GÜNDEM - 09 Şubat 2026 Pazartesi 14:16

ISG, "Sabiha Gökçen’in İzinde" buluşmalarıyla havacılıkta kadın vizyonunu geleceğe taşıyor

A
A
A
ISG, "Sabiha Gökçen’in İzinde" buluşmalarıyla havacılıkta kadın vizyonunu geleceğe taşıyor

İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Uluslararası Havalimanı’nın gelenekselleşen "Sabiha Gökçen’in İzinde" motivasyon serisinin üçüncü buluşması, Türkiye’nin sesten hızlı uçuş yapan ilk kadın pilotu Hürriyet Munanoğlu’nun katılımıyla gerçekleşti. Sektördeki kadın liderlerin bir araya geldiği etkinlikte, dayanışma ve cesaretin havacılıktaki dönüştürücü gücü vurgulandı.



İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Uluslararası Havalimanı, ismini aldığı Cumhuriyet tarihinin sembol ismi Sabiha Gökçen’in vizyonunu yaşatmaya devam ediyor. Terminal binasında düzenlenen ve havalimanı ekosistemindeki kamu kurumları, iş ortakları ve paydaş kurumların kadın yöneticilerini bir araya getiren "Sabiha Gökçen’in İzinde" serisinin son konuğu, efsanevi pilot Emekli Yarbay Hürriyet Munanoğlu oldu.



ISG, %50 kadın lider oranıyla küresel ortalamaların çok üzerinde bir duruş sergiliyor


Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren ISG Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü Dr. Aslıhan Güven, global raporlara göre havacılık genelinde kadın temsiline dair güncel verileri paylaşarak ISG’nin bu alandaki öncü rolünü şu sözlerle vurguladı:


"Havacılık sektörü genelinde kadın temsili oranı yüzde 26-30 bandında olsa da yoğunluğun hala yer hizmetleri ve kabin ekibi rollerinde olduğunu görmekteyiz. Dünya genelinde ticari pilotların yalnızca yüzde 6’sı kadınlardan oluşurken teknik ve bakım alanlarında bu sayı ne yazık ki yüzde 3-4 bandına kadar düşüyor. Liderlikte kadın temsili noktasında havacılık sektöründe de "cam tavan" direnci sürüyor fakat değişim hareketlerini de gözlemlemekteyiz. Kadınlar, CEO koltuklarının yüzde 10’unu, üst düzey yönetim kadrolarının ise yaklaşık yüzde 18’ini oluşturuyor. Böyle bir tablo içerisinde Sabiha Gökçen Havalimanı, ismine yakışır şekilde üst yönetiminde yüzde 50 kadın üye sayısıyla küresel standartların çok üzerinde bir duruş sergiliyor. Havacılıkta kadınların etki alanı, sayılarının çok ötesinde. Bizim görevimiz, bu eşsiz vizyonu görünür kılarak yeni nesillere yol göstermek. Sabiha Gökçen’den bizlere miras kalan vizyonu yaşatmaya, havacılıkta başarıya koşan kadınların ilham veren hikayelerini geleceğe taşımaya ve sektördeki kadın dayanışması için bu platformu güçlendirmeye devam edeceğiz."



"Ülkemiz katkıları ve rehberliği için kendisine minnettarız"


"Sabiha Gökçen’in İzinde" buluşmalarının sektördeki kadın varlığını güçlendirme yolunda stratejik bir farkındalık oluşturduğunu vurgulayan Güven, bu girişimin somut ve olumlu yansımalarını görmekten duydukları memnuniyeti dile getirdi. Konuya ilişkin Güven, "Sektörümüzün başarılı isimlerinin tecrübe paylaşımlarıyla bu sinerjiyi her geçen gün daha da büyüteceğiz. Hürriyet Munanoğlu’nun erkek egemen görünen bir sektörde hem bir asker hem bir pilot olarak elde ettiği başarıların ardındaki sarsılmaz duruşuna bugün yakından tanıklık ettik. Kendisinin aynı zamanda bir eğitimci kimliğiyle bu deneyimleri yalnızca birer hatıra olmaktan çıkarıp, genç kuşaklar için birer motivasyon ve bilgi kaynağına dönüştürmesini fevkalade kıymetli buluyorum. Hürriyet Hanım, "Sabiha Gökçen’in İzinde" toplantılarıyla anlatmaya çalıştığımız yaklaşımın vücut bulmuş hali; ülkemize katkıları ve rehberliği için kendisine minnettarız" ifadelerini kullandı. Aslıhan Güven ayrıca, havacılık dünyasına yön veren kadın rol modelleriyle bu ilham verici seriyi sürdürmeye kararlı olduklarının altını çizdi.



