GÜNDEM - 02 Eylül 2025 Salı 14:51

İstanbul’da aşırı meyveden rahatsızlanan 200 kiloluk ayı, tomografi cihazına sokuldu, tedavi edildi

A
A
A

İstanbul Çekmeköy’de rehabilitasyon merkezinde yediği aşırı meyveden rahatsızlanan 3 yaşındaki ayı, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Veteriner Fakültesi Hayvan Hastanesi’ne kaldırıldı. Yaklaşık 200 kiloluk ayının Bilgisayarlı Tomografi’ye (BT) girdiği görüntüler sosyal medyada çok izlenenler arasına girdi. Ayıyı tedavi eden Yabani Hayvan Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Görevlisi Ebuderda Günay yaşanan süreci anlattı.

İstanbul Çekmeköy ilçesinde bulunan hayvan rehabilitasyon merkezindeki 3 yaşındaki ayı, fenalaşınca fenalaşarak İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Veteriner Fakültesi Hayvan Hastanesi’ne kaldırıldı. Burada bulunan Yabani Hayvan Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Görevlisi Ebuderda Günay ve ekibi, birkaç yıl önce yine meyveden rahatsızlanarak, aynı şekilde tedavi gören ayıyı muayene etti. Kan tahlilinin yanı sıra Bilgisayarlı Tomografi (BT) cihazına konularak midesine bakılan ayının çekilen görüntüleri ise sosyal medyada kısa sürede çok izlenenler arasına girdi. Tedavisi tamamlanan ve sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilen ayı taburcu edilerek tekrar Çekmeköy’e gönderildi.

İstanbul’da aşırı meyveden rahatsızlanan 200 kiloluk ayı, tomografi cihazına sokuldu, tedavi edildi

Yaşanan süreci anlatan Öğretim Görevlisi Ebuderda Günay, "3 yıl önce tanışmıştık zehirlenme vakası sebebiyle gelmişti. Orada tanışıklığımız başladı. Oradaki ekipte hayvanları özenle takip ediyorlar. Ciddi bir sıkıntısı olduğunu fark edip acil şekilde getirdiler buraya. Yapılan tetkikler sonucunda Bilgisayarlı Tomografi ve kan tahlili sonrasında midesinde sıkıntı olacağını ve ağrıdan dolayı böyle yaptığını düşündük. Bazen çok meyve yedikleri zaman böyle olabiliyor. Yapılan tedavi sonrasında da işe yaradı. Ağrı kesiciler ve serumla ayağa kalktı. Şu anda keyfi yerinde gayet iyi" dedi.

İstanbul’da aşırı meyveden rahatsızlanan 200 kiloluk ayı, tomografi cihazına sokuldu, tedavi edildi

Günay, ayının 3 yaşında ve 150-200 kilo arasında bir ağırlığı olduğunu ifade ederek, "Ölçmek kolay değil. BT’ye soktuk. Farklı bir görüntü oldu. O görüntüyü özellikle çektik çünkü hayvan kostümü giymiş bir insan gibi gözüküyor. Biraz farklı bir görüntü. Her gün ayıyı BT’ye sokamıyorsunuz. Öyle bir şey pek mümkün değil. O yüzden bayağı bir talep gördü. En çok aldığımız yorumda tavuğa neden bandaj yapılmadı esprisi. Eğer tavuklarda gelirse her türlü bandajı tedavisini yapıyoruz. Anestezi altında yapıyoruz ki anestezi altında bile dikkatli olmanız gerekiyor. Özellikle ayı gibi bir hayvanda. Normal bir kedi köpek için kullandığımız anestezinin 100 katını kullanıyorsunuz ayıda. Bayağı bir sıkıntılı süreç vahşi hayvanlarla ilgilenmekte. Bizim burada İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Veteriner Fakültesi’nin özel bi ana bilim dalımız var Yabani Hayvan ve Ekoloji diye. Uzmanlığını yapıyor veteriner arkadaşlarımız. Burada egzotik hayvan ve yabani hayvanlar ile özellikle. Bununla ilgili uzmanlaşıyoruz" diye konuştu.

İstanbul’da aşırı meyveden rahatsızlanan 200 kiloluk ayı, tomografi cihazına sokuldu, tedavi edildi

