EKONOMİ - 25 Haziran 2025 Çarşamba 15:53

Konfeksiyon ve nakış makineleri Garment Tech İstanbul Fuarı’nda görücüye çıktı

A
A
A

Konfeksiyon üretim zincirinin her aşamasına yönelik çözümler sunan makineler, Garment Tech İstanbul Fuarı’nda sergileniyor.

Türkiye’nin konfeksiyon ve hazır giyim teknolojileri alanındaki buluşma noktası Garment Tech İstanbul Fuarı, 249 firma ve firma temsilcisinin katılımı, 82 ülkeden ziyaretçisiyle kapılarını açtı. Konfeksiyon teknolojilerinin üreticilerini ve markalarını 4 gün boyunca İstanbul’da ağırlayacak olan Garment Tech İstanbul Fuarı; sektöre yön veren inovasyonların sergilendiği, küresel iş birliklerinin temellerinin atıldığı ve geleceğin üretim anlayışına ışık tutan bir platform olacak.

Sektör birlik ve derneklerinden Garmen Tech İstanbul Fuarı’na yoğun ilgi

Teknik Fuarcılık organizasyonu ve Konfeksiyon Otomasyon Makine İmalatçıları Derneği (KOMİD)’nin iş birliğiyle gerçekleştirilen Garment Tech İstanbul Konfeksiyon, Nakış Makineleri Yedek Parça ve Yan Sanayi Fuarı’nın açılışı İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirildi. Açılış törenine çok sayıda sektörel dernek, birlik ve oda başkanlarının yanı sıra, yerli ve yabancı firmaların üst düzey yöneticileri ve basın mensupları katıldı.

Konfeksiyon ve nakış makineleri Garment Tech İstanbul Fuarı’nda görücüye çıktı

Fuarın açılış konuşmasını gerçekleştiren Teknik Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Necip Güney, fuara 82 ülkeden uluslararası ziyaretçinin gelmesinin kendilerini çok mutlu ettiğini söyledi. Hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörlerinden biri olduğunu vurgulayan Güney, son dönemde sektörün küresel belirsizlikler ve ekonomik dalgalanmalardan etkilendiğini dile getirdi. Teknik Fuarcılık olarak bu zorlu süreçte üreticilere destek olmayı misyon edindiklerini belirten Güney, "1,5 yıllık yoğun bir çalışmayla hayata geçirdiğimiz Garment Tech İstanbul Fuarı, sektöre nefes aldıracak bir buluşma noktası olacak." dedi.

Fuarda, Türkiye’nin önde gelen konfeksiyon makine üreticileri ve dünya markalarının da yer aldığı 249 firma ve temsilciliğin küresel alıcılarla buluşacağını söyleyen Güney, fuarın uluslararası düzeyde güçlü bir görünürlük kazandığını belirtti. 82 farklı ülkeden binlerce ziyaretçinin davetiyeleri doldurduğunu ifade eden Güney, bu ilgiyi dünya çapında bir sektörel buluşmanın göstergesi olarak değerlendirdi.

Konfeksiyon ve nakış makineleri Garment Tech İstanbul Fuarı’nda görücüye çıktı

Güney, sözlerini şöyle tamamladı: "Fuarın organizasyonunda emeği geçen tüm sektör paydaşlarımıza ve ekip arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum. Ülkemizdeki bu büyük buluşmaya şahit olmak için kilometrelerce uzaktan gelen değerli katılımcılarımıza ve ziyaretçilerimize de şükranlarımı sunuyorum."

