SAĞLIK - 30 Haziran 2025 Pazartesi 14:36

Kalp hastaları için yaz alarmı

A
A
A
Kalp hastaları için yaz alarmı

Yaz ayları ile birlikte yükselen hava sıcaklıkları, kalp hastaları için yeni riskler oluşturuyor. Dr. Aziz Günsel, kalp hastalarının bu dönemde beslenme, günlük aktivite planlaması ve ilaç dozlarına dikkat etmesi gerektiğini vurguladı.


Yaz aylarının gelmesiyle birlikte hava sıcaklıkları yükselmeye devam ediyor. Sıcakların yükselmesi birçok hasta grubu için yeni riskler oluşturuyor. Kalp hastaları, sıcak havaların en çok olumsuz etkilediği hasta gruplarından biri olarak öne çıkıyor. Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Anabilim Dalı uzmanı Dr. Aziz Günsel, hava sıcaklığının artması nedeniyle kalp hastalarının karşı karşıya kalabileceği risklerle ilgili uyarılarda bulundu.


Sıcaklıkların artmasıyla birlikte terlemeye bağlı olarak yaşanan su ve tuz kaybının kalp hızında artışa neden olduğunu vurgulayan Dr. Aziz Günsel, bu durumun kalbin iş yükünü artırdığını söyledi. Dr. Günsel, bu nedenle yüksek tansiyon, kalp yetmezliği, kalp damarlarında tıkanıklık veya stent bulunan ya da bypass hikayesi olan hastaların sıcak havalarda özellikle dikkatli olmaları gerektiğini belirtti.



"Hafif beslenin" uyarısı


Dr. Aziz Günsel, kalp hastalarının sıcak havalarda alabileceği önlemlerle ilgili de açıklamalarda bulundu. Yaz aylarında beslenme ve uygulanacak diyetin çok daha önemli bir hale geldiğini söyleyen Dr. Günsel, "Kalp hastaları yaz aylarında yağlı, kızartma türü ağır ve sindirimi zor gıdalar yerine sebze ağırlıklı, bol posalı, haşlama veya ızgara türü gıdalar almalıdır. Öğünler sık ve alınan gıdaların da az miktarlarda olması faydalı olacaktır" ifadesini kullandı.



"Günü doğru planlayın"


Dr. Günsel’in dikkat çektiği konulardan biri de günlük aktivitelerin zamanlamasının iyi ayarlanması. "Gündüz güneş ışınlarının dik olarak yansıdığı saatlerde dışarı çıkılmaması, denize girilmemesi, bu saatlerde aşırı efor gerektiren aktivitelerden kaçınılması ve sıcak saatlerde alkol alınmaması gerekmektedir" diyen Dr. Günsel, "Tok karnına denize girmek kalp hastaları için tehlikeli olabilir" dedi. "Efor sarf ettirecek aktiviteler için doğru zamansa, sabah erken ve akşam serin saatleri. Bu saatlerde kalp hastalarının kendilerini aşırı yormayacak şekilde yürüyüş yapması veya yüzmesi yararlı olacaktır" diyen Dr. Günsel, "Göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, baygınlık hissi gibi şikayetler oluştuğunda en yakın sağlık merkezine başvurarak kontrolden geçilmelidir" uyarısında da bulundu.



İlaç kullanımı doktor denetiminde yaza uygun planlanmalı


Düzenli ilaç kullanan kalp hastalarının, ilaç dozlarının hava sıcaklığı ve vücutta neden olduğu değişimler göz önünde bulundurularak doktor denetiminde yeniden düzenlenebileceğini söyleyen Dr. Aziz Günsel, özellikle idrar söktürücü ilaç kullanan hastaların dikkat etmesi gerektiğini vurguladı. "İdrar söktürücü ilaç kullanan kalp yetmezliği veya yüksek tansiyon hastalarında aşırı sıvı kaybına maruziyet, halsizlik, yorgunluk veya ritim bozuklukları görülebilir" diyen Dr. Aziz Günsel, bu tip ilaç kullanan hastaların doktor takibinde ilaç dozlarının yeniden düzenlenmesini öneriyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Doç. Dr. Evigen’den hantavirüse karşı kritik uyarı Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen, son günlerde Dünya Sağlık Örgütünce (DSÖ) farklı ülkelerde vakaları bildirilen hantavirüse karşı vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Arjantin’den hareket eden "MV Hondius" isimli gemide doğrulanan ve 3 kişinin ölümüne neden olan hantavirüs vakalarının ardından konu gündeme geldi. Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen ise hantavirüs hakkında bilgi vererek, virüsün farelerin dışkı, idrar ve tükürüğü yoluyla insanlara bulaştığını söyledi. "İnsandan insana bulaşmıyor" Hastalığın ciddi sağlık sorunlarına ve ölüme yol açabileceğini belirten Evirgen, virüsün şu an için insandan insana bulaşmadığını ifade etti. Özellikle fare ve kemirgen temasının yoğun olduğu alanlarda hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Evirgen, vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. "Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor" Hantavirüsün yeni ortaya çıkan bir virüs olmadığını ve Türkiye’de geçmiş yıllarda da özellikle Karadeniz Bölgesi’nde nadiren görüldüğünü belirten Doç. Dr. Ömer Evirgen, "Bu aralar hantavirüs enfeksiyonu sosyal medyada sıkça gündeme geliyor. Hantavirüs enfeksiyonu ülkemizde de geçmişte nadiren görülen bir hastalık. Özellikle Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor. Virüs, farelerin idrarı, dışkısı ve tükürüğünün toprağa veya gıdalara bulaşmasıyla yayılabiliyor. Bu atıkların bulunduğu ortamda oluşan tozun solunması ya da kirli yüzeylere temas ettikten sonra elin ağız, burun veya göze götürülmesiyle insanlara bulaşabiliyor" dedi. "Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor" Hastalığın ilk belirtilerinin grip benzeri şikayetlerle başladığını ifade eden Evirgen, "Bu hastalık genellikle ateş, kas ve eklem ağrıları, halsizlik ve ishal gibi belirtilerle başlıyor. İlerleyen süreçte ise iki farklı ağır tablo ortaya çıkabiliyor. Bunlardan biri solunum yetmezliği, diğeri ise böbrek yetmezliği ve kanamayla seyreden formdur. Ciddi ve hayati risk taşıyan bir hastalıktır. Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor. Hastalara yoğun bakım şartlarında destek tedavisi uygulanıyor" ifadelerini kullandı. "COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" Korunma yöntemlerine ilişkin de açıklamalarda bulunan Evirgen, COVİD gibi bir kapanma süreci beklemediklerini de söyleyerek, "Bu virüsten korunmak için özellikle kırsal alanlarda ve farelerin yaşam alanlarının bulunduğu ortamlarda dikkatli olunması gerekiyor. Tozlu ortamlarda maske kullanılmalı, eller yıkanmadan gıdalara temas edilmemeli ve yüz bölgesine dokunulmamalıdır. Bu virüs COVID-19 gibi değil. Yakın temas ve enfekte tozların solunmasıyla bulaşıyor. Şu an için insandan insana bulaştığına dair net bir bilgi bulunmuyor. Bu nedenle COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" diye konuştu.