ASAYİŞ - 03 Ağustos 2025 Pazar 13:32

Gaziosmanpaşa’da 25 yıllık kuyumcudan vurgun iddiası

A
A
A

Kuyumcunun kapalı olduğunu gören onlarca kişi büyük şaşkınlık yaşarken, bazı müşteriler ise kendilerine satılan altınların sahte çıktığını öne sürdü.

Olay, önceki gün Gaziosmanpaşa Mevlana Mahallesi Sefa Caddesi üzerinde bulunan kuyumcu dükkanında meydana geldi. İddiaya göre, 31 Temmuz Perşembe akşamı iş yerinin kepenklerini kapatan kuyumcu, bir daha geri dönmedi. Bir sonraki gün dükkanın önüne gelen ve kuyumcu sahibi Hakan G.’ye ulaşamayan vatandaşlar, durumu polis ekiplerine bildirdi. Kuyumcunun kapalı olduğunu gören müşteriler büyük şaşkınlık yaşarken, bazı müşteriler ise kendilerine satılan altınların sahte çıktığını öne sürdü.

"Ben diğer büyük sorunumu çözünce gelip herkesin parasını ödeyeceğim demiş"

İrfan Özkaplan isimli vatandaş, "20 senedir mahallemizin esnafıdır, şimdiye kadar hiç böyle bir şeyini görmedim duymadım. Bildiğim kadarıyla milleti dolandırıp kaçmamış yüklü bir ödemesi varmış. Tehdit alınca emniyete gitmiş teslim olmuş. Buradan mağdur sıfatında olan insanlar da emniyete gitmişler, kendisiyle görüşmüşler. Ben diğer büyük sorunumu çözünce gelip herkesin parasını altın neyse ödeyeceğim demiş. Benim tanıdığım kadarıyla şimdiye kadar hiçbir yanlış hareketini görmedik. İnsanları dolandırmak yerine çok da yardımcı olduğunu gördük. Eşim bir kolye yaptırdı, kolye zamanında yetişmedi. Biz düğüne gidecektik, kendi vitrininden bir tane kolye verdi eşime. ‘Birebir aynısı’ dedi ki bunu düğünde kullan senin kolyen hazır olunca gelip alırsın kolyemizi aldık. Hatta ortadan şimdi kaybolunca biz kolyemizi başka kuyumcuya götürdük test ettirdik. Bizim beklediğimiz gramın da üzerinde hiçbir sahteliği falan da yok. Hakan G. o tarz bir esnaf değildi. Umarım yine çıkar gelir. Mağdurların mağduriyetini giderir. Hiç maddi durumu iyi olmayan insanların gelip burada benim 2 kg Hakan G. de altınım var diye yalan söylediğini de biliyorum. Hakan bey ile hiçbir akrabalığım dostu arkadaşlığım yok ama esnaf olur iyi bir esnaf" şeklinde konuştu.

Mehmet Doğan adlı esnaf, "Biz 2 yıldan beri buradayız. Arkadaşlar 20 yıldan beri burada, çok mağdur var. 2 ila 5 kilogram altın olarak bırakanlar bilezik bırakanlar var. İki üç gün önceden bütün malzemesini alıp geçip gitmiş. Gelen mağdurlar direkt karakollara başvurdular. Şu anda herhangi adam yok ya nereye gittiği de belli değil. Cuma günü tamamen bütün mağazayı boşaltmış tamamen gitmişti. Cumartesi günü saat 12.00 civarlarda artık ortaya çıkmaya başladı. Bayağı bir vatandaş toplandı ve bazıları 2 kilogram, 5 kilogram altın olarak teslim etmiş. Saate o gün bir tane bayan geldi buraya ya dedi düğünümüz vardı kolye vermiş. Bir tane kolye de sahte çıkmış o da iki tane alacağı varmış kolyelerden bir tanesi bir tanesini vermiş. Düğün için gidecekmiş öbürüne sonra alırsın demiş o da gittiği zaman altın suyuna batırılmış 135 bin lira almış kuyumcuya 40 bin lira bir şey demiş" dedi.

