ÇEVRE - 18 Şubat 2026 Çarşamba 13:59

Göcek’te deniz ekosistemi ‘DERİA’ ile korunacak

A
A
A
Göcek’te deniz ekosistemi ‘DERİA’ ile korunacak

Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA), Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde hayata geçirdiği ‘DERİA Mapa-Şamandıra Yönetim Sistemi’ ile denizlerimizin akciğerleri olan deniz çayırlarını ve hassas kıyı ekosistemini koruma altına alıyor. Pilot bölge olarak seçilen Göcek ve Dalaman koylarında kurulan modern sistem, kontrolsüz demirlemeye bağlı deniz tabanı tahribatını durdurmayı amaçlıyor.



Türkiye’nin en değerli doğa miraslarından biri olan Göcek ve Dalaman koyları, artan tekne trafiği ve bilinçsiz demirleme faaliyetleri nedeniyle ciddi bir çevresel baskı altındaydı. Deniz tabanında dünyadaki oksijenin yüzde 70’ini üreten ve ‘denizlerin ormanı’ olarak kabul edilen endemik deniz çayırlarının (Posidonia Oceanica) fiziksel tahribatını önlemek amacıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un talimatı ve önderliğinde harekete geçen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA), DERİA Mapa-Şamandıra Projesi’ni başlattı.


Proje kapsamında; 17 koyda toplam 926 deniz mapası ve 906 tonoz yerleştirilerek 886 tekneye hizmet verecek devasa bir deniz koruma ağı kuruldu. Artık bu koylarda rastgele demir atarak deniz tabanındaki kültürel mirasın ve biyolojik çeşitliliğin yok edilmesinin önüne geçilecek. Ayrıca dört adet atık alım teknesi, iki adet deniz yüzey temizleme teknesi ve bir adet deniz dibi tarama temizleme teknesi TÜÇA tarafından bölgede konumlandırıldı.


Bunun yanında deniz yetki alanlarında Gemi Atık Takip Sistemi (GATS) kapsamı dışında kalan gemiler tarafından üretilen atıkların izlenmesi, atık alım süreçlerinin takip edilmesi ve deniz kirliliğin önlenmesi amacıyla Mavi Kart Takip Sistemi (MKTS) çalışmaları hızla devam ediyor. TÜÇA koordinasyonunda kurulacak dijital altyapı sayesinde deniz kirliliğinin önlenmesi, atık yönetiminin izlenebilir hale getirilmesi ve süreçlerin bütüncül bir sistem üzerinden yönetilmesi hedefleniyor.


"Göcek’in geleceğini teknoloji ve çevre bilinci ile kurtarıyoruz"


Projenin vizyonu ve hedefleri hakkında değerlendirmelerde bulunan Türkiye Çevre Ajansı Başkanı Nurullah Öztürk, projenin kar amacı gütmeyen, tamamen ekosistem odaklı bir model olduğunu vurgulayarak, Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) tarafından işletilecek olduğunu ve sistemden elde edilen tüm gelirin yine denizlerin ve çevrenin korunması için kullanacağını söyledi.


Nurullah Öztürk sözlerine şöyle devam etti: "Denizlerimiz bizlere bırakılmış bir miras değil, gelecek nesillere ulaştırmamız gereken en kıymetli emanetimiz. Göcek koylarındaki deniz çayırları, sadece bir bitki türü değil; denizel yaşamın kaynağı, kıyılarımızın koruyucusu ve dünyamızın nefesi. Bugün burada başlattığımız Mapa-Şamandıra sistemiyle, deniz tabanındaki fiziksel tahribata ‘dur’ diyoruz. Göcek, artık sadece masmavi sularıyla değil, korunmuş doğasıyla da dünyanın örnek mavi ekonomi merkezlerinden biri haline gelecek."


Dijital rezervasyon ve denizde tam destek


Yapılan açıklamaya göre, denizcilerin hayatını kolaylaştırmak ve koy yönetimini profesyonelleştirmek amacıyla tasarlanan DERİA web sitesi ve mobil uygulaması, sistemin kalbini oluşturuyor. Tekneler bu yeni uygulama ile bir koyda en fazla 3 gün, tüm Göcek bölgesinde ise arka arkaya en fazla 11 gün konaklanabilecek. Böylece koylarda tüm sezon hareket etmeyen teknelerin önüne geçilecek.


