ASAYİŞ - 16 Aralık 2025 Salı 13:29

Gazeteci Fatih Altaylı hakkında gerekçeli karar açıklandı

A
A
A
Gazeteci Fatih Altaylı hakkında gerekçeli karar açıklandı

Kendisine ait Youtube kanalında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik söylediği sözler nedeniyle tutuklanan ve 4 yıl 2 ay hapisle cezalandırılmasına hükmedilen Fatih Altaylı hakkında gerekçeli karar açıklandı. Gerekçeli kararda Altaylı’nın sözlerinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın suikaste kurban gidebileceği veyahut öldürüleceği yönünde tehdit içerdiği ve düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirilmeyeceği belirtildi.

Gazeteci Fatih Altaylı hakkında kendisine ait Youtube hesabında 20 Haziran günü yaptığı yayınında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sözleri nedeniyle soruşturma başlatılmıştı. Altaylı, soruşturma kapsamında tutuklanırken İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Temmuz ayında iddianame düzenlenmişti. Hazırlanan iddianamede Altaylı’nın ’Cumhurbaşkanını tehdit’ suçundan 5 yıldan az hapis cezası olmamak şartıyla cezalandırılması istenmişti. 26 Kasım günü görülen karar duruşmasında Fatih Altaylı ‘cumhurbaşkanını tehdit’ suçundan 4 yıl 2 ay hapisle cezalandırılarak adli kontrol hükümleri yetersiz kalacağından tutukluluk halinin devamına karar verilmişti.

"Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın suikaste kurban gidebileceği yönünde tehdit içeriyor"

İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından açıklanan gerekçeli kararda, "Bak bu milletin yakın geçmişinden de söz etmiyorum uzak geçmişine bak abi bu millet padişahını boğmuş bir millettir hoşuna gitmediği zaman istemediği zaman padişahını yuhlamış bir millettir az uz değildir öldürülen suikaste kurban giden Osmanlı padişahı suikast demeyelim de komploya kurban giden veya boğazlanan veya intihar etti süsü verilen şimdi o yüzden öyle baktığın zaman bu halk her şeyden vazgeçebilir ya da vazgeçmiş gibi görünür ama seçme hakkının elinden alınmasından hoşlanmaz o yüzdendir ki burada hakiki bir diktatörlük kurma hayali olanlar asla kuramazlar tam kurduklarını zannederken bir de bakarlar ki kuramamışlar ve tam aksine bu onların da lehine de olmaz" şeklindeki cümlelerinin katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın suikaste kurban gidebileceği veyahut öldürüleceği yönünde tehdit içerdiği belirtildi.

"Sanığın söylemleri düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirilemez"

Sanık Altaylı’nın videoyu Youtube isimli uygulama üzerinden herkese açık bir şekilde paylaştığı ve paylaştığı kanalın abonesinin bir milyonun üzerinde olduğu ve söz konusu video içeriğinin yüzbinlerce izlendiği de gerekçeli kararda belirtildi. Sanığın söylemlerinin nefret, ayrımcılık, düşmanlık ve şiddet oluşturmaya yönelik olan ifadeler kapsamında kaldığı düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirilmeyeceği gerekçeli kararda aktarıldı.

"İfadeler basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kalmadı"

Gerekçeli kararda ifadelerin şiddete teşvik edici nitelikte olduğu ve basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kalmadığının anlaşıldığına yer verildi.

Ceza, gerekçeli kararda anlatıldı

Gerekçeli kararda sanığın "Cumhurbaşkanına yönelik tehdit" suçundan 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın eylemiyle Cumhurbaşkanı’na karşı diğer fiili saldırıda bulunduğu anlaşıldığından arttırım yapılarak 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın eyleminin Türk Ceza Kanunu 310/2-son cümle uyarınca 5 yıldan az olamayacağından sanığın 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, verilen cezanın sanığın geleceği üzerindeki etkisi dikkate alınarak indirim yapılarak 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına oy birliğiyle karar verildiği kaydedildi. Öte yandan gerekçeli kararda sanığın gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin cezasından mahsubuna da hükmedildi.

"Kaçma şüphesinin bulunması nedeniyle tutukluluk devam"

Fatih Altaylı’nın almış olduğu ceza süresi, verilen ceza miktarı nazara alındığında kaçma şüphesinin bulunması nedeniyle adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağı ve tutuklama tedbirinin ölçülü olacağı kanaatiyle sanığın tutukluluğun devamı kararı verildiği gerekçeli kararda kaydedildi.

