ASAYİŞ - 06 Nisan 2026 Pazartesi 21:21

İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in ağabeyi Zafer Keleş: "Burada olmam kardeşim ile alakalıdır"

A
A
A
İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in ağabeyi Zafer Keleş: "Burada olmam kardeşim ile alakalıdır"

‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 16. oturumunda rüşvetin teminine aracılık etmekle suçlanan İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in ağabeyi Zafer Keleş ve ’İstanbul Senin’ uygulamasındaki kişisel verilerin yurt dışına sızdırılması ile seçim sandık verilerinin temin edilip işlenmesini sağladığı iddia edilen Emrah Yüksel savunma yaptı. Yüksel, "Hangi yetkiyle veri kaydettiğim ya da veri yaydığım ortaya konulamamıştır. Hanem uygulaması içindeki veriler sandık verileri değildir. Test aşamasında kalmış bir uygulamadır" ifadelerini kullandı.


‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 16. oturumu, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in ağabeyi Zafer Keleş ve İstanbul Senin uygulamasındaki kişisel verilerin yurt dışına sızdırılmasını ve seçim sandık verilerinin temin edilip işlenmesini sağladığı iddia edilen Emrah Yüksel savunma yaptı. İddianamede örgüte aktarılacak paraları toplamakla görevlendirildiği iddia edilen ve rüşvetin teminine aracılık etmekle suçlanan Zafer Keleş duruşmada savunma yaptı.



"Burada olmam kardeşim Fatih Keleş ile alakalıdır, Fatih’in de olayı İmamoğlu ile yol arkadaşı olmasıdır"


İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in ağabeyi Zafer Keleş savunmasında, "Benden 2 ay önce kardeşim Fatih Keleş tutuklandı, benden 1 ay sonra oğlum ve yeğenim tutuklandı. Ben genç yaşımdan beri ekmeğimi taştan çıkaran biri oldum. Bizim ufak bir birikimimiz var. Devlet memurluğu yapıp bıraktım, fabrikada çalıştım, atölyecilik yaptım, inşaat işleriyle uğraştım. Bizim bahsi geçen suçlamalarla alakamız yoktur. Baba, yeğen, kardeş buradayız. Böyle bir hayat yaşamışken tutuklandık. Hiçbir zaman bir örgütle alakam olmamıştır. Benim İBB veya başka bir kamu kurumunda hiçbir işim ve pozisyonum kesinlikle yoktur. 11 aydır cezaevinde tutuluyorum. Benim burada olmam kardeşim Fatih Keleş ile alakalıdır. Fatih’in de olayı İmamoğlu ile yol arkadaşı olmasıdır. Ben tutuklanırken hakkımda bir beyan vardı. O beyanda benim Bakırköy Belediye binasından Florya’ya kardeşime para taşıdığım söyleniyor. Böyle bir şey olabilir mi? 100 bin kişinin olduğu yerde adam mı yok da ben para taşıyacağım. Ben 65 yaşındayım, bankadan para bile çeksem yanıma üç adam çağırıyorum. 3-5 milyonla ben İstanbul’un içinde mi dolaşacağım? Benim ne işim olur para taşımakla? Ben bu suçlamaların hiçbirisini kabul etmiyorum. Bu suçlamalarla 11 aydır kardeşim, oğlum, yeğenim, ben tutukluyuz. Bir suç örgütü var diyorlar. Ben bu suç örgütünü içeride 3 ay kaldıktan sonra öğrendim, korktum. Ben kim olursa olsun hiçbir örgütün yanından geçmedim, işim olmaz. Asılsız suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum" dedi.


Ardından İstanbul Senin isimli uygulamadaki kişisel verilerin yurt dışına sızdırılmasını ve Ekrem İmamoğlu’nun talimatı ile seçim sandık verilerinin Cumhuriyet Halk Partisi’nden temin edilip işlenmesini sağladığı iddia edilen Emrah Yüksel savunma yaptı. Yüksel hakkında iddianamede verilerin İBB Hanem uygulaması içerisine yüklenmesini ve örgütün amaçları için kullanılmasını sağladığı belirtilmişti.



"Hangi yetkiyle veri kaydettiğim ya da yaydığım ortaya konulamamıştır"


Yüksel, iddianamedeki suçlamalara karşı savunmasına yazılımcı olduğunu söyleyerek başladı. Sanık Yüksel, "İstanbul Senin ve İBB Hanem hakkında savunma yapacağım. Bu iki uygulama sıklıkla birbirine karıştırılmış iddianamede. Hangi yetkiyle veri kaydettiğim ya da veri yaydığım ortaya konulamamıştır. İstanbul Senin uygulamasını ben geliştirmedim. Bana ‘İstanbul Senin’in akış şemasını sen çiz denilmemiş, şu bilgiler isteniyor’ denilmemiş. Yokum çünkü İstanbul Senin uygulamasında. İstanbul Senin konusunda yetkim ve sorumluluğum yok" diye konuştu.



