KÜLTÜR SANAT - 30 Mart 2026 Pazartesi 09:48

Hz. Muhammed’in doğumunun 1500’üncü yılı anısına anlamlı proje

A
A
A
Hz. Muhammed’in doğumunun 1500’üncü yılı anısına anlamlı proje

Milli Eğitim Bakanlığı, Din Öğretimi Genel Müdürlüğü, İlim Yayma Vakfı ve İlim Yayma Cemiyeti iş birliğiyle Hz. Muhammed’in (Sallahü teala aleyhi ve sellem) doğumunun 1500’üncü yılı anısına ,Türkiye genelinde ‘Yapay Zeka ile Dijital İçerik Geliştirme Projesi’ hayata geçiriliyor.



Milli Eğitim Bakanlığı, Din Öğretimi Genel Müdürlüğü ile İlim Yayma Vakfı ve İlim Yayma Cemiyeti anlamlı bir projeye imza atıyor. Bu kapsamda Hz. Muhammed’in (Sallahü teala aleyhi ve sellem) doğumunun 1500’üncü yılı kapsamında Türkiye genelinde ‘Yapay Zeka ile Dijital İçerik Geliştirme Projesi’ hayata geçiriliyor. Ortaokul (5-8. sınıf) ve lise (hazırlık ile 9-12. sınıf) düzeylerinde tüm okul türlerine yönelik olarak hazırlanan proje; eğitim, üretim, yarışma ve ödüllendirme şeklinde dört aşamadan oluşacak. 10 bin öğrenciyle gerçekleştirilecek projeye, öğrenciler bireysel başvuru yapabilecek. Eğitimlerin, hiçbir ön bilgi gerektirmeksizin temel düzeyden başlayacağı belirtildi. Prompt yazma, görsel oluşturma, poster ve infografik hazırlama, beste ve klip üretimi, senaryo yazma ile çizgi roman ve animasyon hazırlamanın da, eğitim içeriğinde yer alacağı ifade edildi. Düzenlenecek olan yarışma hakkında İhlas Haber Ajansı’na (İHA) özel açıklamalarda bulunan İlim Yayma Vakfı Genel Müdürü İdris Tankut Küsmezer, bu projenin temel amacının ufku açık bir gençlik yetiştirmek olduğunu belirtti. Ayrıca Küsmezer, İlim Yayma Vakfı olarak, vakfın kurulduğu günden bu zamana kadar öğrencilerin hep yanında olduklarını ve binlerce yüksek lisans-doktora öğrencisine burs verdiklerini sözlerine ekledi.



İçerikler, siyer okumalarına dayanacak


Söz konusu projenin dikkat çeken yönlerinden birisi ise, içeriklerin siyer okumalarına dayanması olduğu açıklandı. Öğrenciler, 5. sınıftan 12. sınıfa kadar Din Öğretimi Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan ‘Peygamberimizin Hayatı’ ders kitaplarından seçilen metinleri okuyarak bu metinlerden hareketle içerik üretecek. Böylece öğrenciler hem güvenilir kaynaklarla buluşacağı hem de Hz. Muhammed’in hayatını anlamaya yönelik bir okuma ve düşünme sürecinden geçeceği vurgulandı. Ayrıca projenin; analitik düşünme, problem çözme, araştırma ve disiplinlerarası bağlantı kurma gibi akademik becerileri güçlendirmeyi amaçladığı belirtildi.



Proje, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile uyumlu


Projenin, dijital araçlarının etkin ve bilinçli kullanan bir nesil yetiştirmeyi hedeflediği, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile uyumlu bir pedagojik altyapıya sahip olduğu aktarıldı. Aynı zamanda yapay zekanın gerçek dünyada değer üretme aracı olarak nasıl kullanılabileceği öğrencilere doğrudan deneyimletilecek. Yarışmaya katılımın kontenjanla sınırlı olup, ortaokul düzeyinde 3 bin, lise düzeyinde 7 bin öğrencinin katılımının hedeflendiği belirtildi. Ayrıca her katılımcının kendi okulundan gönüllü bir danışman öğretmene sahip olacağı ifade edildi.