Melike İnal

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Belediye iştirakleri soruşturmasında 3’ü adli kontrol şartıyla 5 kişi serbest, 9 şüphelinin ifade işlemleri sürüyor Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Altyapı Yönetim ve Danışmanlık Ticaret A.Ş. (ALDAŞ) ve Antalya Su ve Atıksu İdaresi (ASAT) üzerinden toplam 399 milyon 507 bin liralık kamu zararına yol açıldığı iddiasıyla Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, adliyeye sevk edilen 14 şüpheliden 2’si savcılık ifadesinin ardından serbest bırakıldı. 3 şüpheli adli kontrol, 9 şüpheli ise tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza mahkemesine sevk edilirken, mahkeme heyeti adli kontrol talebiyle sevk edilen 3 kişinin adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verdi. 9 kişinin ifade işlemleri devam ediyor. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan Mülkiye Başmüfettişi raporu ile bilirkişi raporu doğrultusunda, Antalya Büyükşehir Belediyesinin iştiraklerinden ALDAŞ Altyapı Yönetim ve Danışmanlık Ticaret A.Ş. üzerinden yapılan usulsüz harcamalar nedeniyle 399 milyon 507 bin 249 lira 78 kuruş tutarında kamu zararı tespit edildi. Raporda, 1995 yılında ASAT Genel Müdürlüğü ile yapılan müşavirlik sözleşmesi kapsamında ALDAŞ A.Ş. tarafından yapılan harcamaların yüzde 15 fazlası ile ASAT’a yansıtıldığı, ancak bu faturaların dayanağı olan belgelerin sunulmadığı, incelemenin engellendiği, faturaların yalnızca ASAT Genel Müdürü tarafından onaylandığı ifade edildi. ALDAŞ A.Ş. kayıtlarında, yurt içi ve yurt dışı seyahatlerin büyük bölümünün şirket tarafından karşılandığı, görevlendirmesi bulunmayan ya da görevle ilgisi olmayan kişilerin bu seyahatlere katıldığı, bazı uçuş ve konaklamaların ALDAŞ ve ASAT ile hiçbir bağı olmayan kişiler adına yapıldığı tespit edildi. Seyahat, konaklama ve temsil-ağırlama giderlerinin isim, tarih ve oda bilgisi olmaksızın muhasebeleştirildiği; belediye veya şirketle ilişkisi bulunmayan çok sayıda kişi ile aile bireylerinin, ayrıca yabancı uyruklu bazı kişilerin konaklama giderlerinin ödendiği belirlendi. Bilirkişi raporunda, temsil ve ağırlama harcamalarının lüks işletmelerde yapıldığı, bazı yurt dışı faturalarında alkol tüketiminin yer aldığı, ancak harcamaların kimler adına yapıldığının belirtilmediği kaydedildi. Bu kalemlerden dolayı 63 milyon 414 bin 381 lira 54 kuruş kamu zararı oluştuğu bildirildi. Şirket tarafından kiralanan hizmet araçlarının kişisel kullanımda veya şirketle ilgisi olmayan üçüncü kişiler tarafından kullanıldığı, bu araçlara ait trafik cezalarının da kamu kaynakları ile yüzde 15 fazla fatura edilerek ASAT’tan tahsil edildiği tespit edilirken, bu kalemde 24 milyon 782 bin 903 lira 15 kuruş kamu zararı hesaplandı. Şirket demirbaşına kayıtlı çok sayıda cep telefonu, tablet ve dizüstü bilgisayarın üçüncü kişilerin kullanımına verildiği ve 8 milyon 400 bin 700 lira zarar oluştuğu belirlendi. Yönetim Kurulu kararıyla iç denetçi olarak görevlendirilen ve fiili hizmeti bulunmadığı tespit edilen bir kişi adına yapılan ödemeler nedeniyle 1 milyon 912 bin 43 lira, yine fiili hizmeti olmadığı belirlenen bir personel için yapılan maaş ve sigorta ödemeleri nedeniyle 2 milyon 686 bin 400 lira kamu zararı oluştuğu bildirildi. Yöneticilerin kişisel kredi kartı harcamalarının da şirket tarafından karşılandığı da kayda geçti. Raporda, yürütülen yazılım projesi kapsamında bugüne kadar 158 milyon 171 bin 162 lira harcandığı, bu tutarın yüzde 94’ünün personel giderlerinden oluştuğu ve herhangi bir gelir elde edilmediği ifade edildi. Ayrıca, yazılım geliştirme amacıyla başka bir firmadan 59 milyon lira bedelle program satın alındığı, bu işlem sonucunda şirketin mali kazanım elde etmediği belirtildi. Bu kalemde 274 milyon 969 bin 96 lira 7 kuruş kamu zararı tespit edildi. Şüpheli alacaklar, iş avansları ve belgesiz danışmanlık ödemeleri nedeniyle toplamda yaklaşık 2,7 milyon lira ek kamu zararına yol açıldığı kaydedildi. 