Sedat Çürük

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Minik Ebrar’ın ölümüne ilişkin davada, sanıklara 5 ve 6 yıl hapis cezası İzmir’in Menderes ilçesinde nakliye asansöründen düşen koltuğun altında kalarak hayatını kaybeden 9 yaşındaki Ebrar Aktaş’ın ölümüne ilişkin davada sanıklara 5 yıl ile 6 yıl 3 ay arasında değişen hapis cezaları verildi. Mahkeme heyeti, tutuklu iki sanık ile firma sahibini suçlu bulurken bir sanığın beraatine hükmetti. Menderes ilçesi Cüneytbey Mahallesi’nde 20 Eylül 2025 tarihinde bir evin taşınması sırasında asansördeki koltuk bahçede bulunan Ebrar Aktaş’ın (9) üzerine düştü. Ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren çocuğun ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamede, sanıkların şiddetli rüzgar nedeniyle koltuğun düşebileceğini öngörmelerine rağmen gerekli önlemi almadıkları ve ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçunu işledikleri belirtildi. Olaya ilişkin Menderes 4’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada söz verilen sanıklardan M.G., böyle bir kazanın yaşanmasını istemediğini, taşıma işlerinde araçlara bile zarar gelmemesi için önlem aldığını, kendisinin de ailesi olduğunu ve bir çocuğun zarar görmesini isteyemeyeceğini belirterek beraatini talep etti. Diğer sanıklar E.G. ile Y.G. de beraatlerini istedi. Kararını açıklayan mahkeme heyeti, E.G.’yi ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı. Diğer sanıklar M.G. ve Y.G.’ye ise aynı suçtan 5’er yıl hapis cezası verildi. Tutuksuz yargılanan Suriye uyruklu A.H.M. hakkında ise beraat kararı çıktı.
Aydın ADÜ’de Girişimsel Radyoloji Ünitesi hizmete açıldı Yüksek teknolojiyle yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi’nin hizmete alınmasıyla ADÜ Hastanesi’nde tanı ve tedavi süreçlerinde hız ve etkinliğin artırılması hedefleniyor. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Hastanesi’nde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi düzenlenen törenle hizmete açıldı. ADÜ Rektörü Bülent Kent’in katılımıyla gerçekleştirilen törende, yenilenen ünitenin tanı ve tedavi sürecini hızlandıracağına dikkat çekildi. Beraberindeki heyetle başhekimliği ziyaret eden Rektör Kent, hastanenin mevcut durumu ve yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alırken, Radyoloji Anabilim Dalı bünyesinde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi ile birlikte yeni alınan anjiyografi cihazının açılışını gerçekleştirdi. Gelişmiş teknolojiyle donatılan ünitenin, tanı ve tedavi süreçlerinde etkinliği artırarak hastalara daha hızlı ve konforlu hizmet sunulmasının hedeflendiğini ifade eden eden Rektör Bülent Kent, üniversite hastanelerinin sağlık hizmetinin yanı sıra eğitim ve araştırma alanında da önemli bir rol üstlendiğini belirtip, yapılan yatırımların da bu çok yönlü yapıyı güçlendirdiğini ifade etti. Başhekim Mücahit Avcil ise girişimsel radyolojinin modern tıptaki stratejik önemine dikkat çekerek, minimal invaziv yöntemlerin hastalara daha düşük risk, daha kısa hastanede kalış süresi ve daha hızlı iyileşme imkanı sunduğunu vurguladı. Yenilenen ünitenin özellikle damar hastalıkları, onkolojik girişimler ve ileri düzey radyolojik işlemler açısından önemli bir altyapı sağlayacağını belirten Avcil, yatırımın hem hasta hizmetine hem de eğitim ve bilimsel çalışmalara katkı sunacağını kaydetti.
Balıkesir Başkan Akın: "Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir" Eskişehir’de düzenlenen "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" panelinde konuşan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Balıkesir’de ‘biz’ anlayışıyla hareket ettiklerini belirtirken "Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız" dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Eskişehir Grande Art Otelde düzenlenen Türkiye Kent Konseyleri Birliği Dönem Başkanlığı Devir Teslim Töreni ve Türkiye Kent Konseyleri Ulusal Toplantısı’na katıldı. "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" konulu panele konuşmacı olarak katılan Akın, Balıkesir’deki Kent Konseylerimizle tam bir uyum içerisinde çalışma yürüttüklerini belirtirken "Her yaş ve ilgi grubunun Balıkesir’imizin kalkınması noktasında fikir sunması için Emekli Meclisi, Çevre Meclisi ve Çocuk Meclisi gibi organları da ekleyerek Kent Konseyimizdeki meclis sayısını yediye çıkardık. Balıkesir, Kuvayımilliye’nin başşehridir. İlk kurşunun ve son kurşunun atıldığı şehirdir. Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent Konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor" diye konuştu. "Ben değil biz diyoruz" Yönetim anlayışında ben değil biz anlayışının hâkim olduğunu belirten Akın, "Balıkesir’imizde 20 büyük ilçemiz var. Sadece iki ilçemizde kent konseyi kurulmadı. Onlar da kurulduktan sonra kent konseyleri başkanlarıyla her ay toplantı yapacağım. İlçe belediye başkanlarımızı da davet edeceğiz. Başkanlarımız ve kent konseylerimiz, bizler için her zaman birer yol arkadaşıdır. Emanete sahip çıkmayı kendisine şiar edinmiş Atatürk’ün evlatları olarak Cumhuriyet’e ve Balıkesir’e sahip çıkıyoruz. Bizler, Balıkesir’de iş birlikli yönetim modeliyle Kent Konseyimizden gelen taleplerin tamamını çözüme kavuşturduk. Çünkü biz şunu biliyoruz: Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir. Kent konseyleri, belediye başkanlarının en büyük yardımcısıdır. Bu yapılar, şehirde ortak aklı güçlendiren ve yönetimi daha kapsayıcı hale getiren temel mekanizmalardır. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız. Kent Konseyimize gelen tüm taleplerin başımızın üzerinde yeri vardır. Halkın sesi, bizim yol haritamızdır. Bu sesi duymakla kalmıyor, karar süreçlerine doğrudan yansıtan bir anlayışla hareket ediyoruz. Kent konseylerimizin bu gönüllü ve özverili çalışmalarından dolayı her birine ayrı ayrı minnettarım" şeklinde konuştu.