SAĞLIK - 30 Nisan 2026 Perşembe 15:13

Dr. Öğr. Üyesi Firdevs Aksoy: "Aşı tereddüdü toplum sağlığını tehdit ediyor"

A
A
A
Dr. Öğr. Üyesi Firdevs Aksoy: "Aşı tereddüdü toplum sağlığını tehdit ediyor"

Dünya Aşı Haftası etkinlikleri kapsamında açıklamalarda bulunan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Firdevs Aksoy, aşıların bireysel ve toplumsal sağlık açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek "Aşı tereddüdü toplum sağlığını tehdit ediyor" dedi.


Dünya Sağlık Örgütü tarafından her yıl Nisan ayının son haftasında küresel ölçekte kutlanan Dünya Aşı Haftası, 2012 yılından bu yana milyonlarca sağlık çalışanı, gönüllü kuruluş ve bireyin katılımıyla yürütülen en kapsamlı koruyucu sağlık kampanyalarından biri olarak öne çıkıyor. Bu yıl 24-30 Nisan 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen etkinlikler, "Her Nesil İçin Aşılar İşe Yarar" temasıyla düzenleniyor.


Tema kapsamında, aşıların yalnızca çocukları değil, her yaştan bireyi koruduğu ve kuşaklar boyunca toplum sağlığının sürdürülebilirliğine katkı sağladığı vurgulanıyor. KTÜ Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Firdevs Aksoy, aşıların kızamık, boğmaca ve difteri gibi çocukluk çağı hastalıklarının önlenmesinde büyük rol oynadığını belirterek, aynı zamanda Hepatit B ve HPV gibi uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına ve kansere yol açabilen enfeksiyonlara karşı da etkili koruma sağladığını ifade etti. Aşılamanın özellikle bağışıklık sistemi zayıf bireyler açısından hayati önem taşıdığına dikkat çeken Aksoy, birçok enfeksiyon hastalığına karşı en etkili korunma yönteminin aşı olduğunu söyledi.


Türkiye’de Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen "Ulusal Bağışıklama Programı" kapsamında bebek ve çocuklara yönelik aşıların ücretsiz olarak uygulandığını belirten Aksoy, bu program sayesinde pek çok aşıyla önlenebilir hastalığın görülme sıklığında önemli düşüşler yaşandığını kaydetti. Ayrıca yetişkinler, yaşlı bireyler, risk grupları ile seyahat ve göç kaynaklı aşı gereksinimlerine yönelik çalışmaların da sürdüğünü ifade etti.


Dünya Aşı Haftası’nın, çocukluk döneminden yetişkinliğe kadar tüm yaş gruplarında eksik aşıların tamamlanması ve aşı tereddüdüyle mücadele edilmesi açısından önemli bir fırsat olduğuna dikkat çeken Aksoy, toplum sağlığının korunması için aşı takvimine uyumun büyük önem taşıdığını belirterek vatandaşları aşı konusunda bilinçli davranmaya davet etti.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Karabük Valilikten ‘zirai don’ ve ‘kar’ uyarısı: sıcaklıklar düşecek Karabük Valiliği, 1 Mayıs Cuma gününden itibaren kent genelinde hava sıcaklıklarının hissedilir derecede azalacağını belirterek, yüksek kesimlerde kar yağışı, buzlanma ve zirai don riskine karşı uyarıda bulundu. Valilikten yapılan meteorolojik değerlendirmeye göre, halen mevsim normalleri civarında ve yer yer üzerinde seyreden hava sıcaklıklarının, cuma gününden itibaren batı kesimlerden başlayarak düşmesi bekleniyor. Sıcaklıkların önümüzdeki hafta ortasına kadar mevsim normallerinin altına ineceği tahmin ediliyor. "Yüksek Kesimlerde Kar ve Buzlanma Bekleniyor" Açıklamada, yağışların genel olarak sağanak ve gök gürültülü sağanak şeklinde görüleceği, ancak sıcaklıklardaki düşüşle birlikte yüksek kesimlerde karla karışık yağmur ve yer yer kar yağışının etkili olacağı belirtildi. Özellikle rakımı yüksek bölgelerde buzlanma ve don olaylarına karşı dikkatli olunması istendi. Düşük sıcaklıkların tarımsal faaliyetleri olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekilen açıklamada, "Düşük sıcaklıklar nedeniyle yüksek kesimlerde yerel zirai don riski bulunmaktadır. Hazırlanan sıcaklık tahminlerinin dikkatle takip edilmesi ve gerekli tedbirlerin alınması büyük önem taşımaktadır" denildi. Valilik, vatandaşların meteorolojik erken uyarıları takip etmeleri gerektiğini vurgularken, olumsuz hava koşulları nedeniyle ulaşımda yaşanabilecek aksamalara karşı da tedbirli olunması çağrısında bulundu.
