SAĞLIK - 14 Şubat 2026 Cumartesi 09:20

Göz muayenesi kalpteki tehlikeyi açığa çıkardı

A
A
A

Kalbe giden üç ana damarda yüzde 95’in üzerinde darlık saptanan Alptekin, minimal invaziv bypass ameliyatıyla tedavi edildi.

Uzun süredir diyabet tanısı olan Şafak Ender Alptekin, görme problemi nedeniyle göz hekimine başvurdu ve şikâyetin diyabete bağlı damar hastalığından kaynaklandığı belirlendi. Daha önce önemsemediği yürürken gelişen bacak ağrısının da diyabete bağlı damar hasarıyla ilişkili olabileceğinin söylenmesi üzerine yapılan incelemelerde bacak damarlarında ciddi darlıklar tespit edildi. Kalp damarlarının da taranmasıyla stentle tedavi edilemeyecek derecede kritik darlıklar saptanan hasta, minimal invaziv bypass için kalp ve damar cerrahisine yönlendirildi.

Tetkiklerde bacak damarlarında ve kalbe giden üç ana damarda yüzde 95’in üzerinde darlık belirlenen hasta, Biruni Hastanesi Tıp Fakültesi Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Muhammed Bayram tarafından tedavi edildi.

"Göz muayenesi süreci başlatan önemli bir adım oldu"

Şafak Ender Alptekin, yaşadığı süreci şöyle anlattı:

"Hastaneye gelmeden önce ayak baldırlarımda bir ağrı başladı ama bunu başta çok önemsemedim. Göz doktoruna muayeneye gittiğimde göz damarlarımda hafif kanama olduğunu söylediler. Her gün yürüdüğüm bir güzergâh vardı, o yolda ayağım ağrımaya başladı. Göz doktorunun damar kanaması nedeniyle şeker ve tansiyonumu kontrol altına almam gerektiğini söylemesi süreci başlatan önemli bir etken oldu. Bacak ağrısı ve çabuk yorulma zaman içinde arttı. Yürüyebildiğim mesafe giderek kısaldı Bu nedenle vücutta en ufak bir değişiklikte doktora gitmenin önemli olduğunu düşünüyorum."

"Bypass ameliyatı önerildiğinde sıcak bakmadım"

Ameliyat sürecine ilişkin konuşan Alptekin, "İlk başta bypass ameliyatı önerildiğinde ameliyat fikrine sıcak bakmadım. Daha sonra durumun ciddiyetini anlayınca tekrar görüştük. Doktorum ameliyatın detaylarını anlaşılır şekilde anlattı. Kısa sürede ameliyat kararı aldık" dedi.

Alptekin, "Ameliyat sonrası iyileşme sürecimde ciddi bir endişe yaşamadım. Daha sonra günlük ihtiyaçlarımı kısa sürede kendim karşılamaya başladım. Genel olarak bypass ameliyatından korkulmaması gerektiğini düşünüyorum. Özellikle kapalı yöntemle yapılan ameliyatın beklediğim kadar zor bir süreç olmadığını gördüm. Ameliyat kararını geciktirmemek önemli" şeklinde konuştu.

"Bacak ağrısı kalpteki gizli tehlikeyi ortaya çıkardı"

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Muhammed Bayram ise hastanın uzun yıllardır diyabet hastası olduğunu ve giderek kısalan mesafelerde bacak ağrısı şikâyetiyle başvurduğunu belirterek "Tetkiklerde bacak damarlarında ciddi darlık saptadık. Hikâyesini derinleştirdiğimizde eforla karın ağrısı yaşadığını ve bunu mide problemi sandığını öğrendik. Kalp damarı tıkanıklıkları bazen hastalar tarafından mide şikâyeti gibi algılanabilir. Bu nedenle hem bacak hem kalp damarlarını birlikte görüntüledik ve kalbin dört damarında da önemli darlıklar tespit ettik" açıklaması yaptı.

