ASAYİŞ - 17 Kasım 2025 Pazartesi 12:46

İddianamede paraların yurt dışına nasıl götürüldüğüne ilişkin ifadelere yer verildi

A
A
A
İddianamede paraların yurt dışına nasıl götürüldüğüne ilişkin ifadelere yer verildi

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu hakkında kurduğu suç örgütü ile yolsuzluk yapıldığı iddiasıyla hazırlanan iddianamenin detayları ortaya çıkmaya devam ediyor. İddianamede paraların yurt dışına nasıl götürüldüğüne ilişkin ifadelere yer verildi.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu hakkında kurduğu suç örgütü ile yolsuzluk yapıldığı iddiasına ilişkin hazırlanan iddianamenin detayları ortaya çıkmaya devam ediyor. Hazırlanan iddianamede, elde edilen paraların yurt dışına nasıl götürüldüğüne ilişkin bazı şüphelilerin ifadelerine yer verildi.

‘’Londra’da ciddi bir parası olduğunu, bu paralarında yarısının Ekrem İmamoğlu’nun olduğunu tahmin ediyorum. Bu para tahminimce birkaç yüz milyon dolardır’’

Şüpheli Ertan Yıldız’ın 20 Mayıs 2025’deki etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini belirterek verdiği ifadesine yer verilen iddianamede, ‘’2024 yılının sonlarında operasyon iddiaları çıkmaya başlanınca Murat Gülibrahimoğlu’nun elde ettikleri paraları kendi uhdesine geçirerek kaçacağı endişesiyle bu şahıstan paraların istendiğini duydum. Fakat Murat Gülibraihmoğlu’nun paraların büyük bir kısmını vermediğini duydum. Zaten 2025 yılı mart ayı gibi de kendisi yurt dışına kaçtı. Londra’da olduğunu duydum. Londra’da ciddi bir parası olduğunu, bu paralarında yarısının Ekrem İmamoğlu’nun olduğunu tahmin ediyorum. Bu para tahminimce birkaç yüz milyon dolardır. Bu operasyonlar neticesinde belediye dolayısıyla kamu çok ciddi zarara uğramıştır" dedi.

İddianamede paraların yurt dışına nasıl götürüldüğüne ilişkin ifadelere yer verildi

‘’Paraların tek bir merkezde toplandığını, kendisine ait özel jeti ile yurt dışına götürüldüğünü, bu sebeple yanında genellikle Ekrem İmamoğlu’nun sürekli iş yaptığını ifade etmiştir’’

Şüpheli Sarp Yalçınkaya ise 4 Ağustos 2025’de verdiği ifadesinde, ‘’Murat Gülibrahimoğlu bana hafriyat, döküm, imar ve reklam işlerinden gelen paraların tek bir merkezde toplandığını, kendisine ait özel jeti ile yurt dışına götürüldüğünü, bu sebeple yanında genellikle Ekrem İmamoğlu’nun sürekli iş yaptığı ve İBB’ye ait ihaleleri verdiği kişilerin de olduğunu, ayrıca paraların genellikle Londra’ya götürüldüğünü ifade etmiştir. Toplanan paraların yarısının CHP nezdinde oluşturulan Cumhurbaşkanlığı Seçim Fonu’na aktarıldığını, diğer yarısının ise Ekrem İmamoğlu’na ait olduğunu, bu işleri yapan ve yöneten A takımının da toplanan paraların toplamından yüzde 20 komisyon aldığını söylemiştir" diye konuştu.

‘’Ertan Yıldız’ın kızı Almanya’da okumaktadır. Almanya’daki evinde Yıldız’ın büyük bir kasa yaptırdığını ve uçakla paraların bir kısmını buraya götürdüğünü biliyorum’’