Tekne sahipleri, deria.gov.tr adresi üzerinden koylardaki uygun bağlama noktalarını harita üzerinden görebilecek, yerlerini önceden ayırtarak ödemelerini online olarak güvenli bir şekilde gerçekleştirebilecek.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Gaziantep Büyükşehir, ilk teravih öncesi camileri gül suyu ile yıkıyor Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Ramazan ayı öncesinde kent genelindeki camilerde kapsamlı temizlik ve dezenfeksiyon çalışması başlattı. Camiler gül suyu ile yıkanarak Ramazan’a hazır hale getirildi. Vatandaşların ibadetlerini hijyenik, sağlıklı ve ferah bir ortamda gerçekleştirebilmesi amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında camiler detaylı şekilde temizleniyor, dezenfekte ediliyor ve gül suyu ile yıkanarak manevi atmosfere uygun bir ortam hazırlandı. Büyükşehir Belediyesi ekipleri tarafından gerçekleştirilen çalışmalarda cami iç mekânları, halılar, mihrap ve minber bölümleri başta olmak üzere tüm ortak kullanım alanları titizlikle dezenfekte ediliyor. Özellikle yoğun temas edilen kapı kolları, abdesthane alanları ve ayakkabılıklar özel solüsyonlarla hijyenik duruma getirildi. Ramazan ayı boyunca artacak cemaat yoğunluğu göz önünde bulundurularak hazırlanan temizlik programı doğrultusunda, kent merkezindeki ve ilçelerdeki camiler belirlenen takvim çerçevesinde periyodik olarak elden geçiriliyor. Çalışmaların ardından cami içleri gül suyu ile yıkanarak hem hijyen standartları yükseltiliyor hem de ibadet ortamına uygun, ferah bir ortam için hazırlandı. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Ramazan ayı süresince de temizlik ve dezenfeksiyon çalışmalarını periyodik olarak sürdüreceğini belirterek, vatandaşların sağlıklı, güvenli ve huzurlu bir ibadet dönemi geçirmesi için tüm hazırlıkların tamamlandığını bildirdi.
Ordu Ordu’da kan donduran olay kamerada: Polisin belindeki silahı alarak kendini vurdu Ordu’da ifade vermek için gittiği karakolda bir şahıs zorla polisin belindeki silahı alarak intihar ederken, olay anı güvenlik kamerasına yansıdı. Altınordu ilçesi Yeni Mahalle’de bulunan Altınordu İlçe Emniyet Müdürlüğü bahçesinde meydana gelen olayda Sefa Yılmaz (37), ifade vermek için gittiği karakolda polisin belinden silahı zorla alarak kafasına sıktı. Kanlar içinde yere yığılan Yılmaz, olay yerinde hayatını kaybetti. Yılmaz’ın cenazesi, olay yerinde yapılan incelemelerin ardından Ordu Adli Tıp Kurumu’na kaldırıldı. Olay anı güvenlik kamerasında Öte yandan yaşanan olay anı, İlçe Emniyet Müdürlüğü’nün bahçesini gösteren güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde Sefa Yılmaz isimli şahsın, banka oturduğu, bu esnada sağ tarafında bulunan bir polis memurunun beline sarılarak, hızlı bir şekilde silahı aldığı, bu esnada polis memurunun silahı almak ve şahsı etkisiz hale getirmek için mücadele ettiği, Sefa Yılmaz’ın ise kendisini vurduğu anlar yer alıyor. İfade vermek için karakola gitmişti Öte yandan Sefa Yılmaz’ın, boşanma aşamasında olan ve uzaklaştırma kararı bulunan eşinin adresine giderek kadının cep telefonunu aldığı, bunun üzerine ise ifadeye çağrıldığı, bahçede beklediği esnada olayı gerçekleştirdiği iddia edildi. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
Eskişehir Açıköğretim Fakültesi öğrencileri Elay ve Talya’nın ilham veren başarı öyküsü Anadolu Üniversitesi, farklı coğrafyalarda eğitimlerini sürdüren özel gereksinimli öğrenciler Elay Karakurt ve Talya Başkurt’un azim dolu başarı öykülerini yerinde ziyaretler ve anlamlı törenlerle taçlandırdı. Anadolu Üniversitesi, özel gereksinimli öğrencilerine yönelik yürüttüğü çalışmalarla engelleri aşmaya devam ediyor. "Dünyanın her yerinde, her öğrencimizin yanındayız" vizyonuyla hareket eden üniversite yönetimi, kapsayıcı eğitim anlayışı doğrultusunda özel gereksinimli öğrencilerine yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Köln’den Lefkoşa’ya uzanan geniş bir coğrafyada öğrencilerinin yanında olan üniversite, eğitimde fırsat eşitliğini sınırların ötesine taşıyor. Köln’de gurur dolu kutlama Serebral Palsi hastası olan ve Global Kampüs bünyesinde Açıköğretim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümünde öğrenim gören Elay Karakurt, dört yıllık eğitim sürecini Köln’de düzenlenen özel bir törenle kutladı. Fiziksel engellere rağmen akademik süreçte büyük bir kararlılık sergileyen Elay için üniversite yönetimi harekete