EKONOMİ - 07 Nisan 2026 Salı 08:48

Ford Otosan’ın ekosistemi Türkiye ekonomisine kazandırdı

A
A
A
Ford Otosan’ın ekosistemi Türkiye ekonomisine kazandırdı

Ford Otosan üretim kapasitesi, ihracat performansı ve oluşturduğu ekosistemle Türkiye ekonomisinin en stratejik aktörlerinden biri olmayı sürdürüyor. Üretimden mühendisliğe, tedarik zincirinden bayilerine uzanan bu geniş etki alanı, şirketin sadece bir otomotiv şirketi değil, Türkiye ekonomisinin yaklaşık yüzde 1’ini temsil eden önemli bir sanayi merkezi olarak öne çıktı.



Ford Otosan, üretimden ihracata, mühendislikten yan sanayiye uzanan kapsamlı ekosistemiyle Türkiye ekonomisinin en güçlü sanayi oyuncuları arasında yer alıyor. Türkiye otomotiv üretiminin yaklaşık 1/3’ünü gerçekleştiren şirketin ürettiği katma değer, yalnızca kendi faaliyetleriyle sınırlı kalmayarak tedarik zinciri, hizmet aldığı sektörler, çalışanları ve bayi ağı ve daha niceleri aracılığıyla ekonominin geneline yayılan çok boyutlu bir etki oluşturuyor.


Şirketin ekonomiye katkısı şöyle açıklandı:


Şirket ürettikçe Türkiye üretiyor: 1 TL 2,94 TL


"Sanayideki üretim çarklarını hareketlendiren Ford Otosan, tedarik zinciri ve yan sanayi üzerindeki etkisiyle toplam üretimi katlayarak büyütüyor. Şirketin gerçekleştirdiği her 1 TL’lik üretim, ekonominin genelinde toplam 2,94 TL’lik bir üretim hacmini tetikliyor. Bu veri, şirketin üretim gücünün sadece kendi fabrikalarıyla sınırlı kalmadığını, lojistikten metale, yazılımdan enerjiye kadar onlarca farklı sektörde üretimi büyüten bir "motor" vazifesi gördüğünü kanıtlıyor.


Ekonomide güçlü kaldıraç etkisi: 6,65 katlık katma değer


Şirketin ekonomiye sağladığı en büyük katkılardan biri de yüksek katma değer oluşturma kapasitesi. Şirketin GSYH’ye yaptığı her 1 TL’lik doğrudan katkı, ekosistemindeki çarpan etkisiyle Türkiye ekonomisine 6,65 TL olarak geri dönüyor. Bu kaldıraç etkisi, şirketin sanayide verimliliği artıran ve milli geliri besleyen stratejik bir güç olduğunu gösteriyor.


İstihdamda 14 katlık dev ekosistem


İstihdam tarafındaki veriler, Ford Otosan’ın istihdam üzerindeki etkisini de net bir şekilde ortaya koyuyor. Şirket bünyesinde üretilen her 1 kişilik istihdam, Türkiye genelinde 14,47 kişilik bir iş gücü talebine karşılık geliyor. Tedarik zinciri ve hizmet sektörleri dahil edildiğinde toplamda 277 bin kişilik bir istihdam ağına dokunan şirket, Türkiye’nin en büyük istihdam platformlarından biri konumunda bulunuyor.


Türkiye Ekonomisinin yüzde 1’i şirket ekosistemiyle şekilleniyor


Şirket, üretimden tedarik zincirine, istihdamdan yan sanayiye uzanan geniş faaliyet alanıyla Türkiye ekonomisi için önemli bir değer oluşturuyor. Şirket, doğrudan ve dolaylı etkileriyle Türkiye’nin Gayrisafi Yurtiçi Hasılası’nın (GSYH) yaklaşık yüzde 1’ine karşılık gelen bir ekonomik büyüklüğü temsil ediyor.


