ASAYİŞ - 09 Ekim 2025 Perşembe 12:35

İstanbul Altın Rafinerisi A.Ş.’ye yönelik soruşturmada şüphelilerin ifade işlemleri başladı

A
A
A
İstanbul Altın Rafinerisi A.Ş.’ye yönelik soruşturmada şüphelilerin ifade işlemleri başladı

İstanbul Altın Rafinerisi A.Ş. ve ilişkili şirketlerin sahipleri ve çalışanlarının devletin sunmuş olduğu yüzde 3 desteği alabilmek için altın üzerinden hileye başvurduğu ve devleti sistemli olarak zarara uğratarak haksız kazanç sağladığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye sevk edilen 23 şüphelinin ifade işlemleri başladı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası tarafından ’Firmaların Yurt Dışı Kaynaklı Dövizlerinin Türk Lirasına Dönüşümünün Desteklenmesi Hakkında Tebliğine İlişkin Uygulama Talimatı’ yayınlandığı, yayınlanan talimat çerçevesinde devletin ihracat yaparak ülkeye döviz girişi sağlayan şirketlere döviz tutarı üzerinden yüzde 3 destek verdiği, bazı kişilerin ise devletin sunmuş olduğu bu desteği almak için altın madenini yasal çerçevede şirketler üzerinden yurt dışından ithal ettiği aktarılmıştı.

Devlet desteği altında hileye başvurdukları belirtildi

Konuya ilişkin ’suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ’kamu kurum ve kuruluşlarının zararına nitelikli dolandırıcılık’, ’1211 Sayılı T.C.M.B. Kanunu ve bunun tebliğlerine muhalefet’, ’4749 Sayılı Kamunun Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’a muhalefet’ ve ’1567 Sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun’a muhalefet’ suçlarından başlatılan soruşturma kapsamında şirketlerin ithal etmiş olduğu bu altın madenini ülke içerisinde bulunan altın ocaklarında erittiği, eritilen altını asit solüsyonlar ile karıştırarak işlenmiş olarak gösterdiği, bu şekilde ortaya çıkan kıymetli maden bileşenlerinin ise yurt dışına yasal olarak çıkarıldığı ve bunun üzerinden döviz kazancı elde edildiği, ayrıca kazanılmış olan dövizle talimat çerçevesinde yüzde 3 devlet desteği aldığı ve yapılan bu işlemin belirli bir organizasyon içerisinde ve devletin sistemli olarak zarara uğratılmasına yönelik yapılarak haksız kazanç elde edildiği kaydedilmişti.

543 milyon 634 bin 253 dolar ihracat tutarı üzerinden yüzde 3 devlet desteği aldıkları belirtildi

Soruşturma çerçevesinde İstanbul Altın Rafinerisi (İAR) Anonim Şirketi sahibi Özcan H., Genel Müdürü Ayşen E., Muhasebe Müdürü Nasuh G., Pazarlama Müdürü Serdar S. ve banka çalışanı olan eşi Betül S., şirket çalışanı Erkam H., Gram Altın Kıymetli Madenler Rafineri Sanayi ve Ticaret Anonim şirketi çalışanı Bülent H., aynı şirketin müdürü Erman D., Yalçıntaş Kıymetli Madenler Ticaret Limited Şirketi çalışanı İbrahim S., Kuyumcukent Enerji Üretim ve İşletme Anonim Şirketi Müdürü Mehmet Bora T. ve İstanbul Gümüş Rafinerisi Anonim Şirketi İşletme Müdürü Cenk K. isimli şahısların devletin sunmuş olduğu yüzde 3 desteği almak için kendileri ve bahse konu şirketlerin çalışanı olan 30 şahsın üzerine 24 adet yeni şirket kurduğu, bu şirketler üzerinden kıymetli metaller ve altın bileşenleri adı altında toplamda 543 milyon 634 bin 253 dolar ihracat yaptıkları, yapılan ihracat tutarı üzerinden yüzde 3 devlet desteği aldıkları ve belirli bir organizasyon ile sistemli olarak devleti zarara uğrattıkları öne sürülmüştü.

