SAĞLIK - 06 Nisan 2026 Pazartesi 10:44

"Kanser tedavisinde hedefe yönelik yaklaşımlar umut veriyor"

A
A
A
"Kanser tedavisinde hedefe yönelik yaklaşımlar umut veriyor"

Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı ve Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Esra Kaytan Sağlam, kanser tedavisinde son yıllarda yaşanan bilimsel gelişmelerin, hastalara daha kişiselleştirilmiş ve etkili tedavi seçenekleri sunduğunu belirterek özellikle kişiselleştirilmiş tedavilerin onkoloji alanında önemli bir dönüşüm sağladığını ifade etti.


Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl dünya genelinde yaklaşık 20 milyon yeni kanser vakası görüldüğünü hatırlatan Prof. Dr. Kaytan Sağlam, kanserin halen küresel ölçekte en önemli sağlık sorunlarından biri olduğunu söyledi. Türkiye’de de her yıl 200 binden fazla yeni kanser vakasının tanı aldığını belirten Prof. Dr. Kaytan Sağlam, erken tanı ve doğru tedavi planlamasının hayati önem taşıdığını vurguladı.



"Hedefe yönelik tedaviler tümörün biyolojisini hedef alıyor"


Kanser tedavisinde klasik yöntemlerin yanı sıra son yıllarda geliştirilen hedefe yönelik tedavilerin, tümör hücrelerinin biyolojik özelliklerini hedef aldığını belirten Prof. Dr. Esra Kaytan Sağlam, "Hedefe yönelik tedaviler kanser hücrelerinin büyümesini sağlayan belirli moleküler mekanizmalar üzerinde etkili olurken spesifik olarak tümör hücrelerini yok edebiliyor. Tümörün biyolojisini bilmek, patoloji ve genetik uzmanları yardımı ile moleküler düzeyde hastalığı tespit ederek ilgili molekülü bloke ederek hastalığın hızla kontrolünü sağlamak mümkün olmakta. Kanser tedavilerinde farklı disiplinlerdeki hekimlerin ortak akıl ve bir ekip ile tedaviyi üstlenmeleri hem daha az yan etki hem de daha etkili, hastalarımızı daha az yoran tedavileri beraberinde getirmiştir" dedi.



"Kişiye özel tedavi dönemi güçleniyor"


Onkolojide artık kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımının giderek daha fazla önem kazandığını ifade eden Prof. Dr. Kaytan Sağlam, hastaların genetik ve moleküler özelliklerinin tedavi planlamasında belirleyici olduğunu söyledi.


Sağlam, "Her kanser aynı değildir. Aynı organda ortaya çıkan kanserlerde bile tümörün genetik yapısı farklı olabilir. Bu nedenle moleküler analizler ve biyobelirteçler sayesinde hangi hastanın hangi tedaviden daha fazla fayda göreceği belirlenebilmektedir. Bu yaklaşım, tedavi başarısını artırırken gereksiz tedavilerin de önüne geçebilir" ifadelerini kullandı.



"Radyoterapi ile kombine tedaviler başarıyı artırabiliyor"


Hedefe yönelik tedavilerin birçok hastada radyoterapi ve diğer tedavi yöntemleriyle birlikte uygulanabildiğini belirten Prof. Dr. Kaytan Sağlam, multidisipliner yaklaşımın önemine dikkat çekti.


Kaytan Sağlam, "Kanser tedavisi artık tek bir yönteme dayanmıyor. Cerrahi, radyoterapi, kemoterapi, immünoterapi ve hedefe yönelik tedavilerin uygun kombinasyonları hastaya özel olarak planlanıyor. Bu multidisipliner yaklaşım, özellikle ileri teknolojiye sahip radyoterapi yöntemleriyle birlikte uygulandığında tedavi başarısını önemli ölçüde artırabiliyor. Erken evre hastalıklarda küratif tedaviler daha ön planda cerrahi ve radyoterapi veya kemoterapi/hedefli tedaviler ve radyoterapi gibi farklı disiplinlerin ortak tedavileri ile uzun sağkalımlar ve kür oranları oluşturmaktadır. Bununla beraber ileri evre ve metastatik hastalıklar da son dönemlerde tümör konseylerinde tartışılarak kemo-immunoterapiler ile birlikte stereotaktik vücut radyoterapisi yöntemi ile dirençli odaklar tespit edilerek etkili (ablatif) doz belli bir noktada yoğunlaştırılabilmektedir. Bu şekilde hem hastanın etkili olan immunoterapisi veya hedefli tedavileri devam edebilmekte hem de bu tedavilere dirençli tümör odakları hızla yok edilebilmektedir" dedi.


