ASAYİŞ - 28 Nisan 2025 Pazartesi 18:45

İBB’ye yönelik yolsuzluk soruşturmasında bazı şüphelilerin ifadeleri ortaya çıktı

A
A
A
İBB’ye yönelik yolsuzluk soruşturmasında bazı şüphelilerin ifadeleri ortaya çıktı

İBB’ye ve görevinden uzaklaştırılan tutuklu başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında eski İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Çakılcıoğlu, eski İstanbul İmar İnşaat A.Ş. Genel Müdürü Onur Soytürk ve Kültür A.Ş. İletişim ve Reklam Şefi Metin Bal’ın emniyette verdiği ifadeler ortaya çıktı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) ve görevinden uzaklaştırılan tutuklu başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik yolsuzluk iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma sürüyor. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki işlemleri devam ederken, şüphelilerden eski İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Çakılcıoğlu, eski İstanbul İmar İnşaat A.Ş. Genel Müdürü Onur Soytürk ve Kültür A.Ş. İletişim ve Reklam Şefi Metin Bal’ın emniyette verdiği ifadeler ortaya çıktı.

"Ben üst düzey amir olarak, müdür ve daire başkanları tarafından onaylanmış olan evrakları görür ve hızlı bir şekilde onaylarım’’

İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Çakılcıoğlu, ifadesinde İBB’ye ait gerçekleştirilen hiçbir ihaleye katılmadığını söyleyerek, "Görev süremin büyük çoğunluğu pandemi dönemine denk gelmiştir. Bu dönemde dönüşümlü çalışma ve pandemi önlemleri nedeniyle olağan dönemden daha uzun süreçler yaşanmıştır ancak herhangi bir şekilde, özellikle işlemlerin aksatılması gibi bir durum söz konusu olmamıştır. Bana bağlı olan birimlerin çokluğu, iş yoğunluğu nedeniyle her daireye gelen her bir işlemle ilgili ayrı ayrı takip etmem ve bilgi sahibi olmam mümkün değildir. Ben üst düzey amir olarak, müdür ve daire başkanları tarafından onaylanmış olan evrakları görür ve hızlı bir şekilde onaylarım’’ dedi.

Vaniköy’deki "kaçak villa" olayında rüşvet aldığı iddialarını reddetti

Şüpheli Soytürk ifadesinde, Vaniköy’deki kaçak villa olayında belediyeye 10 milyon dolara yakın rüşvet verildiği iddiasına ilişkin, "İddialar tamamen asılsızdır. Bu konuya herhangi bir dahilim olmamıştır. Kayınpederim 2021 yılında vefat etmiştir, bildiğim kadarıyla Atina’da hiç bulunmamıştır. Benim de belirtilen bankada aktif bir hesabım yoktur, Atina’da bulunmadım. Böyle bir para transferine şahit olmadım’’ şeklinde konuştu.

"Herhangi bir yolsuzluk faaliyetine bilerek ya da bilmeyerek dahil olmadım’’

Şüphelilerden Kültür A.Ş. İletişim ve Reklam Şefi Metin Bal ise ifadesinde, Kültür A.Ş.’deki görev tanımının sadece organizasyon ve planlama faaliyetleriyle sınırlı olduğunu belirterek, "İhale hazırlığı, yaklaşık maliyet hesaplaması, teknik şartname düzenlenmesi gibi süreçlerde görev almadım. İhale karar mekanizmalarında yetkim ve görevim yoktur. Bahsedilen toplantılara katılmadım, bahsedilen kişilerle ihale süreçlerine dair bir planlama yapmadım. Gizli tanıkların iddialarını kabul etmiyorum’’ dedi.

Şüpheli Bal, Kültür A.Ş. ve Medya A.Ş. üzerinden yapılan bazı doğrudan alımlarda firmalar arasında usulsüzlük yapıldığı iddialarına ilişkin, "Bu iddialarla hiçbir bağlantım bulunmamaktadır. Tüm işlerimde görev tanımım dışına çıkmadım. Üzerime atılı suçları kabul etmiyorum. Çalıştığım süreç boyunca görev tanımım belli bir çerçevedeydi. Herhangi bir yolsuzluk faaliyetine bilerek ya da bilmeyerek dahil olmadım. İddialarla alakam yoktur" ifadelerini kullandı.

