ASAYİŞ - 27 Ocak 2026 Salı 17:03

İstanbul’da kan donduran cinayette katil zanlısının ifadesi ortaya çıktı: "Benim Durdona’yı eve çağırmaktaki kastım öldürmekti"

A
A
A
İstanbul’da kan donduran cinayette katil zanlısının ifadesi ortaya çıktı: "Benim Durdona’yı eve çağırmaktaki kastım öldürmekti"

İstanbul İstanbul Şişli’de çöp konteynerinde uzuvları kesilmiş halde bulunan Özbekistan uyruklu Durdona Khokimova cinayetine ilişkin gözaltına alınan katil zanlısı ve suç ortağının emniyetteki ifadeleri ortaya çıktı. Katil zanlısı D.A.U.T. ifadesinde cinayeti kıskandığı için işlediğini itiraf ederek, "Benim Durdona’yı eve çağırmaktaki kastım öldürmekti" dedi.


24 Ocak akşam saatlerinde Şişli Duatepe Mahallesi Kuyulubağ Sokak’ta meydana gelen olayda bir çöp konteynerinde çarşafa sarılı halde ceset bulunduğu ihbarı üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, cesedin başı ve bacaklarının kesildiğini tespit etmiş, yapılan incelemelerde cesedin, 37 yaşındaki Özbekistan uyruklu Durdona Khokimova’ya ait olduğu belirlenmişti. Çalışmalar doğrultusunda Khokimova’nın sevgilisi olduğu iddia edilen Özbekistan uyruklu D.A.U.T.’nin (31) cinayeti işlediği; G.A.K.’nın (29) ise yardım ettiği belirlenmiş, yurt dışına kaçmak isteyen D.A.U.T. ve G.A.K. gözaltına alınmış, cesede ait diğer parçalar aynı bölgede farklı çöp konteynerlerinde bulunmuş, olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen E.K. isimli bir kişi daha gözaltına alınmıştı.



Katil zanlısının ifadesi kan dondurdu


Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen yabancı uyruklu 2 şüpheli çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe tutuklanırken, 1 şüpheli ise adli kontrol tedbiri uygulanması şartıyla serbest bırakıldı. Katil zanlısının ve suç ortağının emniyetteki ifadesi ortaya çıktı. Şüpheli D.A.U.T. ifadesinde Türkiye’ye geliş amacının Durdona Khakımova ile birlikte yaşamak olduğunu belirtirken, "Bana sormuş olduğunuz Durdona Khakımova isimli şahıs benim sevgilimdir, kendisiyle 1 yıldır ilişkimiz bulunmaktadır. TikTok üzerinden canlı yayında tanıştık, bu yayında 5-6 arkadaş, grup kurarak konuşmaya başladık. Bu grupta ben ve Durdona da vardı. 2025 senesinin Ocak ayı ya da Şubat ayının ilk haftalarında görüştük. Bu tarihten itibaren kendisiyle ilişkimiz başladı. İstanbul Şirinevler’de Hürrem olarak hatırladığım bir yerde ilk görüşmemiz oldu. 3-4 gün kadar sonra da kendisiyle birlikte otele gittik. Mayıs ayına kadar gezdik, görüştük, otellerde birlikte kaldık. Mayıs ayında eşim benden şüphelenmeye başladı, eşim bu esnada Özbekistan’daydı. Mayıs ayında eşim Özbekistan’dan Türkiye’ye geldi. 2 gün sonra da eşime Durdona ile olan ilişkimi söyledim. Sonra eşim ile birlikte Özbekistan’a geri döndük. Özbekistan’da bulunduğum süreç içerisinde Durdona ile telefondan internet üzerinden görüşüyorduk. Özbekistan’da 6 ay kadar kaldıktan sonra İstanbul’a Durdona için döndüm. Durdona’nın ismini ben Medine olarak biliyordum. Telefon rehberimde kalp simgesiyle kayıtlıdır. Durdona bildiğim kadarıyla askeri malzemeler satıyor. İş yerini bilmiyorum. Fatih’te yaşadığını biliyorum, kaldığı eve de gitmişliğim oldu. Eşinden boşanmış olduğunu biliyorum. Durdona bu evde 2 kızı, E. ve E. isimli kişilerle birlikte yaşar. Durdona ile aramda herhangi bir alacak verecek meselesi yoktur" dedi.