Şüpheli Bayram Yıldırım’ın 3 Temmuz 2025’deki etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini belirterek verdiği ifadesine yer verilen iddianamede, ‘’Ertan Yıldız’ın evine iki üç günde bir çuvalla para gelirdi. Bu paralar farklı kişiler tarafından getirilmekteydi. Ertan Yıldız’ın kızı Almanya’da okumaktadır. Almanya’daki evinde Yıldız’ın büyük bir kasa yaptırdığını ve uçakla paraların bir kısmını buraya götürdüğünü biliyorum. Yine bodrumda bulunan yazlığında büyük bir kasası vardır. Evinde iki tane kasası vardır. Operasyon zamanı bunların bulunup bulunmadığını bilmiyorum. Operasyondan sonra da Ertan Yıldız’ın evine para gelmeye devam etmiştir’’ İfadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bağışıklığı güçlü olması, iyi besinlerden geçiyor Kış mevsiminde havaların soğuması ve gün ışığının azalmasıyla birlikte bağışıklık sisteminin daha da önem kazandığını ifade eden Beslenme ve Diyet Uzmanı Hande Güngör, "Bu dönemde hastalıklara yakalanmamak için güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olmak gerekiyor. Sağlıklı ve güçlü bağışıklık sisteminin sürdürülmesi için ise mevsimine uygun beslenmek çok önemlidir" dedi. Atıştırmalık tüketimine yönelim ile yağlı ve şekerli besin tercihlerinin artması sebebiyle vücut ağırlığında istenmeyen yönde değişiklikler olabildiğini belirten Medicana Bursa Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hande Güngör, "Bu sebeple birçok kronik hastalığa sebep olan vücutta fazla yağ birikimi olarak adlandırılan ’obezite’ artmaktadır. Ancak sağlıklı hayatı sürdürülmesi için mevsimine uygun sağlıklı beslenme ile ideal kilonun korunması önemlidir. Kış aylarında azalan hava sıcaklığı sebebiyle vücut ısısının korunması için yeterli sıvı almak gerekir. Günde en az 2-2,5 litre su içilmeli, sıvı alımının karşılanmasında ıhlamur, adaçayı, kuşburnu çayı, açık çay gibi içecekler tercih edilmelidir" dedi. Zengin beslenmenin bağışıklığa faydaları Kış mevsiminde artan soğuk algınlığı ve diğer enfeksiyonlara karşı A, C, D ve E vitamininden zengin beslenmenin bağışıklık sistemine katkısı oldukça fazla olduğunu ifade eden Güngör, "Mevsimine uygun, günde en az 2 porsiyon meyve ve 3 porsiyon sebze tüketilmesi önerilmektedir. Bu aylarda havuç, brokoli, kabak, lahana, karnabahar, pırasa, maydanoz gibi sebzelerin, portakal, mandalina, elma gibi meyvelerin tercih edilmesi önerilmektedir. Ayrıca E vitamini kaynakları olan kuru baklagiller ve kuruyemişlerde yeterli ve dengeli biçimde günlük beslenmede bulunmalıdır. Haftada 2-3 kez nohut, kuru fasulye, mercimek, nohut ve barbunya gibi kurubaklagiller, günde 20-30 gram kadar ceviz, badem, fındık gibi kuruyemişler tüketilmelidir" diye konuştu. Kış mevsimi ve D vitamini Kemik ve diş sağlığı açısından önemli olan D vitamininin güneş ışınlarıyla deri tarafından üretilen bir vitamin olduğunu belirten Güngör, şu ifadeleri kullandı; "Ancak kış aylarında mahrum kalınan güneş ışınları, vücudun D vitamini ihtiyacının karşılanamamasına sebep olmaktadır. D vitamini besinlerden aktif olarak karşılanamıyor olsa da balık, D vitamini ile beyin fonksiyonlarının gelişimi için gerekli çoklu doymamış yağ asitleri (omega-3), kalsiyum, fosfor, selenyum, iyot mineralleri ve E vitamini içerir. Bu sebeple kış aylarında haftada 2-3 kez balık tüketilmelidir. Kış aylarında