EKONOMİ - 02 Nisan 2026 Perşembe 15:07

"İş Dünyası Okuyor" etkinliğinin üçüncüsü düzenlendi

A
A
A
"İş Dünyası Okuyor" etkinliğinin üçüncüsü düzenlendi

İstanbul Ticaret Odası (İTO), kültürel farkındalık oluşturmak amacıyla kamu, iş dünyası ve öğrencileri aynı çatı altında buluşturan "İş Dünyası Okuyor" etkinliğinin üçüncüsünü düzenledi. İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin Sâdâbâd Kampüsü Sütlüce Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programa Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker konuşmacı olarak katıldı.



İstanbul Ticaret Odası (İTO), kültürel farkındalık oluşturmak amacıyla kamu, iş dünyası ve öğrencileri aynı çatı altında buluşturan "İş Dünyası Okuyor" etkinliğinin üçüncüsünü düzenledi. Programa iş insanları, akademisyenler, öğrenciler ve kamu kurum temsilcileri katıldı. Katılımcılar, Sâdâbâd Kampüsü Kütüphanesi’nde Murat Ülker’in "Murat Ülker’den Röportajlar" ve şair İbrahim Tenekeci’nin "Uzak İstanbul" kitaplarından pasajlar okuyarak bireysel okuma etkinliğine katıldı. Programda konuşan İTO Başkanı Şekib Avdagiç, İTO ile İstanbul Ticaret Üniversitesi’nin değişmez ortak paydasının "kitap" olduğunu belirtti. Avdagiç, etkinliğin onur konuğu Murat Ülker’in iş insanı kimliğinin yanı sıra aynı zamanda bir yazar ve çok iyi bir okur olduğunu, kendisinin üslubuyla, sade ve duru Türkçesiyle, yazmada da başarılı olduğunu ortaya koyduğunu söyledi. Avdagiç, "Onun sosyal medya hesaplarını takip edenler gayet iyi bilir. Murat Bey, protokol paylaşımlarına yazdığı resmi cümleler dahil, paylaştığı metinlerle yazıda da ne kadar yetenekli olduğunu gösteriyor. Özellikle sanattan iş dünyasına kadar çeşitli alanlara uzanan metinleri, bana göre okuyucuya yeni bir dünyanın kapısını aralıyor" dedi.



"İstanbul’u yaşattıkça, öz değerlerimizi, öz kimliğimizi yaşatacaksınız"


Avdagiç, etkinlikte yeni nesil yazarlardan İbrahim Tenekeci’nin "Uzak İstanbul" kitabının katılımcılarla buluşturulduğunu belirterek, üç etkinliğin üç kitabının da İstanbul üzerine olduğunu kaydetti.



İlk etkinlikte Yahya Kemal’in "Aziz İstanbul"u, ikinci etkinlikte rahmetli Haluk Dursun’un "İstanbul’da Yaşama Sanatı" kitabının okunduğunu hatırlatan Avdagiç, "Şimdi de şair İbrahim Tenekeci, İstanbul’un yaşadığımız ama fark etmediğimiz yönlerini bize hatırlatıyor. Bir anlamda şair duyarlılığıyla ’Uzak İstanbul’ ile bir zamanlar bizim için yakın olanlara nasıl uzak kaldığımızı ve tekrar nasıl hemdem olacağımızın işaretini veriyor" diye konuştu.



Öğrencilere seslenen Avdagiç, İstanbul’da yaşamanın ve İstanbul’da tahsil görmenin kıymetini bilmeleri gerektiğini vurgulayarak, "İstanbul yaşadıkça, İstanbul’u yaşattıkça, öz değerlerimizi, öz kimliğimizi ve barbarlara karşı duruşumuzu yaşatacaksınız" ifadelerini kullandı.



"Okuyarak bir bakış açısı kazanıyorsunuz"


İstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. İsrafil Kuralay’ın moderatörlük yaptığı programda konuşan Murat Ülker de bugünü okuyanların geleceği de şekillendirme imkanı sağlayacağını söyledi. İş dünyasının sadece rakamlardan ibaret olmadığını belirten Ülker, "İş dünyasında insan var. İnsanı bilmek, anlamak var. Bunun için de insanın içinde yaşadığı toplumu anlamak gerekiyor. Okuyarak bir bakış açısı kazanıyorsunuz" dedi.



İstanbul Vali Yardımcısı Mustafa Kaya da konuşmasında okuma oranı ile gelişmişlik düzeyi arasındaki güçlü ilişkiye dikkat çekerek, gelişmiş ülkelerin aynı zamanda en çok okuyan toplumlar olduğunu ifade etti. Dijitalleşmenin etkisiyle yüzeysel okuma alışkanlıklarının arttığına değinen Kaya, kitabın tamamını okuyarak derinleşmenin önemine vurgu yaptı. İstanbul Valiliği tarafından yürütülen "Ben Okuyorum İstanbul Okuyor" projesi kapsamında kütüphanelerdeki kitap sayısının 13 milyona çıkarıldığını belirten Kaya, okuma kültürünü yaygınlaştırmaya yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü ifade etti. İş dünyasının da okuma alışkanlığını güçlendirmesinin, ekonomik ve toplumsal gelişim açısından kritik olduğunu vurguladı.