Ford Otosan’ın faaliyetleri; yalnızca kendi üretim hacmiyle sınırlı kalmayıp, birlikte çalıştığı tedarikçiler, iş ortakları ve desteklediği sektörler aracılığıyla ekonomide çarpan etkisi oluşturan bir yapı ortaya koyuyor. Bu kapsamlı katkı, şirketin Türkiye’de sanayinin gelişimine, sürdürülebilir büyümeye ve istihdamın güçlenmesine olan uzun vadeli katkısını bir kez daha ortaya koyuyor."


"Sanayi, doğru kurgulandığında ekonominin tamamını büyüten bir güç haline gelir"


Ford Otosan Genel Müdürü Güven Özyurt, şirketin ekonomik etkilerine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: "Ford Otosan yalnızca bir otomotiv üreticisi değil; Türkiye’de değeri büyüten, üretimi çoğaltan ve dönüşümü hızlandıran rasyonel bir güçtür. Biz büyüdükçe sadece kendi ölçeğimiz genişlemiyor; Türkiye otomotiv sektörü derinleşiyor, tedarik sanayi güçleniyor, hizmet sektörü gelişiyor, ihracat artıyor, istihdam yayılıyor ve ekonomide çok katmanlı bir etki oluşuyor. Bu bize aynı zamanda sanayinin doğru kurgulandığında yalnızca üretim yapmadığını; kalkınma, rekabetçilik ve toplumsal fayda da ürettiğini gösteriyor. Biz bu ülkenin ve insanlarının potansiyeline güveniyoruz. Önümüzdeki dönemde de vites küçültmeden teknoloji geliştirmeye, üretmeye ve değer oluşturmaya devam edeceğiz."


Çok sektörlü yayılım: Sanayiden hizmetlere


Açıklamaya göre, şirketin ekonomik etkisi, yalnızca kendi üretim hacmiyle sınırlı kalmıyor; etrafında oluşan geniş sanayi ve hizmet ekosistemi üzerinden ekonomide zincirleme bir büyüme oluşturuyor. Şirket kauçuk-plastik, metal, enerji, inşaat, tarım ve madencilik gibi birçok sektörde ekonomik aktiviteyi tetikliyor. Şirketin tedarik zinciri, hizmet aldığı sektörler ve yan sanayisinin kendi içinde büyümesiyle ve diğer sektörler ile ekonomik aktiviteleri zincirleme olarak dolaylı etki oluşturuyor. Bu büyüklük, şirketi yalnızca üretim yapan bir sanayi kuruluşu değil; ekonomide geniş tabanlı büyüme oluşturan bir "çarpan mekanizması" haline getiriyor. Bu çarpan mekanizması milli gelire katkı, istihdam, üretim ve ekonomik katma değer olarak ortaya çıkıyor.


Şirketin Türkiye’ye olan katkıları Ekonomik Etki Analizi Araştırması ile de doğrulandı


Sabancı Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Orhan Erem Ateşağaoğlu ve Özyeğin Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gökhan Özertan tarafından hazırlanan ekonomik etki analizi araştırması, Ford Otosan’ın Türkiye ekonomisinde yalnızca bir üretici olmadığını; sektörler arası etkileşimi güçlendiren ve ekonomik aktiviteyi zincirleme şekilde büyüten bir "ekosistem merkezi" olduğunu gösterdi.


Onaylı 2024 finansal verileri ile yapılan araştırmada, şirketin kauçuk-plastik sektöründen, elektrik- su- inşaat sektörüne, tarım madencilikten, fabrikasyon metal ürünlere kadar 12 farklı sektör ile girdi çıktı ilişkisi temel alınarak, şirketin Türkiye ekonomisine katkısı ve varlığı sebebi ile oluşturduğu katma değer doğrulandı.


Çalışma, şirketin doğrudan üretim faaliyetlerinin ötesine geçen etkisini; yan sanayi, hizmetler ve tüketim üzerinden tetiklenen zincirleme ve dolaylı etkileri de merceğe aldı.



