ASAYİŞ - 21 Mayıs 2025 Çarşamba 09:17

İBB'ye yönelik yolsuzluk soruşturmasında ifade veren şüpheliler konuştu!

A
A
A

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) ve görevinden uzaklaştırılan tutuklu başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında 2 şüpheli Savcılığa verdikleri ifadelerde hafriyat ve döküm yapılmasına ilişkin konuştu. Şüpheli genel müdür, "Çalışma kapsamında alana döküm işlemleri yapılmaktadır ancak bu dökümleri fiş veya fatura karşılığı yapılıp yapılmadığı konusunda bir bilgim yoktur" dedi.

İBB’ye ve görevinden uzaklaştırılan tutuklu başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik yolsuzluk iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma sürüyor. Soruşturma kapsamında, hakkında yakalama kararı bulunan firari şüpheli Murat Gülibrahimoğlu’na ait şirkette genel müdür olarak görev yapan Yağmur Cansu Y. ile müdür yardımcısı olarak görev yapan Adem B. ’şüpheli’ sıfatıyla Savcılığa ifade verdi.

"Sahada İBB ile ilk görüşmeleri maden işletmek üzere yapmıştık ancak hafriyat, döküm işlemleri sonradan gelişen derin ıslahı ve yol yapımı kapsamında gelişmiştir"

Kimlik tespitinde harita mühendisi olduğunu da belirten şüpheli Yağmur Cansu Y., ifadesinde Güney Cebeci sahasının satın alınması, oradaki payların pay sahipleriyle yapılan görüşmelerin bir çoğunda bir fiil bulunduğunu söyleyerek, "Güney Cebeci döküm sahasında MAPEK onaylı protokol kapsamında birçok faaliyet yürütülmektedir. Bu faaliyetlerden birisi de dolgu sahası çalışmasıdır. Bu çalışma kapsamında alana döküm işlemleri yapılmaktadır ancak bu dökümleri fiş veya fatura karşılığı yapılıp yapılmadığı konusunda bir bilgim yoktur. Yine bu döküm sahasına gelen kamyonların nereden geldiği veya kimler tarafından yönlendirildiği hakkında da bir bilgim yoktur. Murat Gülibrahimoğlu ve İbrahim Bülbüllü’nün Güney Cebeci maden sahasının satın alınma süreçlerinde tanıştıklarını biliyorum. Bu süreçlerin tamamında İbrahim Bülbüllü buradaydı. Fatih Keleş ise sonraki süreçlerde gördüğüm bir şahıstır ancak bildiğim kadarıyla her iki şahsı da İBB veya İSFALT bu maden ocağına yönlendirildi diye biliyorum. Biz bu sahada İBB ile ilk görüşmeleri maden işletmek üzere yapmıştık ancak hafriyat, döküm işlemleri sonradan gelişen derin ıslahı ve yol yapımı kapsamında gelişmiştir" dedi.

"Kendilerini İSFALT’ın yönlendirdiğini biliyorum, bu şahıslara huzur hakkı olarak ödemeler yapılmaktaydı"

Şüpheli Adem B. ise ifadesinde, Kuzey İstanbul Gayrimenkul ve Danışmanlık A.Ş. firmasında çalıştığı zaman firmanın 2021 yılında Kuzey Cebeci Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin yüzde 20’lik payını, Güney Cebeci Madencilik Ticaret A.Ş. firmasının ise yaklaşık yüzde 70’lik devrini aldığını belirterek, "Hisseler devir anılırken Murat Gülibrahimoğlu’nun bir toplantıda ’ben burada emanetçiyim, bu hisselerin tamamını İSFALT’a devir etmek üzere alıyorum’ dediğine şahit oldum. Bu firmaların diğer hissedarları İSFALT A.Ş. idi. İbrahim Bülbüllü ile Fatih Keleş’in Murat Gülibrahimoğlu ile ilişkileri hatırladığım kadarıyla 2021 yılının sonralarına doğru başlamıştır. Kendilerini İSFALT’ın yönlendirdiğini biliyorum. Bu şahıslara elden para verildiğine şahit olmadım ancak huzur hakkı olarak ödemeler yapılmaktaydı. Güney Cebeci’de agrega (betonun ham maddelerini oluşturan kum ve çakıl karışımı) satışı yapılır. Bu alana dışarıdan herhangi bir döküm yapılmamaktadır ancak bildiğim kadarıyla bu bölgeye yakın bir alan olan yerde İSFALT’ın sütre yapım işi kapsamında döküm işleri yapılıyor. Bu işe ilişkin herhangi bir ihale olup olmadığını bilmiyorum. Burada Kuzey İstanbul Modern firmasının kantarları var ve fişlerde bu şirket tarafından kesilmektedir. Bu alanda İSTAÇ’a müşavirlik bedelleri ödenmiştir, hatırladığım kadarıyla bu miktar en son aylık olarak 400 bin lira civarındaydı. Bu alan ile ilgili hafriyat döküm izni var diye biliyorum ancak herhangi bir evrak gördüğümü hatırlamıyorum" şeklinde konuştu.