İfade işlemleri başladı

Tespit edilen kamu zararının 12 milyon 537 bin 560 dolar olduğu belirtilirken, soruşturma çerçevesinde söz konusu işlemleri yapan 24 şirket ile bu şirketlerin sahibi ve çalışanı olan 23 şüpheli gözaltına alınmıştı. Şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Çağlayan’da bulunan İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edildi. Şüphelilerin savcılıktaki ifade işlemlerinin başladığı öğrenildi.

Sema Demir

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Yaşar Üniversitesi’ne EBSO’dan anlamlı ödül Yaşar Üniversitesi’nin üniversite-sanayi iş birliğine katkı sağlayan çalışmaları sanayiciler tarafından ödüllendirildi. Üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi, bölgesel AR-GE kapasitesinin geliştirilmesi ve iyi uygulama örneklerinin görünür kılınarak ekosistemin teşvik edilmesi amacıyla, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen "Üniversite-Sanayi İş Birliği Projeleri Ödülleri" sahiplerini buldu. Yaşar Üniversitesi, yenilikçi fikirlerle üniversite-sanayi iş birliğinin katma değere dönüşümüne olan desteklerinden dolayı "Üstün Hizmet Onur Ödülü"ne layık görüldü. Yaşar Üniversitesi ve May Agro Tohumculuk tarafından ortak olarak yürütülen "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" Üniversite- Sanayi İş Birliği kategorisinde ödül aldı. Ayrıca üniversite-sanayi iş birliğinin gelişerek güçlenmesine katkı sağladığı ve değer yarattığı için Yaşar Holding’e "Üstün Hizmet Ödülü" verildi. Teknoloji üssü EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar İzmir’in sanayisi ve üniversiteleri ile bir teknoloji üssü olabileceğini belirterek, "Üniversite-sanayi iş birliğinin tohumlarını 1986 yılında Ege Üniversitesi ile attık. Rotamız belli. Hedefimiz destekleyecek eğitim ve sonuç odaklı çalışma ile bu iş birliğini Türk sanayisini geliştirecek bir noktaya taşıdık. Birçok üniversite ile çalışmalar yürütüyoruz. Üniversitelerde bilgi var, sanayicide girişim var. Sanayiciler olarak üniversitelerdeki bu bilgiyi almaya hazırız. İzmir’de üniversiteler ve teknoloji merkezleri ile bu kentin bir teknoloji üssü haline gelmesi için hiçbir engel yok" dedi. "İş birliği genlerimizde var" Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, üniversitenin genlerinde sanayi ile iş birliği olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Kurucu vakfımızın arkasında birçok değerli sanayi kuruluşunu barındıran Yaşar Holding var. Üniversitemiz kurulurken bu iş birliği genlerinde vardı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın İzmir’de üniversite-sanayi iş birliği için görevlendirdiği akademisyenlerden biriyim. Bu amaçla hem organize sanayi bölgelerinde hem de kendi topluluğumuz içinde Ege Bölgesi’nin sanayi kuruluşları ile ortak çalışmalar yürütüyoruz. Çok güzel projelere imza atıldı. Ege Bölgesi Sanayi Odası’na çalışmalarımıza değer vererek ödüllendirdiği için teşekkür ederiz." "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" ile ‘Üniversite-Sanayi İş Birliği’ kategorisinde ödül alan May Agro Tohumculuk’un Ar-ge Müdürü Dr. İlker Özmen de, "Yaşar Üniversitesi ile drone ile verim tahminine dayalı bir proje geliştirdik. Pamuğun daha hasat edilmeden verimini tespit etmeyi amaçladık. Başarılı da olduk. Bu daha başlangıç pamuk hastalıkları gibi stres faktörleri ile ilgili çalışmalarımız devam edecek. Projemizin ödüle layık görülmesi bize motivasyon oldu" dedi. Yaşar Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Komesli ve May-Agro Tohumculuk San. ve Tic. A.