EKONOMİ - 30 Nisan 2026 Perşembe 10:29

Folkart’tan sektöre Meslek Akademisi hamlesi

A
A
A
Folkart’tan sektöre Meslek Akademisi hamlesi

20. GYODER Gayrimenkul Zirvesi’nde konuşan Folkart Genel Müdürü Metin Sancak, Folkart Akademi bünyesinde Meslek Akademisi kurma aşamasında olduklarını belirterek, deprem sonrası daha görünür hale gelen nitelikli iş gücü açığını gidermeyi hedeflediklerini açıkladı. Sancak, programda kadınların en az yüzde 40 payla yer alacağını söyledi.


İstanbul’da Zorlu PSM’de düzenlenen 20. GYODER Gayrimenkul Zirvesi’nde konuşan Folkart Genel Müdürü Metin Sancak, gayrimenkul geliştirmenin yalnızca inşaat faaliyeti olarak ele alınamayacağını vurguladı. Sancak, sektörün uzun vadeli değer üretimi için sosyal sorumluluk, eğitim ve kültür-sanat yatırımlarının da kritik olduğunu belirtti.


Bu yaklaşımın bir sonucu olarak Folkart Akademi’nin mesleki eğitim odağıyla yeniden yapılandırıldığını ifade eden Sancak, deprem sonrası daha görünür hale gelen nitelikli iş gücü açığını kapatmaya yönelik bir Meslek Akademisi kurma aşamasında olduklarını açıkladı.


Milli Eğitim Bakanlığı onayıyla hayata geçirilecek program kapsamında kepçe ve kule vinç operatörlüğünden alçı, sıva ve boya ustalığına kadar farklı alanlarda uygulamalı eğitim verileceğini belirten Sancak, katılımcıların en az yüzde 40’ının kadınlardan oluşacağını söyledi. Sancak, programın yalnızca eğitimle sınırlı kalmayacağını, mezunların sektörde istihdamına da destek sağlanacağını kaydetti.



Konut sahipliğinde gerileme, erişimde sıkılaşma


Panelde Türkiye konut piyasasına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Sancak, konut sahipliği oranındaki gerilemeye dikkat çekti. Türkiye’de konut sahipliği oranının son yıllarda yüzde 62 seviyesinden yüzde 55-56 bandına indiğini belirten Sancak, bu düşüşte finansmana erişim şartlarının önemli rol oynadığını ifade etti.


Sancak, mortgage sisteminin son yıllarda konut alımında eski etkinliğini kaybettiğini belirterek, yüksek faiz ortamı ve kredi kullanımındaki sınırlı imkânların konuta erişimi zorlaştırdığını söyledi. Deprem sonrası artan inşaat maliyetlerinin de fiyatlar üzerindeki baskıyı artırdığını dile getiren Sancak, bu gelişmelerin özellikle nitelikli konuta ulaşımı daha güç hale getirdiğini belirtti.



Tüketici daha seçici, karar süreci daha çok katmanlı


Sancak, piyasada hareketin tamamen durmadığını, ancak tüketici beklentilerinin önemli ölçüde değiştiğini söyledi. Pandemi sonrasında yaşam alışkanlıklarının farklılaştığını belirten Sancak, konut alıcısının artık yalnızca fiyat veya metrekare üzerinden karar vermediğini ifade etti.


Sancak’a göre yeni dönemde alıcılar; projenin sunduğu yaşam kurgusuna, erişilebilirliğine, sosyal imkanlarına, geliştirici markaya duyulan güvene ve uzun vadeli değer üretme potansiyeline birlikte bakıyor. Bu nedenle konut, yalnızca bir edinim değil; aynı zamanda yaşam biçimi, zaman yönetimi ve gelecek planlamasıyla ilişkili çok katmanlı bir karar alanına dönüşüyor.



Yatırımcı güven duyduğu projeye yöneliyor


Mevcut tabloda yatırımcı profilinin daha görünür hale geldiğini belirten Sancak, gayrimenkulün Türkiye’de hâlâ güçlü bir tasarruf ve yatırım aracı olarak görüldüğünü söyledi. Yatırımcıların güven duyduğu, doğru fiyatlanan ve iyi kurgulanmış projelere yönelebildiğini belirten Sancak, bu noktada geliştirici markanın geçmiş performansının ve projenin bütüncül yapısının belirleyici olduğunu ifade etti.


Sancak, karma kullanımlı projelerin yeni dönemde daha fazla öne çıkacağını belirterek, alıcıların yaşadıkları çevrenin sosyal hayatlarına, ulaşım alışkanlıklarına ve günlük ihtiyaçlarına etkisini daha fazla dikkate aldığını söyledi.


