SAĞLIK - 28 Haziran 2025 Cumartesi 10:06

Kronik sırt ağrısının çözümü beyinde olabilir

A
A
A
Kronik sırt ağrısının çözümü beyinde olabilir

Depresyon ve anksiyetenin sırt ağrısına neden olduğunu belirten Uzman Klinik Psikolog Aybige Üstüner, bu yüzden çözümün omurgada değil beyinde olabileceğini söyledi. Üstüner, sekiz haftalık bir farkındalık veya bilişsel davranışçı terapi (BDT) kürünün, ağrı kesiciler veya diğer tedavi biçimlerine yanıt vermeyen kişilerde sırt ağrısını önemli ölçüde azalttığını aktardı.


Günümüzde genç yaşlı pek çok insan sırt ağrısı sorunu yaşıyor. Modern yaşam tarzı, masa başında çalışmak, kötü duruş alışkanlıkları ve yetersiz fiziksel aktivite sırt ağrısının başlıca nedenleri arasında yer alıyor. Son dönemlerde birçok kişi boyun veya sırt sorunları nedeniyle çalışmakta güçlük çekiyor. Yakın zamanda yapılan bir klinik deney, sekiz haftalık bir farkındalık veya bilişsel davranışçı terapi (BDT) kürünün, halihazırda ağrı kesiciler kullanan ve diğer tedavi biçimlerine yanıt vermeyen kişilerde sırt ağrısını önemli ölçüde azaltabileceğini gösterdi.


Araştırmalar, erkeklerde öfkenin sırt ağrısıyla yakından ilişkili olduğunu ortaya koydu. Çalışma, öfkeyi yönetemeyen erkeklerin, kas gerginliğinin arttığı ve tablonun daha da kötüleştiğini gözler önüne serdi.


Yapılan araştırmayı değerlendiren Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nden Uzman Klinik Psikolog Aybige Üstüner, "Bilişsel davranışçı terapinin rolü, ağrı, düşünceler ve duygular arasındaki bu ilişkiyi kesintiye uğratmak. Hissettiğimiz ağrı hakkındaki inançlarımızı değiştirdiğimizde ağrı da değiştirmiş oluruz" ifadelerini kullandı.



"Acı ile savaşmayın, duygularınızı yönetin"


Düşünceleri doğru şekilde kontrol altına alarak uzun vadede ağrı kesici ilaç kullanımı kadar ağrının hafifleyebileceğini de aktaran Psikolog Aybige Üstüner, semptomları yönetmeye yardımcı olacak 5 öneriyi de sıraladı:


"Sırt ağrısını tetikleyen, artıran düşünceler kişiden kişiye değişir. Ağrı üzerinde tekrar tekrar düşünmek ağrıyı daha yoğun hissetmenize neden olabilir. Bunları yazmak, bunu işlemeye yardımcı olabilir ve düşünmeye son verebilir. Olumsuz düşüncelerinizi not edin ve gelecekte kendinize daha iyi bakmak için neler yapabileceğinizi yazın.


Depresyon, anksiyete, sırt ağrısına neden olur ve tabloyu daha da kötüleştirebilir. Kaygılı, çökük veya öfkeli hissedebiliriz. Bu nedenle sırt ağrısının hayatınızın bir parçasını kabul edin ve buna göre yaşayın.


Birçok çalışma, yeşil alana maruz kalmanın ağrıyı azalttığını ve sırt ağrısı da dahil olmak üzere kronik ağrı rahatsızlıkları çeken kişilerde yaşam kalitesini iyileştirdiğini gösteriyor. Açık hava sizi gelecekle ilgili endişelerinizden uzaklaştırırken ağrınızı da azaltabilir.


Vücudunuzda acıyı hissettiğinizde beyin mücadeleye girer ve tepki olarak direnir ve acı ile savaşır. Bu çatışmaların üzerine hayal kırıklığı, korku ve gerginlik eklenirse durum daha da kötüleşebilir. Bu yüzden masa başında çalışanlar, ağrı konusunda endişelendiklerinde her yarım saatte bir kalkıp esnemeli ve her saat başı kısa bir yürüyüşe çıkmalı.