yüksek yağlı besin tüketiminden kaçınılmalı, margarin, tereyağ, yağlı etler, yüksek kolesterol içeren sakatat ürünleri sıklıkla tüketilmemeli, sağlıklı yağ asitleri içeren zeytinyağı, yağlı tohumlar, kuruyemişler uygun ve yeterli porsiyonda tüketilmelidir. Bu mevsimde basit karbonhidrat içeren şekerli besinlere ve tatlılara yönelimin arttığı görülmektedir. Dünya Sağlık Örgütünün önerisine göre günlük şeker alımı toplam enerji alımının en fazla yüzde 10 kadarını oluşturmalıdır ve mümkünse daha da azaltılmalıdır. Sağlıklı hayat biçiminde basit şekerler yerine kompleks karbonhidratlardan olan tam buğday ekmek, bulgur gibi tahıllar, kurubaklagiller, meyveler ve şekeri azaltılmış sütlü ya da meyveli tatlılar ile sağlıklı pişirme yöntemleri kullanılarak hazırlanan ev yapımı ürünler tercih edilmelidir." "Çocuklar beslenme konusunda bilinçlendirilmeli" Sağlıklı beslenme açısından sağlıklı pişirme yöntemleri kullanılarak hazırlanan ev yapımı geleneksel gıdaların üretimi ve tüketiminin kış aylarında arttığının görüldüğüne dikkat çeken Güngör, "Kış ya da yaz ayları için besinin bol bulunduğu aylarda yapılan geleneksel yiyecek hazırlama teknikleri ile hazırlanan geleneksel ev yapımı gıdalar temel işleme ve hazırlama metotlarına dayanan, yapay koruyucu ve katkı maddesi içermeyen, doğal ve raf ömürleri günümüzün işlenmiş ürünlerine oranla uzun olmayan ürünlerdir. Günümüzün önemli sağlık sorunları arasında yer alan obezitenin önüne geçilmesi hedefiyle ev yapımı sağlıklı üretimin özendirilmesi ve özellikle çocukların hazır ve paketli besinler yerine ev yapımı sağlıklı besinlerinin tüketimi konusunda bilinçlendirilmesi gerekmektedir. Doğa şartlarının zorlayıcı etkisini azaltmak adına mevsiminde toprağını ve ürününü kirletmeden, mevsiminde bol ve ekonomik olduğu dönemlerde ulaşılabilen besin ürünlerinin ayrıyeten güneşin ısısından yararlanarak sağlıklı ve yerel yollarla oldukça düşük maliyetle farklı yiyeceklere dönüştüren bir kültürel mirasın sürekliliği ve toplumsal dayanışmanın sürdürülüyor olmasının yerel üretime, sağlıklı yaşama ve sağlıklı beslenmeye katkısı önemli düzeyde önemlidir" dedi.
İstanbul Yılbaşı öncesi ‘Estetik’ mesaisi: "Yeni bir yüz, dudak, burunla yeni yıla girmek istiyorlar" Yılbaşı akşamına ve yeni yıla hazırlanmak isteyen kişilerin dolgu ve botoks gibi taleplerle kendilerine başvurduklarını belirten Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Yakup Çil, "İnsanlar yeni bir yüz, dudak, burunla yeni yıla girmek istiyor. Bu dönemde bir talep artışı meydan geliyor. Yılbaşına yakın olarak yaptırmak istedikleri işlemlerin başında; botoks ve dolgu işlemleri. Yaptırdığımız merkeze çok dikkat etmemiz gerekir. Ne yazık ki yeni yıla güzel bir yüzle girmek isterken büyük bir felaketle girme durumu da ortaya çıkabilir" dedi. Yılbaşı akşamına ve yeni yıla hazırlanmak isteyen bazı kişilerin estetik uygulamalar için kendilerine başvurduğunu ifade eden uzmanlar uyarıyor. İstinye Üniversitesi Medical Park Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Yakup Çil ve Medicana Ataköy Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Gülsüm Gençoğlan, yılbaşı öncesi başvurulara ilişkin bilgi verdi. Dolgu ve botoksun sık tercih edilen uygulamalar arasında olduğunu aktardı. Uzmanlar, uygunsuz noktalar ve ehil olmayan ellerden uzak durulması