Murat Delice

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Elazığ Evde eşi ile gördüğü adamı öldüren başkomisere 10 yıl hapis cezası Elazığ’da evinde eşiyle yakaladığı şahsı öldüren başkomisere, iyi hal ve üst halden haksız tahrik indirimi uygulanarak 10 yıl 2 ay hapis cezası verildi. 5 Eylül 2025’de Çaydaçıra Mahallesi’nde bulunan bir sitede Başkomiser M.K., öğle vakti evine geldi. M.K., içeride Orhan Ö.(44) ile karşılaştı. Çıkan kavga sonucunda başkomiser, belindeki silahla defalarca ateş etti. Kurşunların hedefi olan Orhan Ö. olay yerinde hayatını kaybederken, Başkomiser M.K. ise çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Elazığ 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşması görüldü. Duruşmada, tutuklu sanık M.K. ve taraf avukatları salonda hazır bulundu. M.K. ifadesinde, "Maktulle evimin içerisinde karşılaştığım an itibariyle maktul kapı arkasında saklanmış bir şekilde bıçağı bana saplamaya kalktı. Ben ilk etapta mani oldum. Boğuşma sırasında ikimizde yaralandık. Bunlar doktor raporunda mevcuttur. Maktulün otopsi raporunda ateşli silah yaralanmaların dışında boynunu sıkmamdan dolayı oluşan raporlar var. Maktul olay öncesinde bıçak alarak saklanması ve yazışmalarındaki ‘M.K. eve gelirse umurumda değil artık. Tanışmak zorunda kalırız, kendisi bilir’ sözleri maktulün yapmış olduğu bıçaklı saldırıyı düşünce bakımından önemlidir. Maktul gayriahlaki birliktelik içerisindedir. Deşifre olacağını anladığından itibaren de bıçaklı saldırı yaparak birlikteliğin ifşa olmamasını sağlamaya çalışmıştır. Maktulün benim evimde olması konut ihlalinin içinde bulunduğu suçtan dolayı bıçaklı saldırı yaparak kurtulmayı denemiştir. Maktulün evli ve 3 çocuk babası olması, ilişkilerinin öğrenilmesi durumunda hem evinden hem de işinden olacaktı. Bundan dolayı saklanmış ve bıçaklı saldırı gerçekleştirmiştir. Olay anında da maktul ‘seni geberteceğim’ sözleri söyledi" diye konuştu. "Maktulü öldürmek için ateş etmedim" Maktulün saldırısının biter bitmez ateş etmeyi bıraktığını aktaran M.K., "İsteseydim silahta kalanlarında sıkardım ama ben öyle bir şey yapmadım. Maktulü öldürmek için ateş etmedim. Otopsi raporlarında da görüldüğü gibi tek bir yere ateş etmemişim. Vücudunun alt kısmından ateş etmeye başlamışım. Olay esnasında kullandığım silah yarı otomatik bir tabancadır. Bir defa doldurunca mermi bitene kadar sıkabiliyorsun. Olay esnasında birden fazla dolduruş yapmam için silahın bozuk veya mermilerin patlamamış olması gerekiyor. Olayda fişekler patladı birden fazla dolduruş yapmadığım ortadadır. Olay sonlandıktan sonra dahi üzerimdeki korkuyu atamadım. Benim yaşanan olaydaki kastım kesinlikle öldürmek değildi. Olay anında bıçağın bana yöneltilmiş olmasından dolayı müdahale etmek zorunda kaldım. Kastım kesinlikle öldürmek değil, hayatıma yönelik saldırıyı bertaraf etmekti. Maktulün saldırısını anlar anlamaz atışlarıma son vermiş olmam da öldürme kastımın olmadığını ortaya koymuştur" şeklinde konuştu. "Kanunların beni korumasına muhtacım" M.K., "Olayın ardından kolluk görevlilerine durumu bildirdim. Olay yerini terk etmedim veya kaçmadım. Konunun ölümle sonuçlanması beni üzmüştür. Böyle bir konunun yaşanmasını dahi istemezdim. Evimde ansızın beklemediğim bir anda bir saldırıya maruz kaldım. Çocuğumdan işimden ve özgürlüğümden uzak kaldım. Ömrüm boyunca kanunlara uyan örf ve adetlere bağlı olarak yaşamaya çalıştım. Bunlara rağmen bela beni evimde buldu. Kanunların beni korumasına muhtacım. ve mağduriyetime inanmasını arz ederim. Yaşanan olayda kastım kesinlikle öldürmek değildi. Ateş etmek zorunda kaldım. Konunun ölümle sonuçlanması beni üzmüştür. Olayın yaşanmasını istemezdim" ifadelerini kullandı. İfadelerinin ardından mahkeme heyeti sanığa, iyi hal ve üst halden haksız tahrik indirimi uygulayarak 10 yıl 2 ay hapis cezası verdi.
İzmir İzmirli taksicilerden ‘Hasılata dayalı vergi’ talebi İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, taksilerde zorunlu hale getirilen yeni nesil ödeme kaydedici cihazların (mali cihaz) esnafı ekonomik çıkmaza sokacağını belirterek, taksiciler için "hasılata dayalı vergi sistemi" talebinde bulundu. Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yayımlanan tebliğle, taksimetrelerle entegre çalışan mali cihazların kullanımı zorunlu hale getirildi. 1 Eylül tarihine kadar tüm araçlara takılması gereken cihazlarla ilgili açıklama yapan Başkan Erkan Özkan, yeni sistemin mevcut maliyetlerle birleştiğinde taksici esnafı için "taşınamaz bir yük" haline geldiğini vurguladı. "Tekerler dönmeyecek" Yeni uygulamanın esnafın belini bükeceğini ifade eden Özkan, maliyet artışlarına dikkat çekerek şu uyarılarda bulundu: "Üzerimize taşıyabileceğimiz bir yük yüklenmesini istiyoruz. Aksi takdirde kontaklar kapanacak, tekerler dönmeyecek ve esnaf evine ekmek götüremez hale gelecektir. Bu şartlar altında esnafın ayakta kalması mümkün değil." Hasılata dayalı vergi sistemi talebi Taksici esnafının vergilendirme süreçlerinde iyileştirme beklediğini kaydeden Özkan, çözüm önerisi olarak toplu taşıma modellerini işaret etti. Özkan, "Taksici esnafı olarak; özel halk otobüsleri ve İZTAŞIT gibi modellerde uygulanan hasılata dayalı vergi sistemine geçilmesini talep ediyoruz. Ancak bu şekilde adil bir vergilendirme ve sürdürülebilir bir çalışma ortamı sağlanabilir" ifadelerini kullandı.