EKONOMİ - 11 Mayıs 2026 Pazartesi 08:58

İstanbul SGK İl Müdürü Sertbaş: ’’Kayıt dışı istihdam, ülkemizin en önemli sorunları arasında yer alıyor’’

A
A
A
İstanbul SGK İl Müdürü Sertbaş: ’’Kayıt dışı istihdam, ülkemizin en önemli sorunları arasında yer alıyor’’

Sosyal Güvenlik Haftası kapsamında açıklamalarda bulunan İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürü Harun Sertbaş, ’’Çalışanların sigortalı olarak çalıştırılmaları anayasal bir hak olmakla birlikte hem çalışanlar hem de işverenler açısından yasal bir zorunluluktur. İşverenlerin sigortasız istihdam sağlama hakkı bulunmadığı gibi, çalışanların da kendi rızalarıyla dahi olsa bu haktan feragat ederek sigortasız çalışmayı talep etmeleri hukuken mümkün değildir’’ dedi.

Her yıl 16 Mayıs’ı içine alan hafta, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından Sosyal Güvenlik Haftası olarak kutlanıyor. Bu yılki slogan ’’Sigorta ile iş güvende, işçi güvende; gelecek güvende’’ oldu. Hafta dolayısıyla İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürü Harun Sertbaş, kayıt dışı istihdam ve sonuçlarına ilişkin açıklamalarda bulundu.

’’Kayıt dışı istihdam, ülkemizin en önemli sorunları arasında yer alıyor’’

Kayıt dışı istihdamın ülke için önemli bir sorun olduğuna vurgu yapan Harun Sertbaş, ’’Ülkemizin ve sosyal güvenlik sisteminin en önemli sorunları arasında yer alan kayıt dışı istihdam; çalışanların Sosyal Güvenlik Kurumuna hiç bildirilmemesi ya da çalışma gün veya ücretlerinin eksik bildirilmesidir. Yani sigortasız işçi çalıştırma durumunda olduğu gibi, çalışma sürelerinin veya ödenen ücretlerin eksik bildirilmesi de kayıt dışı istihdam olarak değerlendirilmektedir. Çalışanların sigortalı olarak çalıştırılmaları anayasal bir hak olmakla birlikte hem çalışanlar hem de işverenler açısından yasal bir zorunluluktur. İşverenlerin sigortasız istihdam sağlama hakkı bulunmadığı gibi, çalışanların da kendi rızalarıyla dahi olsa bu haktan feragat ederek sigortasız çalışmayı talep etmeleri hukuken mümkün değildir. Çalışanların sigortasız çalışma taleplerinin kabul edilmesi, işverenler açısından iyi niyetle yapılmış bir esneklik gibi görünse de ciddi yasal ve mali riskler barındırmaktadır. İşletmelerimizin bu tür talepler karşısında mevzuattan taviz vermemesi büyük önem taşımaktadır.

Özellikle emekli, dul ve yetim aylığı alanların, sosyal yardım yararlanıcılarının veya bakmakla yükümlü olunan kişi statüsündekilerin hak kaybı yaşamamak adına zaman zaman kayıt dışı çalışmaya eğilim gösterebildiği tespit edilmektedir. İşverenlerimizin bu tür talepler karşısında taviz vermeyerek yasal yükümlülüklerini yerine getirme bilinciyle hareket etmeleri; ileride karşılaşılabilecek ağır idari yaptırımların ve öngörülemeyen mali yüklerin önüne geçilmesi adına büyük önem taşımaktadır’’ dedi.

’’Kayıt dışı istihdam, hem çalışanlar hem işverenler hem de devlet açısından ciddi sonuçlar doğurmaktadır’’

