GÜNDEM - 28 Mayıs 2025 Çarşamba 18:36

İstanbul Havalimanı’nda çalışanlar "Skywalkers" etkinliğinde buluştu

A
A
A

İstanbul Havalimanı işletmesi (İGA) çalışanları için düzenlenen "Skywalkers" etkinliği renkli görüntülere sahne oldu.

İGA çalışanları için bu yıl altıncısı düzenlenen "Skywalkers" etkinliği gerçekleştirildi. Havalimanının otopark alanında Beyazit Öztürk’ün sunumunu yaptığı etkinliğe İstanbul Havalimanı işletmecisi İGA’nın Üst Yöneticisi (CEO) Selahattin Bilgen, sanatçılar Ümit Sayın ve Reyhan Karaca katıldı. Sanatçılar konser vererek katılımcılara keyifli anlar yaşattı.

Etkinlik hakkında konuşan İstanbul Havalimanı işletmecisi İGA’nın Üst Yöneticisi (CEO) Selahattin Bilgen, "Skywalkers bizim yıllık artık geleneksel etkinliğimiz oldu biliyorsunuz. Bütün yıl boyunca sıkı çalışıyoruz. Büyük fedakarlıklar gösteriyoruz. Ekip arkadaşlarımızla beraber hem geçtiğimiz yıldaki başarıyı kutladığımız hem de takip eden yıla motive olduğumuz bir etkinlik Skywalkers. 2 gün boyunca devam ediyor. Çok güzel başladı enerjisi çok yüksek, pozitif dolayısıyla arkadaşlarımızı burada ağırlamaya devam edeceğiz" dedi.

İstanbul Havalimanı’nda devam eden yatırımlardan da bahseden Bilgen, "4’üncü pist aslında ciddi anlamda ilerledik yatırımın önemli bir kısmı tamamlandı. Önümüzdeki yıl ortasına doğru tamamlamayı planlıyoruz. 4’üncü pist yatırımı yanı sıra otel yatırımımız var. Genel havacılık yatırımımız var. Onlarda busene içerisinde tamamlayarak açacağımız yatırımlar. 2025’in ilk yarısında hem rakamlar olarak hem bütçesi olarak hemde bu projelerimizin ilerleme olarak hedeflediğimiz noktalarda ilerliyoruz. Dolayısıyla sıkı çalışmaya devam" diye konuştu.

"Geçtiğimiz hafta ortada haftalık 21 olan uçuş hakkı 49’a yükseldi"

Geçen yılı 80 milyon yolcunun üzerinde kapattıklarını belirten Bilgen, "Bu yılda 84 milyonu geçtiğimiz 85 milyona yaklaştığımız bir yıl olmasını hedefledik. Bu anlamda da yine önemli konulardan bir tanesi hem Türk Hava Yolları’nın yeni noktalara uçuşlar başlatması hem de yeni hava yollarının havalimanımıza gelmeye devam etmesi. Bir süredir çok ciddi Çin’deki uçuş sayıların arttırılması ile ilgili kaynaklarımız vardı biliyorsunuz. Geçtiğimiz hafta orda da haftalık 21 olan uçuş hakkı 49’a yükseldi. Bununda yıllık bazda yaklaşık bir milyon yolcuya etkisi olacak. İleriye dönük olarak ta aslında orada çok daha büyük potansiyel var. Onunda aslında önü açılmış oldu. 15 yıllık oradaki uçuş hakları değiştirilmiyordu. Oradaki çabalarımızın da aslında bu şekle gelmiş olması noktası sivil havacılığa orada teşekkür etmek lazım. Bizim arkadaşlarımızı da teşekkür etmek lazım. Önümüzü ciddi anlamda açtı" ifadelerini kullandı.

"En yüksek sekmendeki yolculara özel bir hizmet vermeye planladığımız yeni bir iş modeli"

