ASAYİŞ - 30 Nisan 2025 Çarşamba 14:11

İmar ve Şehircilik Daire Başkanı Ramazan Gülten’in Savcılıkta verdiği ifade ortaya çıktı

A
A
A
İmar ve Şehircilik Daire Başkanı Ramazan Gülten’in Savcılıkta verdiği ifade ortaya çıktı

İBB’ye ve görevinden uzaklaştırılan tutuklu başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklanan İBB İmar ve Şehircilik Daire Başkanı Ramazan Gülten’in Savcılıkta verdiği ifade ortaya çıktı. Gülten ifadesinde, ‘’Keyfi uygulamalar yaptığımız söylenmiş ise de daha önceden tek kişinin kullandığı bu yetki şu komisyon halindeki bir kurula aittir’’ dedi.


İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) ve görevinden uzaklaştırılan tutuklu başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik yolsuzluk iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma sürüyor. Soruşturma kapsamında çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe tutuklanan İBB İmar ve Şehircilik Daire Başkanı Ramazan Gülten’in Savcılıkta verdiği ifade ortaya çıktı.



‘’İhaleler ile ilgili olarak herhangi bir usulsüzlük yaptığımı kabul etmiyorum’’


İfadesinde 2024 yılı Haziran ayından itibaren İBB encümen doğal üyesi olduğunu belirten Gülten, ‘’Bu tarihten önce Gürkan A.’nın olmadığı zamanlar yerine vekaleten baktığım için yerine imza atmış olabilirim ancak hatırlamıyorum. Bu nedenle söz konusu raporlarda belirtilen ihaleler ile ilgili olarak herhangi bir usulsüzlük yaptığımı kabul etmiyorum. Gizli tanık ‘ladin’ ifadesi ile ilgili olarak ise mimari estetik ile ilgili olarak 2011 yılında Zeytinburnu’nda yapılan 16-9 isimli projenin Ayasofya’nın minareleri arasında görülmesi ile şehrin siluetini bozması sonucunda 2012 yılında tarihi yarım ada ve çevresindeki ilçelere ilişkin yapılacak yüksek yapılar ile ilgili plan notu, siluet onay şartı eklenmiştir. Ancak bu işleyiş birden fazla uzmanın farklı subjektif değerlendirmelerine sebep olduğu için 2020 yılında Mimari Estetik Komisyonu kurulmuştur’’ dedi.



‘’Keyfi uygulamalar yaptığımız söylenmiş ise de daha önceden tek kişinin kullandığı bu yetki şu komisyon halindeki bir kurula aittir’’