Radyoterapi teknolojilerindeki gelişmelere de değinen Kaytan Sağlam, "Radyoterapi uygulamalarında bilgisayar teknolojileri ile birleşerek görüntü kılavuzluğunda, tümör odaklarını daha net görerek yapılabilmesi metastatik odakların da daha etkili tedavi yapılabilmesine imkan sağlamıştır. Radyoterapi teknolojileri ile birlikte 5-6 haftalara uzayan tedaviler meme kanseri, prostat kanseri gibi pek çok tümörde daha kısa sürede tamamlanabilir hale gelmiştir. Bu hastaların uyumunu da arttırmıştır. Erken ve geç dönem izlemlerinde de yan etki profilinin tolerabıl olduğu ve artmadığı gözlemlenmiştir" diye konuştu.



"Erken tanı ve düzenli kontroller hayati önem taşıyor"


Kanserle mücadelede erken tanının hâlâ en önemli faktörlerden biri olduğunu vurgulayan Kaytan Sağlam, düzenli sağlık kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.


Kaytan Sağlam, "Kanser birçok türde erken evrede yakalandığında tedavi şansı oldukça yüksektir. Bu nedenle özellikle risk grubundaki bireylerin düzenli tarama programlarına katılması ve vücuttaki olağan dışı belirtileri ihmal etmemesi büyük önem taşır" dedi.



Tarama programları ve aşılar kanserle mücadelede kritik rol oynuyor


Meme kanseri taramalarının artmasıyla birlikte vakaların önemli bir bölümünün erken evrede yakalanabildiğini belirten Kaytan Sağlam, aynı hassasiyetin diğer kanser türlerinde de gösterilmesi gerektiğini söyledi.


Kaytan Sağlam, "Meme kanseri taramalarının artması ve kadınların bu konudaki hassasiyetleri ile artık vakaların yüzde 75’i erken evre olarak görülmektedir. Aynı hassasiyeti erkeklerin de göstermesi prostat kanserlerinde de fark oluşturacaktır" dedi.


Türkiye’de uygulanan tarama programlarına da değinen Kaytan Sağlam, "Yurdumuzda da tarama programları içinde kolonoskopi ve endoskopi bulunmaktadır. 45-50 yaş, herhangi bir şikayeti olmayan bireylerin endoskopi ve kolonoskopi yaptırması kanser sıklığında her iki cinste de 3. sırada sıklıkla görülen barsak tümörlerini çok erken yakalayarak hastalıktan kurtulmak mümkündür. Maalesef bu konuda kişilerin direnci barsak ve rektum tümör sıklığını düşürmememizde en önemli etkendir" ifadelerini kullandı.



HPV aşısı kadınlarda yüzde 90’a ulaşmalı


HPV aşısının önemine dikkat çeken Kaytan Sağlam, "Dünyada 160 ülkede günümüzde HPV aşıları ve aktif tarama programları etkin olarak yapılmaktadır. Serviks kanseri artık gelişmiş ülkelerde tamamen yok olmuş ve hiç yeni vaka görülmemekte iken yurdumuzda aşı karşıtlığı ve maddi sorunlar nedeniyle HPV aşısı yaptıran kişi sayısı çok azdır. Hatta tıp fakültesi öğrencileri arasında yaptığımız bir değerlendirmede de aşılanmış öğrencilerimizin yüzde 5 gibi çok düşük oranda olduğunu üzülerek tespit ettik" dedi.


Kaytan Sağlam, yalnızca kadınların değil erkeklerin de aşılanmasının önemine dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu:


"Sadece kız çocukların -kadınların aşılanması yüzde 90’lara ulaşmalı ki bu hastalık ortadan kaldırılabilsin. Eğer erkek ve kadınlar birlikte aşılanabilirse yüzde 60 bireyin aşılanması da epidemiyolojik olarak başarıyı birlikte getirecektir. Dolayısı ile erkekten kadına ve kadından erkeğe bulaşı önlemek ve hastalığı ortadan kaldırabilmek için her iki cinste de aşılanma yapılması önem arz etmektedir."