Yolcu deneyimlerini önemsediklerini ve yolculara özel hizmet eden bir iş modeline gideceklerini ifade eden Bilgen, "Eylül sonu gibi hedefliyoruz. Orada aslında işin büyüklüğü veya rakamsal boyutunda daha çok prestij projesi bizim için. Dünyada örneği olmayan en yüksek sekmendeki yolculara özel bir hizmet vermeye planladığımız yeni bir iş modeli. Dolayısıyla aslında orada heyecanla bekliyoruz. Şimdi biliyorsunuz aslında bizim işimizin merkezinde yolcu deneyimi var. İstanbul havalimanını rakiplerinden ayıran özelliklerinden bir tanesi de aslında bu yolcu deneyimini kişiye özel olarak şekillendirmiş olması. Biz açıldığımız ilk günden itibaren farklı yolcu sekmenlerin ihtiyaçlarına göre kendimizi şekillendiriyoruz. Biliyorsunuz 65 yaş üstü için ayrı programımız var, çocuklu aileler için ayrı programımız var, engelliler için gene İstanbul Havalimanı erişebilirlik kategorisinde gene dünyanın en iyi havalimanı seçildi. Burada da yine üst sekmen genel havacılık ve özel jet kullananlar yanı sıra aslında ticari uçuşlarda da misafir edilen yolculara o deneyimi sunacağımız bir modelden bahsediyoruz. Türk Hava Yolları olabilir diğer hava yollarının First Class veya Business Class yolcularına da özel hizmet almak isteyen yolculara özel. Gerçekten çok farklı deneyim yaşayacakları bir modelden bahsediyoruz" şeklinde konuştu.

