GÜNDEM - 06 Kasım 2025 Perşembe 15:54

İlk T-155 TTA Entegre Panter Obüsü Kara Kuvvetleri envanterine girdi

A
A
A

T-155 TTA ENTEGRE Modern Çekili Panter Obüsü Modernizasyonu Projesinde ilk ve en kritik kilometre taşı olan T-155 Panter Obüsü Prototip teslimatı başarı ile gerçekleştirilerek Kara Kuvvetleri envanterine girdi.

T-155 TTA ENTEGRE Modern Çekili Panter Obüsü Modernizasyonu Projesinde ilk ve en kritik kilometre taşı olan T-155 Panter Obüsü Prototip Teslimatı başarı ile gerçekleştirilerek ilk sistem 5 Kasım 2025 tarihinde envantere girdi. Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğü’nün (AFGM) idari sorumluluğunda ASFAT ana yükleniciliğinde, ASELSAN, BMC ve MKE alt yükleniciliğinde yürütülen 8x8 Taktik Tekerlekli Araca Entegre T-155 Panter Silah Sistemi projesi kapsamında prototip kalifikasyon ve muayene kabul süreçleri başarıyla tamamlandı. T-155 TTA Entegre Panter Obüsü, BMC tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen 8x8 taktik tekerlekli araç üzerine, çekili Panter Obüsünden sökülen ve MKE tarafından modernize edilen 155 mm’lik Silah Sistemi ve ASELSAN tarafından geliştirilen Atış Kontrol Sisteminin entegre edilmesinden oluşuyor. Projenin entegrasyon faaliyetleri ise 2. Ana Bakım Fabrika Müdürlüğü tarafından yürütülüyor.

ASFAT ana yükleniciliğinde yerli mühendislik birikimi ve sanayi iş birliğiyle geliştirilen 8x8 Taktik Tekerlekli Araca Entegre T-155 Panter Silah Sistemi projesi olan T-155 TTA Entegre Panter Obüsü, Türk Silahlı Kuvvetlerinin Topçu sınıfı ihtiyaçlarına yanıt veren, yenilikçi ve yüksek operasyonel değere sahip bir çözüm olarak öne çıkıyor. Üç yıla yakın süren kalifikasyon sürecinde, prototip ile 20 bin kilometreden fazla farklı arazi şartlarında sürüş, farklı atış senaryolarında 350 adete yakın atış gerçekleştirdi. İlave olarak çevresel koşul testlerinin de içinde bulunduğu farklı performans testlerine tabi tutulan T-155 TTA Entegre Panter Obüsü kalifikasyon süreci tamamlanmış oldu.

8x8 Taktik Tekerlekli Araca Entegre T-155 Panter Silah Sistemi, Topçu sınıfına ait bir silah sistemi olarak tasarlandı ve üretildi. Panterler, geliştirilmiş mobilize yeteneği sayesinde muharebe unsurlarında etkili, doğru ve zamanında ateş desteği sağlıyor; düşman unsurlarını baskı altına alma, etkisiz hâle getirme görevlerini başarı ile ifa edebiliyor. Sistemin en belirgin özelliği 8x8 taktik tekerlekli aracın hareket kabiliyeti sayesinde hızlı bir şekilde mevzi alıp sahip olduğu atış kontrol sistemiyle uzun menzilli isabetli atış yapabilmesi. Bu özellikleri sayesinde T-155 TTA Entegre Panter modern kara harekâtında tercih edilen bir topçu sınıfı silah sistemi konumuna yükseliyor.

Proje kapsamında 2020 yılında AFGM ile ASFAT arasında sözleşme imzalanmış, 2021 yılının Kasım ayında takvim başlanarak ve 2022 yılının Kasım ayında Prototip entegrasyon faaliyetler bitmişti. Prototip ile ilk atışlı testler 2022 yılının Aralık ayında gerçekleştirilmişti. Kasım 2025 itibarıyla muayene faaliyetleri tamamlanan T-155 TTA Entegre Panter Obüsü Kara Kuvvetleri Komutanlığı envanterine girerek seri üretimi başladı.