Sağlıklı yaşam alışkanlıkları kanser riskini azaltabilir


Kanserde genetik yatkınlığın tamamen ortadan kaldırılamayacağını belirten Kaytan Sağlam, yaşam tarzının hastalık riskini önemli ölçüde etkilediğini söyledi.


Kaytan Sağlam, "Kanserdeki genetik yatkınlığın önüne geçmek mümkün olamamaktadır. Fakat beslenme şeklimizi düzenlemek, egzersiz yapmaya dikkat etmek, sigara vg bilinen risk faktörlerinde uzaklaşmak, rutin kontrollerimizi yaptırmak, aşılanmak gibi farkındalıklarımızın arttırılması ile kanser hastalığını yaşamımızı kısaltan bir hastalık olmaktan çıkarabilir ve daha uzun sağkalım sürelerini beraberinde getirebilir" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Doç. Dr. Tuhanioğlu: "Alerjik rinit zamanla şiddetini azaltabilir ancak kendiliğinden geçmesi nadirdir" Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Birgül Tuhanioğlu, alerjik rinitin zamanla şiddetini azaltabildiğini ancak kendiliğinden tamamen geçmesinin nadir olduğunu belirterek, "Alerjenlerden mümkün olduğunca uzak durmak, hastalığın kontrolünde kritik rol oynar" dedi. Alerjik rinit, bağışıklık sisteminin polen gibi çevresel maddelere karşı aşırı tepki vermesi sonucu ortaya çıkıyor ve bu yönüyle viral kaynaklı üst solunum yolu enfeksiyonu olan nezleden ayrılıyor. Medline Adana Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Birgül Tuhanioğlu, "Bu nedenle belirtiler benzese de altta yatan neden farklı olduğu için doğru tanı ve uygun tedavi süreci hasta konforu açısından büyük önem taşır" diyerek uyarı ve önerilerde bulundu. Bahar aylarında sık görülüyor Doç. Dr. Birgül Tuhanioğlu, mevsimsel alerjik rinitin özellikle ilkbaharda belirgin şekilde artış gösterdiğini belirterek, "Polenlerin yoğun olduğu bu dönemde, alerjik bünyeye sahip kişilerde şikayetler daha sık ortaya çıkar ve alerjiye neden olan maddeler "alerjen" olarak adlandırılır. Ancak bu maddeler herkes için sorun oluşturmaz; yalnızca alerjisi olan ve bağışıklık sistemi hassas bireylerde reaksiyona yol açar. Alerjik rinit; burun akıntısı, sık hapşırma, burun tıkanıklığı ve burunda kaşıntı gibi şikayetlerle kendini gösterir. Buna sıklıkla gözlerde kaşıntı, kızarıklık ve sulanma eşlik ederken bazı kişilerde geniz akıntısı, boğazda gıcık hissi, öksürük ve koku alma duyusunda azalma da görülebilir. Özellikle sabah saatlerinde artan bu belirtiler, polen gibi alerjenlerle temas sonrası şiddetlenir ve kişinin günlük yaşam kalitesini belirgin şekilde düşürebilir" diye konuştu. Genellikle ömür boyu sürüyor Çoğu zaman kronik bir seyir izleyen alerjik rinitin genellikle genetik yatkınlığı olan kişilerde daha sık görüldüğünü belirten Tuhanioğlu, "Çocukluk döneminde başlayabileceği gibi ilerleyen yaşlarda da ortaya çıkabilir. Çoğu vakada ömür boyu devam edebilen bu durum, zamanla şiddetini azaltabilir ancak kendiliğinden tamamen geçmesi nadirdir. Bu nedenle alerjenlerden mümkün olduğunca uzak durmak, hastalığın kontrolünde kritik rol oynar. Tanı koyulurken hastanın yaşı, şikayetlerin hangi ortamlarda arttığı ve ailede alerji öyküsü olup olmadığı değerlendirilir. Alerjinin genetik bir yönü olduğu için aile bireylerinde benzer durumların bulunması tanıyı destekler. Gerekli durumlarda deri testleri veya kan testleri ile alerjenler belirlenebilir. Ayrıca bu