GÜNDEM - 09 Mart 2026 Pazartesi 14:51

İstanbul’da bu yıl okulların sadece içi değil, dışı da Ramazan’la aydınlandı

A
A
A
İstanbul’da bu yıl okulların sadece içi değil, dışı da Ramazan’la aydınlandı

İstanbul’da Ramazan ayının manevi atmosferi bu yıl camilerin, meydanların ve sokakların yanı sıra eğitim kurumlarının iç ve dış cephelerinde de hissediliyor. İl Milli Eğitim Müdürlüğü binası ile bazı okulların dış cephelerinde gerçekleştirilen özel ışıklandırma ve süslemeler, şehrin eğitim yapılarında Ramazan’a özgü estetik ve anlamlı bir görünüm oluşturdu. Sultanahmet’e bakan cephede turistlere İngilizce mesaj verilen İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü binası ise bu dikkat çekici uygulamanın sembol noktalarından biri oldu.


İstanbul’da Ramazan ayı, bu yıl eğitim mekanlarının dış yüzüne de yansıdı. Şehrin farklı noktalarında yer alan bazı okullar ile İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü binası, Ramazan’a özel ışıklandırmalar ve süslemelerle donatıldı. Öğrencilerin, öğretmenlerin ve velilerin her gün önünden geçtiği eğitim yapıları; ortak kültürün, zarafetin ve manevi iklimin de taşıyıcısı haline geldi. Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi, Eyüp Anadolu Lisesi, Kadıköy Anadolu İmam Hatip Lisesi, Şehit Adil Büyükcengiz Kız İmam Hatip Lisesi, Şehremini Anadolu Lisesi, Zeytinburnu Kız İmam Hatip Lisesi ve İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü binasında yapılan dış cephe uygulamaları, Ramazan’ın şehir estetiğiyle buluştuğu özel görüntüler ortaya çıkardı.



Turistler için İngilizce mesaj yansıtıldı


Özellikle İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğünün Sultanahmet’e bakan cephesinde yer alan ışıklı mesaj, yerli ve yabancı ziyaretçilerin dikkatini çekti. Binanın cephesine İngilizce olarak yansıtılan "Fasting trains both the body and the soul" ifadesi, Ramazan’ın insanın iç dünyasına ve ahlaki terbiyesine işaret etti. Aynı cephede yer alan "Hoş geldin Ya Şehr-i Ramazan" ifadesi ise İstanbul’un tarihi dokusu içinde Ramazan’ın geleneksel ruhunu görünür kıldı.


İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür konuya ilişkin değerlendirmesinde, Ramazan’ın bir terbiye, incelik ve değerler mevsimi olduğunu vurguladı. Yentür, "Ramazan, insanın kalbini, dilini, niyetini ve istikametini terbiye eden müstesna bir zaman dilimidir. Bizler eğitim camiası olarak, bu mübarek ayın taşıdığı rahmet, merhamet, paylaşma ve kardeşlik iklimini okullarımızın duvarlarında, koridorlarında, bahçelerinde ve şehirle buluşan yüzlerinde de görünür kılmak istedik" dedi.


Yentür, gerçekleştirilen ışıklandırmaların yalnızca estetik bir uygulama olmadığını belirterek, "İstanbul’umuzun farklı noktalarında yer alan okullarımızda ve İl Milli Eğitim Müdürlüğümüz binasında gerçekleştirilen çalışmalar; estetik anlayışı, Ramazan’ın kuşatıcı maneviyatını ve eğitimin insana dokunan yönünü aynı zeminde buluşturan bir niyetin tezahürüdür. İstedik ki çocuklarımız, gençlerimiz, öğretmenlerimiz, velilerimiz ve bu aziz şehri ziyaret eden misafirlerimiz; Ramazan’ın aydınlığını gören, yaşayan ve hatırlayan bir iklimin içinde olsun" ifadelerini kullandı.