Zöhre Alagöz

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Yaşar Üniversitesi’ne EBSO’dan anlamlı ödül Yaşar Üniversitesi’nin üniversite-sanayi iş birliğine katkı sağlayan çalışmaları sanayiciler tarafından ödüllendirildi. Üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi, bölgesel AR-GE kapasitesinin geliştirilmesi ve iyi uygulama örneklerinin görünür kılınarak ekosistemin teşvik edilmesi amacıyla, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen "Üniversite-Sanayi İş Birliği Projeleri Ödülleri" sahiplerini buldu. Yaşar Üniversitesi, yenilikçi fikirlerle üniversite-sanayi iş birliğinin katma değere dönüşümüne olan desteklerinden dolayı "Üstün Hizmet Onur Ödülü"ne layık görüldü. Yaşar Üniversitesi ve May Agro Tohumculuk tarafından ortak olarak yürütülen "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" Üniversite- Sanayi İş Birliği kategorisinde ödül aldı. Ayrıca üniversite-sanayi iş birliğinin gelişerek güçlenmesine katkı sağladığı ve değer yarattığı için Yaşar Holding’e "Üstün Hizmet Ödülü" verildi. Teknoloji üssü EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar İzmir’in sanayisi ve üniversiteleri ile bir teknoloji üssü olabileceğini belirterek, "Üniversite-sanayi iş birliğinin tohumlarını 1986 yılında Ege Üniversitesi ile attık. Rotamız belli. Hedefimiz destekleyecek eğitim ve sonuç odaklı çalışma ile bu iş birliğini Türk sanayisini geliştirecek bir noktaya taşıdık. Birçok üniversite ile çalışmalar yürütüyoruz. Üniversitelerde bilgi var, sanayicide girişim var. Sanayiciler olarak üniversitelerdeki bu bilgiyi almaya hazırız. İzmir’de üniversiteler ve teknoloji merkezleri ile bu kentin bir teknoloji üssü haline gelmesi için hiçbir engel yok" dedi. "İş birliği genlerimizde var" Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, üniversitenin genlerinde sanayi ile iş birliği olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Kurucu vakfımızın arkasında birçok değerli sanayi kuruluşunu barındıran Yaşar Holding var. Üniversitemiz kurulurken bu iş birliği genlerinde vardı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın İzmir’de üniversite-sanayi iş birliği için görevlendirdiği akademisyenlerden biriyim. Bu amaçla hem organize sanayi bölgelerinde hem de kendi topluluğumuz içinde Ege Bölgesi’nin sanayi kuruluşları ile ortak çalışmalar yürütüyoruz. Çok güzel projelere imza atıldı. Ege Bölgesi Sanayi Odası’na çalışmalarımıza değer vererek ödüllendirdiği için teşekkür ederiz." "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" ile ‘Üniversite-Sanayi İş Birliği’ kategorisinde ödül alan May Agro Tohumculuk’un Ar-ge Müdürü Dr. İlker Özmen de, "Yaşar Üniversitesi ile drone ile verim tahminine dayalı bir proje geliştirdik. Pamuğun daha hasat edilmeden verimini tespit etmeyi amaçladık. Başarılı da olduk. Bu daha başlangıç pamuk hastalıkları gibi stres faktörleri ile ilgili çalışmalarımız devam edecek. Projemizin ödüle layık görülmesi bize motivasyon oldu" dedi. Yaşar Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Komesli ve May-Agro Tohumculuk San. ve Tic. A.Ş. Ar-Ge Mühendisi Dr. Aslı Keçeli ile yapay zeka destekli yazılımı geliştiren Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, yazılım sayesinde pamukta verimlilik artarken, üretim maliyeti ve risklerin azaldığını söyledi. Prof. Dr. Ünlütürk, "Çalışma, İHA ve yapay zeka teknolojilerinin tarımsal üretimde nasıl kullanılabileceğini ve bu teknolojilerin pamuk verimi tahmininde geleneksel yöntemlere göre sağladığı avantajları ortaya koyuyor. Bu yenilikçi yaklaşım, ile daha hasat etmeden verim tahmini yapılabiliyor" dedi. Yaşar Holding’e büyük onur Üstün Hizmet Ödülü’nü, Yaşar Holding adına alan Pınar Et ve Çamlı Yem Başkan Yardımcısı Tunç Tuncer, Yaşar Topluluğu olarak çalışmalarında her zaman bilimi öncelik olarak gördüklerini belirterek, "Yaşar Holding sanayinin öncü kuruluşlarının bir araya gelmesinden oluşuyor. Kuruluş felsefesinde bilim var. Mottosu "Bilim, Birlik, Başarı". Bilim ile sanayi birleşince başarı doğal bir sonuç. Şirketlerimiz ve Yaşar Üniversitesi de bu temel felsefe ile Kurucumuz ve Onursal Başkanımız Selçuk Yaşar’ın vizyonuyla hayata geçti. Bugün aldığımız ödüller bu yaklaşımın değerli bir göstergesi." diye konuştu.
Sakarya 46 yıl sonra ortaya çıktı: Gölet çöktü, su yer altından başka noktadan çıktı Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde yaklaşık 46 yıl önce kapatıldığı öğrenilen bir mağara, meydana gelen çökme sonrası yeniden ortaya çıktı. Gölet suyunun aniden boşalması ve farklı bir noktadan yeniden yüzeye çıkması mahallede tedirginliğe sebep oldu. Güven Mahallesi Dınbazlar Sokak’ta bulunan doğal oluşum gölette meydana gelen olayda, mağaradan gelen suyun içme suyunu karıştığı gerekçesiyle yaklaşık 46 yıl önce Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatılan mağaranın ağzında çökme meydana geldi. Çökmenin ardından göletteki su kısa sürede boşalırken, suyun yer altından ilerleyerek yaklaşık 1 kilometre uzaklıktaki Güven Mahallesi’nde bulunan bir su dere yatağından çıktığı gözlendi. Mahalle sakinleri, mağaranın köyün altından uzanan geniş bir yer altı hattına sahip olduğunu ve yıllar önce suyun içme kaynaklarına karışması sebebiyle Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatıldığını ifade etti. Yaşanan çökme ile birlikte yer altındaki su hareketliliğinin yeniden ortaya çıkması, bölgede benzer çökmelerin yaşanabileceği endişesini de beraberinde getirdi. Olay sonrası Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekipleri bölgede geniş çaplı inceleme başlattı. Ekipler, hem gölet çevresinde hem de mahallede farklı noktalarda kontroller gerçekleştirerek suyun akış yönü, zemin yapısı ve muhtemel risklere ilişkin teknik değerlendirmelerde çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca göletin büyük bir bölümünden suyun çekilmesiyle birlikte acı bir tablo da ortaya çıktı. Suyun çekilmesiyle birlikte gölette yaşayan çok sayıda balık akıntıyla yer altına sürüklenirken, bazı balıklar ise çekilen suyun ardından çamurda mahsur kaldı. Çökmeyle yok olan gölet ve çökme alanı dron ile görüntülendi.