Gülten ifadesinin devamında, ‘’Ben o tarihten beri bu komisyonun üyesiyim. Serap Öbekçi (Etüt Projeler Daire Başkanı), Gürkan Akgül (Genel Sekreter Yardımcısı) en baştan beri bu komisyonun üyesidirler. Arif Gürkan Alpay (Genel Sekreter Yardımcısı) ve Kaan Sürmegöz (Emlak Yönetim Daire Başkanı) bu komisyona diğer arkadaşların yerine yaklaşık 2-3 yıl önce gelmişlerdir. Gizli tanık ifadesinde keyfi uygulamalar yaptığımız söylenmiş ise de daha önceden tek kişinin kullandığı bu yetki şu komisyon halindeki bir kurula aittir. Komisyon üyelerinin tamamı söz konusu iş ile ilgili teknik yeterliliğe sahip mimar şehir planlamacısı gibi meslek insanlarıdır’’ ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Eğitim Bir-Sen, MEB’in yönetmelik ve duyurularına 3 dava açtı Eğitim-Bir-Sen, Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) yayımlanan 3 duyurusundaki "sigortalılık şartı" hükmüne Danıştay’da 3 ayrı dava açtı. Eğitim Bir-Sen tarafından yapılan açıklamada, Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğine, İhtiyaç ve Norm Kadro Fazlası Öğretmenlerin Yer Değiştirme Duyurusuna ve İller Arası Mazerete Bağlı Yer Değişikliği Duyurusundaki ‘sigortalılık şartı’ hükmüne olmak üzere Danıştay’da 3 ayrı dava açtıklarını duyurdu. Yapılan açıklamada, 9 Ocak 2026 tarihli ve 33132 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin hukuka aykırı gördükleri hükümlerinin iptali istemiyle dava açıldığını belirtildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Dava konusu ettiğimiz hükümler arasında, ‘nöbetçi belletici öğretmen tanımı’, ‘belletici öğretmenlik görevine ilave hizmet puanı verilmemesi’, ‘nöbetçi belletici öğretmenlik görevine hizmet puanı verilmesinde pansiyonlu okullar arasında ayrım yapılması’, ‘zorunlu çalışma yükümlülüğünü tamamlamasına rağmen zorunlu çalışma yükümlülüğü bulunan eğitim kurumlarında çalışan öğretmenlere artırımlı hizmet puanı verilmemesi’ yer aldı. Bunun yanı sıra, ‘12 yıllık görev süresini tamamlayan öğretmenlerin yer değişikliği, mazeretin bulunduğu ilçe ile görev yapılan ilçe aynı ilçe grubunda ise mazerete bağlı yer değişikliği başvurusunda bulunulamaması’, ‘norm kadro fazlası öğretmenlerin Akademide eğitime alınarak alanlarının istekleri dışında değiştirilebilecek olması’, ‘norm kadro fazlası öğretmenlerden tercihe dayalı atamaları yapılanların yer değişikliği taleplerinde eğitim kurumunda çalışılması gereken sürenin hesabında daha önceki eğitim kurumunda geçen hizmet sürelerinin dikkate alınmaması’ da yargıya taşıdığımız hükümler arasında bulunuyor." Ayrıca, açıklamada, ‘denetim ve soruşturma sonucunda mesleğinde yetersizliği görülen öğretmenin hizmet sınıfının değiştirilebilecek olması’, ‘alan değişikliğine bağlı yer değişikliğinin Bakanlıkça belirlenecek iller arasında sınırlı tutulması’ ve ‘ilçe grupları düzenlemesi ve ilçe grupları çizelgesine’ ilişkin hükümlerin de iptalinin istendiği kaydedildi. "Engelli öğretmenler yönünden hak ihlali oluşturabilecek düzenlemelerin bulunmasını yargıya taşıdık" İhtiyaç ve Norm Kadro Fazlası Öğretmenlerin Yer Değiştirme Duyurusu’nun tamamına da dava açıldığını dile getirilen açıklamada, "Bu kapsamda, öğretmenlerin kendi branşlarında kaç kişinin norm fazlası olduğu ve atamaya esas hizmet puanları bilgisi olmadan tercih yapmak zorunda bırakılmaları, mazerete dayalı yer değişikliği atamalarını ihlal edecek mahiyette resen atama işlemlerinin gerçekleştirilecek olması, resen atamalarda aile bütünlüğünün gözetilmemesi, aile ikametgahı ile görev yeri arasındaki ulaşım süresi, zorluğu gibi etkenlerin göz ardı edilmesi dava gerekçelerimiz arasında yer aldı. Söz konusu duyuruda, engelli öğretmenler yönünden hak ihlali oluşturabilecek düzenlemelerin bulunmasını da yargıya taşıdık" denildi. "Mazerete Bağlı Yer Değişikliği Duyurusu’nun ’sigortalılık’ şartının iptali" Eğitim Bir-Sen’in dava açtığı üçüncü düzenlemeye ise açıklamada şu şekilde yer aldı: "2026 Yarıyıl Tatili İller Arası Mazerete Bağlı Yer Değişikliği Duyurusu oldu. Duyuruda yer alan, kazanılmış hakların, hukuki belirlilik ve idari istikrar ilkelerinin ihlali mahiyetindeki mazeretin bulunduğu yerde son iki yıl içinde 360 gün sigortalı çalışma şartı aranmasına ilişkin hükmün iptalini talep ettik."