İstanbul’da bu yıl okulların sadece içi değil, dışı da Ramazan’la aydınlandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Karabük Evin çatısına ve önündeki çitlere yazılan yazılar ekipleri harekete geçirdi Karabük’te kendisinin "Mesih" olduğunu iddia eden 61 yaşındaki şahsın evinin çatısına ve önündeki çitlere yazdığı yazılar, polis ve zabıta ekiplerinin kontrolünde kaldırıldı. Edinilen bilgiye göre, Bayır Mahalle Bağlar Sokak’ta M.D. (61) isimli şahsın ikamet ettiği evin çatısına ve çevresine "Peygamber’ "66", "Mesih", "İsa" ve "35" gibi çeşitli yazılar yazıldığını gören vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine polis ve zabıta ekipleri sevk edildi. Ekipler, görüştükleri ev sahibi M.D.’den söz konusu yazıları kaldırmasını talep etti. Şahsın tepki göstermesinin ardından yazılar boya yardımıyla silinerek kaldırıldı. M.D., Allah tarafından kendisine tebliğ yapıldığını söyledi. Erzurum’un İspir ilçesinde yaşandığını öne sürdüğü bir olayın ardından ailelerinin takip altına alındığını iddia eden M.D., kendisinin kamuoyunda bilinen bazı isimlerle ilgisinin olmadığını söyledi. Vatandaşlardan herhangi bir şikayet olmadığını ve bazı kişilerin kendisini tebrik ettiğini öne süren M.D., insanlara tebliğde bulunduğunu, "cihat" çağrısı yaparken bunun şiddet içeren bir anlam taşımadığını, en büyük mücadelenin kalem ve sözle yapılan mücadele olduğunu söyledi. Küçük yaşlardan itibaren ailesinin çevresinin kuşatıldığını düşündüğünü aktaran M.D., Mesihlik iddiasının yaklaşık 5 ila 8 yıl önce kesinlik kazandığını ileri sürdü. M.D., farklı dinlere mensup insanların "Mesih İsa’yı beklediğini" ve kendisinin de bu kişi olduğunu iddia etti. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
Hatay Turfanda can eriği Avrupa ülkelerine ihraç ediliyor Hatay’da 5 bin metrekarelik serasında 320 ağaçta can eriği üretimi yapan Aladdin Aslan, nisan ayında başladığı hasadı sürdürüyor. Ağaçlardan tek tek elle toplanan can eriğinin kilosu iç piyasada 350 TL iken, yurt dışına 450 TL’den ihraç ediliyor. Türkiye’nin en bereketli topraklarından olan Hatay’da afetzede çiftçiler üreterek hayata tutunmayı sürdürüyor. Samandağ ilçesi Yaylıca Mahallesi’nde 5 bin metrekarelik serasında 320 ağacıyla can eriği üretimi yapan çiftçi Aladdin Aslan, bahçesinde nisan ayında can eriği hasadına başladı. Kış aylarında örtü altında üretilen can eriğinin kilogram fiyatı iç piyasada 350 TL iken, dış piyasada ise 450 TL’den genellikle Avrupa ülkeleri İngiltere, Almanya, Danimarka, Belçika ve Hollanda’ya ihraç ediliyor. Geçtiğimiz yıl Orta Doğu’ya da ihracat yapan Arslan, ABD, İsrail ve İran’ın savaşı nedeniyle bu yıl Arap ülkelerine satış yapamıyor. Can eriği üretiminden memnun olduğunu ifade eden Aslan, bu yıl yağışlarla birlikte can eriğinde rekolteyi yüksek beklediğini söyledi. Çiftçi Alaadin Arslan, "Ben 15 yıldır örtü altı yani serada can eriği yetiştiriyorum. Geçen sene bir kuraklık vardı. Onun zorluğunu bir şekilde çektik ama çok şükür yine atlattık. Bu sene de yağışlardan dolayı biraz erkencilikte geç kaldık ama yine şükür erikte rekolteler güzel oluyor. Burası 5 dönüm ve içinde 320 erik ağacı var. Ben bir hevesle ve sevgiyle başladım. Bizde Akdeniz Bölgesi iklim olarak müsait durumda. Biraz daha erkencilik sağlayalım diye düşündük, yaptık ve başardık. Bu yıl hasat çok şükür rekolte olarak güzel. Kışın bu şekilde soğukların iyi gitmesi etki etti. Çünkü bu sert çekirdekli olan bütün ağaçlar, meyveler soğuğu sever. Soğuğu alacak ki uykuya girsin ve uyandığı zaman rahat uyansın. Bu sene bunu yaşadık ve iyi verim olarak çok güzel oldu. İç piyasa ve ihracat piyasası gibi iki ayrı kalemden topluyoruz. Zaten ihracat olmazsa ciddi bir şekilde bu işi yapamayız. Erik iç piyasada 200 ila 350 TL bandında değişiyor. İhracat olduğu zaman biraz daha kalite gerekiyor. İhracatta ise 350 ila 450 TL arasında değişiyor. Geçen yıl verim az olduğu için biraz daha iyiydi. Geçen sene fiyat 500 TL bandındaydı. Biz her sene aynı ihracat firmalarına verdiğimiz için Avrupa ülkelerine gönderiyoruz. Zaten şu anda Orta Doğu’da vardı ama Orta Doğu’ya savaştan dolayı biraz ihracat yapamıyoruz. Avrupa ülkeleri olarak Almanya, Danimarka, Belçika, İngiltere ve Hollanda gibi ülkelere gidiyor. Erikler ağaçlardan elle tane tane koparılarak toplanıyor" ifadelerini kullandı.