14 gözaltı Soruşturma kapsamında, 14 Ocak tarihinde dosyada yer alan 18 şüphelinin yakalanarak gözaltına alınmasının, 4 şüphelinin ise ifadeye davet edilmesinin ve şüphelilerin ikametlerinde arama yapılmasının planlandığı bildirildi. ALDAŞ’a yapılan operasyonda haklarında gözaltı kararı bulunan ve aralarında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek ve ASAT eski genel müdürü ve çalışanlarının da bulunduğu 18 kişiden 14’ü gözaltına alındı. Gözaltı kararı bulunan 4 kişiden 1’inin tutuklu olarak cezaevinde bulunduğu, 2 kişinin yurt dışında olduğu 1 kişinin ise ameliyat nedeniyle hastanede tedavi gördüğü öğrenildi. Emniyetteki işlemleri iki gün süren 14 şüpheli, kamu zararına yol açıldığı iddiasıyla adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden B.K. ve O.Y. savcılık ifadesinin ardından serbest bırakılırken, 3 kişi adli kontrol, 9 kişi ise tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza mahkemesine sevk edildi. Mahkeme heyeti, adli kontrol talebiyle sevk edilen ASAT Genel Müdür Yardımcısı N.E. ile şoförler Y.N. ve A.B.’nin adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verirken, 9 şüphelinin ifade işlemlerinin sürdüğü bildirildi.
Samsun Tıbbi alet üretimine 150 milyon liralık stratejik yatırım: Yılda 800 bin parça üretilecek Samsun’da tıbbi alet üretimine 150 milyon liralık stratejik yatırım hayata geçiyor. Kurulacak Hassas Sıcak Dövme Uygulama Merkezi’nde (HASDÖV) yılda 800 bin parça üretilecek. Samsun’un tıbbi alet üretiminde ileri teknolojiye geçişini hızlandıracak Hassas Sıcak Dövme Uygulama Merkezi için istişare süreci tamamlandı. Hassas Sıcak Dövme Uygulama Merkezi Projesi İstişare Toplantısı, Samsun Valisi Orhan Tavlı’nın başkanlığında Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı’nda (OKA) gerçekleştirildi. Toplantıda, 2025 Yılı Cazibe Merkezleri Destekleme Programı kapsamında sözleşme aşamasında bulunan proje tüm yönleriyle ele alındı. OKA tarafından yapılan sunumda projenin teknik ve idari detayları paylaşılırken, uygulamaya yön verecek tesis ihtiyaçları, makine ve ekipman altyapısı, insan kaynağı planlaması ile proje sonrası işletme modeline ilişkin görüş ve beklentiler masaya yatırıldı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda, OKA tarafından süreçleri yürütülen Cazibe Merkezleri Destekleme Programı kapsamında hayata geçirilecek olan Hassas Sıcak Dövme Uygulama Merkezi, Samsun Yeni Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü yürütücülüğünde kurulacak. Yaklaşık 150 milyon TL bütçeyle inşa edilmesi planlanan merkez, yıllık 800 bin parça üretim kapasitesiyle Samsun’un tıbbi alet üretim altyapısına önemli bir ivme kazandıracak. Merkezde hassas sıcak dövme üretim hattı, tasarım destekli kalıphane altyapısı ve nitelikli iş gücünün yetiştirilmesine yönelik teknik eğitim alanları yer alacak. Türkiye’de tıbbi alet üretiminin yaklaşık yüzde 70’ini karşılayan Samsun’da bu yatırımla küçük ve orta ölçekli işletmelerin rekabet gücünün artırılması, şehrin ileri teknoloji odaklı sanayi yapısına geçişinin desteklenmesi hedefleniyor. Toplantıya Samsun Valisi Orhan Tavlı’nın yanı sıra Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mehlika Dicle, ASKON Samsun Şube Başkanı ve Samsun Medikal Sanayi İnovasyon Kümesi Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Alp Doğru, OKA Rekabetçi Ekonomi ve Dönüşüm Birimi Başkanı Fatih Ege ile Samsun’daki sektör temsilcileri katıldı.