Konutun artık yalnızca barınma ihtiyacını karşılayan fiziksel bir yapı olmaktan çıktığını vurgulayan Sancak, zaman yönetimi, sosyal etkileşim ve yaşam kalitesi gibi unsurların da konut tercihinde belirleyici hale geldiğini ifade etti.


Sancak, sektörün bundan sonraki dönemde yalnızca daha fazla üretime değil, değişen beklentileri doğru okuyan, güven veren ve uzun vadeli değer sağlayan projelere odaklanması gerektiğini vurguladı.



Orion’da üç günde 340 konut satıldı


Sancak, doğru kurgulanan projelerin satış performansını Folkart’ın İzmir Konak’ta geliştirdiği Orion projesi üzerinden örnekledi. Projede satışa sunulan 690 konutun 340’ının üç gün içinde alıcı bulduğunu belirten Sancak, bu sonucu doğru ürün, doğru fiyatlama, güven ve karma kullanım kurgusunun birleşimiyle açıkladı.


Orion’un konut, markalı rezidans, ofis, ticari alan ve özel hastane gibi farklı fonksiyonları bir araya


getiren büyük ölçekli bir karma proje olduğunu belirten Sancak, alıcıların artık yalnızca bir daire değil, günlük yaşam ihtiyaçlarına yanıt veren bütüncül bir çevre talep ettiğini söyledi.



Arsa yatırımı, konuttan kopmama arayışını gösteriyor


Konut fiyatlarındaki yükselişin yatırımcı davranışını çeşitlendirdiğini belirten Sancak, daha düşük bütçelerle gayrimenkul piyasasında kalmak isteyen yatırımcıların arsa gibi alternatif ürünlere yöneldiğini ifade etti. Folkart’ın Dikili’de geliştirdiği arsa projesini de bu eğilime örnek gösteren Sancak, ilk etapta sunulan 250 parselin kısa sürede satıldığını söyledi. Sancak, bu ilgiyi yatırımcıların konuttan tamamen kopmak istememesi ve gelecekte konuta dönüşebilecek alternatif yollar aramasıyla ilişkilendirdi.



Folkart’tan sektöre Meslek Akademisi hamlesi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Dr. Öğr. Üyesi Firdevs Aksoy: "Aşı tereddüdü toplum sağlığını tehdit ediyor" Dünya Aşı Haftası etkinlikleri kapsamında açıklamalarda bulunan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Firdevs Aksoy, aşıların bireysel ve toplumsal sağlık açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek "Aşı tereddüdü toplum sağlığını tehdit ediyor" dedi. Dünya Sağlık Örgütü tarafından her yıl Nisan ayının son haftasında küresel ölçekte kutlanan Dünya Aşı Haftası, 2012 yılından bu yana milyonlarca sağlık çalışanı, gönüllü kuruluş ve bireyin katılımıyla yürütülen en kapsamlı koruyucu sağlık kampanyalarından biri olarak öne çıkıyor. Bu yıl 24-30 Nisan 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen etkinlikler, "Her Nesil İçin Aşılar İşe Yarar" temasıyla düzenleniyor. Tema kapsamında, aşıların yalnızca çocukları değil, her yaştan bireyi koruduğu ve kuşaklar boyunca toplum sağlığının sürdürülebilirliğine katkı sağladığı vurgulanıyor. KTÜ Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Firdevs Aksoy, aşıların kızamık, boğmaca ve difteri gibi çocukluk çağı hastalıklarının önlenmesinde büyük rol oynadığını belirterek, aynı zamanda Hepatit B ve HPV gibi uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına ve kansere yol açabilen enfeksiyonlara karşı da etkili koruma sağladığını ifade etti. Aşılamanın özellikle bağışıklık sistemi zayıf bireyler açısından hayati önem taşıdığına dikkat çeken Aksoy, birçok enfeksiyon hastalığına karşı en etkili korunma yönteminin aşı olduğunu söyledi. Türkiye’de Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen "Ulusal Bağışıklama Programı" kapsamında bebek ve çocuklara yönelik aşıların ücretsiz olarak uygulandığını belirten Aksoy, bu program sayesinde pek çok aşıyla önlenebilir hastalığın görülme sıklığında önemli düşüşler yaşandığını kaydetti. Ayrıca yetişkinler, yaşlı bireyler, risk grupları ile seyahat ve göç kaynaklı aşı gereksinimlerine yönelik çalışmaların da sürdüğünü ifade etti. Dünya Aşı Haftası’nın, çocukluk döneminden yetişkinliğe kadar tüm yaş gruplarında eksik aşıların tamamlanması ve aşı tereddüdüyle mücadele edilmesi açısından önemli bir fırsat olduğuna dikkat çeken Aksoy, toplum sağlığının korunması için aşı takvimine uyumun büyük önem taşıdığını belirterek vatandaşları aşı konusunda bilinçli davranmaya davet etti.