Her kategoride birinci, ikinci ve üçüncü olan öğrencilere Umre ödülü


Eğitim modüllerini tamamlayan ve yüzde 80 başarı puanına ulaşan öğrencilerin yarışmaya başvuru yapabileceği belirtildi. Eğitimlerin 1 Nisan tarihinde başlayacağı, 10 Mayıs’ta proje teslimlerinin yapılacağı, 8 Haziran’da ise Seçici Kurul Değerlendirmesi ile sürecin tamamlanacağı açıklandı. Ödül töreni ise 11 Haziran’da gerçekleştirilecek. Yarışmada dereceye giren öğrencileri, birbirinden değerli ödüllerin beklediği vurgulandı. Her kategoride birinci, ikinci ve üçüncü olan öğrencilere Umre ödülü verileceği, ayrıca ilk 3 öğrenciye sertifikalı Unity ile Oyun Geliştirme Eğitimi, ilk 250 öğrenciye ise Python Eğitimi desteği sağlanacağı ifade edildi. Bunun yanı sıra nitelikli bulunan eserlere mansiyon ödülleri verilirken, jüri tarafından uygun görülen bestelerden ‘1500. Yıl Ezgileri’ dijital albümü oluşturulacak. Din Öğretimi Genel Müdürlüğü, İlim Yayma Vakfı ve İlim Yayma Cemiyeti’nin iş birliğiyle hayata geçirilen bu proje; çocukların Hz. Muhammed’in manevi mirası ile yakınlık kurmasını amaçlarken, geleceğin mesleklerine hazırlama ve girişimcilik ruhunu destekleme potansiyeli de taşıdığı aktarıldı.



"Bu projede yer almamızın temel motivasyonu, ufku açık bir gençlik yetiştirme idealimizdir"


Söz konusu yarışmanın gençlere yol göstereceğini ve kendini geliştireceklerini belirten İlim Yayma Vakfı Genel Müdürü İdris Tankut Küsmezer, "Bu projede yer almamızın temel motivasyonu, kökleri sağlam, ufku açık bir gençlik yetiştirme idealimizdir. Bizler, asırlardır irfan ve hikmetle yoğrulmuş bir medeniyetin mensuplarıyız. Bugün bu birikimi, çağın dili ile dijital teknolojiler ve yapay zeka aracılığıyla ifade etme sorumluluğumuzun farkındayız. Bu projeyi hem Peygamber Efendimiz’in doğru bir şekilde anlatılması, hem de gençlerimizi geleceğin dünyasına hazırlamak açısından büyük bir fırsat olarak görüyoruz. Çocuklarımızın erken yaşta yapay zeka ve dijital içerik üretimiyle tanışması, onların yalnızca teknik becerilerini değil, aynı zamanda analitik düşünme, problem çözme ve üretkenlik kapasitelerini de geliştirecektir. Bunun yanı sıra, doğru değerlerle beslenen bir dijital üretim süreci, onların kimlik inşasında da son derece önemli bir rol oynayacaktır. Sadece meslek değil, şahsiyet inşasına da katkı sağlayacaktır. Ayrıca, yapay zekayı da bir araç değil, bir amaç olarak konumlandırdığımız için çocuklarımıza bu yönde teşvik ediyoruz" diye konuştu.



"Yüzlerce yüksek lisans ve doktora öğrencimize düzenli burs desteği sağlıyoruz"


İlim Yayma Vakfı olarak, öğrenim gören öğrencilere her türlü maddi ve manevi destek sağladıklarını ifade eden Küsmezer, "İçinde bulunduğumuz çağ, imkanlarla birlikte ciddi sinemalar da barındırmaktadır. Dijital dünyayı doğru okumak ve doğru kullanmak hepimizin sorumluluğudur. Gençlerimizden beklentimiz tüketen değil, her zaman olduğu gibi üreten, taklit eden değil, özgün olan, savrulan değil, istikamet sahibi bireyler olmalarıdır. Ailelerimiz ise bu süreçte en büyük rehberleridir. İlim Yayma Vakfı, 1973 senesinde İlim Yayma Cemiyeti tarafından kurulmuştur. Kurulma sebebi, vakfımızın tüzüğünde de yazdığı gibi, vatanına, milletine ve değerlerine sahip çıkan güzel insan yetiştirmektir. Bu çerçevede bizim öncelikle burs ve maddi destek programlarımız vardır. Bu, yapımızın en temel unsurlarından biridir. Bugün itibariyle yüzlerce yüksek lisans ve doktora öğrencimize düzenli burs desteği sağlıyoruz. Ayrıca stratejik alanda çalışan araştırmacılarımıza da ‘doktora özel araştırma bursları’ ve daha nitelikli imkanlar sunuyoruz. Bunun yanında lisans öğrencilerine yönelik şartlı burslarımız, yetim bursları ve üniversite özelinde yürüttüğümüz destek programları mevcuttur. İstanbul Sabahattin Zahim Üniversitesi, vakfımız tarafından 2010 yılında kurulan bir üniversitedir. Bu çerçevede üniversitemizle de ortak lisans ve lisansüstü burs programlarımız mevcuttur" şeklinde konuştu.