Genç ve diyabetik hastalarda bypass ameliyatının daha uzun ömürlü bir çözüm sunduğunu vurgulayan Doç. Dr. Bayram, kapalı yöntemle bypass ameliyatı uyguladıklarını ve hastayı taburcu ettiklerini söyledi. Doç.Dr. Bayram, bacak damarında yaklaşık yüzde 80 darlık bulunduğunu, bu tür hastalarda yürüyüş mesafesinin giderek kısaldığını ve bu nedenle göğüs ağrısını tetikleyecek kadar yürüyemediklerinden kalp hastalıklarının maskelenebileceğini ifade etti.

"Yürürken oluşan bacak ağrısı damar tıkanıklığının işareti olabilir"

Doç. Dr. Bayram, yürümekle ortaya çıkıp dinlenince geçen bacak ağrılarında damar tıkanıklığının akla gelmesi gerektiğini belirtti. Sigara, hipertansiyon, kolesterol bozukluğu ve aile öyküsü gibi risk faktörleri olan kişilerin mutlaka kalp damar cerrahisi uzmanına başvurması gerektiğini söyledi.

Damar tıkanıklıklarının vücudun farklı bölgelerinde birlikte görülebileceğine dikkat çeken Doç. Dr. Bayram, risk faktörleri bulunan ve bacak damarlarında problem saptanan hastalarda, şikâyet olmasa bile kalp ve şah damarları gibi kritik bölgelerin de taranmasının ve uygun tedavi planının yapılmasının önem taşıdığını sözlerine ekledi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Minik Ebrar’ın ölümüne ilişkin davada, sanıklara 5 ve 6 yıl hapis cezası İzmir’in Menderes ilçesinde nakliye asansöründen düşen koltuğun altında kalarak hayatını kaybeden 9 yaşındaki Ebrar Aktaş’ın ölümüne ilişkin davada sanıklara 5 yıl ile 6 yıl 3 ay arasında değişen hapis cezaları verildi. Mahkeme heyeti, tutuklu iki sanık ile firma sahibini suçlu bulurken bir sanığın beraatine hükmetti. Menderes ilçesi Cüneytbey Mahallesi’nde 20 Eylül 2025 tarihinde bir evin taşınması sırasında asansördeki koltuk bahçede bulunan Ebrar Aktaş’ın (9) üzerine düştü. Ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren çocuğun ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamede, sanıkların şiddetli rüzgar nedeniyle koltuğun düşebileceğini öngörmelerine rağmen gerekli önlemi almadıkları ve ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçunu işledikleri belirtildi. Olaya ilişkin Menderes 4’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada söz verilen sanıklardan M.G., böyle bir kazanın yaşanmasını istemediğini, taşıma işlerinde araçlara bile zarar gelmemesi için önlem aldığını, kendisinin de ailesi olduğunu ve bir çocuğun zarar görmesini isteyemeyeceğini belirterek beraatini talep etti. Diğer sanıklar E.G. ile Y.G. de beraatlerini istedi. Kararını açıklayan mahkeme heyeti, E.G.’yi ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı. Diğer sanıklar M.G. ve Y.G.’ye ise aynı suçtan 5’er yıl hapis cezası verildi. Tutuksuz yargılanan Suriye uyruklu A.H.M. hakkında ise beraat kararı çıktı.
Aydın ADÜ’de Girişimsel Radyoloji Ünitesi hizmete açıldı Yüksek teknolojiyle yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi’nin hizmete alınmasıyla ADÜ Hastanesi’nde tanı ve tedavi süreçlerinde hız ve etkinliğin artırılması hedefleniyor. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Hastanesi’nde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi düzenlenen törenle hizmete açıldı. ADÜ Rektörü Bülent Kent’in katılımıyla gerçekleştirilen törende, yenilenen ünitenin tanı ve tedavi sürecini hızlandıracağına dikkat çekildi. Beraberindeki heyetle başhekimliği ziyaret eden Rektör Kent, hastanenin mevcut durumu ve yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alırken, Radyoloji Anabilim Dalı bünyesinde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi ile birlikte yeni alınan anjiyografi cihazının açılışını gerçekleştirdi. Gelişmiş teknolojiyle donatılan ünitenin, tanı ve tedavi süreçlerinde etkinliği artırarak hastalara daha hızlı ve konforlu hizmet sunulmasının hedeflendiğini ifade eden eden Rektör Bülent Kent, üniversite hastanelerinin sağlık hizmetinin yanı sıra eğitim ve araştırma alanında da önemli bir rol üstlendiğini belirtip, yapılan yatırımların da bu çok yönlü yapıyı güçlendirdiğini ifade etti. Başhekim Mücahit Avcil ise girişimsel radyolojinin modern tıptaki stratejik önemine dikkat çekerek, minimal invaziv yöntemlerin hastalara daha düşük risk, daha kısa hastanede kalış süresi ve daha hızlı iyileşme imkanı sunduğunu vurguladı. Yenilenen ünitenin özellikle damar hastalıkları, onkolojik girişimler ve ileri düzey radyolojik işlemler açısından önemli bir altyapı sağlayacağını belirten Avcil, yatırımın hem hasta hizmetine hem de eğitim ve bilimsel çalışmalara katkı sunacağını kaydetti.
Balıkesir Başkan Akın: "Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir" Eskişehir’de düzenlenen "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" panelinde konuşan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Balıkesir’de ‘biz’ anlayışıyla hareket ettiklerini belirtirken "Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız" dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Eskişehir Grande Art Otelde düzenlenen Türkiye Kent Konseyleri Birliği Dönem Başkanlığı Devir Teslim Töreni ve Türkiye Kent Konseyleri Ulusal Toplantısı’na katıldı. "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" konulu panele konuşmacı olarak katılan Akın, Balıkesir’deki Kent Konseylerimizle tam bir uyum içerisinde çalışma yürüttüklerini belirtirken "Her yaş ve ilgi grubunun Balıkesir’imizin kalkınması noktasında fikir sunması için Emekli Meclisi, Çevre Meclisi ve Çocuk Meclisi gibi organları da ekleyerek Kent Konseyimizdeki meclis sayısını yediye çıkardık. Balıkesir, Kuvayımilliye’nin başşehridir. İlk kurşunun ve son kurşunun atıldığı şehirdir. Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent Konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor" diye konuştu. "Ben değil biz diyoruz" Yönetim anlayışında ben değil biz anlayışının hâkim olduğunu belirten Akın, "Balıkesir’imizde 20 büyük ilçemiz var. Sadece iki ilçemizde kent konseyi kurulmadı. Onlar da kurulduktan sonra kent konseyleri başkanlarıyla her ay toplantı yapacağım. İlçe belediye başkanlarımızı da davet edeceğiz. Başkanlarımız ve kent konseylerimiz, bizler için her zaman birer yol arkadaşıdır. Emanete sahip çıkmayı kendisine şiar edinmiş Atatürk’ün evlatları olarak Cumhuriyet’e ve Balıkesir’e sahip çıkıyoruz. Bizler, Balıkesir’de iş birlikli yönetim modeliyle Kent Konseyimizden gelen taleplerin tamamını çözüme kavuşturduk. Çünkü biz şunu biliyoruz: Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir. Kent konseyleri, belediye başkanlarının en büyük yardımcısıdır. Bu yapılar, şehirde ortak aklı güçlendiren ve yönetimi daha kapsayıcı hale getiren temel mekanizmalardır. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız. Kent Konseyimize gelen tüm taleplerin başımızın üzerinde yeri vardır. Halkın sesi, bizim yol haritamızdır. Bu sesi duymakla kalmıyor, karar süreçlerine doğrudan yansıtan bir anlayışla hareket ediyoruz. Kent konseylerimizin bu gönüllü ve özverili çalışmalarından dolayı her birine ayrı ayrı minnettarım" şeklinde konuştu.