İzmir Bergama Müzesi’nde ’Mimari Zerafet Buluşması’ İzmir’in Bergama ilçesinde gerçekleştirilen "Mimari Zerafet Buluşması" tarih ve mimarlık meraklılarını bir araya getirdi. Bergama Müzesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinlikte Bergama Kültür ve Sanat Vakfı (BERKSAV) Başkanı Fatih Özbek konuşmacı olarak katıldı. Söyleşinin açılışında konuşan Müze Müdürü Nilgün Ustura, bir önceki buluşmada Bergama dışındaki çalışmalara odaklandıklarını hatırlatarak, bu kez kentin kendi iç dinamiklerini ve mimari yapısını ele alacaklarını ifade etti. BERKSAV Başkanı Fatih Özbek, Bergama’nın tarihsel gelişimini antik dönemden Roma dönemine uzanan geniş bir perspektifte değerlendirdi. Özbek, kentin yerleşim yapısının özellikle MÖ 2. yüzyıldan itibaren önemli değişimler geçirdiğini, Helenistik dönemde akropol çevresinde yoğunlaşan yaşamın zamanla ovaya ve batı yönüne doğru kaydığını anlattı. Bergama’nın antik çağdaki kent dokusunun iki ana eksen üzerinden geliştiğini belirten Özbek, Selinus ve Kestaios (Bakırçay) çevresindeki yerleşimlerin zamanla birleşerek güçlü bir şehir yapısı oluşturduğunu ifade etti. Roma döneminde ise kentin, batıya doğru genişleyerek bugünkü çarşı ve yerleşim alanlarının temelini oluşturduğunu dile getirdi. Özbek, Pergamon’un antik dünyadaki önemine de değinerek, kentin Efes Antik Kenti ve Smyrna (İzmir) ile birlikte güçlü bir rekabet ve etkileşim içinde olduğunu söyledi. Bu üçlü yapının, dönemin kültürel ve siyasi dengelerinde önemli rol oynadığını vurguladı. Konuşmasında kentin mimari zenginliğine dikkat çeken Özbek, akropolün görkemli yapısının antik çağda güneş ışığında adeta parladığını ve uzaktan bile etkileyici bir siluet oluşturduğunu ifade etti. Kentin farklı bölümlerinin kendine özgü işlevlere sahip olduğunu belirten Özbek, özellikle aşağı kentte ticaret, yukarı kesimlerde ise idari ve dini yapıların yoğunlaştığını söyledi. Sağlık merkezi olarak bilinen Asklepion hakkında da bilgi veren Özbek, buranın antik dönemde yalnızca bir tedavi merkezi değil, aynı zamanda ruhsal ve kültürel bir şifa alanı olarak görüldüğünü aktardı. Asklepion’un kentin son uzantısı olarak kabul edildiğini belirten Özbek, buraya ulaşımın bile özel bir mimari kurgu ile tasarlandığını ifade etti. Roma döneminde Bergama’da büyük ölçekli projelerin hayata geçirildiğini dile getiren Özbek, imparatorluk kültü çerçevesinde inşa edilen tapınakların kente ayrıcalıklı bir statü kazandırdığını söyledi. Özellikle Augustus döneminde başlayan imparatorluk tapınağı geleneğinin, Bergama’yı öne çıkaran unsurlardan biri olduğunu vurguladı. Konuşmada ayrıca Roma dönemi tiyatroları, hamam yapıları, eğitim alanları ve ticaret merkezleri gibi pek çok mimari unsur ele alındı. Özbek, bu yapıların yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel yaşamın da önemli parçaları olduğunu belirtti. Söyleşinin devamında yeniden söz alan Nilgün Ustura ise günümüzde Bergama’da