GÜNDEM - 25 Kasım 2025 Salı 10:07

Kadıköy’de kentsel dönüşüm çileye dönüştü

A
A
A

Kadıköy Suadiye’de çatı katı düzenlemesiyle hızlanması beklenen kentsel dönüşüm, Mimarlar Odası’nın açtığı dava nedeniyle durma noktasına geldi. Bölgede yaşayan ünlü oyuncu Selma Özkanlı, duruma tepki gösterdi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 13 Mart 2025 tarihli ve 414 sayılı kararıyla, kent genelinde mevcut binaların çatılarına "çatı dairesi" eklenmesine izin verilmesi tartışmaları beraberinde getirdi. TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi, kararın deprem riski taşıyan İstanbul’da yapı yoğunluğunu artırarak altyapı, sosyal donatı ve bina güvenliğini olumsuz etkileyeceğini belirterek düzenlemenin iptali için hukuki süreç başlattı. Kentsel dönüşüm durma noktasına gelince Suadiye’de yaşayan bazı vatandaşlar da tepki gösterdi.

Kadıköy’de kentsel dönüşüm çileye dönüştü

"Devletimiz kentsel dönüşüme çok önem veriyor"

Bölgede ikamet eden ünlü oyuncu Selma Özkanlı, mahallede yıllar önce yazlık olarak inşa edilen 50 yıllık binaların ciddi yapısal sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirterek, "Bu evler 50 yıllık, bu evlerde birçok binadan karot alındı, birçok insan taşındı. Müteahhitler ise buralar giriş artı üç kat olduğu ve sahile çok yakın bulunduğu için ek kat vermiyorlar. Kat vermedikleri için de metrekareye 1500-1700 dolarlar istiyorlar. Burada herkes emekli. Burası Suadiye diye herkesin zengin olduğunu sanıyorlar ama öyle değil. Kiminin annesinden kalmış, kiminin babasından kalmış; zaten zamanında buralar yazlık olarak yapılmış. Dolayısıyla insanlar böyle büyük paralar yaptıramıyorlar. Çatı katlarını çıkarttılar, İBB de bunu onayladı. İBB onayladıktan sonra bazı ilçe belediyeleri uygulamaya geçti. Devletimiz de kentsel dönüşüme çok önem veriyor, bunun yapılmasını kesinlikle istiyor. Herkes istiyor aslında. Kadıköy Belediyesi de uygulamayı askıya çıkarmıştı, onaylanacaktı. Biz de müteahhitlerle imza aşamasına gelmiştik. Ancak iki gün önce Mimarlar Odası dava açmış, "Bu uygulamayı durdurun" demiş. Takipçisi olacaklarmış. Neymiş? Yük getirecekmiş" dedi.

Kadıköy’de kentsel dönüşüm çileye dönüştü

"Bu davayı durdurun"

Açılan bu davanın durdurulması gerektiğini savunan Özkanlı, "İBB’nin çıkardığı karar kentsel dönüşümü hızlandıracaktı. Zaten kimse çatı katlarını satamıyordu; şimdi müteahhitler bunları bizden satın alabilecek ve bizim vereceğimiz para üçte bire düşecekti. İnsanlar ’Bir kısmını borç alırız, kalanını da kendimiz karşılarız’ diye düşünürken, tam imza aşamasına gelmişken, herkes karot aldırmış, birçok kişi taşınmışken ortada kaldık. Ben buradan Mimarlar Odası’na da, davaya bakan hakim ve mahkemeye de sesleniyorum; lütfen bu davayı durdurun. Nedir bu insanlarla derdiniz? Şurada küçücük, daracık sokakta 15-20 katlı binalar var. Hepsinin çatı katı var, hepsi dubleks, hepsi çatı katlı zaten. Buradaki tek fark, bizimkilerin bağımsız bölüm olarak tapuya işlenecek olması. Müteahhit bu hakkı bizden satın alacak ve bizim ödeyeceğimiz maliyet üçte bire düşecek" diye konuştu.