gerektiğini belirtti. "İnsanlar yeni bir yüz, dudak, burunla yeni yıla girmek istiyorlar" ‘Özellikle her yılın başında gördüğümüz kadarıyla bu yıl da aynı tablo ile karşı karşıyayız’ diyerek sözlerine başlayan Prof. Dr. Yakup Çil, "İnsanlar yeni bir yüz, dudak, burunla yeni yıla girmek istiyor. Bu dönemde bir talep artışı meydan geliyor. Yaptırdığımız merkeze çok dikkat etmemiz gerekir, ortam çok hijyenik mi, kurallara riayet ediyor mu? Karşımıza çıkan en büyük sorunlardan biri; özellikle merdivenaltı dediğimiz yerlerde bu konuyla ilgili hiçbir sağlık eğitimi almamış insanların böyle işlemleri yapması. Ne yazık ki yeni yıla güzel bir yüzle girmek isterken büyük bir felaketle girme durumu da ortaya çıkabilir, çok ciddi komplikasyonlarla karşı karşıya kalabiliriz" dedi. "İşlemlerin başında; botoks ve dolgu işlemleri geliyor" En çok talep gören uygulamalar hakkında bilgi veren Prof. Dr. Çil, "Yılbaşına yakın olarak yaptırmak istedikleri işlemlerin başında; botoks ve dolgu işlemleri. ‘Hocam bana güzel bir dolgu işlemi yapar mısınız?’. Burun ameliyatı, yüz, boyun germe gibi ciddi bir cerrahi işlemse, ödem dediğimiz şişlik meydana geliyor. Aslında yeni yıla yeni bir burunla değil şiş bir burun, yüzle, normalin dışında bir görüntüyle girmiş oluyorsunuz. Dudak dolgusu, belli bölgelere yapılan dolgu işlemleriyle yeni yıla girilebilir, botoks işlemi yapılabilir. Botoks yapıldıktan sonra işlemin etkisinin ortaya çıkması yaklaşık olarak 1 hafta alıyor. Bu dönemde bu işlemler yapılabilir ama çok agresif cerrahi işlemler; meme ameliyatı, yüz, boyun germe gibi ameliyatların sonuçlarını yeni yılda görmeleri biraz zor. Yaptıracağımız yerleri çok iyi seçmemiz gerekiyor, merdivenaltı dediğimiz; ne olduğu belli olmayan yerlerde yaptırmamamız gerekiyor. Dudak dolgusundan sonra dudağını kaybetme durumu olan, burun bölgesinde büyük kayıplar yaşayan hastaları tedavi etme durumunda kalıyoruz, çok ciddi travmalar oluşturuyor" şeklinde konuştu. "Yılbaşına herkes ışıltılı bir ciltte girmek istiyor" Kendilerine başvurularla ilgili konuşan Prof. Dr. Gülsüm Gençoğlan, "Yılbaşına herkes ışıltılı bir ciltte girmek istiyor ama öncelikle derinin kış aylarında nemliliği azalıyor, nemsiz ciltlerde özellikle neme odaklanmalıyız. Çift aşamalı temizlikler, ikisini bir arada uygulayabileceğimiz cilt bakımı, en çok rağbet gören uygulamalar arasında bunun dışında nem aşıları. Botoks, dolgu uygulamaları cildin orta hattını ve dudakları desteklemek amacıyla en sık uyguladığımız uygulamalar. Bu uygulamaları yılbaşından bir 10 gün öncesinde uygulamakta fayda var. Her işlem her hastaya uygulanabilir değil. Kişinin anatomik yapısı ve ihtiyacına göre işlemleri belirliyoruz. İhtiyaca göre mantıklı seçimler, abartmadan uygulamalar çok daha güzel, çok daha doğal duruyor. Diğer türlü hepsi birbirine benzeyen kadın yüzleri oluyor. Kampanyalardaki herkese aynı şekilde uygulanan ürünlere çok prim verilmemesi gerektiğine inanıyorum. Doktor kontrolsüz kesinlikle işlem yapılmamalı, mutlaka bir dermatoloji ya da plastik cerrahi uzmanı tarafından görülerek işleme karar verilmeli. Yılbaşı öncesi herkeste bir yeni yıl motivasyonu diyelim var. Herkes yeni yıla ışıldayan bir ciltle, ışıltılı bir şekilde girmek istiyor umarım herkesin yeni yılı da böyle ışıltılı bir şekilde devam eder" ifadelerini kullandı.