SAĞLIK - 14 Şubat 2026 Cumartesi 09:37

Her 10 kişiden 7’si sigarayı bırakmak istiyor

A
A
A
Her 10 kişiden 7’si sigarayı bırakmak istiyor

Sigaranın yalnızca içeni değil, çocuklardan yetişkinlere kadar herkesi etkileyen ciddi bir sağlık tehdidi olduğuna dikkat çeken Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Fadime Tülücü, sigarayı bırakmanın güçlü bir iradenin yanında profesyonel destek gerektiren bir tedavi süreci olduğunu vurguluyor.


Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Yeniboğaziçi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Fadime Tülücü, sigaranın sağlık üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekerek sigaranın masum bir alışkanlık değil, kronik ve ölümcül sonuçlar doğurabilen bir hastalık olduğunu vurguluyor. Sigaranın içinde yedi binden fazla kimyasal madde bulunduğunu ve bunların en az 81’inin kansere neden olduğunu belirten Tülücü, "Sigarayı deneyen her üç çocuktan biri bağımlı hale geliyor" açıklaması yaptı.


Bireyler arasındaki genetik farklılıkların bağımlılık derecesinden hastalık riskine kadar birçok etkide belirleyici olabildiğini de ekledi.


"2030’a kadar hayatını kaybeden sayısı 8’5 milyona ulaşabilir"


Doç. Dr. Tülücü, "Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre her gün yaklaşık 14 bin, her yıl ise 5,5 milyon insan sigaraya bağlı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybediyor. Uzmanlar, bu sayının 2030 yılına kadar yılda 8,5 milyona ulaşacağını öngörüyor" dedi.


Sigara tüm organlarda kalıcı hasar bırakıyor


Sigaranın başta akciğer olmak üzere tüm organlarda kalıcı hasara yol açtığını belirten Doç. Dr. Tülücü, KOAH, akciğer kanseri ve kalp-damar hastalıkları başta olmak üzere birçok ciddi sağlık sorununa neden olduğunu ifade etti. Sigaranın damarları daraltarak kalp krizi riskini artırdığını, bağışıklık sistemini zayıflatarak vücudu enfeksiyonlara karşı savunmasız bıraktığını vurgulayan Tülücü, uzun süreli kullanımın yaşam kalitesini belirgin şekilde düşürdüğünü söyledi.


Sadece içeni değil, çevresindekini de


etkiliyor


Pasif içiciliğin en az aktif içicilik kadar tehlikeli olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Tülücü, özellikle sigara içilen ortamlarda büyüyen çocuklarda bronşit, zatürre ve astım gibi solunum yolu hastalıklarının daha sık görüldüğünü belirtti. Bu maruziyetin çocukların akciğer gelişimini yavaşlatabileceğini ve akciğer kapasitesinde azalmaya yol açabileceğini ifade etti.


Pasif sigara dumanına maruz kalan erişkinlerde akciğer kanseri riskinin yüzde 21, kalp ve damar hastalıkları riskinin ise yüzde 27 oranında arttığını vurgulayan Doç. Dr. Fadime Tülücü, uzun yıllar süren maruziyette bu risklerin iki katına kadar çıkabileceğini belirtti. Kadınlarda pasif içiciliğe bağlı meme kanseri riskinin yüzde 70 oranında yükseldiğini, genel ölüm riskinin ise 2 ila 10 kat arttığını da sözlerine ekledi.


Büyüme geriliği, boy kısalıpına yol açabilir


Gebelikten ileri yaşlara kadar süren etkiler


Gebelik döneminde sigara kullanımı ya da çocukların sigara dumanına maruz kalmasının büyüme geriliği ve boy kısalığı gibi gelişimsel sorunlara yol açabileceğini belirten Doç. Dr. Tülücü, sigaranın nörotoksik etkilerinin öğrenme güçlüğü, hafıza problemleri ve gençlerde okul başarısında düşüş gibi sonuçlara neden olabileceğini dile getirdi. İleri yaşlarda ise bu etkilerin demans ve Alzheimer riskini artırabileceğini vurguladı.