"Küçücük bir adım da cesarettir"


Toplantının söyleşi kısmına konuk olan Türkiye’nin sesten hızlı uçuş yapan ilk kadın pilotu Emekli Yarbay Hürriyet Munanoğlu, elde ettiği tecrübeyle bugün koçluk ve mentorluk yaptığını, ülkeye hizmetin ardından insanlığa hizmet etme çabasında olduğunu vurguladı. Harp okullarına 1960 yılından 1992 yılına kadar kız öğrenci alınmadığını hatırlatan Hürriyet Munanoğlu, "1992 yılındaki yeni kararla 13 kız öğrenci olarak Hava Harp Okulu’na ilk girdiğimizde bize inananlar olduğu kadar ket vuranlar da çok oldu. Biz bir bayrak taşıyıcısıyız. Sabiha Gökçen’den devraldığımız bayrağı 3. nesil olarak taşıdık. Biz yapmalıyız ki bu işin devamlılığı olsun diyerek çalıştık. Erkekler 1 birim çalışırken bizlerin 5-10 misli gayret göstermemiz gereken bir alandaydık. İlk olmanın büyük sorumluluğunu hissettik" şeklinde konuştu.



"Ses duvarını aşmak bir metafor, asıl mesele sınırları aşmak"


Kadınların önünde engel olarak görünen cam tavanları kırmanın, eğitim ve görev dönemlerinde karşılaştıkları zorluklar karşısında bugün çok daha kolay olduğuna değinen Munanoğlu, "Türkiye’nin sesten hızlı uçuş yapan ilk kadın pilotu olarak şunu söyleyebilirim; ses duvarını aşmak bir metafor. Orada fiziksel olarak hissettiğimiz bir şey yok. Sadece göstergelerden ses hızını aştığımızın bir kanıtı var. Bunun hayatımıza yansıyan tarafı, sınırları aşmak. Hayat bazen cam tavanın varlığını düşünmek yerine yok sayarak yürüyüp aşıp geçmeyi gerektiriyor. Ben 17 yaşımda Harp Okulu’na girmeden ilk uçtuğumda gökyüzünde olmayı istedim. Mezun olunca da pilot olmayı istedim. Ve yaptığım işin en iyisini yapmayı istedim. Dolayısıyla jet pilotu olarak Hava Kuvvetleri’ne yıllarca hizmet ettim" dedi.



"Önemli olan azimle yola devam edebilmektir"


Başarı yolunda herkesin desteğini beklemenin gerçekçi olmadığını vurgulayan Munanoğlu, karşılaştığı dirençlerin kendisinde "ters psikoloji" oluşturarak motivasyonunu artırdığını ifade ederek, " ’Burada ne işin var?’ diyenlerin verdiği baskının altında ezilseydik bugün bu noktada olamazdık. Bu tür söylemler hayatın her aşamasında karşımıza çıkacak; önemli olan, tüm bunlara rağmen azimle yola devam edebilmektir" dedi. Kadınların birbirine destek vererek sektörde her kademede daha adil bir temsil oranına ulaşabileceğini vurgulayan Munanoğlu, cesaret kavramını yeniden tanımlayarak, "Cesaret, belirsizliğe ve tedirginliğe rağmen adım atabilmektir. Büyük bir kahramanlık anı beklemeyin; ilerlemek adına atılan en küçük adım bile en büyük cesarettir" diye aktardı.



İlk buluşma Cumhuriyetin 100. yılında gerçekleşmişti


ISG tarafından başlatılan "Sabiha Gökçen’in İzinde" serisinin ilki, Cumhuriyetin 100. yılında Türkiye’nin başarılı kaptan pilotlarından olan ve Kuveyt’in ilk kadın kaptan pilotu olarak ülke tarihine geçen Elif Güveyler’in katılımıyla gerçekleştirilmişti. Geçen sene 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ve Dünya Havacı Kadınlar Haftası kapsamında düzenlenen ikinci buluşmaya ise Türkiye’nin ve Avrupa’nın ilk ve tek kadın Gyrocopter pilotu Hatice Nur Gündoğdu konuşmacı olarak katılmıştı.