yürütülen koruma ve uygulama süreçlerine değindi. Ustura, kentte yapılan bazı yapıların altında kalan, ışıklandırılarak düzenlenmiş arkeolojik alanların önemine dikkat çekti. Bu çalışmaların hem tarihi görünür kılmak hem de kent yaşamıyla bütünleştirmek adına önemli olduğunu ifade etti. Koruma sürecine ilişkin hassasiyetlerini dile getiren Ustura, "Bizden korkulmasını değil, bize yardımcı olunmasını istiyoruz. Bergama tarihine hep birlikte sahip çıkmalıyız" diyerek ortak sorumluluk vurgusu yaptı. Sit alanlarıyla ilgili süreçlere de değinen Ustura, bazı bölgelerin 3. derece sit alanından 1. derece sit alanına dönüştüğünü, bu alanlarda imar izni verilmediğini belirtti. Müze Müdürlüğü olarak vatandaşların yanında olmaya çalıştıklarını ifade eden Ustura, kimi durumlarda imar planlarının tarihi kalıntılarla çakışabildiğini söyledi. Bu gibi durumlarda hem kültürel mirasın korunması hem de yapıların statik güvenliği göz önünde bulundurularak projelerde revizyon talep ettiklerini dile getirdi. Katılımcıların ilgiyle takip ettiği söyleşi, Bergama’nın zengin tarihi mirasını ve mimari katmanlarını farklı bir bakış açısıyla ele alarak büyük beğeni topladı.
Samsun Alev topuna dönen tırdan atlayarak kurtuldu, tamirciden şikayetçi oldu Samsun-Ankara kara yolunda seyir halindeki mobilya yüklü tırın çekicisi çıkan yangında küle döndü. Sürücü, alevlerin yükseldiğini fark edince kendini son anda araçtan atarak kurtulurken, kısa süre önce bakım yaptırdığı tamirci hakkında şikayetçi oldu. Olay, 29 Nisan gecesi saat 01.10’da Samsun-Ankara yolu Tekeli mevkisinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Azerbaycan uyruklu İbrahim Semed (61) idaresindeki 77 DR 315 plakalı çekici ve ona bağlı 99 ZX 475 plakalı mobilya yüklü yarı römork, Samsun’dan Kavak istikametine seyir halindeyken henüz bilinmeyen bir nedenle ön kısmından yanmaya başladı. Yangını fark eden sürücü, aracı durdurarak kendini dışarı attı. Olayda yaralanan olmazken, alevler kısa sürede tüm aracı sardı. İhbar üzerine olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangına müdahale ederek söndürdü ancak tır tamamen yanarak geriye demir yığını kaldı. Sürücü İbrahim Semed, aracında kısa süre önce bakım yaptırdığını belirterek, yangının elektrik aksamından kaynaklanmış olabileceğini öne sürdü. Aracın tamamen yanarak kullanılamaz hale geldiğini ifade eden Semed, yaklaşık 2 milyon lira zararının olduğunu söyledi. Tır sürücüsü İbrahim Semed, yangından 4 saat önce Trabzon Köprübaşı’nda aracını tamir ettirdiğini belirterek, "Aracımda yangın çıkınca canımı zor kurtardım. Kendimi araçtan son anda dışarı attım. Pasaportum, telefonum her şeyim de araçla yandı. Tamirciden şikayetçiyim" dedi. Bugün Samsun Adliyesine giden İbrahim Semed, olayla ilgili sorumlular hakkında "mala zarar verme" ve "öldürmeye teşebbüs" iddialarıyla Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesi talebiyle suç duyurusunda bulundu.