hastalarda burun içi yapıların da detaylı şekilde muayene edilmesi gerekir" dedi. Korunmak için neler yapılmalı? Alerjik rinitin kontrol altına alınmasında en etkili yöntemin alerjenlerle teması azaltmak olduğunun altını çizen Tuhanioğlu, "Bunun yanı sıra ilaç tedavileri ve bazı durumlarda aşı uygulamaları da gündeme gelebilir. Günlük yaşamda alınabilecek basit ama etkili önlemler sayesinde bahar aylarını daha konforlu geçirmek mümkün olabilir. Polenlerin yoğun olduğu dönemlerde kapı ve pencereleri kapalı tutun. Klima filtrelerini düzenli olarak temizleyin veya değiştirin. Ev içinde bitki bulundurmamaya özen gösterin. Tüylü evcil hayvanlardan uzak durun. Doğal dolgu ürünler yerine sentetik yastık ve yorganları tercih edin. Sigara dumanından kaçının" şeklinde konuştu.
İzmir Göztepe, iç saha performansıyla dikkat çekiyor Göztepe bu sezon Trendyol Süper Lig’de sahasında çıktığı 13 maçta 6 galibiyet, 6 beraberlik ve yalnızca 1 mağlubiyet alarak dikkat çeken bir performans sergiledi. Göztepe, Trendyol Süper Lig’de bu sezon iç sahada sergilediği başarılı performansla dikkat çekiyor. İzmir temsilcisi, şu ana kadar oynadığı 13 iç saha maçında 6 galibiyet ve 6 beraberlik elde ederken yalnızca 1 kez sahadan mağlup ayrıldı. Sarı-kırmızılı ekip, evindeki tek yenilgisini ise Trabzonspor karşısında yaşadı. Bu sonuçlarla Göztepe, evinde kazanabileceği 39 puanın 24’ünü toplarken hücumda da etkili bir görüntü çizdi. İzmir ekibi bu karşılaşmalarda 16 gol atarken, kalesinde ise sadece 7 gol gördü. Evinde Beşiktaş’ı yendi, Fenerbahçe ile berabere kaldı Göztepe, bu sezon iç sahada elde ettiği başarılı sonuçlarla dikkat çekerken üç büyüklerin ikisine karşı da etkili bir performans ortaya koydu. İzmir ekibi, ligin ikinci haftasında konuk ettiği Fenerbahçe ile sahadan beraberlikle ayrıldı. İlerleyen haftalarda ise Beşiktaş’ı ağırlayan sarı-kırmızılılar, rakibini 3-0 mağlup ederek önemli bir galibiyet elde etti. Şu ana kadar sahasında üç büyüklerin ikisi karşısında yenilgi yaşamayan Göztepe, 8 Nisan Çarşamba günü Galatasaray karşısında da benzer bir performans sergilemeyi hedefliyor. En başarılı beşinci takım Göztepe, bu sezon taraftarı önünde ortaya koyduğu etkili performansla dikkat çekiyor. İç sahada topladığı 24 puanla, bir maç eksiğine rağmen ligin en başarılı beşinci takımı konumunda yer alıyor. Bu alanda zirvede Galatasaray bulunurken, onu Fenerbahçe, Trabzonspor ve Beşiktaş takip ediyor. İzmir temsilcisi, 8 Nisan Çarşamba günü Galatasaray’ı mağlup etmesi halinde Beşiktaş’ı geride bırakarak sıralamada bir basamak daha yükselme şansı yakalayacak.
Bursa Bursa Gönüllü Kuruluşlar Platformu’ndan Filistin çağrısı Bursa Gönüllü Kuruluşlar Platformu, İsrail’in Mescid-i Aksa’yı ibadete kapatmasına, Filistinli mahkûmlar hakkında verilen idam kararlarına ve Ortadoğu’da süren işgal politikalarına tepki gösterildi. Bursa Ulu Camii önünde toplanan platform üyeleri ve vatandaşlar Filistin için çağrıda bulundu. Bursa Gönüllü Kuruluşlar Platformu Başkanı Murat Eryağan, Mescid-i Aksa’nın Müslümanlar için kırmızı çizgi olduğunu söyledi. Eryağan, "Mescid-i Aksa onurumuzdur ve ilk kıblemize ne pahasına olursa olsun sahip çıkmalıyız. İşgalci İsrail’in hukuk tanımaz eylemlerine, haksız idam kararlarına ve Gazze’ye gıda girişinin