Kadıköy’de kentsel dönüşüm çileye dönüştü

"Çatılar akıyor, borular patlıyor"

Özkanlı, binaların eski olduğuna değinerek, "Binanın altında kalorifer dairesi var, çürümüş durumda. Her gün arıza yapıyor. Patlayacak diye ödüm kopuyor. Bir kalorifer dairesinden on bina ısınıyor, olacak şey değil. Çünkü bu 50 yıllık binalar yazlık olarak yapılmış, ona göre inşa edilmiş. Şu anda zaten idare etmiyor. Çatılar dökülüyor, insanların kafasına taşlar düşüyor. Çatılar akıyor, borular patlıyor. Deniz Apartmanı’ndan karot alındı, bizim sitenin ilk girişindeki bina. Herkes taşındı. Şu an yıkılacak zaten, bugünlerde yıkım başlayacak. İnsanlar perişan bir şekilde bekliyor. Böyle bir şey kabul edilemez" ifadelerini kullandı.

Kadıköy’de kentsel dönüşüm çileye dönüştü

Onur Erden

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Yaşar Üniversitesi’ne EBSO’dan anlamlı ödül Yaşar Üniversitesi’nin üniversite-sanayi iş birliğine katkı sağlayan çalışmaları sanayiciler tarafından ödüllendirildi. Üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi, bölgesel AR-GE kapasitesinin geliştirilmesi ve iyi uygulama örneklerinin görünür kılınarak ekosistemin teşvik edilmesi amacıyla, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen "Üniversite-Sanayi İş Birliği Projeleri Ödülleri" sahiplerini buldu. Yaşar Üniversitesi, yenilikçi fikirlerle üniversite-sanayi iş birliğinin katma değere dönüşümüne olan desteklerinden dolayı "Üstün Hizmet Onur Ödülü"ne layık görüldü. Yaşar Üniversitesi ve May Agro Tohumculuk tarafından ortak olarak yürütülen "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" Üniversite- Sanayi İş Birliği kategorisinde ödül aldı. Ayrıca üniversite-sanayi iş birliğinin gelişerek güçlenmesine katkı sağladığı ve değer yarattığı için Yaşar Holding’e "Üstün Hizmet Ödülü" verildi. Teknoloji üssü EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar İzmir’in sanayisi ve üniversiteleri ile bir teknoloji üssü olabileceğini belirterek, "Üniversite-sanayi iş birliğinin tohumlarını 1986 yılında Ege Üniversitesi ile attık. Rotamız belli. Hedefimiz destekleyecek eğitim ve sonuç odaklı çalışma ile bu iş birliğini Türk sanayisini geliştirecek bir noktaya taşıdık. Birçok üniversite ile çalışmalar yürütüyoruz. Üniversitelerde bilgi var, sanayicide girişim var. Sanayiciler olarak üniversitelerdeki bu bilgiyi almaya hazırız. İzmir’de üniversiteler ve teknoloji merkezleri ile bu kentin bir teknoloji üssü haline gelmesi için hiçbir engel yok" dedi. "İş birliği genlerimizde var" Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, üniversitenin genlerinde sanayi ile iş birliği olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Kurucu vakfımızın arkasında birçok değerli sanayi kuruluşunu barındıran Yaşar Holding var. Üniversitemiz kurulurken bu iş birliği genlerinde vardı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın İzmir’de üniversite-sanayi iş birliği için görevlendirdiği akademisyenlerden biriyim. Bu amaçla hem organize sanayi bölgelerinde hem de kendi topluluğumuz içinde Ege Bölgesi’nin sanayi kuruluşları ile ortak çalışmalar yürütüyoruz. Çok güzel projelere imza atıldı. Ege Bölgesi Sanayi Odası’na çalışmalarımıza değer vererek ödüllendirdiği için teşekkür ederiz." "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" ile ‘Üniversite-Sanayi İş Birliği’ kategorisinde ödül alan May Agro Tohumculuk’un Ar-ge Müdürü Dr. İlker Özmen de, "Yaşar Üniversitesi ile drone ile verim tahminine dayalı bir proje geliştirdik. Pamuğun daha hasat edilmeden verimini tespit etmeyi amaçladık. Başarılı da olduk. Bu daha başlangıç pamuk hastalıkları gibi stres faktörleri ile ilgili çalışmalarımız devam edecek. Projemizin ödüle layık görülmesi bize motivasyon oldu" dedi. Yaşar Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Komesli ve May-Agro Tohumculuk San. ve Tic. A.