Ford Otosan’ın ekosistemi Türkiye ekonomisine kazandırdı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Kütüphane haftası atölye ve söyleşilerle kutlandı Küçükçekmece’de hizmete açılan Adnan Özyalçıner Çocuk Kütüphanesi ile de ilçedeki kütüphane sayısı 11’e yükseldi. Küçükçekmece Belediyesi, Kütüphane Haftası kapsamında birbirinden eğlenceli ve eğitici atölyeler ve söyleşiler düzenledi. Sefaköy Kültür ve Sanat Merkezi içinde hizmete açılan Adnan Özyalçıner Çocuk Kütüphanesi ile de ilçedeki kütüphane sayısı 11’e yükseldi. Kuşlu Çocuk, Rıfat Ilgaz Çocuk ve İstasyon Mahallesi Gençlik Merkezi kütüphanelerinde; 5-10 yaş arası çocuklar için Renkli Dokunuşlar, Avucumdaki Sanat ve Kitapların Evi Tasarım atölyeleri gerçekleştirildi. Ayrıca Editör- Yazar Nihal Ünver’in katılımıyla ‘Kediler Şehrinde Dostluk’ ve Yazar Dilşah Ünlü’nün katılımıyla ’Kitaplarla Konuşalım Mı?’ adlı söyleşi düzenlendi. "Kütüphanelerimizin sayısını artırmaya devam edeceğiz" Küçükçekmece’de kütüphanelerin sayısını 11’e çıkardıklarını belirten Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi, ‘’2019 yılında göreve başladığımıza ilçedeki kütüphane eksikliğinin farkındaydım ve çalışmalarımı bunun üzerine yoğunlaştırdım. Kütüphanelerin bir toplumun gelişmesinde ve büyümesindeki önemi tartışılamaz. Bu sebeple özellikle çocukluktan itibaren okuma alışkanlığının kazandırılması için konseptli ve ilgi çekici çocuk kütüphaneleri açtık. İlçemizdeki kütüphane sayısını artırmaya devam edeceğiz’’ dedi. 11. kütüphane ilçeye kazandırıldı Küçükçekmece Belediyesi tarafından Sefaköy Kültür ve Sanat Merkezi’nde, Adnan Özyalçıner Çocuk Kütüphanesi de hizmete açıldı. İlçenin 11. kütüphanesi olan Adnan Özyalçıner Çocuk Kütüphanesi, 55 kişilik kapasitesiyle yaklaşık 6 bin adet kitaba ev sahipliği yapıyor. Kütüphane, çocukların zihnini yormadan sakin, huzurlu ve güvende hissedebilecekleri bir atmosfer oluşturularak, sofistike ve pastel tonları tercih edilerek tasarlandı.
Kütahya Kütahya’da 322 çeşmeden akan temiz su kanalizasyona karışıyor Kütahya’da aktif olarak kullanılan 322 çeşmeden akan temiz suyun doğrudan kanalizasyona karıştığına dikkat çeken Ülkemiz Değerlerini Tanıtma Kültür ve Sanatımızı Geliştirme Derneği Başkanı Abdurrahman Yıldız, su kaynaklarının korunması ve daha verimli kullanılması amacıyla bir proje hazırladıklarını söyledi. Ülkemiz Değerlerini Tanıtma Kültür ve Sanatımızı Geliştirme Derneği Başkanı Abdurrahman Yıldız, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan’ın su politikalarına verdiği öneme dikkat çekerek, suyun küresel ölçekte petrolden daha değerli hale geldiğini vurguladı. Yıldız, boşa akan su kaynaklarının korunması ve gelecek nesillere aktarılması gerektiğini ifade etti. Projenin pilot uygulama alanı olarak Kütahya merkezinin belirlendiğini açıklayan Yıldız, çalışmanın ilerleyen süreçte Eskişehir, Bilecik ve Sakarya gibi çevre illeri de kapsayacak şekilde genişletilmesinin hedeflendiğini söyledi. Yıldız, projeyle yer altı ve kaynak sularının modern altyapı sistemleriyle yeniden değerlendirilmesi, boşa akan