Sema Demir

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Yaşar Üniversitesi’ne EBSO’dan anlamlı ödül Yaşar Üniversitesi’nin üniversite-sanayi iş birliğine katkı sağlayan çalışmaları sanayiciler tarafından ödüllendirildi. Üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi, bölgesel AR-GE kapasitesinin geliştirilmesi ve iyi uygulama örneklerinin görünür kılınarak ekosistemin teşvik edilmesi amacıyla, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen "Üniversite-Sanayi İş Birliği Projeleri Ödülleri" sahiplerini buldu. Yaşar Üniversitesi, yenilikçi fikirlerle üniversite-sanayi iş birliğinin katma değere dönüşümüne olan desteklerinden dolayı "Üstün Hizmet Onur Ödülü"ne layık görüldü. Yaşar Üniversitesi ve May Agro Tohumculuk tarafından ortak olarak yürütülen "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" Üniversite- Sanayi İş Birliği kategorisinde ödül aldı. Ayrıca üniversite-sanayi iş birliğinin gelişerek güçlenmesine katkı sağladığı ve değer yarattığı için Yaşar Holding’e "Üstün Hizmet Ödülü" verildi. Teknoloji üssü EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar İzmir’in sanayisi ve üniversiteleri ile bir teknoloji üssü olabileceğini belirterek, "Üniversite-sanayi iş birliğinin tohumlarını 1986 yılında Ege Üniversitesi ile attık. Rotamız belli. Hedefimiz destekleyecek eğitim ve sonuç odaklı çalışma ile bu iş birliğini Türk sanayisini geliştirecek bir noktaya taşıdık. Birçok üniversite ile çalışmalar yürütüyoruz. Üniversitelerde bilgi var, sanayicide girişim var. Sanayiciler olarak üniversitelerdeki bu bilgiyi almaya hazırız. İzmir’de üniversiteler ve teknoloji merkezleri ile bu kentin bir teknoloji üssü haline gelmesi için hiçbir engel yok" dedi. "İş birliği genlerimizde var" Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, üniversitenin genlerinde sanayi ile iş birliği olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Kurucu vakfımızın arkasında birçok değerli sanayi kuruluşunu barındıran Yaşar Holding var. Üniversitemiz kurulurken bu iş birliği genlerinde vardı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın İzmir’de üniversite-sanayi iş birliği için görevlendirdiği akademisyenlerden biriyim. Bu amaçla hem organize sanayi bölgelerinde hem de kendi topluluğumuz içinde Ege Bölgesi’nin sanayi kuruluşları ile ortak çalışmalar yürütüyoruz. Çok güzel projelere imza atıldı. Ege Bölgesi Sanayi Odası’na çalışmalarımıza değer vererek ödüllendirdiği için teşekkür ederiz." "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" ile ‘Üniversite-Sanayi İş Birliği’ kategorisinde ödül alan May Agro Tohumculuk’un Ar-ge Müdürü Dr. İlker Özmen de, "Yaşar Üniversitesi ile drone ile verim tahminine dayalı bir proje geliştirdik. Pamuğun daha hasat edilmeden verimini tespit etmeyi amaçladık. Başarılı da olduk. Bu daha başlangıç pamuk hastalıkları gibi stres faktörleri ile ilgili çalışmalarımız devam edecek. Projemizin ödüle layık görülmesi bize motivasyon oldu" dedi. Yaşar Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Komesli ve May-Agro Tohumculuk San. ve Tic. A.Ş. Ar-Ge Mühendisi Dr. Aslı Keçeli ile yapay zeka destekli yazılımı geliştiren Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, yazılım sayesinde pamukta verimlilik artarken, üretim maliyeti ve risklerin azaldığını söyledi. Prof. Dr. Ünlütürk, "Çalışma, İHA ve yapay zeka teknolojilerinin tarımsal üretimde nasıl kullanılabileceğini ve bu teknolojilerin pamuk verimi tahmininde geleneksel yöntemlere göre sağladığı avantajları ortaya koyuyor. Bu yenilikçi yaklaşım, ile daha hasat etmeden verim tahmini yapılabiliyor" dedi. Yaşar Holding’e büyük onur Üstün Hizmet Ödülü’nü, Yaşar Holding adına alan Pınar Et ve Çamlı Yem Başkan Yardımcısı Tunç Tuncer, Yaşar Topluluğu olarak çalışmalarında her zaman bilimi öncelik olarak gördüklerini belirterek, "Yaşar Holding sanayinin öncü kuruluşlarının bir araya gelmesinden oluşuyor. Kuruluş felsefesinde bilim var. Mottosu "Bilim, Birlik, Başarı". Bilim ile sanayi birleşince başarı doğal bir sonuç. Şirketlerimiz ve Yaşar Üniversitesi de bu temel felsefe ile Kurucumuz ve Onursal Başkanımız Selçuk Yaşar’ın vizyonuyla hayata geçti. Bugün aldığımız ödüller bu yaklaşımın değerli bir göstergesi." diye konuştu.
Sakarya 46 yıl sonra ortaya çıktı: Gölet çöktü, su yer altından başka noktadan çıktı Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde yaklaşık 46 yıl önce kapatıldığı öğrenilen bir mağara, meydana gelen çökme sonrası yeniden ortaya çıktı. Gölet suyunun aniden boşalması ve farklı bir noktadan yeniden yüzeye çıkması mahallede tedirginliğe sebep oldu. Güven Mahallesi Dınbazlar Sokak’ta bulunan doğal oluşum gölette meydana gelen olayda, mağaradan gelen suyun içme suyunu karıştığı gerekçesiyle yaklaşık 46 yıl önce Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatılan mağaranın ağzında çökme meydana geldi. Çökmenin ardından göletteki su kısa sürede boşalırken, suyun yer altından ilerleyerek yaklaşık 1 kilometre uzaklıktaki Güven Mahallesi’nde bulunan bir su dere yatağından çıktığı gözlendi. Mahalle sakinleri, mağaranın köyün altından uzanan geniş bir yer altı hattına sahip olduğunu ve yıllar önce suyun içme kaynaklarına karışması sebebiyle Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatıldığını ifade etti. Yaşanan çökme ile birlikte yer altındaki su hareketliliğinin yeniden ortaya çıkması, bölgede benzer çökmelerin yaşanabileceği endişesini de beraberinde getirdi. Olay sonrası Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekipleri bölgede geniş çaplı inceleme başlattı. Ekipler, hem gölet çevresinde hem de mahallede farklı noktalarda kontroller gerçekleştirerek suyun akış yönü, zemin yapısı ve muhtemel risklere ilişkin teknik değerlendirmelerde çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca göletin büyük bir bölümünden suyun çekilmesiyle birlikte acı bir tablo da ortaya çıktı. Suyun çekilmesiyle birlikte gölette yaşayan çok sayıda balık akıntıyla yer altına sürüklenirken, bazı balıklar ise çekilen suyun ardından çamurda mahsur kaldı. Çökmeyle yok olan gölet ve çökme alanı dron ile görüntülendi.