"Evli olan yüksek lisans ve doktora öğrencilerimize ekstra destek sağlıyoruz"


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ilan edilen Aile Yılı kapsamında ayrıca evli olan ve öğrenim gören bireylere yönelik de maddi destekler sağladıklarının altını çizen Küsmezer, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Evli olan yüksek lisans ve doktora öğrencilerimize ekstra destek sağlıyoruz. Ayrıca çocuk başına da ek bir destek imkanı sunuyoruz. Bununla birlikte sadece maddi destekle yetinmiyor, gençlerimizin akademik üretim kapasitelerini arttıracak imkanlar da sunuyoruz. Örneğin bursiyerlerimizin yurt dışı araştırmalarını destekliyor, araştırma merkezlerine erişimlerini, sempozyum ve akademik etkinliklerine katılımlarını teşvik ediyoruz. Akademik teşvik mekanizmalarımızla yayın yapan burs yerlerimizi ayrıca destekliyoruz. Vakfımızda öğrencilerimize yabancı dil eğitimleri, teknoloji ve yeni nesil beceri eğitimleri, akademik gelişim seminerleri, kişisel gelişim ve değer odaklı eğitimler de veriyoruz. Son olarak İlim Yayma Ödülleri ile akademisyenleri taltif ederken bir yandan da, şu anda lise ve üniversitede eğitim görmekte olan talebelerimizi akademisyenliğe teşvik ediyoruz. Bu sene dördüncüsünü gerçekleştirdik. Üç dalda ödül veriyoruz. 2027 senesinde ödülümüzü uluslararası camiaya açmayı planlıyoruz."