temiz suyun israf edilmesinin önüne geçilmesi ve çok amaçlı kullanım alanları oluşturulmasının amaçlandığını kaydetti. "Temiz su kaynaklarını kendimiz kirletiyoruz" Yıldız, Kütahya’da halen aktif olarak kullanılan 322 çeşmeden akan temiz suyun doğrudan kanalizasyona karıştığına dikkat çekti. Bu durumun hem çevresel hem de ekonomik kayıplara yol açtığı belirten Yıldız, "Temiz suyu önce kirletip, ardından arıtmak için ikinci kez maliyet oluşturuyoruz. Bu durum milli kaynakların israfıdır. Projeyle birlikte söz konusu su kaynaklarının park ve bahçelerin sulanması, cadde temizliği, görsel su yapıları, yangın ve acil durum kullanımı ile tarımsal sulama gibi birçok alanda değerlendirilmesi planlanıyor. Ayrıca Porsuk Çayı’nın yeniden temiz bir görünüme kavuşmasına katkı sağlanması da hedefler arasında yer alıyor" dedi. "Suya bakış açımızı değiştirmeliyiz" Yıldız, projenin ilk uygulama alanı olarak Kütahya merkezde Saray Mahallesi Adliye civarında bulunan 8 çeşmenin seçildiğini, bu bölgede Osmanlı çeşme mimarisine uygun çok amaçlı kullanım alanlarının oluşturulacağını ifade etti. Dünyada artan su kıtlığına dikkat çeken Yıldız, Türkiye’de de benzer sorunların yaşanmaması için su kullanım alışkanlıklarının gözden geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Projenin ilgili bakanlıklar, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içinde hayata geçirilmesinin planlandığını belirten Yıldız, projeye destek olunması çağrısında bulunarak, "Temiz su kaynaklarımızı korumak ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir çevre bırakmak için bu çalışmanın ülke genelinde yaygınlaşmasını bekliyoruz" ifadelerini kullandı.
Manisa Halk oyunları yarışmasına Manisa Büyükşehir Belediyespor damga vurdu Manisa Kulüplerarası İl Birinciliği Halk Oyunları Yarışması; geleneksel ezgiler, renkli kostümler ve nefes kesen performanslarla kültürel bir şölene dönüştü. Muradiye Spor Salonu’nda düzenlenen ve 9 dalda 13 takımın mücadele ettiği yarışmada, Manisa Büyükşehir Belediyespor Halk Dansları Topluluğu sergilediği üstün performansla damga vurdu. Manisa Kulüplerarası İl Birinciliği Halk Oyunları Yarışması, Muradiye Spor Salonu’nda gerçekleştirilen görkemli performanslarla tamamlandı. Geleneksel ezgilerin ve milli kültürün yansıması olan renkli kostümlerin damga vurduğu organizasyonda, 9 farklı dalda 13 takım şampiyonluk için mücadele etti. CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper ve Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek’in de takip ettiği yarışmanın açılışını, Manisa Büyükşehir Belediyesi Engelsiz Tarzanlar Spor Kulübü gerçekleştirdi. Kültürel bir şölen havasında geçen organizasyonda, ekiplerin sergilediği özgün figürler ve uyumlu koreografiler izleyicilerden büyük takdir topladı. Manisa Büyükşehir Belediyespor 3 dalda birincilik elde etti Manisa Büyükşehir Belediyespor Halk Dansları Topluluğu, sergilediği üstün performansla yarışmaya damga vuran ekiplerin başında yer aldı. Büyükler Kategorisi Karma Düzenlemesiz, Büyükler Kategorisi Düzenlemeli ve Gençler Kategorisi