‘‘Sektör olarak inovasyon ve teknolojiyle yenilikler yapmamız gerekiyor’’

İTO Yönetim Kurulu Üyesi ve Laleli Sanayici ve İş Adamları Derneği (LASİAD) Başkanı Giyasettin Eyyüpkoca ise ‘‘Sektör olarak zor günler geçiriyoruz, dünyada yaşanan olumsuz gelişmelerden etkileniyoruz. Bu durumlar bizi işimizi yapmaktan vazgeçirmeyecek tabi. Sektör olarak inovasyon ve teknolojiyle yenilikler yapmamız gerekiyor. Bu fuarda da teknoloji ve otomasyon sistemlerini gördük, bu teknolojiye ayak uydurmamız gerektiğinin farkındayız. Türkiye’de teknoloji ve inovasyona ciddi yatırımlar yapan firmalar var. Yerli firmalarımızın geliştirdiği makinelerimiz var. Bu konuda Avrupa ile aramızdaki farkı kapattık. Tekstil ve konfeksiyon Türkiye’nin ihracat kalemleri arasında ilk sıralarda yer alıyor’’ ifadelerini kullandı.

Konfeksiyon ve nakış makineleri Garment Tech İstanbul Fuarı’nda görücüye çıktı

’’Markalı ihracat yapmamız çok önemli bir parametre’’

Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Dr. Ümit Özüren, ‘‘Türkiye’de tekstil ve hazır giyim sektörünün 50 milyar doları aşan üretim gücü var. Bir milyon kişiyi aşan istihdam ile Türkiye’nin kalkınmasında önemli rol oynayan bir sektörüz. Sektör olarak zor dönemlerden geçiyoruz. Verimlilik artışı, otomasyon ve dijitalleşme ile yeni bir yol haritası ile çizerek bu süreci aşmamız gerekiyor. Bu sektör belli bir planlama dahilinde yeni bir formatta gelişmek ve devam etmek durumundadır. Türkiye’de kilogram birim fiyatı olarak üçüncü sırada olan bir sektörüz. İçinde bulunduğumuz dönemde katma değerli üretim ve tasarım yapmamız çok önemli. Markalı ihracat yapmamız çok önemli bir parametre. Türkiye’nin 100 yılı aşkın hazır giyim birikimi vardır. Bu birikimin kaybedilmesine müsaade edilmemelidir’’ şeklinde konuştu.

’’Bu dönemi dayanışmayla aşabiliriz’’

Konfeksiyon Makineleri Fuarı Danışma Kurulu adına konuşma yapan Astaş Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kaya Aşcı, 40 yılı aşkın süredir Türk konfeksiyon ve hazır giyim sektörüne hizmet sunmanın gururunu yaşadıklarını belirterek, yalnızca ileri teknoloji makineler sunmakla kalmadıklarını, aynı zamanda bu teknolojileri sektöre özel çözümlerle sürekli geliştirdiklerini vurguladı. Artan maliyetler ve küresel rekabet gibi zorluklara rağmen sektörün güçlü altyapısı ve deneyimli insan kaynağıyla bu süreci aşacağına inandıklarını belirten Aşçı, "Bu dönemi dayanışmayla aşabiliriz. Yerli üreticiler ve ithalatçılar olarak elimizi taşın altına koymalıyız." dedi.

KOMİD iş birliği ve Teknik Fuarcılık organizasyonuyla düzenlenen Garment Tech İstanbul Fuarı’nın sektöre moral ve ivme kazandırmasını temenni eden Aşcı, emeği geçen herkese teşekkür etti.

Yeni nesil teknolojiler ilk kez Garment Tech İstanbul Fuarı’nda tanıtılıyor

Konfeksiyon üretiminin tüm aşamalarına hitap eden ürün ve çözümleri bir araya getiren Garment Tech İstanbul Fuarı’nda; dikiş makinelerinden otomatik kesim sistemlerine, ütü ve paketleme çözümlerinden dijital baskı sistemlerine kadar geniş bir yelpazede ürün grupları ziyaretçilerle buluşacak. Bu yıl fuarda ilk kez görücüye çıkacak birçok yenilikçi teknoloji, sektöre yeni bir soluk getirmeye hazırlanıyor. Yapay zekâ ile optimize edilen üretim sistemleri, bulut tabanlı uzaktan erişim sağlayan kontrol ve envanter çözümleri, tam otomasyonlu kumaş kesim ve dikim sistemleri fuarın dikkat çeken yeniliklerinden sadece bazıları olarak öne çıkıyor.