"125 milyon lira şirketin yarısının devri için para göndermişti ancak herhangi bir devir işlemi yapılmadı"

Şüpheli Adem B. ifadesinin devamında, bildiği kadarıyla Gülibrahimoğlu’nun gizli bir ortağının olmadığını söyleyerek, "Ancak 2024 yılı Kasım ayı içerisinde Fatih Keleş, Murat Gülibrahimoğlu’nun şahsi hesabına 125 milyon lira şirketin yarısının devri için para göndermişti ancak herhangi bir devir işlemi yapılmadı. Bu şirketin değerlemesi de tahminlerimce 7-8 milyar lira arasındadır. Bizim şirketimizin kendi muhasebe birimi vardı ancak 2 şahıs 2021 yılı sonrasında dahil oldular, dahil olma süreçleri ile ilgili net bir isim veremem. Fakat bildiğim kadarıyla İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yakın şahıslardır. Ben herhangi bir suça dahil olmadım. Herhangi bir örgüt ile de bağlantım yoktur. Maaşla çalışan bir personelim. Bunun dışında herhangi bir gelir de elde etmedim. Gayri resmi ve gayri hukuki hiçbir iş ve eylem içerisinde bulunmadım" ifadelerini kullandı.

Sema Demir 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Yaşar Üniversitesi’ne EBSO’dan anlamlı ödül Yaşar Üniversitesi’nin üniversite-sanayi iş birliğine katkı sağlayan çalışmaları sanayiciler tarafından ödüllendirildi. Üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi, bölgesel AR-GE kapasitesinin geliştirilmesi ve iyi uygulama örneklerinin görünür kılınarak ekosistemin teşvik edilmesi amacıyla, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen "Üniversite-Sanayi İş Birliği Projeleri Ödülleri" sahiplerini buldu. Yaşar Üniversitesi, yenilikçi fikirlerle üniversite-sanayi iş birliğinin katma değere dönüşümüne olan desteklerinden dolayı "Üstün Hizmet Onur Ödülü"ne layık görüldü. Yaşar Üniversitesi ve May Agro Tohumculuk tarafından ortak olarak yürütülen "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" Üniversite- Sanayi İş Birliği kategorisinde ödül aldı. Ayrıca üniversite-sanayi iş birliğinin gelişerek güçlenmesine katkı sağladığı ve değer yarattığı için Yaşar Holding’e "Üstün Hizmet Ödülü" verildi. Teknoloji üssü EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar İzmir’in sanayisi ve üniversiteleri ile bir teknoloji üssü olabileceğini belirterek, "Üniversite-sanayi iş birliğinin tohumlarını 1986 yılında Ege Üniversitesi ile attık. Rotamız belli. Hedefimiz destekleyecek eğitim ve sonuç odaklı çalışma ile bu iş birliğini Türk sanayisini geliştirecek bir noktaya taşıdık. Birçok üniversite ile çalışmalar yürütüyoruz. Üniversitelerde bilgi var, sanayicide girişim var. Sanayiciler olarak üniversitelerdeki bu bilgiyi almaya hazırız. İzmir’de üniversiteler ve teknoloji merkezleri ile bu kentin bir teknoloji üssü haline gelmesi için hiçbir engel yok" dedi. "İş birliği genlerimizde var" Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, üniversitenin genlerinde sanayi ile iş birliği olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Kurucu vakfımızın arkasında birçok değerli sanayi kuruluşunu barındıran Yaşar Holding var. Üniversitemiz kurulurken bu iş birliği genlerinde vardı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın İzmir’de üniversite-sanayi iş birliği için görevlendirdiği akademisyenlerden biriyim. Bu amaçla hem organize sanayi bölgelerinde hem de kendi topluluğumuz içinde Ege Bölgesi’nin sanayi kuruluşları ile ortak çalışmalar yürütüyoruz. Çok güzel projelere imza atıldı. Ege Bölgesi Sanayi Odası’na çalışmalarımıza değer vererek ödüllendirdiği için teşekkür ederiz." "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" ile ‘Üniversite-Sanayi İş Birliği’ kategorisinde ödül alan May Agro Tohumculuk’un Ar-ge Müdürü Dr. İlker Özmen de, "Yaşar Üniversitesi ile drone ile verim tahminine dayalı bir proje geliştirdik. Pamuğun daha hasat edilmeden verimini tespit etmeyi amaçladık. Başarılı da olduk. Bu daha başlangıç pamuk hastalıkları gibi stres faktörleri ile ilgili çalışmalarımız devam edecek. Projemizin ödüle layık görülmesi bize motivasyon oldu" dedi. Yaşar Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Komesli ve May-Agro Tohumculuk San. ve Tic. A.