İstanbul Doğaseverler Yenikapı’daki fuarda buluştu İstanbul’da doğaseverler ve karavan meraklıları Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde kapılarını açan NaturFest, fuarında buluştu. Yenikapı’da başlayan ve 3 Mayıs’a kadar devam edecek olan fuar kamp, karavan ve doğa sporları severleri bir araya getirecek. Bu yıl ikincisi düzenlenen Kamp, karavan ve doğa sporları fuarı NaturFest, Dr. Kadir Topbaş Kültür Merkezinde başladı. Yerli, yabancı markalardan karavanların yer aldığı fuar 3 Mayıs’a sürecek. Son teknoloji ve ultra konfor verimiyle dizayn edilen karavanların fiyatları 350 bin liradan başlayıp 9 milyona kadar fiyat aralığında seyrediyor. Her bütçeye göre bulunan karavanlar, sahiplerini bekliyor. 2’incisi düzenlenen fuarla son dönemde kamp ve karavan sektöründe hem üretici hem de son kullanıcı tarafında çeşitli sorunlar yaşandığı sorunların ortak çözüm yolları bulunarak çözülmesinin amaçlandığı öğrenildi. "Artık karavan kullanımı hobi olmaktan çıktı. Tamamen bir ihtiyaç oldu" Bir karavan şirketi yetkilisi olan Murat Dilbaz, son yıllarda karavana yoğun ilginin olduğunu söyledi. Dilbaz, "Artık karavan kullanımı hobi olmaktan çıktı. Tamamen bir ihtiyaç oldu. Yakında biz herkesin evinin önünde karavan olacak diyoruz. Son zamanlarda depremlerden dolayı ve otel fiyatlarının artışı. Biraz daha öte gitmem gerekirse konut fiyatlarının artışı karavana ilgiyi arttırdı. Standart karavan dediğimiz karavanların içinde sadece mobilya akşamlarımız ve yatak konseptimiz mevcut. Ful donanımlı karavanlarımızda da güneş enerjisi sistemi özellikleriyle satışa sunuyoruz. Karavan fiyatlarımız 350 bin liradan başlayıp 750 bin 850 bin liralara kadar gidiyor. Her bütçeye cevap veriyoruz" dedi. "Bir tane yazlık, kışlık dairen olur ama karavan aldığın zaman Türkiye’de 81 ilde evin olur" Fuarda en pahalı karavanı satan yetkili Osman Dolgun, "9 milyon liralık karavanın değerinin sebebi tamamen Alman markası olması. Yurt dışından gelen ithal bir karavan kendisi. İçerisi 1+0 suit daire sisteminde. ALDE ısıtma sistemi, tentesi, güçlendirilmiş dingili asansör yatağı, duş ve tuvaleti ayrımı, geniş saklama bagajları, hafif malzemelerle birlikte ergonomik bir karavandır. 9 milyon gibi bir rakamı var. Bu en pahalı karavanlardan bir tanesi ama. Bu karavanda yok yok. Bir tane yazlık, kışlık dairen olur ama karavan aldığın zaman Türkiye’de 81 ilde evin olur" şeklinde konuştu. "Depremlerin oluşması, daha sonrasında işte pandemi öncesindeki yoğunluğun olması ve turizmdeki maliyetlerin yüksek olmasından dolayı karavana olan ilgi her geçen gün biraz daha artmaktadır NaturFest Kamp, Karavan ve Doğa Sporları Fuarı’nın organizatörü Cengiz İmeci, "Naturfest Kamp Karavan Doğa Sporları Fuarı bu sene ikinci kez kapılarını açıyor. 3 Mayıs’a kadar devam edecek bir fuar organizasyonumuz. Yenikapı Avrasya Gösteri Sanat Merkezi’nde yapıyoruz. Son yıllarda karavana olan merak ve ilgi her geçen gün daha da artmaktadır. Özellikle işte depremlerin oluşması, daha sonrasında işte pandemi öncesindeki yoğunluğun olması ve turizmdeki maliyetlerin yüksek olmasından dolayı karavana olan ilgi her geçen gün biraz daha artmaktadır. Buradaki en büyük nedenlerden bir tanesi, doğayla baş başasınız. Herhangi bir yere bağlı kalmadan seyahat etme