı Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde yaklaşık 46 yıl önce kapatıldığı öğrenilen bir mağara, meydana gelen çökme sonrası yeniden ortaya çıktı. Gölet suyunun aniden boşalması ve farklı bir noktadan yeniden yüzeye çıkması mahallede tedirginliğe sebep oldu. Güven Mahallesi Dınbazlar Sokak’ta bulunan doğal oluşum gölette meydana gelen olayda, mağaradan gelen suyun içme suyunu karıştığı gerekçesiyle yaklaşık 46 yıl önce Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatılan mağaranın ağzında çökme meydana geldi. Çökmenin ardından göletteki su kısa sürede boşalırken, suyun yer altından ilerleyerek yaklaşık 1 kilometre uzaklıktaki Güven Mahallesi’nde bulunan bir su dere yatağından çıktığı gözlendi. Mahalle sakinleri, mağaranın köyün altından uzanan geniş bir yer altı hattına sahip olduğunu ve yıllar önce suyun içme kaynaklarına karışması sebebiyle Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatıldığını ifade etti. Yaşanan çökme ile birlikte yer altındaki su hareketliliğinin yeniden ortaya çıkması, bölgede benzer çökmelerin yaşanabileceği endişesini de beraberinde getirdi. Olay sonrası Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekipleri bölgede geniş çaplı inceleme başlattı. Ekipler, hem gölet çevresinde hem de mahallede farklı noktalarda kontroller gerçekleştirerek suyun akış yönü, zemin yapısı ve muhtemel risklere ilişkin teknik değerlendirmelerde çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca göletin büyük bir bölümünden suyun çekilmesiyle birlikte acı bir tablo da ortaya çıktı. Suyun çekilmesiyle birlikte gölette yaşayan çok sayıda balık akıntıyla yer altına sürüklenirken, bazı balıklar ise çekilen suyun ardından çamurda mahsur kaldı. Çökmeyle yok olan gölet ve çökme alanı dron ile görüntülendi.