Hz. Muhammed’in doğumunun 1500’üncü yılı anısına anlamlı proje

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Niğde Devletin desteği ile kendi işinin sahibi oldu Türkiye İş Kurumu (İŞKUR), engelli bireyler ve eski hükümlüler için hayata geçirdiği hibe destek programıyla, kendi işini kurmak isteyen vatandaşlara yeni bir başlangıç fırsatı sunuyor. Program kapsamında engellilere 735 bin, eski hükümlülere ise 550 bin liraya kadar hibe desteği sağlanıyor. Bu destekler, dezavantajlı grupların ekonomik hayata katılımını artırırken, istihdama da katkı sağlıyor. İŞKUR’un destek programından faydalanan isimlerden biri olan Ferhat Gül, hayalini kurduğu terzi dükkanını açarak kendi işinin patronu oldu. Projesi onaylanan Gül, aldığı hibe ile iş yerini kurdu, gerekli ekipmanları temin etti ve mesleğini icra etmeye başladı. Ferhat Gül, "Terzilik sektöründe yetiştim. İŞKUR Genel Müdürlüğü’nün sunduğu projeye başvurdum ve kendi işimi kurma fırsatı yakaladım. Çok şükür bir buçuk yıldır bu işi sürdürüyorum. Proje olmasaydı belki hayatım farklı yerlere gidebilirdi. Bize yol gösterdiler, destek oldular. 300 bin kadar hibe desteği ile makinemi alarak iş yerimi açtım ve devam ettiriyorum" dedi. İŞKUR Niğde İl Müdürü Ali Bingül ise, İŞKUR’un hibe programları ile engelli bireylerin ve eski hükümlülerin topluma kazandırılması sağlarken, aynı zamanda istihdam ortamı oluşuyor diyen Bingül başarılı projeler sayesinde birçok kişinin kendi işini kurarken, ekonomiye de aktif katkıda bulunduğunu kaydetti. Bingül, "Devletimiz, vatandaşlarımızın istihdamına katkı sunmak için çok yönlü projeler yürütüyor. Engelli ve eski hükümlü projelerimiz, engelli ve eski hükümlü çalıştırmayan işverenlerden kesilen ceza paralarıyla finanse ediliyor. Onaylanan projeler kapsamında engellilere 735 bin, eski hükümlülere 550 bin liraya kadar hibe desteği sağlanıyor. Projeler 3 yıl sonunda başarılı şekilde tamamlanırsa, alınan demirbaşlar tamamen vatandaşımıza kalıyor" ifadelerini kullandı. Bingül, projelerden yararlanmak isteyenler için aranan şartların ise 18 yaşını tamamlamış olmak, engelli ise en az yüzde 40 rapora sahip olmak, eski hükümlü ise belgeye sahip olmak, emekli olmamak ve aktif iş yeri sahibi olmamak, gerekli mesleki belge, diploma veya sertifikalara sahip olmak olarak açıkladı.
Antalya Büyükşehir’den teknoloji meraklısı gençlere yapay zeka eğitimi Antalya Büyükşehir Belediyesi "AI Weekend Antalya 2026" etkinliğiyle gençleri yapay zekayla buluşturdu. HUB Antalya Girişimcilik Merkezi’nde gerçekleştirilen eğitime gençler yoğun ilgi gösterdi. Antalya Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, teknoloji alanında dikkat çeken bir iş birliğine imza attı. Büyükşehir Belediyesi ve Insider ortaklığında gerçekleştirilen "AI Weekend Antalya 2026" eğitimi, 28-29 Mart tarihlerinde HUB Antalya Girişimcilik Merkezi’nde yapıldı. Yapay zekâyı yalnızca teorik bir konu olmaktan çıkarıp üretim odaklı bir araca dönüştürmeyi amaçlayan eğitim programında, alanında uzman eğitmenler önemli bilgiler paylaştı. Eğitmenler, yapay zekânın gelecekte hemen her sektörde aktif olarak kullanılacağına dikkat çekti. Yoğun katılımla gerçekleşen etkinlikte, katılımcılar hem teorik bilgiler edindi hem de uygulamaya yönelik deneyim kazanma fırsatı buldu. Katılımcılar yapay zekayla içerikler ürettiler Eğitmenlerden Mert Kaplan, gençlere yapay zekayla üretilebilecek içeriklere ilişkin bilgiler verdi. Kaplan, katılımcılara yapay zeka kullanarak fotoğraf ve video üretiminin yanı sıra, farklı oturumlarda hava durumu verilerinin alınarak otomatik e-posta gönderimi gibi uygulamaların da gerçekleştirilebileceğini aktardı. Eğitimde yapay zeka ile ilk