iyice kısıtlanmasıyla derinleşen insani tabloya sessiz kalamayız. Gazze’de temel yaşam malzemelerine erişimin engellenmesi, sivilleri açlığa ve çaresizliğe mahkûm eden açık bir zulümdür. Bizler Bursa Gönüllü Kuruluşlar Platformu olarak, zulme karşı direnişimizi sürdürecek ve sesimizi her platformda en gür şekilde yükseltmeye devam edeceğiz. Mazlumların yanında olmaktan asla vazgeçmeyeceğiz" ifadelerini kullandı. Başkan Murat Eryağan’ın selamlama konuşmasının ardından Bursa Gönüllü Kuruluşlar Platformu adına basın açıklamasını Enes Bayram okudu. Dünyanın, kanlı çatışmaların, kitlesel ölümlerin ve derin insani krizlerin gölgesinde ağır bir süreçten geçtiğini belirten Bayram, yaşanan tabloyu "erdemsizlik ve mutlak kötülük" olarak tanımladı. Bayram, "Dünya küresel çalkalanmaların, kanlı çatışmaların, durmak bilmeyen savaşların, büyük göçlerin, kitlesel ölümlerin yaşandığı derin bir varoluşsal krizle sürükleniyor" ifadelerini kullandı. İsrail’in Gazze’de sürdürdüğü saldırıların yanı sıra Mescid-i Aksa’ya yönelik uygulamalarına da dikkat çeken Bayram, "Mescid-i Aksa biz Müslümanların ilk kıblesidir ve kapalı tutulması tüm Müslümanların onuruna ve izzetine yapılmış hakarettir. İlk kıblemizi her platformda savunmaya, yüceltmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Bayram, Mescid-i Aksa’nın özgürlüğü için mücadeleden vazgeçmeyeceklerini vurgulayarak, toplumun bu konuda bilinçlendirilmesinin önemine işaret etti. Filistin halkının uğradığı zulme de değinen Bayram, "Filistin halkının acılarını acımız kabul ediyor, onurlu direnişlerini selamlıyoruz. 80 yıldır İsrail’in her türlü zulmüne direnen izzetli Filistin halkının idam kararları ile boyun eğmeyeceğini biliyoruz" ifadelerini kullandı. Filistinli mahkûmlar hakkında verilen idam kararlarına tepki gösteren Bayram, bu kararların durdurulması için uluslararası mekanizmaları, devletleri, hükümetleri ve halkları İsrail’e karşı tavır almaya davet etti. Enes Bayram, açıklamasında Ortadoğu’da giderek büyüyen gerilime de dikkat çekerek, "İran’a yönelik olarak başlayan ve tüm bölgeyi ateşe atacak ABD-İsrail savaş koalisyonunun hedeflerine ulaşmaması için tüm kardeş Ortadoğu ülkelerini sağduyuya davet ediyoruz" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin bölgede yürüttüğü diplomatik girişimlerin önemine işaret eden Bayram, etnik ve mezhep temelli çatışmaları reddettiklerini söyledi. Basın açıklamasında, Mescid-i Aksa’nın özgürlüğü, Filistin halkının haklarının korunması ve zulme karşı ortak vicdani duruşun sürdürülmesi gerektiği bir kez daha vurgulandı. Program, katılımcılara teşekkür edilmesinin ardından sona erdi.
Kayseri Yeşil alanlarda ilaçlama seferberliği başladı Kayseri Büyükşehir Belediyesi; 2026 sezonu öncesi park, bahçe ve mesire alanlarında hastalık ve zararlılara karşı kapsamlı bir ilaçlama çalışması başlattı. Kent genelinde yürütülen çevreci uygulamalarla yeşil alanların sürdürülebilirliği hedefleniyor. Kayseri Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Daire Başkanlığı, her yıl düzenli olarak sürdürdüğü bakım ve koruma faaliyetlerine 2026 yılı itibarıyla hız verdi. Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç’ın talimatları istikametinde harekete geçen ekipler, kent genelindeki tüm yeşil alanlarda hastalık ve zararlılara karşı etkin mücadele yürütüyor. Zirai ilaçlama ekipleri; parklar, mesire alanları, orta refüjler, yol kenarları, hobi bahçeleri ve özellikle Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi başta olmak üzere sorumluluk sahasındaki tüm alanlarda kapsamlı bir çalışma gerçekleştiriyor. Ağaçlar, süs bitkileri ve çim alanlarda oluşabilecek hastalık risklerine karşı önleyici uygulamalar titizlikle hayata geçiriliyor. Çalışmalar kapsamında süs, meyve ağaçları ile gül alanlarında bordo bulamacı kullanılarak bitkilerin yeni sezona sağlıklı bir şekilde hazırlanması sağlanıyor. Kış mevsiminin ardından uyanan bitkilerin direncini artırmayı amaçlayan uygulamalar, kentin dört bir yanında eş zamanlı olarak yürütülüyor. Kayseri Büyükşehir Belediyesi, daha sağlıklı ağaçlar ve daha yaşanabilir bir kent hedefi doğrultusunda yeşil alanlara yönelik bakım, koruma ve ilaçlama çalışmalarını yıl boyunca aralıksız sürdürecek.
Kocaeli Çayırova’da ilk kez düzenlenen ses yarışmasında şampiyon belli oldu Bu yıl ilk kez hayata geçirilen ve finale kalan 9 yarışmacının kıyasıya mücadele ettiği "Çayırova Ses Yarışması"nda, jüriden en yüksek puanı alan Elif Rana Aksoy birinci oldu. Çayırova Belediyesi tarafından Prof. Dr. Necmettin Erbakan Kültür Merkezi’nde yoğun bir katılımla gerçekleştirilen büyük finalde, elemeleri geçmeyi başaran 9 yetenekli isim şampiyonluk için sahneye çıktı. Birbirinden güzel performansların sergilendiği etkinlikte, müzikseverler ve yarışmacı yakınları keyifli anlar yaşadı. "Çayırova’da ilkleri yapmaya devam ediyoruz" Programın açılışında konuşan Çayırova Belediye Başkanı Bünyamin Çiftçi, ilçede kültür ve sanat alanında önemli çalışmalara imza attıklarını belirtti. Vatandaşlardan gelen talepleri yerine getirmeye gayret ettiklerini aktaran Çiftçi, "Çayırova’mızda ilkleri yapmaya devam ediyoruz. Bir süredir devam eden ses yarışmamızın son aşamasındayız. Bilgi evlerimizde de sanatla ilgili güzel etkinlikler devam ediyor. Çocuklarımızla, yetişkinlerimizle bu çalışmaları yapıyoruz. Emeği geçen tüm kardeşlerimize teşekkür ediyor ve yarışmacılarımıza başarılar diliyorum" ifadelerini kullandı. Yarışmacıların sahne performanslarının ardından yapılan jüri değerlendirmesinde Elif Rana Aksoy, Selda Özcan Timur ve Bedirhan Soyal son 3’e kaldı. Final performanslarının ardından yapılan oylamayla Elif Rana Aksoy şampiyonluğa ulaşırken, Bedirhan Soyal ikinci, Selda Özcan Timur ise 3’üncü sırada yer aldı. Dereceye giren isimlere ödüllerini takdim eden Başkan Çiftçi, yarışmaya katılan tüm adayları cesaretlerinden dolayı tebrik ederek, "Katılan tüm kardeşlerimiz bizim gönlümüzün birincisidir. İnşallah Çayırova’mızda bu tür çalışmalarımızı devam ettireceğiz" dedi. Yarışmayı birincilikle tamamlayan Elif Rana Aksoy ise mutluluğunu şu sözlerle dile getirdi: "Belediyemizin bu yönde bir etkinlik yapması çok güzel. Yarışmadan annem sayesinde haberim oldu ve hemen katılmak istedim çünkü sahnede olmak benim çok sevdiğim bir şey. Aslında birinciliği beklemiyordum, benim için önemli olan katılmaktı. Bu fırsatı bana sundukları için belediyemize ve başkanımıza çok teşekkür ediyorum." Program, dereceye giren yarışmacılar ve protokol üyelerinin katılımıyla çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.