Sigarayı bırakmak için istek yetmez, destek gerekir


Sigara bırakma sürecinde "istek, destek ve tedavi" unsurlarının hayati önem taşıdığını belirten Doç. Dr. Tülücü, her 10 kişiden 7’sinin sigarayı bırakmak istediğini ancak yalnızca yüzde 40’ının bunu başarıyla gerçekleştirebildiğini ifade etti. Sigarayı bırakmak isteyen bireylerin mutlaka doktor kontrolünde bir tedavi süreci yürütmesi gerektiğini vurgulayan Tülücü, tekrar başlama riskinin yüksek olduğunu ve bu nedenle düzenli takibin şart olduğunu söyledi. En etkili sonuçların ise ilaç tedavisi ile davranışsal terapi yöntemlerinin birlikte uygulanmasıyla elde edildiğini belirtti. Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nden kurulan Sigarayı Bırakma Polikliniği’nin bu yönüyle önemli bir ihtiyacı karşılayacağını vurgulayan Doç. Dr. Tülücü, bırakılan her sigaranın daha sağlıklı bir yaşamın başlangıcı olduğunu vurgulayarak sigara kullanan herkesi profesyonel destek almaya çağırdı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Koza Han’da kafelerin tahliye kararına yargı freni Bursa’nın tarihi simgelerinden Koza Han’da masa ve sandalyelerin kaldırılmasına ilişkin uygulamayla ilgili bir işletmenin açtığı dava sonucunda Bursa 3. İdare Mahkemesi, tahliye işlemi hakkında yürütmenin durdurulmasına hükmetti. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Koza Han’da, tahliye kararına karşı mahkemeye başvuran işletmeci, yaklaşık 25 yıldır kiracı olduğunu ve 2026 yılını kapsayan yeni kira sözleşmesini Aralık 2025’te imzaladığını beyan etti. Davacı, geçerli bir sözleşme bulunmasına rağmen "fuzuli şagil" olarak değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu savundu. Mahkeme, tahliye işleminin uygulanması halinde işletmenin ticari itibarı ve ekonomik faaliyetleri açısından telafisi güç zararlar doğabileceğine dikkat çekti. Heyet, davalı idarenin savunması alınıp dosya yeniden değerlendirilene kadar, teminat aranmaksızın yürütmenin durdurulmasına oy birliğiyle karar verdi. Yargılama süreci kapsamında Bursa Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nden, taşınmaza ilişkin mülkiyet belgeleri, kira sözleşmesi ve "fuzuli şagil" tespitine dair tüm evrakların gönderilmesi istendi. İdareye savunma için 10 günlük süre tanındı. Kararın ardından han avlusuna masa ve sandalyeler geçici olarak yeniden yerleştirildi. Koza Han Yönetim Kurulu Başkanı Erdinç Şentürk ile Avukat Sena Deniz Ersoy, sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Avukat Ersoy, mahkeme itirazının kabul edilmesi halinde, diğer işletmelerin de geçiş yollarını kapatmamak şartıyla avluya masa ve sandalye koyabileceğini ifade etti. Ersoy ayrıca, yürütmenin durdurulmasının dosya incelemesini sona erdirmediğini, ilerleyen aşamada yeniden bir kaldırma kararı çıkabileceğini söyledi. Kozahan Başkanı Erdinç Şentürk, hem esnafın hem de turistlerin mağduriyet yaşamaması için "orta yol" arayışında olduklarını belirtti. Şentürk, han esnafının ticari faaliyetlerini sürdürebilmesi ile Koza Han’ın tarihi dokusunun korunması arasında denge kurulması amacıyla ilgili kurumlarla görüşmelerin devam edeceğini kaydetti.
Mersin Mersin’de sokak kedileri için yeni merkez hizmete girdi Mersin Büyükşehir Belediyesi, sokak hayvanlarına yönelik çalışmalar kapsamında Anamur Kedi Kısırlaştırma Merkezini hizmete açtı. Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığı koordinesinde faaliyet gösteren merkez, haftanın iki günü randevu sistemiyle hizmet veriyor. Büyükşehir Belediyesi, sokak hayvanlarının yaşam koşullarını iyileştirmeye yönelik çalışmalarını genişleterek Anamur’da yeni bir kısırlaştırma merkezini faaliyete geçirdi. Bozyazı Hayvan Bakımevi ve Rehabilitasyon Merkezi ile Mezitli Kısırlaştırma Merkezinde sürdürülen rehabilitasyon ve bakım hizmetlerine ek olarak açılan merkez, hayvanseverlerin memnuniyetini kazandı. Randevulu sistemle hizmet veriyor Ocak ayında kapılarını açan Anamur Kedi Kısırlaştırma Merkezi, çarşamba ve perşembe günleri hizmet sunuyor. İşlemler, Alo 185 Teksin Çağrı Merkezi üzerinden alınan randevular doğrultusunda gerçekleştiriliyor. Merkeze getirilen sokak kedileri önce genel sağlık kontrolünden geçiriliyor. Uygun anestezi ve ağrı yönetimi eşliğinde gerçekleştirilen kısırlaştırma operasyonlarının ardından iç ve dış parazit uygulamaları ile kuduz aşıları tamamlanıyor. Sağlık durumu stabil hale gelen kediler, işlemler sonrasında getiren vatandaşlara teslim ediliyor. "Her canlının yaşam hakkını korumak kurumsal sorumluluğumuz" Bozyazı Hayvan Bakımevi ve Rehabilitasyon Merkezinde görev yapan Veteriner Hekim Hasan Cem Gülbaba, Bozyazı ve Mezitli’deki merkezlere ek olarak Anamur Kedi Kısırlaştırma Merkezini yılın başında faaliyete geçirdiklerini belirterek, "Kısırlaştırma merkezimiz sayesinde kedi popülasyonunu kontrol altına alıyor ve ekolojik dengeye katkı sağlıyoruz. Temel amacımız sokaktaki can dostlarımızın sağlık standartlarının yükseltilmesi ve daha nitelikli bir yaşam sürmeleridir" dedi. Vatandaşların Alo 185 Teksin Çağrı Merkezi üzerinden randevu alarak merkeze geldiklerini ifade eden Gülbaba, "Operasyon sonrası oluşabilecek olası komplikasyonlara karşı gerekli tedavi desteği merkezimiz tarafından sağlanıyor. Merkezin açılmasıyla birlikte Anamurlu hayvanseverlerden çok olumlu geri dönüş alıyoruz. Mersin genelinde her canlının yaşam hakkını korumaya devam edeceğiz" diye konuştu. Hayvanseverlerden memnuniyet 25 yıldır Anamur’da yaşayan hayvansever Binnaz Karagöz Hanbay ise çok sayıda kediye baktığını, daha önce kısırlaştırma işlemleri için Bozyazı’ya gitmek zorunda kaldığını söyledi. Hanbay, "20 yıldır kedi bakıyorum. Bahçemde 25-30 kedi var. Burası açılınca çok sevindim. Evime çok yakın. Baktığım sokak kedilerini kısırlaştırıp götüreceğim. Büyükşehir Belediyemize teşekkür ederim" ifadelerini kullandı. Veteriner hekimlerin ilgisinden memnun olduğunu belirten Hanbay, acil durumlarda kendilerine geri dönüş yapıldığını ve hizmetlerden sorun yaşamadığını sözlerine ekledi.