"Güçlü toplumlar ancak bilgiyle inşa edilebilir"


İTO Meclis Başkanı Dr. Erhan Erken, konuşmasında okuma kültürünün toplumun tüm kesimlerine yayılması gerektiğini vurgulayarak, "Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz" sözünün altını çizdi. Kütüphaneler Haftası’nın yalnızca sembolik bir etkinlik olmadığını, toplumda kitap ve okuma bilincini güçlendirmek için önemli bir fırsat sunduğunu belirten Dr. Erken, rol model isimlerin bu süreçte kritik bir etkisi olduğunu ifade etti. Murat Ülker’in okuma alışkanlığı ve bunu paylaşma biçimiyle önemli bir örnek teşkil ettiğini dile getiren Dr. Erken, güçlü toplumların ancak bilgiyle inşa edilebileceğini söyledi.



İstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. İsrafil Kuralay da üçüncüsü düzenlenen "İş Dünyası Okuyor" programının, kitapla kurulan ilişkinin toplumun farklı kesimlerinde güçlenmesine katkı sunduğunu ifade etti. Programın bu yıl da öğrencileri, akademisyenleri ve iş dünyasının temsilcilerini aynı zeminde buluşturduğunu belirten Dr. İsrafil Kuralay, etkinliğin yalnızca bir söyleşi değil, aynı zamanda bilgi ve tecrübenin farklı kuşaklar arasında paylaşılmasına imkan tanıyan önemli bir buluşma olduğunu vurguladı. Dr. İsrafil Kuralay, iş dünyası, akademi ve gençlik olmak üzere üç farklı perspektifi bir araya getiren bu tür programların, katılımcılara yeni düşünme alanları açtığını ve üniversite ile iş dünyası arasındaki bağı daha da güçlendirdiğini dile getirdi. Murat Ülker’in yalnızca iş dünyasındaki başarılarıyla değil, kültür, sanat ve hayırseverlik alanlarındaki çok yönlü birikimiyle de dikkat çeken bir isim olduğunu ifade eden Dr. İsrafil Kuralay, böylesi örnek şahsiyetlerin öğrenciler için önemli bir ilham kaynağı oluşturduğunu söyledi.



"Değişim için okumak bir tercih değil, zorunluluktur"


İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necip Şimşek de konuşmasında okumanın bireysel ve toplumsal gelişim açısından taşıdığı hayati öneme dikkat çekerek, "Değişim için okumak bir tercih değil, zorunluluktur" vurgusunu öne çıkardı. Kitapların insanlığın birikimini taşıyan en güçlü araç olduğunu belirten Prof. Dr. Şimşek, üniversitelerin yalnızca bilgi aktaran kurumlar değil, aynı zamanda düşünceyi derinleştiren ve okuma kültürünü yaygınlaştıran yapılar olduğunu ifade etti. Okuyan bir iş dünyasının güçlü bir ekonomi ve sürdürülebilir bir gelecek anlamına geldiğini belirten Şimşek, üniversite olarak bilginin derinliği ile ticaretin dinamizmini buluşturmayı hedeflediklerini dile getirdi.



İstanbul Ticaret Üniversitesi İdeal Hukuk Topluluğu Kurucu Başkanı Ayça Sena Günay ise iş dünyası ile hukukun birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini vurgulayarak, okuma kültürünün bu iki alanın kesişiminde kritik bir rol oynadığını ifade etti. Günay, iyi bir hukukçunun yalnızca mevzuatı bilen değil; toplumu, ekonomiyi ve ticari dinamikleri okuyabilen bir birey olması gerektiğine dikkat çekti. Okumanın, özgür düşünceyi ve adalet duygusunu besleyen temel unsur olduğunu belirten Günay, iş dünyasının vizyonu ile hukukun adaletinin ancak bu bilinçle buluşabileceğini dile getirdi.