Yakup Görkem Akan - Tuncer Cengiz



 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir 5 kuşaklık Kızıklı mirası yok olmak üzere Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde dünyaca ünlü "Kızıklı işi" bıçak ustalığı, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. 5 kuşaktır dededen toruna aktarılan bu kadim zanaatın son temsilcisi Tanju Pulat, ateş ve örs başında zamana direniyor. Yarım asırlık bileme görmeden hala kullanılan satırları ve el işçiliği işlemeli dualı bıçaklarıyla tanınan Pulat, "Çırak bulamıyoruz, bu ateş sönmek üzere" diyerek sitem etti. Balıkesir’in Burhaniye ilçesine bağlı Kızıklı Mahallesi’nde, beş asırdır yankılanan çekiç sesleriyle yapılan bıçaklar artık son kalan atölyede yapılıyor. Babasından devraldığı mesleği 5. kuşak olarak omuzlayan Tanju Pulat, fabrikasyon üretime inat, çeliği geleneksel yöntemlerle çekiçle şekillendiriyor. 52 yıllık satır, hiç bilenmeden hala kesiyor Usta Tanju Pulat’ın atölyesindeki en dikkat çekici parça, babasının 1974 yılında çeliğini elleriyle dövdüğü kurban satırı. Yarım asrı devirmesine rağmen keskinliğinden hiçbir şey kaybetmeyen satırın özelliğini açıklayan Pulat, "Bu satır yapıldığı günden bu yana birçok kurban kesip parçaladı. Hala ilk gün ki gibi bir kez bile bileme yüzü görmedi. Eski ustaların çeliğe su verme ve dövme tekniği böyle belli oluyor. Biz hala bu satırı bilemedik. İlk günkü gibi kullanıyoruz" dedi. Bıçaklara işleme yapıyor Kızıklı işi bıçaklarını diğerlerinden ayıran en büyük özellik, üzerindeki sanatsal derinlik ve sağlam dayanıklı olması diyen Pulat, Bıçakların işlemeleri hakkında bilgiler veriyor. "Günümüzde bıçak çeliği üzerine el işçiliğiyle yazı ve motif işleyen belki 5 kişi kalmadık" şeklinde konuşan Pulat, bu geleneği şu sözlerle anlatıyor: "Babam kurban bıçaklarının üzerine kurban figürleri yapar, kurban duasını ayrıca kurbanın nasıl kesileceğini anlatan resim, figür ve yazılar işlerdi. Bu konuda daha sanatkârdı. Ben de bu geleneği yaşatan son kişilerden biriyim. Bu bıçaklar sadece birer araç değil, her biri birer sanat eseri" dedi. "Çırak bulamıyoruz, bu sanatın sonu geliyor" Beş kuşaktır aile mirası olarak sürdürülen zanaatın geleceği ise karanlık. Ağır işçilik ve sabır gerektiren mesleğe gençlerin ilgi göstermediğini vurgulayan son usta Pulat, bu konu hakkında dert yandı. "Bu meslek bize babalarımızın dedelerinden kaldı, biz beşinci kuşağız. Birileri zahmet edip 5 kuşaktır bu mesleği birilerine öğretmiş. Ama bende tıkandı. Son ustayım, meslek benle birlikte ölecek. Bu işi öğrenmek isteyen kimse çıkmıyor. Çırak bulamıyoruz. Ben bu kapıyı kilitlediğimde, Kızıklı’nın asırlık bıçak kültürü de tarih olacak. Ya öbür tarafta dedelerim, babam bana hesap sorarsa, niye bu mesleği öğretmedin derse" diyerek sitem etti. Burhaniye’de ki mütevazı atölyesinde, kor ateşin başında ter dökmeye devam eden Tanju Pulat, bir taraftan mesleğini yaparken diğer taraftan da mirasını devredecek bir el arıyor.
Ankara Türk üniversitelerinin uluslararası sıralamalardaki yükselişi sürüyor Türkiye’den toplam 11 üniversite, Quacquarelli Symonds’un (QS) 2026 Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralamasında ilk 500’de yer aldı. Londra merkezli yükseköğretim derecelendirme kuruluşu QS, 2026 Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralaması sonuçlarını açıkladı. 100 ülkeden bin 900’ü aşkın yükseköğretim kurumunun değerlendirildiği sıralamada, Türkiye’den toplam 11 üniversite farklı alanlarda dünyada ilk 500’e girmeyi başardı. Ankara Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), İstanbul Üniversitesi (İÜ), Koç Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), Sabancı Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ), farklı alanlarda ilk 500’de yer alan Türk üniversiteleri oldu. Sıralamada ‘Beşeri Bilimler ve Sanat’, ‘Mühendislik ve Teknoloji’, ‘Fen Bilimleri ve Tıp’, ‘Doğa Bilimleri’ ve ‘Sosyal Bilimler ve İşletme’ olmak üzere 5 ana alan ve 55 alt bölüm değerlendirildi. Değerlendirme, ‘akademik itibar’, ‘işveren itibarı’, ‘makale başına araştırma atıf sayısı’, ‘H indeksi’ ve ‘uluslararası araştırma ağı’ olmak üzere beş gösterge baz alınarak yapıldı. Sanat ve Beşeri Bilimler alanında 9 Türk üniversitesinden derece QS Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralamasında, ‘Sanat ve Beşeri Bilimler’ alanında ilk 500’de 9 Türk üniversitesinin sıralamaya girdiği belirtilirken, ODTÜ 242, İÜ 279, İTÜ 284, Hacettepe Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi 305, Koç Üniversitesi 383, Ankara Üniversitesi 391’inci olarak listeye girdiği açıklandı. Bilkent Üniversitesi 401-450, Gazi Üniversitesi ise 451-500 bandında yer aldı. Mühendislik ve Teknoloji alanında İTÜ 91’inci oldu ‘Mühendislik ve Teknoloji’ alanında İTÜ 91’inci olarak dünyada ilk 100’e girme başarısı gösterirken, ODTÜ 103, Boğaziçi Üniversitesi 236, Koç Üniversitesi 243, Sabancı Üniversitesi 266, YTÜ 273, Bilkent Üniversitesi 290’ıncı olarak ilk 300’de yer aldı. Hacettepe Üniversitesi de 364’üncü sırada yer alarak, bu alanda ilk 500’e giren 8’inci Türk üniversitesi oldu. Sosyal Bilimler ve İşletme alanında ODTÜ 173’üncü oldu ‘Sosyal Bilimler ve İşletme’ alanında ODTÜ 173, Boğaziçi Üniversitesi 217, Koç Üniversitesi 252, Bilkent Üniversitesi 278, İstanbul Üniversitesi 346, İTÜ ve Sabancı Üniversitesi 353’üncü oldu. Hacettepe Üniversitesi 401-450, Ankara Üniversitesi 451-500 bandında yer aldığı açıklanırken, böylece bu alanda toplam 9 Türk üniversitesi ilk 500’e girdi. Fen Bilimleri ve Tıp alanında Hacettepe Üniversitesi 308’inci sırada ‘Fen Bilimleri ve Tıp’ alanında Hacettepe Üniversitesi 308’inci sırada yer alırken, onu 390’ıncı sırada Ankara Üniversitesi takip etti. İÜ de 451-500 bandında yer alarak bu alanda ilk 500’e girmeyi başaran 3 Türk üniversitesinden biri olduğu belirtildi. Ayrıca ‘Doğa Bilimleri’ alanında da İTÜ 251, ODTÜ 300’üncü olarak ilk 300’e girmeyi başarırken, Ankara Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi 451-500 bandında kendilerine yer bularak bu alanda ilk 500’e giren 4 Türk üniversitesi arasında yer aldığı ifade edildi. "Türk yükseköğretimi, küresel rekabette üst sıralara yükselmeye devam edecektir" Türk üniversitelerinin uluslararası alandaki başarılarının artarak sürmesinden memnuniyet duyduğunu belirten Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, "Türk yükseköğretimi küresel rekabette üst sıralara yükselmeye devam edecektir. Hep birlikte daha büyük hedeflere ulaşmak için planlı ve kararlı çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Sıralamalarda yer alan tüm üniversitelerimizi kutluyorum" ifadelerine yer verdi.