EĞİTİM - 10 Haziran 2024 Pazartesi 10:53

Kariyer yolculuğunda avantaj sağlayacak gelişme: Kaliteleri belgelendi

A
A
A
Kariyer yolculuğunda avantaj sağlayacak gelişme: Kaliteleri belgelendi

Öğrenci diplomalarının ve mezuniyet belgelerinin Avrupa’da geçerliliğini sağlayan Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi (TYÇ) logosunu kullanmaya hak kazanan üniversiteler açıklandı. 40 üniversitenin kullanmaya hak kazandığı TYÇ logolarının öğrenci diplomalarında yer alması; öğrencilerin aldığı eğitimin ve diplomaların kalitesinin Avrupa standartlarında olduğu anlamına geliyor.


Türkiye’de eğitim ve öğretim programlarının belirli bir kalite standardına uygunluğunu ve uluslararası alanda tanınırlığını sağlamak amacıyla oluşturulan Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi (TYÇ), kurumların eğitim kalitesini ve akademik yeterliliklerini güvence altına alarak, uluslararası standartlara uygunluğunu belgeliyor.


TYÇ logosunu kullanma hakkını elde eden üniversiteler arasında yer alan Doğuş Üniversitesi de 4 lisans ve 1 ön lisans programıyla TYÇ logosunu diplomalarında kullanmaya hak kazandı. Doğuş Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Turgut Özkan, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “TYÇ logosunu kullanma hakkı kazanmak, üniversitemiz için büyük bir gurur kaynağıdır. Bu başarı, eğitimde kaliteyi ve sürekli gelişimi ön planda tutan anlayışımızın bir sonucudur. Öğrencilerimize sunduğumuz eğitim ve öğretim programlarının kalitesini belgeleyen bu gelişme, mezunlarımızın kariyer yolculuklarında önemli bir avantaj sağlayacaktır” diye konuştu.


Üniversitenin TYÇ logosuna hak kazanan programları şu şekilde:


Meslek Yüksekokulu Aşçılık Programı, Mühendislik Fakültesi Endüstri Mühendisliği Programı (İngilizce), İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Programı (İngilizce), İşletme Programı (Türkçe) ve Uluslararası Ticaret ve İşletmecilik Programı (İngilizce).


TYÇ’nin önemi nedir?


Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi (TYÇ); Avrupa Yeterlilikler Çerçevesi (AYÇ) ile uyumlu olacak şekilde tasarlanan; ilk, orta ve yükseköğretim dâhil, meslekî, genel ve akademik eğitim ve öğretim programları ve diğer öğrenme yollarıyla kazanılan tüm yeterlilik esaslarını gösteren ulusal yeterlilikler çerçevesidir.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Gazeteci Enver Aysever hakkında tahliye kararı Sosyal medya kanalında canlı yayın esnasında yaptığı açıklamalar nedeniyle gözaltına alınan gazeteci Enver Aysever, ilk kez hakim karşısına çıktı. Savcılık mütalaasında 6 aydan 1 yıla kadar hapsi istenen Aysever’e mahkeme, 10 ay hapis cezasına çarptırarak, tahliyesine hükmetti. Sosyal medya kanalında canlı yayınında yaptığı, "Cumhuriyetin ahlakını bozan Menderes’tir ilk başta. Menderes’ten bu tarafa gelen bütün sağcılardır. Sağcılık suçtur, sağcı olduğunuz zaman ahlaksız olursunuz. O yüzden gelin sağcılarla mücadeleye siz de katılın" başlıklı videosu üzerine tutuklanan Enver Aysever, ilk kez hakim karşısına çıktı. Küçükçekmece 30. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuklu sanık Enver Aysever ile avukatı hazır bulundu. "Benim sözlerim düşünce özgürlüğünü ifade etmektedir" Duruşmada savunma yapan sanık Aysever, sözlerinin yanlış anlaşıldığını, sözlerinin sağ ve sol sınıfı kutuplaştırmaya yönelik olmadığını belirterek, "Dünya genelinde sağ ve sol kavramının entelektüel bir tartışma üslubuyla beyan etmeye çalıştım. Videoyu çektiğim dönemde başkaları da benzer şekilde açıklamada bulundu. Benim bu video kaydını çekmemdeki sebep, Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı davada açıklama yapan Hasan İmamoğlu’nun komünizme ilişkin yaptığı göndermelerdir. Ben yapmış olduğum açıklamalarda kesinlik Türkiye’deki sağ ve sol sınıfları ayrıştırmak yada kışkırtmak amacında değilim. Sağdan kastım da emperyalizmi destekleyip onun yanında olanlara karşı bir mücadele edilmesini gerektiğini kastettim. Komünizme karşı derneklerin soğuk savaş dönemlerinde ortaya çıkmış kurumlar olup, Türkiye’deki darbeleri oluşturan, destekleyen mahiyette oluşumlardır. Amerikancı oluşumlardır. Söz konusu videoyu çektiğim saat 11.00 sıralarıydı yakalamam ise gece 02.00 sularıdır. Yaklaşık arada 14 saat var. Şayet video kaydı halkı alenen tahrik etseydi ve somut bir tehlike meydana getirmiş olsaydı söz konusu tehlike 14 saatte olurdu. Ne var ki ben video kaydını yükledikten 14 saat geçmiş olmasına hatta şu an üzerinden 3 ay geçmiş olmasına rağmen herhangi bir tahrik yada somut tehlike vuku bulmamıştır. Benim sözlerim düşünce özgürlüğünü ifade etmektedir. Kaldı ki, benim video kaydım toplumda ve sosyal medya haber sitelerinde yalnızca bir haber sayfasında yerini bulmuş olup, söz konusu haber sayfasının taraflı haber yapma ihtimali de göz ardı edilmemelidir. Yapmış olduğum paylaşım sonrasında sunduğum sosyal medya paylaşımlarında toplumun önde gelen isimlerinden sağ ve sol isimlerden yargılanmamın haksız olduğuna dair paylaşımlar yapıldı. Bu husus göstermektedir ki benim toplumun sağ ve sol kesimlerini ayrıştırmak bir tarafa tam aksine ortak bir noktada buluşturdum. Şimdiye kadar elime aldığım tek şey kalemimim daha önce daktilo şu an bilgisayardır. 3 ayı bulan tutukluluk sürem hukuksuz bir hal taşımaktadır. Suçsuzluğumda göz önüne alınarak beraatıma ve tahliyeme karar verilmesini talep ediyorum. Her ne kadar muhalif bir gazeteci olsam da ülke birliğinin korunması ve yurdun savunması açısından Cumhurbaşkanımız ve muhalefetin göstermiş olduğu çabayı da takdir ederek ben de üzerime düşen görevi yapmak istiyorum" ifadelerini kullandı. Mütalaada suç unsuru değişti İlk duruşmada esasa ilişkin mütalaasını açıklayan Cumhuriyet Savcısı sanık Enver Aysever’in, ‘halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik’ suçundan dava açılmışsa da, suçun ‘halkın bir kesimini alenen aşağılama’ suçu kapsamında kaldığını belirterek, bu suçtan 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etti. 10 ay hapis cezası alarak tahliye edildi Kararını açıklayan mahkeme, sanık Enver Aysever hakkında ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ suçundan 1 yıl hapis cezasına, bu cezada takdiri indirim uygulayarak 10 aya indirilmesine hükmetti. Mahkeme bu cezanın ertelenmesine hükmederek, Aysever’in tahliyesine karar verdi. İddianameden Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, Aysever’in sarf ettiği sözlerin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği, sanığın sol görüşlü vatandaşları sağ görüşlü vatandaşlara karşı alenen tahrik ettiği ve üzerine atılı suçu işlediği kaydedildi. Hazırlanan iddianamede, sanık Enver Aysever hakkında ‘halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik’ suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.