"Hanem uygulaması içindeki veriler sandık verileri değildir"


İBB Hanem projesi hakkında da savunma yapan sanık, "Bu projenin temel amacı, İBB’den hizmet alan vatandaşların aldıkları hizmetin kurum içi sorgulanmasıdır. Bu uygulamanın tüm süreçleri İBB’nin resmi e-postası üzerinden yapılmıştır. İBB Hanem uygulaması vatandaş kullanımına yönelik bir uygulama değildir. Test aşamasında kalmış bir uygulamadır faaliyete geçmemiştir. Hanem uygulaması içindeki veriler sandık verileri değildir. Hizmetler klasörünün içindeki veriler vardır. Söz konusu veri akışında benim hiçbir rolüm yoktur. Benim test kullanıcımın olduğu uygulamaya girdiğinizde burada sandık verilerini görmüyorsunuz. Bu iddianameyi yazanlar bize çok büyük kötülük yaptılar" dedi.


Emrah Yüksel’in savunmasının ardından duruşma yarın saat 10.00’a ertelendi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Türk Polis Teşkilatı’ndan 181. kuruluş yıl dönümünde duygulandıran film Türk Polis Teşkilatı’nın 181. kuruluş yıl dönümüne özel hazırladığı "Ay Yıldızın Gölgesinde Biriz" temalı kısa film, izleyenleri duygulandırdı. Türk Polis Teşkilatı’nın 181. kuruluş yıl dönümü nedeniyle kısa film hazırlandı. "Ay Yıldızın Gölgesinde Biriz" temalı filmde, polis yıldızının her bir köşesinin toplumun farklı kesimlerinden gelen parçalarla tamamlanışı anlatılıyor. İlk bölümde bir Özel Harekât polisinin sevgiyle yaklaştığı küçük bir çocuğun gizemli bir parçayı polise teslim ettiği an yer alıyor. Ardından yoğun trafikte yaşlı bir teyzeye yardım eden trafik polisi, teyzenin hayır duasıyla birlikte verdiği ikinci parçayı alıyor. Film, sokakların huzuru için görev yapan Yunus polislerinin hareketli sahneleriyle devam ediyor. Bir kadının çantasını çalmaya çalışan hırsıza anında müdahale eden ekipler, şüpheliyi yakalayarak çantayı sahibine teslim ediyor. Mağdur kadının çantasından çıkardığı o gizemli parçayı polislere uzatması, güven duygusunu ve vatandaşla kurulan güçlü bağı simgeliyor. Filmin en dokunaklı anlarından birinde ise narkotik polislerinin standı yer alıyor. Daha önce uyuşturucuya bulaşmış, polislerin desteğiyle bu illetten kurtulmuş bir vatandaş, eşi ve çocuğuyla birlikte standı ziyaret ediyor. Yeni ve temiz bir hayata başlamanın teşekkürü olarak polislere uzattığı o parça, umudu ve yeniden hayata tutunuşu temsil ediyor. Film deniz polisi, havacılık ve olay yeri inceleme ekiplerinin titiz çalışmalarıyla sürerken, her bir birimin kendi görev alanında ulaştığı parçalar büyük bir bütünü oluşturuyor. Filmin en dikkat çekici anlarından birinde ise Milli Takım Kaptanı Hakan Çalhanoğlu sahnede beliriyor. Çalhanoğlu, polis selamı vererek çantasından çıkardığı gizemli parçayı polislere uzatıyor. Filmin finalinde farklı ellerden ve farklı olaylardan gelen bu parçalar bir araya getiriliyor. Parçalar birleştiğinde ortaya çıkan siluet, Türk Polis Teşkilatı’nın göğsünde gururla taşıdığı sekiz köşeli polis yıldızı oluyor. Bu parçaların özellikle 15 Temmuz ruhunu yaşatan "15 Temmuz Şehitler Anıtı" gibi anlam yüklü bir mekânda bir araya getirilmesi, anlatıyı çok daha derin ve etkileyici kılıyor. Her biri farklı görevlerde, farklı birimlerde çalışan emniyet mensuplarının temsil ettiği bu parçalar, çeşitliliğin, fedakârlığın ve ortak bir ideal etrafında kenetlenmenin simgesi haline geliyor. Kısa filmle "Çünkü biz ayrı değil, biriz. Farklılıklarımızla güçlenen, birlik olduğumuzda anlam kazanan büyük bir teşkilatız. Ve parçalardan oluşan bu bütün, vatanın sinesinde parlayan o sönmez yıldızın ta kendisidir" mesajı veriliyor. Filmin yağmurlu bir günde çekilmiş olması da şehitleri hatırlatan hüznü ile anlamlı bir detayı oluşturuyor. Filmde birleşen polis yıldızının tarihsel kökeni de en az temsil ettiği değerler kadar büyük bir anlam taşıyor. Türk Polis Teşkilatı ambleminin merkezinde yer alan sekiz köşeli yıldız, ilk kez Sultan Abdülaziz döneminde "Nişan-ı Osmani Şemsesi" adıyla devlet hizmetinde üstün başarı gösteren kişilere bir iftihar ve imtiyaz nişanesi olarak ortaya çıktı. Zamanla Türk polisinin amblemi hâline gelen bu yıldız, Osmanlı’dan günümüze uzanan köklü bir mirasın simgesi olarak varlığını sürdürdü. Bu yönüyle Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 181. kuruluş yıl dönümü filmi yalnızca geçmişin bir hatırasını değil, aynı zamanda sürekliliğin ve devlet geleneğinin güçlü bir yansımasını ortaya koyuyor. Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan film, yayınlandığı andan itibaren hem teşkilat nezdinde hem de kamuoyunda büyük beğeni topladı. Duygusal anlatımı ve güçlü mesajıyla geniş kitleler üzerinde etkili oldu.