geçti. Üniversite temsilcileri tarafından Köln’de takdim edilen başarı belgesiyle Elay, hayallerini gerçeğe dönüştürdü. Karakurt ailesi ise bu anlamlı jestin, azimli engelli gençler için önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu vurguladı. Lefkoşa’da eğitimde eşitlik ziyareti Benzer bir gurur tablosu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de yaşandı. Açıköğretim Fakültesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü 2. sınıf öğrencisi Talya Başkurt, Lefkoşa’da üniversite yetkilileriyle bir araya geldi. Anadolu Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Koordinatörü Öğr. Gör. Dr. Zekiye Doğan, Talya’yı bizzat ziyaret ederek eğitim sürecine ilişkin desteklerini iletti. Açıköğretim sisteminin sunduğu esneklik ve erişilebilirlik sayesinde eğitimine başarıyla devam ettiğini belirten Talya Başkurt, "AÖF’ün engelli öğrencilere sunduğu eşitlik ilkesi beni çok motive ediyor. Kendimi bu sistem içinde değerli ve eşit hissediyorum." sözleriyle üniversitenin kapsayıcı eğitim anlayışına dikkat çekti. Eğitimde engel tanımıyoruz Anadolu Üniversitesi yetkilileri, Elay ve Talya’nın gösterdiği azmin tüm öğrenci adayları için ilham verici olduğunu ifade etti. Yapılan açıklamada, yükseköğretimin yalnızca derslerden ibaret olmadığı; her öğrencinin motivasyonunun ve aidiyet duygusunun üniversitenin temel öncelikleri arasında yer aldığı vurgulandı. Avrupa’dan Kıbrıs’a uzanan bu ziyaretler, Anadolu Üniversitesi’nin "Engelsiz Üniversite" anlayışını dünyanın her yerinde kararlılıkla yaşattığını bir kez daha ortaya koydu.
Sakarya Hurma tezgahlarında ’İsrail’ hassasiyeti Ramazan ayına sayılı günler kala iftar sofralarının vazgeçilmezi hurma tezgahlardaki yerini alırken, bu yılki alışverişlerde "İsrail hurması" gündeme geldi. Sakaryalı esnaflar tedarikçilerini İsrail hurması getirmemeleri konusunda özellikle uyardıklarını belirtirken, vatandaşlar ise "Soframızda yeri yok" diyerek tepkilerini dile getirdi. Sakarya’da Ramazan hazırlıkları sürerken, vatandaşların hurma alırken en çok dikkat ettiği konu menşei oldu. İsrail menşeli ürünlere karşı oluşan hassasiyet hem esnafın tedarik zincirini hem de vatandaşın alışveriş alışkanlıklarını şekillendirdi. 15 senelik esnaf Recep Karasakal hurma kalitesi fiyatı ve İsrail hurması hakkında konuştu. "En ucuz malın toprağında belki daha iyi vitamin var" Fiyat aralıkları ve saklama şartlarına değinen Karasakal, "100 liradan 700 liraya kadar hurma çeşitleri var. Büyüklüğüne ve kalitesine göre fiyatlar değişiyor ancak şu da var ki; 100 liralık hurmada belki de daha iyi vitamin var. Bana hangisi daha kaliteli diye sorulduğunda damak zevklerine göre önerilerde bulunuyorum. Belki en ucuz malın toprağında daha iyi vitamin var. Hangisini seviyorsan oradan yürü. Kiler soğuksa orada saklanabilir, biz buzhanede tutuyoruz. Soğuk yerde saklanmak zorunda" dedi. "Vatandaş İsrail hurmasını bakarak ayırt edemez" Vatandaşın en çok merak ettiği İsrail hurması ayrımı hakkında konuşan Karasakal, "Anlar desek de anlayamaz ama şöyle bir durum var; bizde İsrail hurması olmaz. Bize malı getiren insanlar Müslüman insanlar. Biz getirenleri İsrail hurması getirmemesi konusunda uyarıyoruz. Onlarda bize Filistin tarafından da Mısır tarafından da hurma getiriyor. Boykot diye bir şey bizi etkilemez, zaten biz boykot malları satmıyoruz. Ancak vatandaş bunu bakarak ayırt edemez ama güvendiği yerlerden alırlarsa bu tür durumlarla karşılaşmazlar" diye konuştu. "Benim soframda İsrail malının da hurmasının da yeri yok" İftar sofrasında mutlaka hurma bulundurduğunu belirten vatandaş Şahset Çaykesen, "Her akşam hurma olmadan açamıyoruz iftarımızı. Ramazan boyunca devamlı hurma tüketiyoruz. Medine hurmasını tercih ediyoruz. Medine hurmasının lezzeti ve aroması bence başka hiçbir hurmada yok. Ramazan dışında da düzenli olarak çay ve kahvenin yanında tüketiyoruz. Zannedersem hükümet bir seneden beri İsrail ile ticareti kesti. Bu gelen hurmalarda Filistin hurması. Filistinin köylerinde yetişen hurmalar. Ben alışveriş yaparken özellikle seçiyorum İsrail mallarını almıyorum. Benim soframda İsrail malının da hurmasının da yeri yok" şeklinde konuştu. Levent Orhan isimli vatandaş ise duruşunu şu sözlerle ifade etti: "Türkiye’miz ve Türk insanımızın İsrail hurmasını kesinlikle sofrasında bulundurmaması gerekiyor. İsrail hurması değil, İsrail’in hiçbir şeyini istemiyoruz" ifadelerini kullandı.