ASAYİŞ - 26 Şubat 2026 Perşembe 12:37

Güngören’de uyuyan babalarını silahla öldüren 2 kız ve anne ilk kez hakim karşısında: Anne tutuklandı

A
A
A
Güngören’de uyuyan babalarını silahla öldüren 2 kız ve anne ilk kez hakim karşısında: Anne tutuklandı

Güngören’de, uyuyan babalarını silahla öldürdükten sonra anneleriyle olaya intihar süsü veren anne ile 2 kızı ilk kez hakim karşısına çıktı. Duruşmada, tutuksuz yargılanan anne tutuklanırken, savunma yapan 14 yaşındaki sanık, "Olay günü babam kendi odasında yatıyordu. Ben bizim odada uyanıktım, ağlıyordum, ne yapacağımı bilmiyordum. Elim kolum bağlıydı. Film izliyordum, filmde biri birini öldürüyor, eldiven takıp parmak izi falan çıkmıyordu. Benim de aklıma bu geldi. Sonra arka odaya gittim, çekmecemden eldiveni aldım, taktım. Silah zaten kullanmayı biliyordum. Gittim başında bekledim, oturdum. Sonra elim tetiğe gitti, bastım" dedi.



Olay, 9 Aralık 2024 tarihinde Güngören Sanayi Mahallesi’nde 5 katlı binanın 2’nci katındaki dairede meydana gelmişti. Polisi arayan Eylem Dilsiz, eşinin intihar ettiğini söylemiş ve olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edilmişti. Ekipler, başından silahla vurulmuş halde yerde yatan Murat Dilsiz’in hayatını kaybettiğini tespit etmiş ve incelemede Dilsiz’in yanında silah da bulmuştu. Dilsiz’in cenazesi için aile Diyarbakır’a gitmiş, cenaze sonrası kuzeni ile sohbet eden E.D., kuzenine olayı annesi ile beraber yaptığını anlatmış, bunun üzerine kuzen B.D., polise giderek ihbarda bulunmuştu. İhbar üzerine herekte geçen ekipler, E.D.’yi gözaltına almıştı. Tutuksuz yargılanan E.D. ile anne Eylem Dilsiz ve kızları Rojin Dilsiz hakkında, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca soruşturma başlatılmıştı. Soruşturmanın tamamlanmasının ardından hazırlanan iddianame kapsamında 3 sanık ilk kez hakim karşısına çıktı. Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuksuz sanıklar Eylem Dilsiz, Rojin Dilsiz, suça sürüklenen çocuk E.D. (14) ile tarafların avukatları hazır bulundu. Ayrıca duruşmaya hayatını kaybeden Murat Dilsiz’in müşteki kardeşleri de katıldı.



"Ben yapmasaydım o bize daha büyük zararlar verirdi, veriyordu zaten"


Duruşmada E.D., babasının annesini boğmaya çalıştığını belirttiği savunmasında, "Annem zar zor elinden kurtuldu, bizim odaya geldi. Gece saat bir iki gibiydi. Ben tek uyanık olduğum için anneme sordum ne oldu diye. Bana, ‘baban beni zorla boğmaya çalıştı, zar zor kurtuldum’ Ben de ağlamaya başladım. Annem de köşeye geçti, uzandı. Gece boyunca uyudu, sonra ben de ağlamaktan bir şey yapamadım. Olaydan çok kısa bir süre önce amcam bize, ‘keşke onu öldürseniz de, siz de kurtulsanız, biz de kurtulsak’ dedi. Benim de aklıma, babamın bana taciz ettiği geldi. Yapacak bir şeyim yoktu, mecbur kaldım. Daha önce de karakola şikayette bulunduk. Babam şikayetimizden vazgeçtiriyordu, tehdit ediyordu beni. Kardeşlerimi, annemi zorla şikayetten vazgeçtirdiğimiz için, bizim yapacak bir şeyimiz olmadığı için mecbur kaldım. Ben yapmasaydım o bize daha büyük zararlar verirdi, veriyordu zaten. Kavga anında zaten, silahın yerini biliyordum. Kavga anında her şey yaptığı için, korktuğum için silahı koltuğun altına aldım, kendi çekmeceme koydum, ani hareketler yapmasın diye. Çekmecemde kaldı gün boyu. Sonrasında kavgalar başladı, ben de bir anda sıkmaya karar verdim" ifadelerini kullandı.