Hayat rutininize derin nefes egzersizlerini dahil edin. Günde üç kez uygulanan beş dakikalık derin nefes alma egzersizleri ağrıyı hafifletmeye yardımcı olabilir."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kahramanmaraş Saldırıda hayatını kaybeden Kerem’in mezarına çiçekler dikildi Kahramanmaraş’ta okulda gerçekleşen silahlı saldırıda hayatını kaybeden Kerem Erdem Güngör’ün eniştesi, "Kerem çok tatlı bir çocuktu. 11 yaşındaydı. Kimseyi kırmayan, güler yüzlü, tarif edilemeyecek ve ağzından küfür çıkmayan bir çocuktu" dedi. Kahramanmaraş’taki okul saldırısında hayatını kaybederek Şeyh Adil Mezarlığı’nda yan yana defnedilen çocukların mezarına yakınlarının ziyaretleri sürüyor. Saldırıda hayatını kaybeden Kerem Erdem Güngör’ün eniştesi Durmuş Koca ve yakınları mezar başında dua edip, mezara çiçekler dikti. "Kerem çok tatlı bir çocuktu" Enişte Durmuş Koca, Kerem’in güler yüzlü ve ağızından küfür çıkmayan bir çocuk olduğunu söyleyerek, "Sözün bittiği yer. Allah, anne babalarına sabırlar versin. Kerem’in babası, ’pilot olmak istiyordu oğlum’ diyordu. Allah sabrını versin. Ben enişteleriyim. Kerem çok tatlı bir çocuktu. 11 yaşındaydı. Kimseyi kırmayan, güler yüzlü, tarif edilemeyecek bir çocuk ve ağızından küfür çıkmayan bir çocuktu. Bizi gördüğünde çok severdi. Biz kendisine doyamadık, doyamadan gitti. Ailesine çok iyiydi sıkıntı yoktu. Ben olay yerine sonradan gelmiştim geldiğimde orada yoktu hastanede aradık. Kerem üç kardeşti ve ortanca çocuktu. İki kardeşi daha var. Kardeşleri aklı ermiyor olabilir ama abisinin yokluğunu arayacaktır. Unutulacak şey değil" dedi.
Eskişehir Rektör Adıgüzel’in katılımıyla "AUPRESS Dergi Editörleri Değerlendirme Toplantısı" yapıldı Anadolu Üniversitesi yönetimi ve dergi editörleri, yayıncılık faaliyetlerinde kurumsallaşma ve uluslararasılaşma hedeflerini değerlendirmek üzere bir araya geldi. Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel’in başkanlığında, AUPRESS yönetimi ve bünyesindeki tüm dergi editörlerinin katılımıyla gerçekleştirilen geniş kapsamlı toplantıda, akademik yayıncılıkta gelinen son nokta ve gelecek vizyonu paylaşıldı. "AUPRESS hem ulusal hem de uluslararası yayıncılık literatüründeki stratejik konumunu pekiştiriyor" Toplantının açılışında konuşan Rektör Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Anadolu Üniversitesi’nin bilimsel üretim kapasitesinin altını çizerek şunları kaydetti: "Üniversitemiz bünyesinde üretilen bilimsel bilginin küresel ölçekte karşılık bulması; yayınlarımızın niteliği ve erişilebilirliği ile doğrudan ilişkilidir. Bugün AUPRESS çatısı altında, ESCI ve Scopus gibi prestijli uluslararası dizinlerde taranan dergilerimizin varlığı, küresel bilim ekosisteminde üst sıralarda yer alma kararlılığımızın somut bir göstergesidir. Bunun yanı sıra, ulusal yayıncılık standartlarının temel referans noktası olan TR Dizin’de taranan dergi sayımızın kayda değer bir seviyeye ulaşması, AUPRESS’in hem ulusal hem de uluslararası yayıncılık literatüründeki stratejik konumunu pekiştiriyor. Gelinen bu yetkinlik aşamasında; kalitesini kanıtlamış mevcut dergilerimiz, yayın hayatına yeni başlayan dergilerimize rehberlik ederek akademik prestijimizi daha ileriye taşıma noktasında öncü bir rol üstlenecek." Toplantının ana gündem maddesini, Anadolu Üniversitesi bünyesindeki tüm süreli yayınların AUPRESS çatısı altında birleşmesiyle yakalanan ivme oluşturdu. Rektörlük ve AUPRESS yönetimi tarafından yapılan sunumlarda; 20 dergilik portföyün tek bir kurumsal şemsiye altında toplanmasının, yayın süreçlerinde standardizasyonu sağladığı ve kurumsal aidiyeti güçlendirdiği vurgulandı. "Dergilerimizin AUPRESS çatısı altında toplanması vizyoner bir adımdır" Akademik dergilerin tek bir merkezden yönetilmesinin stratejik önemine değinen Rektör Danışmanı ve ANASAM Müdürü Prof. Dr. Mustafa Bostancı konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Dergilerimizin AUPRESS çatısı altında toplanması sadece teknik bir birleşme değil; aynı zamanda yayıncılıkta kalite standartlarımızı ortak bir paydada buluşturan vizyoner bir adımdır. Bu bütünleşik yapı sayesinde editoryal süreçlerde tam uyum sağlarken, üniversitemizin entelektüel sermayesini çok daha güçlü ve organize bir biçimde uluslararası mecralara taşıma imkânı buluyoruz." Toplantıda, özellikle ESCI ve Scopus gibi prestijli dizinlerde taranan Anadolu Üniversitesi dergilerinin elde ettiği başarılar örneklerle aktarıldı. Bu başarıların, Anadolu Üniversitesi’nin bilimsel literatürdeki ağırlığını ve uluslararası sıralamalardaki konumunu doğrudan yükselttiği ifade edildi.Editörlerin görüş ve önerilerinin dinlendiği oturumlarda; niteliksel gelişimin, niceliksel artıştan daha öncelikli olduğu kararlılıkla yinelendi. AUPRESS’in önümüzdeki döneme ait stratejik yol haritasının da masaya yatırıldığı görüşmede; dijital yayıncılık teknolojilerinin optimizasyonu, açık erişim politikalarının genişletilmesi ve diğer dergilerin de uluslararası üst dizinlere kabul edilmesi için sunulacak teknik ve akademik destek süreçleri detaylandırıldı. Toplantı, bilimsel mükemmeliyet odaklı bu yapılanmanın Anadolu Üniversitesi araştırma ekosistemine sunduğu katkıların artırılarak sürdürülmesi temennisiyle sona erdi.