Kayıt dışı istihdamın sebep olduğu olumsuz durumlara dikkat çeken Sertbaş, ’’Kayıt dışı istihdam, toplumun sosyal ve ekonomik değerleri üzerinde çok yönlü olumsuz etkilere neden olmakta; hem çalışanlar hem işverenler hem de devlet açısından ciddi sonuçlar doğurmaktadır. Bu kapsamda kayıt dışı çalışan bir kişi: Geleceğin en önemli teminatı olan emeklilik hakkından mahrum kalır. Olası bir iş göremezlik durumunda malullük aylığına hak kazanamaz. Vefatı hâlinde, geride bıraktığı ailesi (eş ve çocukları) ölüm aylığı güvencesinden yoksun kalır. Beklenmedik iş kayıplarında ekonomik bir kalkan olan işsizlik sigortasından faydalanamaz. Kendisi ve ailesi için sağlık hizmetlerinden doğrudan yararlanma hakkını riske atarak, Genel Sağlık Sigortası (GSS) primlerini kendi bütçesinden ödemek durumunda kalır. İş kazası ve meslek hastalıklarına karşı yasal olarak sağlanan koruyucu önlemlerden ve olası kaza anında sunulan maddi/sağlık güvencelerinden uzak, büyük bir risk altında çalışmak zorunda bırakılır. Kayıt dışı istihdam, bireyleri yalnızca sosyal güvenlik şemsiyesinden değil, aynı zamanda iş mevzuatının sağladığı temel güvencelerden de koparmaktadır. Bu durumdaki çalışanlar; kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, hafta tatili ve analık izni gibi en temel özlük haklarından mahrum bırakılarak, kayıtlı istihdamın sağladığı adil ücret standartlarının gerisinde ve güvencesiz koşullarda çalışmaya maruz kalmaktadır’’ şeklinde konuştu.

’’Sosyal güvenlik uygulamalarında asıl amaç cezalandırmak değil’’

Sertbaş, sözlerine şöyle devam etti: ’’Sosyal güvenlik uygulamalarında asıl amacın cezalandırmak değil, rehberlik odaklı bir yaklaşımla işletmelerin sürdürülebilir ve güvenli bir zeminde büyümesini desteklemek olduğu vurgulanmalıdır. Bununla birlikte, kayıt dışı istihdamın, oluşturduğu anlık ve yanıltıcı kazancın aksine, işletmeleri telafisi güç mali risklere sürüklediği göz ardı edilmemelidir. Kayıt dışı çalışmanın tespit edilmesi halinde işletmeler; yüksek idari para cezaları, prim teşviklerinin iptali ve olası iş kazalarında doğacak ağır yasal yükümlülükler gibi ticari faaliyetleri durma noktasına getirebilecek ciddi yaptırımlarla yüzleşmektedir. Bu bağlamda işverenlerin, söz konusu riskleri almak yerine sunulan istihdam teşviklerinden faydalanarak güvenli bir büyüme yolunu tercih etmeleri büyük önem taşımaktadır. Tüm bu risklerin ötesinde, kayıt dışı istihdamın makroekonomik ve toplumsal ölçekte oluşturduğu çok yönlü tahribatlar şunlar: Haksız rekabet oluşur. Piyasa dengesi bozulur. İşverenler vergi avantajı sağlayan gider yazma ve indirim gibi haklardan mahrum kalır. İşyerinde verimlilik ve motivasyon düşer. Vergi ve prim kaybı oluşur. Sosyal güvenlik sistemi zarar görür, çalışan/emekli dengesi bozulur. Primsiz ödemelerin artmasıyla bütçe yükü artar. Gelir dağılımı adaletsizleşir, kaynak dağılımında etkinlik azalır. Ekonomik verilerin güvenilirliği zedelenir, doğru politikaların oluşturulması güçleşir.’’ Ücret ödemelerinde banka kanalı zorunluluğu ve şeffaflık

Ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılmasının önemine dikkat çeken Sertbaş, ’’Çalışma hayatında şeffaflığın sağlanması, çalışan haklarının güvence altına alınması ve olası uyuşmazlıkların önüne geçilmesi amacıyla, ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması büyük önem taşımaktadır. Mevzuat gereği, Türkiye genelinde 3 ve daha fazla işçi istihdam eden işletmelerde; işçilere yapılan ücret dâhil her türlü ödemenin, kanuni kesintiler düşüldükten sonra kalan net tutarının bankalar aracılığıyla gerçekleştirilmesi yasal bir zorunluluktur. Bu yükümlülüğe uyulmaması, işletmeleri her bir çalışan ve ihlalin devam ettiği her ay için ayrı ayrı uygulanan idari para cezalarıyla karşı karşıya bırakmakta; süreç, işverenler açısından katlanarak artan öngörülemez bir mali riske dönüşmektedir. Kayıtlı istihdam, sadece yasal bir zorunluluk değil; ülkemizin aydınlık yarınlarına, çocuklarımızın geleceğine ve işletmelerimizin sürdürülebilirliğine yapılan en büyük yatırımdır. Sosyal Güvenlik Haftası kapsamında tüm tarafları bu ortak sorumluluğa sahip çıkmaya davet ediyoruz’’ ifadelerini kullandı.