Ş. Ar-Ge Mühendisi Dr. Aslı Keçeli ile yapay zeka destekli yazılımı geliştiren Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, yazılım sayesinde pamukta verimlilik artarken, üretim maliyeti ve risklerin azaldığını söyledi. Prof. Dr. Ünlütürk, "Çalışma, İHA ve yapay zeka teknolojilerinin tarımsal üretimde nasıl kullanılabileceğini ve bu teknolojilerin pamuk verimi tahmininde geleneksel yöntemlere göre sağladığı avantajları ortaya koyuyor. Bu yenilikçi yaklaşım, ile daha hasat etmeden verim tahmini yapılabiliyor" dedi. Yaşar Holding’e büyük onur Üstün Hizmet Ödülü’nü, Yaşar Holding adına alan Pınar Et ve Çamlı Yem Başkan Yardımcısı Tunç Tuncer, Yaşar Topluluğu olarak çalışmalarında her zaman bilimi öncelik olarak gördüklerini belirterek, "Yaşar Holding sanayinin öncü kuruluşlarının bir araya gelmesinden oluşuyor. Kuruluş felsefesinde bilim var. Mottosu "Bilim, Birlik, Başarı". Bilim ile sanayi birleşince başarı doğal bir sonuç. Şirketlerimiz ve Yaşar Üniversitesi de bu temel felsefe ile Kurucumuz ve Onursal Başkanımız Selçuk Yaşar’ın vizyonuyla hayata geçti. Bugün aldığımız ödüller bu yaklaşımın değerli bir göstergesi." diye konuştu.
Sakarya 46 yıl sonra ortaya çıktı: Gölet çöktü, su yer altından başka noktadan çıktı Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde yaklaşık 46 yıl önce kapatıldığı öğrenilen bir mağara, meydana gelen çökme sonrası yeniden ortaya çıktı. Gölet suyunun aniden boşalması ve farklı bir noktadan yeniden yüzeye çıkması mahallede tedirginliğe sebep oldu. Güven Mahallesi Dınbazlar Sokak’ta bulunan doğal oluşum gölette meydana gelen olayda, mağaradan gelen suyun içme suyunu karıştığı gerekçesiyle yaklaşık 46 yıl önce Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatılan mağaranın ağzında çökme meydana geldi. Çökmenin ardından göletteki su kısa sürede boşalırken, suyun yer altından ilerleyerek yaklaşık 1 kilometre uzaklıktaki Güven Mahallesi’nde bulunan bir su dere yatağından çıktığı gözlendi. Mahalle sakinleri, mağaranın köyün altından uzanan geniş bir yer altı hattına sahip olduğunu ve yıllar önce suyun içme kaynaklarına karışması sebebiyle Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatıldığını ifade etti. Yaşanan çökme ile birlikte yer altındaki su hareketliliğinin yeniden ortaya çıkması, bölgede benzer çökmelerin yaşanabileceği endişesini de beraberinde getirdi. Olay sonrası Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekipleri bölgede geniş çaplı inceleme başlattı. Ekipler, hem gölet çevresinde hem de mahallede farklı noktalarda kontroller gerçekleştirerek suyun akış yönü, zemin yapısı ve muhtemel risklere ilişkin teknik değerlendirmelerde çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca göletin büyük bir bölümünden suyun çekilmesiyle birlikte acı bir tablo da ortaya çıktı. Suyun çekilmesiyle birlikte gölette yaşayan çok sayıda balık akıntıyla yer altına sürüklenirken, bazı balıklar ise çekilen suyun ardından çamurda mahsur kaldı. Çökmeyle yok olan gölet ve çökme alanı dron ile görüntülendi.