Makine satışları ve stratejik iş birliklerinin adresi

Garment Tech İstanbul Fuarı, yalnızca ürünlerin sergilendiği bir organizasyon değil; aynı zamanda yeni iş birliklerinin temellerinin atıldığı bir platforma dönüşecek. Uluslararası yatırımcılar, üreticiler, tedarikçiler ve marka temsilcileri, 4 gün sürecek olan fuar süresince bire bir görüşmeler yaparak uzun vadeli iş bağlantıları kurma imkânına sahip olacak. Fuar sırasında gerçekleştirilecek makine satışları ve iş birlikleri ile hem Türkiye’nin hem de dünya ticaret hacminin gelişmesine katkıda bulunulacak.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Yönetici Liderlik Eğitim Programı devam ediyor İnönü Üniversitesi ev sahipliğinde kamu hizmetlerinin etkinliğinin artırılması, yönetsel kapasitenin güçlendirilmesi ve kurumlar arası iş birliğinin geliştirilmesi amacıyla üniversite yöneticilerine yönelik "Yönetici Liderlik Eğitim Programı" devam ediyor. İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ali Özer ile Prof. Dr. Mehmet Sağlam ve akademik personelin katıldığı programda, Araştırma Koordinatörü Doç. Dr. Enes Gül, "Akademik Üretkenlik ve Üniversitelerin Derecelendirme Metodolojisi" başlıklı sunum yaptı. Doç. Dr. Gül, araştırma koordinatörlüğü ve araştırma dekanlığı gibi birimlerin dünyada ve Türkiye’de giderek yaygınlaştığını belirterek üniversitelerin uluslararası derecelendirme sistemlerindeki yerinin önemine dikkat çekti. Üniversitelerin bu sistemlerde yer almamasının ilerleyen süreçte akademisyen kabulleri ve Erasmus anlaşmaları gibi alanlarda sorunlara yol açabileceğini ifade etti. Web of Science, Scopus, QS, Shangai (ARWU) ve URAP gibi derecelendirme kuruluşlarının gelişim süreçlerine değinen Gül, veri biliminin ilerlemesiyle birlikte üniversitelerin sıralanmasında objektif ve veriye dayalı ölçümlerin öne çıktığını söyledi. "Life Sciences alanında Türkiye’de ikinci olduk" Sunumunda İnönü Üniversitesi’nin akademik başarılarına değinen Gül, multidisipliner çalışmaların bu başarıdaki rolüne dikkat çekti. Gül, "Life Sciences (Yaşam Bilimleri) alanında Türkiye’de ikinci olduk. Aslında böyle bir bölümümüz yok ama farklı disiplinlerin katkısıyla bu başarı elde edildi. Tıp fakültesi, gıda mühendisliği, spor bilimleri gibi alanlar bu başarıya katkı sağlıyor. Hatta çok küçük oranlarda diğer alanların da etkisi olabiliyor." diyerek sözlerini tamamladı.
Van Van’da şifa kaynağı ‘çiriş otu’ tezgahlardaki yerini aldı Van’da karların erimesi ve ilkbaharın gelmesiyle birlikte yüksek kesimlerde kendiliğinden yetişen, bölge halkı tarafından şifa kaynağı olarak bilinen ‘çiriş otu’ tezgahlarda satışa sunulmaya başlandı. Van ve çevresinde nisan ile mayıs aylarında karların erimesiyle birlikte dağların yüksek kesimlerinde yetişen çiriş otu, pazarlardaki yerini aldı. Doğadan bin bir güçlükle toplanan ve birçok ailenin geçim kaynağı olan şifalı ot, şehir merkezindeki tezgahlarda kilosu ortalama 100 TL’den alıcı buluyor. Özellikle çorba, pilav, börek ve çeşitli sulu yemeklerde tercih edilen çiriş otunun, bölge halkı tarafından birçok hastalığa karşı koruyucu olduğu belirtiliyor. Konuya