deneyim heyecanı Etkinliğe katılım sağlayan Funda Mintemur, eğitimin kendisi için oldukça verimli geçtiğini belirtti. Mintenur "Bu program sayesinde hem yeni insanlarla tanışıp güzel bağlantılar kurduk hem de yapay zekayı daha yakından tanıma fırsatı buldum. Aslında yapay zekanın hayatımızın birçok alanında zaten yer aldığını biliyordum ama bu eğitimle birlikte günlük yaşamımıza nasıl dokunduğunu ve ne gibi kolaylıklar sağladığını çok daha iyi anladım. Özellikle promptlar ve modeller üzerinden içerik üretimi denemek benim için oldukça ilginçti. Verdiğim bir komutla karda yürüyen bir kız görseli oluşturmak gerçekten farklı ve etkileyici bir deneyimdi. Bu süreç bana yapay zekanın doğru kullanıldığında hayatımıza ciddi anlamda değer katabileceğini gösterdi" dedi. Deneyimli ekiplerden eğitim aldık Adil Ataşahin ise eğitimde güncel yapay zeka programları hakkında bilgiler verildiğini belirterek, "Arkadaşlarımızla hem tartıştık hem de yeni otomasyonları geliştirdik. Ben biraz daha basitten başlamak istedim ürettiğim ilk şey bir köpek görseliydi. İlk etapta arka planını kış mevsimine çevirdim. Ardından da köpeğin mutlu bir şekilde dolaşmasını sağlayacak bir komut ürettim. Tek bir tuşla bir görselden bir proje üretmiş oldukça basit bir şeydi ama ileride daha iyi şeyler yapacağıma inanıyorum" diye konuştu.
Antalya ASAT farklı yaş gruplarına suyun önemini anlatıyor Antalya Büyükşehir Belediyesi Antalya Su ve Atıksu İdaresi (ASAT) Genel Müdürlüğü, Dünya Su Günü etkinlikleri kapsamında su bilincini artırmaya yönelik bir dizi etkinlik gerçekleştirdi. Toplumsal sorumluluk anlayışıyla düzenlenen programlarda, farklı yaş gruplarından katılımcılar suyun önemi, sürdürülebilir kullanımı ve altyapı süreçleri hakkında yerinde bilgi alma fırsatı buldu. ASAT Genel Müdürlüğü, su kaynaklarının korunması ve doğru kullanım alışkanlıklarının kazandırılması amacıyla düzenlenen etkinliklerde, hem teknik bilgi paylaşımı hem de farkındalık çalışmaları bir arada yürütüldü. Eğitimden çevre bilincine kadar geniş bir çerçevede planlanan programlarla, katılımcıların suyun yaşam döngüsündeki kritik rolünü daha iyi kavraması ve günlük hayatta su tasarrufu konusunda bilinçli davranışlar geliştirmesi hedeflendi. Üniversite öğrencilerine yerinde eğitim Akdeniz Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nde "Hidrolojik Analiz İlkeleri" dersi kapsamında eğitim gören 50 üniversite öğrencisi, Duraliler İçme Suyu Üretim Tesisleri’ne teknik gezi düzenledi. Öğrenciler içme suyu iletim hatlarını, pompa ve vana sistemleri ile klorlama süreçlerini yerinde inceleyerek teorik bilgilerini uygulama ile pekiştirdi. Minik öğrencilere su tasarrufu ve arıtma süreçleri anlatıldı Dünya Su Günü etkinlikleri çerçevesinde, ilkokul öğrencileri öğretmenleri eşliğinde Duraliler İçme Suyu Üretim Tesisi ile Hurma Atıksu Arıtma Tesisi’ni ziyaret etti. Gerçekleştirilen gezide öğrencilere suyun yaşam için önemi, tasarruf bilinci ve atıksu arıtma süreçleri hakkında bilgilendirme yapıldı. Su kaynaklarının korunmasında yerinde farkındalık Öte yandan, yine ilkokul öğrencileri, öğretmenleri ve velilerinin katılımıyla Kırkgöz Göleti’nde bir etkinlik düzenlendi. Programda, su kaynaklarının korunmasına yönelik bilgilendirme yapılırken, çevre temizliği etkinliği de gerçekleştirilerek farkındalık oluşturuldu.