"Evin kapısını açar açmaz Durdona’nın kafasına ütüyle vurdum"


D.A.U.T olay günü yaşanılanları şu sözlerle aktardı:


"O sabah saat 10.00 sıralarında kalktım. Arkadaşım G.A.K ile birlikte Aksaray bölgesine gittik. Bir telefon sattık. Onun parasının bir kısmını alıp ben taksiyle geri döndüm. Bir süre sonra G.A.K beni telefonla arayarak Durdona ile buluştuklarını yanlarında bir çocuk olduğunu benim bulunduğum eve doğru geldiklerini söyledi. Aradan bir süre geçtikten sonra yine arayıp bu kez ’Ben çocuğu dolaştıracağım. Siz evde buluşursunuz. dedi. Daha sonra Durdona anahtar ile kapıyı açıp eve girdi. Evin kapısını açar açmaz Durdona’nın kafasına ütüyle vurdum. Kafasına vurmamla Durdona yere düştü. Ben de mutfaktan aldığım bıçak ile sırt kısmına 4 defa vurduğumu hatırlıyorum. Bu esnada evde sadece ikimiz vardık" dedi.


Şüpheli D.A.U.T. kadının hareketsiz kalması üzerine arkadaşını aradığını belirterek, "Bu olaylar olurken telefon açıktı ve arkadaşım G.A.K bütün olanları zaten duymuştu. Ona çocuğu hemen geri göndermesini ardından yanıma gelmesini söyledim. O da çocuğu bir taksiye bindirip, Fatih’e geri gönderdi. Bu sırada ben cesedi evin banyosuna taşıdım. 15-20 dakika sonra G.A.K yanıma geldi. Olayı gördükten sonra tekrar dışarı çıkıp iki bıçakla geri döndü. Cesedi birlikte parçalara ayırdık. Siyah çöp poşetlerine koyduktan sonra bavul ve çantalara koyduk" dedi.


Cesedi parçaladıktan sonra taksi çağırarak Şişli’ye gittiklerini belirten D.A.U.T. "Oraya gitmemizin sebebi evden mümkün olduğu kadar uzaklaşmaktı. O bölge kalabalık bir bölge olduğu için kolay kayboluruz sandık. Taksiden indikten sonra çanta ve bavuldaki ceset parçalarını paylaştırarak çöp konteynırlarına attık" ifadelerini kullandı.



"Benim Durdona’yı eve çağırmaktaki kastım öldürmekti"


Cinayeti kıskançlık nedeniyle işlediğini belirten D.A.U.T, "Benim Durdona’yı eve çağırmaktaki kastım öldürmekti. Öldüreceğimden G.A.K’nın da haberi vardı. Eve gelir gelmez öldüreceğime yönelik plan yapmıştım. Bu plandan onun da haberi vardı. Durdona’yı öldürdükten sonra Durdona’nın telefonunu ben üzerime almıştım. Havalimanına giderken ihtiyaç amaçlı durduğumuz yerde telefonu attım. Ben Durdona’yı beni aldattığı için öldürdüm. Kendisi beni başka erkeklerle aldattı. Kendisinin yüzünden ailem dağıldı. Memleketimde adım çıktı. Eşime de rezil oldum. Durdona ile dini nikahlıydık. Söyleyeceklerim bunlardan ibarettir. En son bavul bölünüp çöp kutusuna attıktan sonra 50-60 metre kadar yürüdük. 5-10 dakika sonra caddenin başında gördüğümüz taksiyi çevirdik. Bu taksiyle Gofurjon ile birlikte Aksaray’a 15-20 dakika kadar sonra gittik. Aksaray’da arkadaşımla ile birlikte gittiğimiz aynı günün sabah saatlerindeki telefonu sattığı şahsın yanına gittik. Buraya bilezikleri, kolyeleri ve küpeleri satmak için gitmiştik. Ancak satamadık; bilezikler, kolyeler ve küpeler G.A.K’da kaldı. Sabah telefonu sattığı şahıstan para aldık. Bu parayla Gürcistan’a gitmek için uçak bileti aldık. Bilet aldığımız yerde bulunan G.A.K’nın arkadaşı bize siyah renkli bir araba ayarladı.