"Film izliyordum, filmde biri birini öldürüyor, eldiven takıp parmak izi falan çıkmıyordu. Benim de aklıma bu geldi"


Savunmasının devamında olay günü izlediği filmde birilerinin öldürüldüğünü ve eldiven takarak parmak izi bırakmadığını gördüğünü belirten tutuksuz sanık E.D., "Olay günü babam kendi odasında yatıyordu. Ben bizim odada uyanıktım, ağlıyordum, ne yapacağımı bilmiyordum. Elim kolum bağlıydı. Film izliyordum, filmde biri birini öldürüyor, eldiven takıp parmak izi falan çıkmıyordu. Benim de aklıma bu geldi. Sonra arka odaya gittim, çekmecemden eldiveni aldım, taktım. Silah zaten kullanmayı biliyordum. Gittim başında bekledim, oturdum. Sonra elim tetiğe gitti, bastım" dedi. Savunma sırasında mahkeme başkanı sanığa, "Silah kullanmayı nereden biliyorsun?" şeklinde soru yöneltti. Sanık, E.D., "Babam öğretmişti. Biz bazen köye gittiğimizde ateş ettiriyordu. Neresine ateş ettim bilmiyorum. Silahtan ses çıkmadı. Ses çıksaydı, komşumuz gelip, müdahale ederdi. Komşumuz, babamın bize zarar vermesinden çok korkuyordu. Silahı sıktıktan sonra etraf barut koktu banyoya gittim, saçımı yıkadım, üzerimi değiştirdim. Silahı babamın eline tutuşturdum, eldivenleri bina boşluğuna attım. Babamdan ses çıkmayınca annemi uyandırdım. Çok korkuyordum, anneme ‘babamı öldürdüm’ dedim. Kardeşlerimin hepsi odadaydı, 6 kardeşiz, büyük abim Diyarbakır’daydı, evde değildi. Babam, ben işten geldiğimde sürekli özel bölgelerime dokunurdu. Ben üç yıldır çalışıyorum, bu olay ise 1 kaç yıldır sürüyor. Kuzenimin, annemle kardeşlerimin beni yönlendirdiği iddialarını kabul etmiyorum, onun bu şekilde ifade vermesini babasının yönlendirdiğini düşünüyorum" şeklinde konuştu.



"Kızım E.D. geldi bağırdı, ağladı. Sabah da bana olayı anlattı, gittim baktım, onu ölü buldum"


Duruşmada savunma yapan maktulün eşi tutuksuz sanık Eylem Dilsiz, "Eşim daha önceden Suudi Arabistan’a gitmişti iş için. Oraya gitmeden önce aramız çok iyiydi. Altı ay kaldı orada. Orada beraber çalıştığı arkadaşını çok seviyordu, o ani şekilde vefat edince psikoloji bozuldu. Sabahları ben ve çocuklarım işe gidiyorduk. Akşam eve geliyorduk, daha ayakkabımızı çıkartmadan hemen bize saldırıyordu. Olay günü yine kavga ettik, zaten her akşam kavgaydı. Her akşam polisler kapımızdaydı. Mahalleden herkes pencereden balkona çıkıyordu. Beni, bir de çocuklarımı dövüyordu. Bizi odaya koyuyordu. Kabloyla dövüyordu. Çok işkence yapıyordu, tehdit ediyordu. Beş, altı defa ben memlekete gittim. Çocukları aldım gittim. Ailemden kimse bize destek vermedi. Olay günü iki elimi tuttu. Bir elini de ağzımı burnumu kapattı. Beni boğmaya çalıştı. Kendimi zorla onun eline kurtardım. Beni odadan kovdu. Ben de, çocuklarımın odasına gittim. Kızım E.D. geldi bağırdı, ağladı. Sabah da bana olayı anlattı. İnanmadım, gittim baktım, onu ölü buldum. Çocuklar okula gidince, Ambulansı çağırmadık. Polisi çağırdık. Bağırdık çağırdık. Komşular ve akrabalarımız geldi" dedi.