"İş Dünyası Okuyor" etkinliğinin üçüncüsü düzenlendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Askeri ihalede rüşvet ve fesat iddiası: 19 şüpheli hakkında dava açıldı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Askeri Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Kara Kuvvetleri Komutanlığı bünyesindeki askeri yük ve yolcu taşıma faaliyetlerine ilişkin ihalelerde usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla 19 şüpheli hakkında kamu davası açıldı. Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın ihtiyaç duyduğu askeri yük ve yolcu taşıma faaliyetlerinin sivil imkanlar üzerinden hizmet alımı yöntemiyle karşılandığı, bu süreçte Kara Kuvvetleri Lojistik Komutanlığı Lojistik Yönetim Başkanlığı Ulaştırma Yönetim Şube Müdürlüğü’nce yürütülen işlemlerde "edimin ifasına fesat karıştırma" ile "rüşvet almak/vermek" suçlarına konu eylemlerin tespit edildiği belirtildi. Soruşturma kapsamında Kontrol Teşkilatı’nda görev yapan 4 askeri personel ile firma sahibi ve yetkilileri hakkında zincirleme şekilde "edimin ifasına fesat karıştırma" ve "rüşvet almak/vermek" suçlarından işlem yapıldığı, ayrıca firma adına hakediş evrakına imza atan 15 şüpheli hakkında da zincirleme şekilde "edimin ifasına fesat karıştırma" suçundan kamu davası açıldı. Hazırlanan iddianame Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilirken, diğer şüpheliler yönünden soruşturma iznine tabi suçlar kapsamında yürütülen işlemlerin Başsavcılık tarafından titizlikle sürdürüldüğü kaydedildi.
Van Bakan Bolat: "İran’a açılan kapılarda sorun yok" Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye’nin Asya’ya açılan en önemli kapılarından biri olan Van’ın Kapıköy Gümrük Kapısı ile Ağrı Gürbulak ve Hakkari Esendere sınır kapılarında giriş-çıkış işlemlerinin rutin seyrinde devam ettiğini söyledi. Van’a gelen Bakan Bolat, Van Ticaret ve Sanayi Odası’nda düzenlenen 2026 yılı Mart ayı dış ticaret verilerinin açıklandığı toplantıya katıldı. Ardından Van’ın düşman işgalinden kurtuluşunun 108. yıldönümü törenine iştirak eden Bolat, daha sonra Türkiye’nin Asya’ya açılan kapısı olan Kapıköy Gümrük Kapısı’na geçti. Burada gerçekleştirdiği incelemelerin ardından açıklamalarda bulunan Bakan Bolat, Bölge Dış Ticaret ve Gümrük Müdürlüğü’nden yürütülen çalışmalara ilişkin brifing aldıklarını belirtti. Çalışmaların yolunda devam ettiğini ifade eden Bakan Bolat, "Gerek yük taşımacılığı, gerekse demiryolu, yolcu ve yük taşımacılığı, gerekse karayolu ile turist giriş çıkışında bir aksama yok. Biz de arkadaşlarımıza gerekli talimatları verdik. Van Kapıköy, bizim modernleştirdiğimiz, yenilediğimiz kapılardan birisi. Toplam 20’ye yakın gümrük kapımızı biliyorsunuz son 23 yıl içinde dünyada örnek gösterilebilecek bir şekilde hükümetimiz modernleştirdi, yeniledi. Özel sektörle de işbirliği yaptı. Van Kapıköy de onlardan birisidir. Tabii şurada gördüğünüz yeni tesis çalışmaları devam ediyor. Bu anlamda Türkiye ile komşumuz İran arasındaki bu önemli geçiş noktası görevini yapmaya devam ediyor. Fonksiyon icra ediyor" diye konuştu Bundan sonra barış ve ateşkes sürecinin gerçekleşmesiyle Kapıköy Gümrük Kapısı’nın ticari yük taşımacılığı ve yolcu giriş-çıkışları anlamında daha yoğun bir şekilde çalışacağını belirten Bakan Bolat, "Diğer iki gümrük kapımız Ağrı Gürbulak ve Hakkari Esendere kapılarında da normal rutin giriş-çıkış işlemleri devam ediyor. Arkadaşlarımızdan aldığımız bilgiler ışığında yeni talimatlarımızı verdik" şeklinde konuştu.
Kütahya Kütahya’da öğrencileri iyilikte yarıştı Kütahya’da Cumhuriyet Ortaokulu öğrencileri, "İyilik Okulları" projesi kapsamında hem Filistin’e yardım eli uzattı, hem de kentteki ihtiyaç sahiplerine umut oldu. Türkçe öğretmeni Semra Durak öncülüğünde yürütülen çalışmada öğrenciler, "İyiliğe iyikle dokun" sloganıyla sosyal sorumluluk örneği sergiledi.Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğinde düzenlenen yarışma çerçevesinde, Kutay Karakaya, Zeynep Savurgan ve Gülce Berra Sevimli’den oluşan ekip, Filistin için bağış kampanyası başlattı. Öğrenciler, okulda kurdukları üç ayrı bağış kutusuyla yardım toplarken, Kütahya’daki Meydan Aşevi ile iş birliği yaparak bakliyat yardımlarını ihtiyaç sahiplerine ulaştırdı. Aşevi’nin bağış kutularından da destek alan öğrenciler, toplumda farkındalık oluşturmayı başardı. Projeye dair konuşan Semra Durak, "Bu proje sadece bir yarışma değil, aynı zamanda iyilik yapma bilincini geliştiren bir farkındalık çalışmasıdır" dedi. Proje sürecinde okul idarecileri ve öğrencilerle birlikte çekilen fotoğraflar da çalışmayı belgeledi. Cumhuriyet Ortaokulu Müdürü Erhan Tüner ile Müdür Yardımcıları Eyüp Biber ve Ayşenur Zorlu da projeye tam destek verdi. Okulun bu anlamlı girişimi, "İyilik bulaşıcıdır" sözünü bir kez daha hatırlatırken, gençlerin sosyal sorumluluk projelerinde ne kadar etkili olabileceğini gözler önüne serdi.