Biz bu araçla 25.01.2026 günü saat 01.00 sıralarında İstanbul Havalimanı’na gittik. Bu araçta ben ve arkadaşım haricinde aracın şoförü vardı. Havalimanına giderken ihtiyaç gidermek için bir defa durduk. Durduğumuz yerde evler yoktu, sadece bir durak vardı. Durduğumuzda ben, G.A.K ve taksi şoförü aşağıya indik. Burada birer sigara içtik. Sigaraları içtikten sonra tekrar arabaya binip havalimanına gittik. Havalimanında uçak saatimizi beklediğimiz esnada polisler gelerek bizi aldı" dedi.


Diğer şüpheli G.A.K. ise ifadesinde cinayete yardım ettiği iddialarını reddederek, "Beni eve çağırdığında, zaten her şey olup bitmişti. Cesedi parçalara ayırmış ve poşetlere koymuştu. Ben o işlere yardım etmedim. Daha sonra onun çağırdığı taksiye binerek ceset parçalarını attık" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Tahliye esnasında kiracının ’binayı yakarım’ iddiası ekipleri harekete geçirdi Aydın’ın Nazilli ilçesinde ev sahibi ile kiracı arasında yaşanan tahliye gerginliğinde, "binayı yakarım" iddiası üzerine polis, itfaiye ve sağlık ekiplerini harekete geçirdi. Yüksek kira artışına sitem eden kiracı, "Kardeşlik böyle olmamalı" dedi. Olay, Nazilli Yıldıztepe Mahallesi 80. Sokak üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, iki katlı binanın birinci katında yaşayan Azerbaycan uyruklu Z.S. ile ev sahibi A.Y. arasında uzun süredir yaşanan uyuşmazlık yargıya taşındı. Ev kirasının 20 bin TL’ye yükseltilmek istendiği iddiası üzerine anlaşamadıkları ifade eden kiracı Z.S., icra memurları ile eve gelen ev sahibine kapıyı açmadı. Yaşanan gerginlik sırasında Z.S.’nin ’binayı yakarım’ iddiası üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen ekipler, çevrede güvenlik önlemi aldı. Pencereden bağırarak yaşadıklarını anlatan Z.S., 2021 yılında eve taşındığını belirterek, başlangıçta ev sahibiyle aile ortamı vaadiyle anlaştıklarını söyledi. İki kızının olduğunu dile getiren Z.S., ev sahibinin kızlarını eve kabul etmediğini, su ve elektriğin ortak kullanılacağı söylenmesine rağmen kendisinden fazla ücret alındığını iddia etti. Ev sahibinin kızının kendisinden 20 bin TL talep ettiğini iddia eden Z.S., "85 milyona sesleniyorum, bu ev 20 bin TL eder mi?" diyerek kira artışına sitem etti. Hurdacılık yaparak geçimini sağladığını ve kanuni oturma izninin bulunduğunu ifade eden Z.S., evden çıkması isteniyorsa taşınma masraflarının karşılanması gerektiğini savunarak, "Mahkemenin kararına saygım var, boynumuz kıldan incedir. Ancak benden fazladan alınan paralar iade edilmeli. Mağdur olan benim" dedi. Olay yerine gelen ekiplerle yapılan görüşmelerin ardından kiracı ikna edilirken, kendisine ek süre tanındı.