"Olay günü babam ses çıkarmayınca odasına gittim, o şekilde görünce bağırıp çağırdım"


Savunmasında babasının sürekli alkol aldığını belirten tutuksuz sanık Rojin Dilsiz, "Babam hep alkol içiyordu. Madde bağımlısıydı. Uyuşturucu kullanıyordu. Zaten uyuşturucu kullandığında iyice bir kendini kaybediyordu. Sürekli tartışma çıkardı, 2023 yılından beri kullanırdı. Olay günü de kavga olduğu için ben artık her gece odama çekiliyordum. Odama çekildiğimde de gelip babam uyandırmaya çalışıyordu, uyanmıyordum. Son zamanlarda kulaklığımla takıp uzanıyordum. O kavga sesini duymak istemediğim için. Sonra sabah da kalktım, odaya gittim. Sürekli her sabah kalkıp bizi uyandırıp bağırıp bize, ‘siz niye işe gitmiyorsunuz?’ derdi. Olay günü babam ses çıkarmayınca odasına gittim, o şekilde görünce bağırıp çağırdım. Komşumuz geldi. Her şey zaten bir anda geliştiği için o günü çok fazla hatırlamıyorum. Annem kızını korumak için sessiz kalmış. Sabah 07.30 civarlarında annem babamı gördüğü için çocuklar da korkmaması için bir şey söylememiş" diye konuştu.



Tutuksuz yargılanan anne tutuklandı


Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuksuz yargılanan maktulün eşi Eylem Dilsiz’in üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti göz önünde bulundurularak, tutuksuz yargılanmasının yetersiz olacağı gerekçesiyle tutuklanmasına hükmederek, diğer eksik hususların giderilmesi için duruşmayı erteledi.



Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Osmaniye Osmaniye’de 2 metrelik dev yayın balığı vatandaşın ilgi odağı oldu Osmaniye’nin Düziçi ilçesinde balıkçılık yapan Ali Dağlı, Aladağ ağlarına takılan 2 metre boyunda ve 98 kilogram ağırlığındaki yayın balığıyla görenleri hayrete düşürdü. Dev balık, tezgahta sergilenirken vatandaşların yoğun ilgisini çekti. Düziçi ilçesinde balıkçılık yapan Ali Dağlı, Aladağ bölgesinde akşam saatlerinde ağ atan balıkçılar, sabah erken saatlerde ağları toplamaya gitti. Ağlarda 4 adet büyük balık olduğunu fark eden ekip, en büyük balığın 2 metre uzunluğunda ve 98 kilo ağırlığında olduğunu belirledi. Tezgahta sergilenen dev yayın balığı vatandaşların dikkatini çekerken kilogram fiyatının 500 TL’den satışa sunuldu. Daha öncede 137 kilo ağırlında balık tuttuğunu söyleyen Ali Dağlı, "Görmüş olduğunuz bu balığa yayın balığı derler. Arkadaşlarla birlikte gittik, akşam ağ attık. Sabahleyin ağları çektiğimizde kısmetimizde bu balık varmış.Bu balık 98 kilo ve 2 metre uzunluğunda. Toplamda 3-4 tane büyük balık yakaladık. Birini arkadaşa devrettim, 3 tanesi şu anda bende. En büyüğü de bu.Daha önce 137 kiloluk bir yayın balığı yakalamıştım. Rekoru o zaman kırmıştık. Bu sene henüz o rekoru kıramadık. Balıklar daha yeni yeni hareketlenmeye başladı. İnşallah bundan sonra da gelmeye devam eder.İsteyenlere et halinde, temizlenmiş şekilde veriyoruz. Bu şekilde sade et olarak da alabilirsiniz." Diye konuştu.
Manisa Gördes Huzurevi sakinleri iftar sofrasında buluştu Gördes Huzurevi’nde düzenlenen iftar programında protokol üyeleri ve huzurevi sakinleri aynı sofrada buluştu; Kur’an-ı Kerim tilaveti, geleneksel gösteriler ve hediye takdimiyle program renkli görüntülere sahne oldu. Gördes Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi tarafından düzenlenen iftar programında protokol üyeleri ile huzurevi sakinleri aynı sofrada buluştu. Gördes Huzurevi’nde gerçekleştirilen iftar programına İlçe Kaymakamı Sercan Sakarya, Manisa Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Kuduret Gültaş, İlçe Jandarma Komutanı Jandarma Üsteğmen Ramazan Çetin, Gördes Huzurevi Müdürü Hakkı Altungeyik, Turgutlu Sosyal Hizmetler Müdürü Halil Özman, Gördes İlçe Sağlık Müdürü Emrullah Demirel, Gördes Devlet Hastanesi Müdürü Deniz Dilcan, İlçe Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Müdürü Davut Akyol ile huzurevi personeli ve sakinleri katıldı. Yemekhane salonunda kurulan masalarda bir araya gelen huzurevi sakinleri, iftar öncesinde İl Müdürü Kuduret Gültaş ve Kaymakam Sercan Sakarya ile sohbet etti. İftar vakti top atışıyla oruçlar açılırken, Gördes Hafızlık Kur’an Kursu hocası Mustafa Devrik ve öğrencileri Kur’an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirdi. Programda konuşan Huzurevi Müdürü Hakkı Altungeyik, Ramazan ayının birlik, beraberlik ve paylaşma duygularını güçlendirdiğini belirterek, "Mübarek Ramazan ayının manevi ikliminde aynı sofranın etrafında buluşmanın huzurunu yaşıyoruz. Devletimizin şefkat elini temsil eden bir kurum olarak büyüklerimizle ve kıymetli misafirlerimizle aynı sofrada buluşmaktan gurur duyuyoruz. Sizler bu ülkenin hafızası, emeği ve duasısınız. Katılımlarınız için teşekkür ediyorum" dedi. Program, Salihli’den gelen SAT Sanat Topluluğu’nun sergilediği geleneksel ortaoyunu gösterisiyle devam etti. Etkinlikte İl Müdürü Kuduret Gültaş ve Kaymakam Sercan Sakarya huzurevi sakinleriyle sohbet ederek çeşitli hediyeler verdi. Program hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle sona erdi.
Kayseri Kanserde protein sorununu yapay zekâ ile azaltacak Kayseri’de lise 11. sınıf öğrencisi, kanser tedavisinde kullanılacak proteinler üretti. Ahmet Selim Güngör, "Antikanser özelliği taşıyan proteinler sayesinde, kanser hastalarına hem daha az yan etki hem de kanser hücrelerini seçici bir biçimde hedefleyerek normal vücut hücrelerimizi etkilememekte" dedi. Kayseri’de 11. Sınıf öğrencisi 17 yaşındaki Ahmet Selim Güngör, biyoloji alanında hazırladığı Antikanser Özelliğe Sahip Peptidlerin Yapay Zeka ile Belirlenmesi, Yeni Anti Kanser Peptid Dizileri Önerilmesi Projesi ile kanser tedavisinde ki yan etkileri azaltmayı amaçladığını belirtti. Antikanser özelliği taşıyan proteinleri veri analizi ile inceleyen 11. Sınıf öğrencisi Güngör, kanser hücrelerini seçici biçimde hedef alan yeni proteinler geliştirdiğini söyledi. Bu proteinlerin gündelik yemek miktarları ayarlanarak kişiye özgü diyet sunulabileceğini söyleyen Güngör; "Günümüzde kanserden 20 milyon kişi etkilenmekte ve maalesef bunların 10 milyonu ölüme sebep vermektedir. Kanserin tedavileri arasında kemoterapi ve radyoterapi gibi yöntemler olmasına rağmen bunlar hem yüksek maliyetli hem de fazlaca yan etkilere sebebiyet vermektedir. Projemde antikanser özelliği taşıyan proteinler sayesinde kanser hastalarına hem az yan etki hem de kanser hücrelerini seçici bir biçimde hedefleyerek normal vücut hücrelerimizi etkilememekteyiz. Öncelikle bir veri seti buldum. Bu veri setinde hem antikanser özelliği taşıyan proteinler hem de taşımayan proteinler vardı. Bu proteinlerde belirli başlı ortak bulunan özelliklere bakarak motifler keşfettik. Bu motifleri yeni antikanser özelliği taşıyan proteinlerin yapımında kullandık. Bu proteinlere gündelik yemeklerde olan miktarına ve fazlalığına bakılarak kişiye özgü diyet ve yapay malzemeler suna bilmektedir" şeklinde konuştu.