ISG, "Sabiha Gökçen’in İzinde" buluşmalarıyla havacılıkta kadın vizyonunu geleceğe taşıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Şimşek: "Ekonomimiz 2025 yılının son çeyreğinde yıllık yüzde 3,4, çeyreklik yüzde 0,4 büyüdü" Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "TÜİK tarafından bugün açıklanan GSYH verilerine göre ekonomimiz 2025 yılının son çeyreğinde yıllık yüzde 3,4, çeyreklik yüzde 0,4 büyüdü" dedi. Bakan Şimşek, 2025 Yılı IV. Çeyrek Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) büyümesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Şimşek, TÜİK tarafından açıklanan GSYH verilerine göre Türkiye ekonomisinin 2025 yılının son çeyreğinde yıllık yüzde 3,4, çeyreklik yüzde 0,4 büyüdüğünü bildirdi. Aynı zamanda Şimşek, milli gelirin 1,6 trilyon dolara, kişi başına gelirin ise 18 bin 40 dolara yükseldiğini söyledi. "Ekonomimiz 2025 yılının son çeyreğinde yıllık yüzde 3,4, çeyreklik yüzde 0,4 büyüdü" Bakan Şimşek, yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi: "TÜİK tarafından bugün açıklanan GSYH verilerine göre ekonomimiz 2025 yılının son çeyreğinde yıllık yüzde 3,4, çeyreklik yüzde 0,4 büyüdü. 2025 yıl geneli büyümesi yüzde 3,6 gerçekleşti. Milli gelir 1,6 trilyon dolara, kişi başına gelir 18 bin 40 dolara yükseldi. Kalıcı refah artışı hedefimiz için kritik bir eşik olan yüksek gelirli ülkeler grubuna 2025 yılında dâhil olduğumuzu öngörüyoruz. Tarımda don ve kuraklığın etkileri yılın son çeyreğinde de devam ederken diğer sektörlerde üretim artışı sürdü. 2025 yılında sanayi katma değeri yüzde 2,9 ile son dört yılın en yüksek artışını kaydetti. Deprem bölgesinde konut teslimine hız vermemizin de etkisiyle inşaat sektöründe katma değer artışı güçlü seyrini korudu. Tüketim ve yatırım arasındaki dengeli görünüm devam etti. Yatırımlar yıl genelinde yüzde 7 arttı. Makine ve teçhizat yatırımlarındaki yüzde 5’lik artış, üretim kapasitemizi güçlendiriyor. Küresel ticarette belirsizliklerin ve korumacılığın arttığı 2025 yılında net dış talep büyümeye negatif katkı verdi. Ancak cari açığın GSYH’ye oranı yüzde 1,6 ile sürdürülebilir seviyelerde kaldı." "Vergide adalet ve etkinliği esas alarak kayıt dışılıkla mücadeleyi sürdürüyoruz" Kamuda tasarruf ve verimliliği artırarak harcama disiplinini güçlendirdiklerini belirten Şimşek, "Vergide adalet ve etkinliği esas alarak kayıt dışılıkla mücadeleyi sürdürüyoruz. 2025 yılında bütçe açığının milli gelire oranı yüzde 2,9 ile OVP tahmininin altında gerçekleşirken faiz dışı fazla verdik. Maliye politikasındaki disiplinli duruşumuz sayesinde deprem harcamaları hariç faiz dışı fazla yüzde 1,2 gerçekleşti. Jeopolitik gelişmelerden kaynaklanan risklerin geçici olacağı ve küresel ticaretteki belirsizliklerin azalacağı varsayımıyla, 2026 yılında ticaret ortaklarımızdaki talep artışı ile finansal şartlardaki iyileşmenin büyümeye katkı sağlamasını bekliyoruz. Kazanımlarımızı kalıcı hale getirmek için politikalarımızı yapısal ve arz yönlü adımlarla destekleyeceğiz. Sürdürülebilir yüksek büyüme ve daha adil gelir dağılımını sağlayacak fiyat istikrarı için programımızı kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz" diye konuştu.
Aydın Vali Canbolat: "Toplumsal dayanışma içinde hareket etmek hayati önem taşımaktadır" Deprem anında panik yapılmaması gerektiğini belirten Aydın Valisi Yakup Canbolat; "Bilinçli ve toplumsal dayanışma içinde hareket etmek hayati önem taşımaktadır" dedi. Aydın Valisi Yakup Canbolat, Deprem Haftası dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Türkiye’nin deprem kuşağında olduğunu hatırlatan Vali Canbolat mesajında "Toplumumuzda deprem bilincinin güçlendirilmesi ve afetlere karşı hazırlıklı olma anlayışının yaygınlaştırılması amacıyla ülkemizde her yıl 1-7 Mart tarihleri ’Deprem Haftası’ olarak belirlenmiş olup, bu kapsamda çeşitli bilinçlendirme ve eğitim faaliyetleri yürütülmektedir. Depremler önlenemeyen doğal olaylardır, ancak ülkemizin deprem kuşağında yer alması, afetlere karşı her an hazırlıklı olmamızı zorunlu kılmaktadır. Güvenli yapılaşma, eğitim ve tatbikatların yaygınlaştırılması ile bireysel tedbirlerin alınması sayesinde can ve mal kayıplarını en aza indirmek mümkündür. Deprem anında ise panik yerine bilinçle ve toplumsal dayanışma içinde hareket etmek hayati önem taşımaktadır. İlimizde de afet risklerinin azaltılması, müdahale kapasitesinin güçlendirilmesi ve toplumun bilinçlendirilmesi amacıyla ilgili tüm kurum ve kuruluşlarımızın iş birliği içerisinde planlama ve hazırlık çalışmaları titizlikle sürdürülmektedir. Doğal afetler engellenemese de, şehir planlaması, yapı denetimi, afet eğitimi ve kişisel hazırlıkların etkin şekilde uygulanması, muhtemel zararları önemli ölçüde azaltmaktadır. Bu süreçte hem kamu otoriteleri hem de vatandaşlarımız üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirmelidir. Unutmamalıyız ki deprem değil, standartlara, usul ve mühendislik kurallarına uygun inşa edilmemiş yapılar zarar vermektedir. Bu bilinçle hem kamu otoriteleri hem de vatandaşlarımız üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmelidir. Deprem Haftası’nın toplumumuzda kalıcı bir farkındalık oluşturmasını temenni ediyor, tüm vatandaşlarımıza sağlıklı, huzurlu ve güvenli bir gelecek diliyorum" ifadeleri yer aldı.