Ş. Ar-Ge Mühendisi Dr. Aslı Keçeli ile yapay zeka destekli yazılımı geliştiren Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, yazılım sayesinde pamukta verimlilik artarken, üretim maliyeti ve risklerin azaldığını söyledi. Prof. Dr. Ünlütürk, "Çalışma, İHA ve yapay zeka teknolojilerinin tarımsal üretimde nasıl kullanılabileceğini ve bu teknolojilerin pamuk verimi tahmininde geleneksel yöntemlere göre sağladığı avantajları ortaya koyuyor. Bu yenilikçi yaklaşım, ile daha hasat etmeden verim tahmini yapılabiliyor" dedi. Yaşar Holding’e büyük onur Üstün Hizmet Ödülü’nü, Yaşar Holding adına alan Pınar Et ve Çamlı Yem Başkan Yardımcısı Tunç Tuncer, Yaşar Topluluğu olarak çalışmalarında her zaman bilimi öncelik olarak gördüklerini belirterek, "Yaşar Holding sanayinin öncü kuruluşlarının bir araya gelmesinden oluşuyor. Kuruluş felsefesinde bilim var. Mottosu "Bilim, Birlik, Başarı". Bilim ile sanayi birleşince başarı doğal bir sonuç. Şirketlerimiz ve Yaşar Üniversitesi de bu temel felsefe ile Kurucumuz ve Onursal Başkanımız Selçuk Yaşar’ın vizyonuyla hayata geçti. Bugün aldığımız ödüller bu yaklaşımın değerli bir göstergesi." diye konuştu.
Sakarya 46 yıl sonra ortaya çıktı: Gölet çöktü, su yer altından başka noktadan çıktı Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde yaklaşık 46 yıl önce kapatıldığı öğrenilen bir mağara, meydana gelen çökme sonrası yeniden ortaya çıktı. Gölet suyunun aniden boşalması ve farklı bir noktadan yeniden yüzeye çıkması mahallede tedirginliğe sebep oldu. Güven Mahallesi Dınbazlar Sokak’ta bulunan doğal oluşum gölette meydana gelen olayda, mağaradan gelen suyun içme suyunu karıştığı gerekçesiyle yaklaşık 46 yıl önce Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatılan mağaranın ağzında çökme meydana geldi. Çökmenin ardından göletteki su kısa sürede boşalırken, suyun yer altından ilerleyerek yaklaşık 1 kilometre uzaklıktaki Güven Mahallesi’nde bulunan bir su dere yatağından çıktığı gözlendi. Mahalle sakinleri, mağaranın köyün altından uzanan geniş bir yer altı hattına sahip olduğunu ve yıllar önce suyun içme kaynaklarına karışması sebebiyle Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatıldığını ifade etti. Yaşanan çökme ile birlikte yer altındaki su hareketliliğinin yeniden ortaya çıkması, bölgede benzer çökmelerin yaşanabileceği endişesini de beraberinde getirdi. Olay sonrası Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekipleri bölgede geniş çaplı inceleme başlattı. Ekipler, hem gölet çevresinde hem de mahallede farklı noktalarda kontroller gerçekleştirerek suyun akış yönü, zemin yapısı ve muhtemel risklere ilişkin teknik değerlendirmelerde çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca göletin büyük bir bölümünden suyun çekilmesiyle birlikte acı bir tablo da ortaya çıktı. Suyun çekilmesiyle birlikte gölette yaşayan çok sayıda balık akıntıyla yer altına sürüklenirken, bazı balıklar ise çekilen suyun ardından çamurda mahsur kaldı. Çökmeyle yok olan gölet ve çökme alanı dron ile görüntülendi.