Bilgi edinme, ihbar ve şikâyet

Çalışanlar, çalışmalarının işveren tarafından SGK’ya bildirilip bildirilmediğini veya hangi kazanç seviyesinden bildirildiğini kısa sürede öğrenebilirler. Bunun için: www.turkiye.gov.tr adresinden, PTT’den alınan e-Devlet şifresi ile sorgulama yapılabilir. ALO 170 Çalışma ve Sosyal Güvenlik İletişim Merkezi 7/24 aranabilir. İl veya ilçelerde bulunan Sosyal Güvenlik İl Müdürlükleri ya da Sosyal Güvenlik Merkezlerine şahsen başvuru yapılabilir. Sigortasız çalıştırıldığını ya da eksik ücret veya eksik gün bildirimi yapıldığını düşünen çalışanlar, ihbar ve şikâyetlerini: ALO 170 üzerinden, Sosyal Güvenlik İl Müdürlükleri / Merkezlerine doğrudan ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) üzerinden iletebilirler.

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Cumhurbaşkanı Erdoğan, Belçika Kraliçesi Mathilde ile bir araya geldi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Belçika Kraliçesi Mathilde ile Vahdettin Köşkü’nde bir araya geldi. Görüşmede Türkiye-Belçika ilişkileri ile bölgesel ve küresel gelişmeler ele alındı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Türkiye ile Belçika arasında ticari ilişkilerden savunma sanayiine, enerjiden tarıma kadar birçok alanda önemli iş birliği potansiyeli bulunduğunu belirterek, ilişkilerin geliştirilmesi için adımlar atmayı sürdüreceklerini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgede yaşanan gelişmelerin Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin jeopolitik önemini bir kez daha ortaya koyduğunu vurgulayarak, tam üyelik sürecine kadar geçecek dönemde Gümrük Birliği’nin günün şartlarına uygun şekilde güncellenmesinin öncelikli başlıklar arasında yer aldığını kaydetti. Erdoğan ayrıca, Türkiye’nin Avrupa Birliği savunma girişimlerine katılımının ortak menfaat gereği olduğunu dile getirdi. Türkiye’nin uluslararası diplomatik girişimlerine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da NATO Liderler Zirvesi’ne, 9-20 Kasım tarihlerinde ise COP31’e ev sahipliği yapılacağını belirtti. Erdoğan, Belçika ile önemli iş birliği alanlarından birinin de yeşil enerji dönüşümü olduğunu ifade ederek, Türkiye’nin yenilenebilir enerji kurulu gücü bakımından Avrupa’da ön sıralarda bulunduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede Belçika Kraliçesi Mathilde’in Türk iş çevreleriyle gerçekleştirdiği temaslardan somut sonuçlar alınmasını temenni etti.
İstanbul Demet Özdemir Cannes kırmızı halısında Trendyolmilla tasarımıyla yer alacak Modada son trendleri bir araya getiren Trendyolmilla’nın reklam yüzü sevilen oyuncu Demet Özdemir, markanın kendisi için hazırladığı özel tasarım elbisesiyle Cannes kırmızı halısında yürüyecek. Cannes’da tasarım gücünü uluslararası arenaya taşımaya hazırlanan platform, güçlü silueti ve çarpıcı detaylarıyla kırmızı halıda öne çıkacak. Türkiye’nin önde gelen online moda platformlarından Trendyolmilla, modadaki gücünü sınır ötesine taşımaya hazırlanıyor. Bu girişim ile markanın yeni yüzü sevilen oyuncu Demet Özdemir, Trendyolmilla’nın couture yaklaşımını yansıtan özel tasarım elbisesiyle Cannes kırmızı halısında yer alacak. Cannes’daki bu temsil için büyük bir heyecan duyduğunu belirten ünlü oyuncu Demet Özdemir, "Cannes’da Trendyolmilla ile birlikte olmak benim için çok heyecan verici. Provalarımızın son aşamasındayız; her detay üzerinde büyük bir özenle çalışıyoruz. Bu özel tasarımı ilk kez orada giyecek olmak ve bu güzel hazırlık sürecinin içinde yer almak çok keyifli" dedi. Cannes’a özel tasarım süreci Platform, Demet Özdemir’in Cannes kırımızı halısı için tercih ettiği iki kırmızı halı görünümünü özel olarak tasarladı. Haftalar süren yoğun bir hazırlık süreci ile tasarım ekibi tarafından hazırlanan tasarımlar; güçlü siluetleri, pelerin ve tüy detayları, İtalyan krep ve saten krep kumaş kullanımıyla öne çıktı. Demet Özdemir’in stilini platfromun farklı vizyonuyla buluşturan bu özel tasarımlar, markanın global moda sahnesindeki tasarım iddiasını görünür kılacak.