ilişkin konuşan satıcı Emrullah Savur, bu yıl yağışların fazla olması nedeniyle hasadın geçtiğimiz yıla oranla biraz geciktiğini belirtti. Savur, "Bu sene kar çok olduğu için oralarda hâlâ kar yağıyor. Dağlarda bir sürü kar olması nedeniyle bu ürünler şu an geç geldi; yoksa normalde bir hafta, 10 gün önce gelmesi lazımdı. Aynı ıspanak gibi kaynatılarak pişiriliyor. Karaciğere, akciğere, tansiyona ve şekere çok iyi geliyor, yani oldukça faydalı. Mideyi temizliyor, bağırsakları sürekli çalıştırıyor. Piştiği zaman azaldığı için bir insan en az 5-6 kilo alıyor" dedi. "Bir haftaya kadar yayla muzu da çıkar" Çiriş otunun dağlardan toplanmasının çok zahmetli olduğunu dile getiren Savur, "İnsanlar kilometrelerce yol gidip o dağlara çıkıyor; o yüksekliği bir binanın katlarıyla kıyaslayın, öyle bir emek var. İnşallah daha güzel olur. Henüz sirmo, mendi, kenger ve uşkun (yayla muzu) gibi bitkiler yeni yeni başlıyor, daha fazlası da gelecek inşallah. Bir haftaya kadar uşkun (yayla muzu) da çıkar. Tabii bu sene yağış çok olduğu için inşallah daha bereketli ve daha güzel olur" diye konuştu.
Bilecik Doğanın sesi BŞEÜ’de yankılanacak Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi (BŞEÜ) "Kampüsüne Bir Zeytin Dalı da Sen Uzat" projesinde, önemli bir başarıya imza atarak adını ÜNİFEST finaline yazdırdı. Genç TEMA Kulübü tarafından yürütülen, Gençlik ve Spor Bakanlığı Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı kapsamında desteklenen "Kampüsüne Bir Zeytin Dalı da Sen Uzat" projesi, önemli bir başarıya imza atarak adını ÜNİFEST finaline yazdırdı. Ulusal çapta gururlandıran bu vizyoner proje, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’nde düzenlenecek olan Üniversite Öğrenci Toplulukları Toplumsal Katkı Proje Festivali’nde ’İklim Değişikliği, Çevresel Sürdürülebilirlik ve Yeşil Enerji’ kategorisinde zirve için sahneye çıkacak. Zafer Asım Kaplancıklı: "Atılan her adım, gençlerimizin içindeki doğa sevgisini devasa bir farkındalık hareketine dönüştürdü" Rektör Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı proje hakkında yaptığı açıklamada, "Sadece bir proje olmanın çok ötesine geçerek yeşil bir geleceğin tohumlarını atan bu çalışma; sürdürülebilirlik bilincini en üst seviyeye taşımak, çevre duyarlılığını kampüs sınırlarımızın dışına taşırmak ve doğayla kusursuz bir uyum içinde yaşama kültürünü inşa etmek amacıyla öğrencilerimizin muazzam enerjisiyle hayata geçirildi. Atılan her adım ve hayata geçirilen her faaliyet, gençlerimizin içindeki doğa sevgisini devasa bir farkındalık hareketine dönüştürürken, onlara topluma yön verecek sarsılmaz bir sosyal sorumluluk bilinci kazandırdı. ÜNİFEST finalinde boy gösterecek olmak; projemizin sağlam bilimsel temellerinin, her alanda uygulanabilir yenilikçi yapısının ve topluma sunduğu eşsiz katkı potansiyelinin en parlak kanıtıdır. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi olarak göğsümüzü kabartan bu büyük başarıda alın teri döken, doğaya nefes olan tüm öğrencilerimizi ve onlara yol gösteren kıymetli akademik danışmanlarımızı yürekten tebrik ediyor" diye konuştu.