Erzurum Doğudaki ihracatçılardan Ermeni sınır kapısı beklentisi Erzurum’da Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği (DAİB) ev sahipliğinde ihracat zirvesi gerçekleşti. Toplantıda konuşan DAİB Başkanı Ethem Tanrıver, "Ermenistan sınır kapısının açılmasıyla birlikte ihracatımızın ciddi şekilde artacağını düşünüyoruz" dedi. Türkiye’nin ihracatının sürdürülebilir büyümesini desteklemek ve ihracatçı firmaların sorunları ile taleplerini değerlendirmek amacıyla İzmir, Trabzon, Mersin, Bursa, Gaziantep, Denizli, Ankara ve Antalya’da organize edilen ’TİM Bölgesel İhracat Buluşmaları’nın dokuzuncusunu, Doğu Anadolu İhracatçılar Birliğinin ev sahipliğinde Erzurum’da gerçekleştirildi. 2025 yılında 3 milyarlık ihracaat DAİB Başkanı Ethem Tanrıver, burada yaptığı konuşmada her türlü zorluğa rağmen üretmeye, yatırım yapmaya ve istihdam sağlamaya devam eden, ihracatlarıyla ülkeye değer katan tüm ihracatçılara teşekkür ettiklerini vurgulayarak, "Sizlerle gurur duyuyoruz. Bugün aslında çok önemli bir coğrafyadayız. 1937 yılında, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde kurulan Türkiye’nin ilk ihracatçılar birliğinin bulunduğu bir bölgedeyiz. Bu topraklar geçmişte ticaretin ve sanayinin güçlü olduğu bir merkezdi. Biz de o gücü yeniden ayağa kaldırmak için mücadele ediyoruz. Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği olarak 17 ile hizmet veriyoruz. 6 ülkeye komşuyuz ve 8 sınır kapısına sahibiz. Bu gerçekten çok büyük bir avantaj. Geçtiğimiz yıl ihracatımızı 3 milyar dolar seviyesinde kapattık ve yüzde 16 büyüme sağladık. Türkiye ortalamasına göre hızlı büyüyen bir birliğiz. Ama açık konuşmak gerekirse bu rakam bize yetmez. Bu potansiyelin çok daha üzerinde bir ihracat kapasitemiz var. Özellikle sanayileşme konusunda daha fazla adım atmamız gerekiyor. Devletimizin de desteğiyle bu bölgede sanayiyi daha da güçlendireceğimize inanıyorum" dedi. Ermenistan sınır kapısı vurgusu "Eskiden de söylendiği gibi ’Güneş doğudan doğar, ihracat doğudan yükselir.’ Biz de bu anlayışla çalışıyoruz ve bu hedefi hep birlikte gerçekleştireceğiz" diyen Başkan Tanrıver, "Önümüzde önemli fırsatlar var. Özellikle Ermenistan sınır kapısının açılmasıyla birlikte ihracatımızın ciddi şekilde artacağını düşünüyoruz. Aynı şekilde Suriye hattında da hareketlilik başladı. Bu gelişmeleri çok önemsiyoruz ve buna hazırlıklı olmak zorundayız. İhracatçının en büyük sorunlarından biri finansmana erişim. Bu nedenle Eximbank irtibat ofisini bölgemize kazandırdık. Türk Ticaret Bankası da şube açtı. Bu gelişmeler, ihracatçılarımız için çok önemli. Ancak buradan bir çağrımız var: Doğu Anadolu’ya pozitif ayrımcılık yapılmalı. Batıda finansmana ulaşmak daha kolay, biz ise burada biraz daha zorlanıyoruz. 2025 yılında Türkiye olarak 273,4 milyar dolar ihracat gerçekleştirdik. 2026 hedefimiz 282 milyar dolar. Biz de birlik olarak bu yıl hedefimizi 3,5 milyar dolar olarak belirledik. Bunu da ancak birlik ve beraberlikle başarabiliriz" şeklinde konuştu. "Geçmişte bu coğrafyada çok güçlü ticaret ve sanayi vardı" Bölgede 10 bine yakın aktif ihracatçı olduğunu söyleyen Ethem Tanrıver, "Türkiye genelinde bu sayı 130 bin civarında. 2025 yılında 7 bine yakın firmamız ihracat yaptı. Bu sayıyı daha da artırmak istiyoruz. Coğrafi olarak çok avantajlıyız. Gürcistan, Azerbaycan, Ermenistan, İran, Irak ve Suriye’ye çok kısa mesafedeyiz. Karayoluyla birkaç saat içinde bu ülkelere ulaşabiliyoruz. Bu avantajı iyi değerlendirmeliyiz. Bu bölgenin en büyük gücü genç nüfusu. Çalışan, üretmek isteyen bir toplumumuz var. Batıda işçi bulmak zorlaşırken, bizim böyle bir sorunumuz yok. Ancak kalifiye eleman konusunda eksiklerimiz var. Bu konuda da devletimizle birlikte çalışmalar yürütüyoruz. Geçmişte bu coğrafyada çok güçlü ticaret ve sanayi vardı. Biz de o günlere yeniden dönmek istiyoruz. Bu potansiyel bizde var" diye konuştu. TİM Başkanı Mustafa Gültepe’nin de konuşma yaptığı program "İhracatçılar Soruyor" ve "İhracatçılar için Finansman Destekleri" başlıklarıyla devam etti.