Ş. Ar-Ge Mühendisi Dr. Aslı Keçeli ile yapay zeka destekli yazılımı geliştiren Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, yazılım sayesinde pamukta verimlilik artarken, üretim maliyeti ve risklerin azaldığını söyledi. Prof. Dr. Ünlütürk, "Çalışma, İHA ve yapay zeka teknolojilerinin tarımsal üretimde nasıl kullanılabileceğini ve bu teknolojilerin pamuk verimi tahmininde geleneksel yöntemlere göre sağladığı avantajları ortaya koyuyor. Bu yenilikçi yaklaşım, ile daha hasat etmeden verim tahmini yapılabiliyor" dedi. Yaşar Holding’e büyük onur Üstün Hizmet Ödülü’nü, Yaşar Holding adına alan Pınar Et ve Çamlı Yem Başkan Yardımcısı Tunç Tuncer, Yaşar Topluluğu olarak çalışmalarında her zaman bilimi öncelik olarak gördüklerini belirterek, "Yaşar Holding sanayinin öncü kuruluşlarının bir araya gelmesinden oluşuyor. Kuruluş felsefesinde bilim var. Mottosu "Bilim, Birlik, Başarı". Bilim ile sanayi birleşince başarı doğal bir sonuç. Şirketlerimiz ve Yaşar Üniversitesi de bu temel felsefe ile Kurucumuz ve Onursal Başkanımız Selçuk Yaşar’ın vizyonuyla hayata geçti. Bugün aldığımız ödüller bu yaklaşımın değerli bir göstergesi." diye konuştu.
Sakarya 46 yıl sonra ortaya çıktı: Gölet çöktü, su yer altından başka noktadan çıktı Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde yaklaşık 46 yıl önce kapatıldığı öğrenilen bir mağara, meydana gelen çökme sonrası yeniden ortaya çıktı. Gölet suyunun aniden boşalması ve farklı bir noktadan yeniden yüzeye çıkması mahallede tedirginliğe sebep oldu. Güven Mahallesi Dınbazlar Sokak’ta bulunan doğal oluşum gölette meydana gelen olayda, mağaradan gelen suyun içme suyunu karıştığı gerekçesiyle yaklaşık 46 yıl önce Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatılan mağaranın ağzında çökme meydana geldi. Çökmenin ardından göletteki su kısa sürede boşalırken, suyun yer altından ilerleyerek yaklaşık 1 kilometre uzaklıktaki Güven Mahallesi’nde bulunan bir su dere yatağından çıktığı gözlendi. Mahalle sakinleri, mağaranın köyün altından uzanan geniş bir yer altı hattına sahip olduğunu ve yıllar önce suyun içme kaynaklarına karışması sebebiyle Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatıldığını ifade etti. Yaşanan çökme ile birlikte yer altındaki su hareketliliğinin yeniden ortaya çıkması, bölgede benzer çökmelerin yaşanabileceği endişesini de beraberinde getirdi. Olay sonrası Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekipleri bölgede geniş çaplı inceleme başlattı. Ekipler, hem gölet çevresinde hem de mahallede farklı noktalarda kontroller gerçekleştirerek suyun akış yönü, zemin yapısı ve muhtemel risklere ilişkin teknik değerlendirmelerde çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca göletin büyük bir bölümünden suyun çekilmesiyle birlikte acı bir tablo da ortaya çıktı. Suyun çekilmesiyle birlikte gölette yaşayan çok sayıda balık akıntıyla yer altına sürüklenirken, bazı balıklar ise çekilen suyun ardından çamurda mahsur kaldı. Çökmeyle yok olan gölet ve çökme alanı dron ile görüntülendi.