özgürlüğünüz var. Bu bakımdan tercih nedenleri oluyor" ifadelerini kullandı. Karavan kullanımının hobiden ayrı bir kategoriye girerek ihtiyaç olduğunu söyleyen İmeci, "Bakarsanız, pandemiyle ve daha sonrasında depremle bir ihtiyaç olarak doğan bir sektör. Daha sonrasında da bu artık alışkanlık ve bir hobiye dönüşen bir oluşuma geçti. Önceki yıllarda ihtiyaçtan dolayı karavana olan ilgi, son zamanlarda doğa turizmiyle, seyahatlerin doğayla iç içe yoğunlaşmasıyla da tamamen bir hobi ve ayrı bir kategori haline geldi" diye konuştu. "30 Nisan’da açılan, bugün açılan fuarımız 3 Mayıs’a kadar kapılarını açık tutacak" Fuarın 4 gün boyunca devam edeceğini söyleyen Cengiz İmeci, "Şöyle söyleyeyim; geçen sene fuarın ilkini yapmıştık, bu sene ikincisini düzenliyoruz. 30 Nisan’da açılan, bugün açılan fuarımız 3 Mayıs’a kadar kapılarını açık tutacak. Şöyle bir tarihimiz var: 1 Mayıs resmi tatil, ardı Cumartesi ve Pazar, üç tatilimiz olmasından dolayı yoğun bir ilgi bekliyoruz fuarımıza. Özellikle hem İstanbul’dan gerekse yakın çevrelerden, diğer şehirlerden ciddi bir ziyaretçi beklentimiz var. Online davetiyelerimizde bizim bunu gösteriyor, yaklaşık 20 bin civarında online davetiye dağıttık bu süreçte. Dolayısıyla buradan gelen ziyaretçilerin telefonlarıyla, mailleriyle de özellikle ciddi anlamda bir talebin olduğu, geçen seneye göre yaklaşık yüzde 20-25 civarında bir artışın olduğunu gösterir" cümlelerini kullandı. "İthal karavan modellerimizin, moto ve çekme karavan modellerimizin daha yoğun olması fuarımıza ilgiyi bir kat daha artırmaktadır" Cengiz İmeci, fuarda farklı model karavanların çeşitliliğinden bahsederek, "Bu sene özellikle ayrı bir kategori daha açtık. Motor sporlarıyla ilgili, deniz sporlarıyla ilgili ve özellikle off-road araçlarıyla ilgili ayrı bir kategorimiz var. Burada da çok büyük bir ilgi bekliyoruz. Bu sene yine geçen seneye göre bir farkımız, ithal karavan modellerimizin, moto ve çekme karavan modellerimizin daha yoğun olması fuarımıza ilgiyi bir kat daha artırmaktadır" konuşmasına devam etti. "Karavan park yerlerinin devlet tarafından, belediyeler tarafından belirlenmesi daha özgür bir hayatın sürdürülebilmesi açısından ihtiyaçtır" Karavanlar için ayrı bir düzenlemenin yapılması gerektiğini ifade eden Cengiz İmeci, karavan sahiplerinin de yasal düzenlemeyi beklediğini söyledi. Cengiz İmeci, "Karavana ilgi her geçen gün dediğim gibi artıyor. Ancak burada şöyle bir sıkıntımız var; karavan park yasaklarıyla ilgili ciddi anlamda zorluklar yaşanmaktadır. Bu düzenlemenin, yani karavan parklarının neresi olacağıyla ilgili daha özgür bir hayatın zevkle yaşanabilmesi adına yasal düzenlemenin yapılması şart bu konuda. Dolayısıyla park yerlerinin devlet tarafından, belediyeler tarafından belirlenmesi daha özgür bir hayatın sürdürülebilmesi açısından ihtiyaçtır. Dolayısıyla en yakın zamanda biz yasal düzenlemelerin gelmesini beklemekteyiz. Çünkü ziyaretçilerimizden de bu yönde talepler var. Bu konuyla ilgili sempozyumların yapılmasını, fuarda bunun dile getirilmesini çok fazla ziyaretçimizden biz mailler aldık, telefonlar aldık. Bu konumda en kısa zamanda yasal düzenleme getirilip karavan sektörünün kangrenleşmiş probleminin bir an önce çözülmesini bekliyoruz" şeklinde konuştu. (DH-SB-