Düzenlemeli dallarında rakiplerini geride bırakan topluluk, üç ayrı kategoride il birinciliği elde ederek büyük bir başarıya imza attı. Yarışmanın diğer kategorilerinde de heyecan doruktaydı. Büyükler Kategorisi Erkek Düzenlemesiz dalda Anka Spor Kulübü zirvede yer alırken; Büyükler Kadın, Gençler Kadın ve Minikler Düzenlemesiz dallarında Soma İlçe Spor Kulübü birincilik kupasının sahibi oldu. Yıldızlar Kategorisi Düzenlemesiz dalda ise Kültür Dans Sanat Spor Kulübü kürsünün ilk basamağına çıktı.
Manisa Vestel Manisa BBSK Sultanlar Ligi’nde Vestel’in ana sponsorluğunu üstlendiği Vestel Manisa BBSK Kadın Voleybol Takımı, play-off final grubu son maçında rakibi PTT Spor’u, 3-2 skorla mağlup ederek, grubunda ikinci sırayı alarak Sultanlar Ligi’ne yükseldi. Vestel’in ana sponsorluğunu üstlendiği Vestel Manisa BBSK Kadın Voleybol Takımı, play-off final grubu son maçında rakibi PTT Spor’u, 3-2 skorla mağlup ederek, grubunda ikinci sırayı alarak Sultanlar Ligi’ne yükseldi. Vestel Global Pazarlama & Yurt İçi Satış Genel Müdürü Duygu Badem Uylukçuoğlu elde edilen başarıya ilişkin değerlendirmesinde, "Vestel olarak toplumsal gelişime katkı sağlamayı her zaman en temel sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz. Kuruluşumuzdan bu yana toplumun ilerlemesini kendi gelişimimizle eşdeğer kabul eden bir anlayışla hareket ediyor; özellikle sporun birleştirici ve sağlıklı nesiller yetiştiren gücüne inanıyoruz. Bu vizyonla, çeyrek asrı aşkın bir süredir ülkemizde sporun birçok dalına verdiğimiz desteği, kadın voleybolunda elde ettiğimiz bu başarıyla taçlandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Vestel Manisa BBSK Kadın Voleybol Takımı’nın elde ettiği bu başarının bizim için anlamı çok derin; zira bu hikaye, Vestel’in üretim gücünün kalbi olan, evimiz ve köklerimizin bulunduğu Manisa’nın topraklarında filizlendi. Manisamız, bizim için sadece bir üretim merkezi değil, her zaman özel bir yere sahip olan gönül bağımızdır. Şehrimizin hem sosyal hem de ekonomik kalkınmasına katkıda bulunmak, yerel halkımızla bu gelişimi paylaşmak bizim için büyük bir gurur kaynağı. Süreç boyunca tüm çalışma arkadaşlarımızın tribünleri doldurarak takımımıza sahip çıkması, Manisa halkıyla omuz omuza verdiğimiz bir gönül birliğine dönüştü. Teknoloji üssümüzdeki binlerce arkadaşımızın enerjisiyle, sahada ter döken sporcularımızın azmi birleşti. İnanıyoruz ki; Manisa’da doğan bu azim, dünyanın en kaliteli ligi kabul edilen Sultanlar Ligi’nde de aynı kararlılıkla yankılanmaya devam edecek" şeklinde konuştu. Sadece dört yıl önce Bölgesel Lig’de mücadelesine başlayan ekip, 4 yılda 3 lig yükselerek kısa sürede önemli bir mesafe katetti. Özellikle Kadınlar 1. Ligi’ndeki henüz ilk sezonunda sergilediği performans ile Türkiye voleybolunun en üst seviyesi olan Sultanlar Ligi’ne taşıdı. Önümüzdeki sezon Sultanlar Ligi’nde mücadele edecek olan Vestel Manisa BBSK Kadın Voleybol Takımı hem şehri hem de Vestel markasını en üst seviyede temsil etmeye hazırlanıyor. Takım, Sultanlar Ligi’nde kalıcı başarılara imza atmayı hedefliyor.