Kars Kars’ta Gezici Hayvan Sağlığı Hizmetleri Projesi için imzalar atıldı Kars’ta Gezici Hayvan Sağlığı Hizmetleri Projesi hayata geçiriliyor. Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) kapsamında başarılı bulunan "Kars’ta Gezici Sağlık Hizmetleriyle Hayvancılığın Güçlendirilmesi Projesi"nin sözleşmesi, Kafkas Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüsnü Kapu ile Serhat Kalkınma Ajansı (SERKA) Genel Sekreteri Nurullah Karaca arasında imzalandı. Proje kapsamında, Kafkas Üniversitesi Hayvan Sağlığı Eğitim, Araştırma ve Uygulama Hastanesi bünyesinde hizmet verecek donanımlı bir gezici hayvan muayene aracı hizmete alınacak. Araç; Kars il merkezi ve 7 ilçesi başta olmak üzere, ihtiyaç halinde çevre il ve ilçelerde ambulans, muayene ve yerinde tedavi hizmetleri sunacak. Portatif donanımlar sayesinde muayene, temel laboratuvar analizleri, görüntüleme ve gerekli operasyonlar gerçekleştirilebilecek. Ayrıca Veteriner Fakültesi ve Meslek Yüksekokulu öğrencileri, staj kapsamında araç faaliyetlerine katılarak uygulamalı eğitim imkanı elde edecek. Doğal afet durumlarında ise özellikle arama kurtarma köpekleri başta olmak üzere hayvanlara acil sağlık hizmetleri sunulacak. Proje ile Kars’ta hayvan sağlığı hizmetlerine erişimin artırılması, koruyucu ve tedavi edici veterinerlik uygulamalarıyla hayvan hastalıklarının azaltılması hedefleniyor. Bunun yanı sıra hayvansal üretim verimliliğinin artırılması, yaban hayatının korunması ve afetlere müdahale kapasitesinin güçlendirilmesi yoluyla bölge ve ülke ekonomisine katkı sağlanması amaçlanıyor.
Ankara İletişim Başkanı Duran: "Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge sürecine zarar vermek isteyenlere fırsat vermeyeceğiz" İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge sürecine zarar vermek isteyen, komşularımızla ve kardeşlerimizle aramıza nifak tohumları ekmek isteyenlere fırsat vermeyeceğiz" dedi. İletişim Başkanı Burhanettin Duran, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımında, "Bazı siyasi çevrelerin Suriye’de ‘Kürtler hedef alınıyor’ iddiası, hakikati yansıtmayan ve bölgede toplumsal fay hatlarını yeniden harekete geçirmeye yönelik bir girişimdir. Toplumu ayrıştıran değil, birleştiren bir dil hepimizin sorumluluğudur. Gerçekleri çarpıtmak yerine ortak akıl ve birlik duygusuyla konuşmak zorundayız. Türkiye’nin mücadelesi etnik kimliklerle değil; terörle, şiddetle ve hukukun dışına çıkan yapılarladır. Türkiye’nin mücadelesi, sınırlarında bir terör koridoru oluşturulmaması içindir. Bölgede kalıcı barış, istikrar ve kapsayıcı bir siyasal düzenin tesisi açısından atılan her yapıcı adımı önemsiyoruz" ifadelerini kullandı. "Suriye halkı barış istiyor, huzur istiyor" Duran, Suriye halkının barış ve huzur istediğini vurgulayarak şunları kaydetti: "Sayın Cumhurbaşkanımızın bugün ifade ettiği gibi: ‘Suriye halkı barış istiyor, huzur istiyor; Arap’ıyla, Türkmen’iyle, Kürt’üyle, Nusayri’siyle kardeşçe yan yana yaşamak istiyor. Bilhassa Kürt kardeşlerimden, Kürt vatandaşlarımdan rica ediyorum. Bizim ezeli ve ebedi kardeşliğimize darbe vurmayı, aramıza nifak sokmayı amaçlayan oyunlara lütfen gelmeyin, istismarcılara lütfen prim vermeyin; fitneyi, fesadı, ayrışmayı körüklemeye çalışanlara itibar etmeyin. Türkiye Cumhuriyeti, 86 milyon vatandaşıyla birlikte yönünü kendisine dönmüş on milyonların da en güvenli sığınağıdır, yuvasıdır, güvencesidir.’ Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge sürecine zarar vermek isteyen, komşularımızla ve kardeşlerimizle aramıza nifak tohumları ekmek isteyenlere fırsat vermeyeceğiz."