GÜNDEM - 08 Şubat 2026 Pazar 18:45

Kuantum İstihbarat 2071 kitabı tanıtıldı

A
A
A
Kuantum İstihbarat 2071 kitabı tanıtıldı

Prof. Dr. Ramazan Biçer ve Dr. Eda Alemdar’ın kaleme aldığı "Kuantum İstihbarat 2071" adlı kitap, diplomasi, akademi, yargı, kamu ve güvenlik alanından önemli isimlerin katılımıyla düzenlenen etkinlikle tanıtıldı.


İstihbarat anlayışına yeni bir soluk kazandıran Kuantum İstihbarat 2071 kitabının tanıtımı, İstanbul’daki Rami Kütüphanesi’nde düzenlenen etkinlikle gerçekleştirildi. - Prof. Dr. Ramazan Biçer ve Dr. Eda Alemdar’ın kaleme aldığı kitap tanıtımında diplomasi, akademi, yargı, kamu ve güvenlik alanından çok sayıda önemli isim bir araya geldi. Türkiye’nin yanı sıra Pakistan başta olmak üzere farklı ülkelerden diplomatik temsilcilerin de katıldığı etkinlik, kitapta yer alan konuların uluslararası düzeyde ilgi gördüğünü açıkça ortaya koydu.


İstanbul’da gerçekleştirilen tanıtım programına; Pakistan İstanbul Başkonsolosu Khawaja Khurram Naeem, Cumhuriyet Savcısı Yusuf Çakar, İstanbul Vali Yardımcısı Hasan Hüseyin Can, Eyüpsultan Kaymakamı Dr. Arslan Yurt, Pakistan Türkiye Dostluk Derneği Kurucu Başkanı ve Pakistan İstanbul Başkonsolosluğu Onursal Danışmanı Dr. Mian Waqar Badshah, Dışişleri Bakanlığı İstanbul Temsilciliği adına Muhammed Mustafa Şimşek, STM Savunma Teknolojileri Kıdemli Mühendisi Reha Biçer, sanatçı Ahmet Şafak ve çok sayıda basın mensubu katıldı.


Programda konuşan yazarlar Prof. Dr. Ramazan Biçer ve Dr. Eda Alemdar, kitapta geleceğin istihbarat anlayışını, kuantum teknolojilerinin güvenlik ve devlet yönetimine etkilerini ele aldıklarını belirtti. Biçer ve Alemdar, çalışmanın akademik ve stratejik alanda önemli bir referans kaynağı olmasını hedeflediklerini ifade etti.


Dr. Eda Alemdar ise, "Bu kıymetli etkinlikle tanıtımını gerçekleştirdiğimiz Kuantum İstihbarat 2071; yapay zekâyı, bilinci ve güvenliği ayrı ayrı değil, aynı denklem içerisinde ele alan; geleceği yalnızca tahmin etmeye değil, bilimsel veriler ışığında anlamaya ve yönlendirmeye çalışan bir perspektif sunmaktadır. Bu nedenle ülkemizin bilinç araştırmaları ve kuantum yapay zekâ çalışmalarında bir araştırma merkezi haline gelmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu alanlara yapılacak yatırımlar yalnızca akademik ilerleme sağlamayacak; aynı zamanda güvenlik, teknoloji ve insanlık geleceği açısından kritik katkılar sunacaktır. Bugün atılan bu adımın, yarının dünyasında bilimi yönlendiren ve geleceği okuyabilen ülkeler arasında yer almamıza katkı sağlayacağına yürekten inanıyorum" dedi.


Kitabın özgün bir çalışma olduğunu belirten Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ramazan Biçer ,"Mevlana’nın ifadesiyle söylenenleri söylenmiş yeni bir şeyler söylemek lazım ilkesinden hareket ettik. Bize göre de özgün bir çalışma oldu. Bu çalışmanın geniş boyutta insanlığa yönelik bir katkı aynı zamanda devletimize yönelik öte yandan da bilim dünyasında yeni ufuklar verir. Yeni düşüncelere kapı açma mahiyetinde bu çalışmamızı gerçekleştirdik. Daha geniş çaplı düşünebilmek interdisipliner bir alanda fikir üretebilmek amacıyla bu çalışma sadece bir alana yönelik değil, yapay zeka vardır, teoloji vardır, metafizik vardır ama onun yanında da fütürist yaklaşımla bu çalışma ele alındığı için okuyucularımızın hemen hemen her kesimini ve her kitleye hitap edebilecek bir yapıda olduğunu düşünüyorum. Pakistan’la ilgili çalışma Pakistanlı bir yazar bizim editörümüz olarak oldu. Dolayısıyla kitabın tamamen gözden geçirdik çalışma daha ileriye yönelik Pakistan - Türkiye arasındaki stratejik işbirlikleri yol açabilecek bir mahiyet ve yapıda olduğunu düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.


Sanatçı Ahmet Şafak, Kuantum İstihbarat 2071’in yalnızca teknik ya da akademik bir çalışma olmadığını vurgulayarak, "Daha önce kaleme aldıkları kuantum boyutundaki istihbarat kitabı çok daha geniş bir perspektifle bu defa kuantum istihbarat 2071 yazdılar. Vizyonu biraz daha artık 2071’lere taşındı. Nöroscience dediğimiz nörobilimin sınırları içerisinde insanlarımıza yeni bir vizyon anlatmak. Aslında türk insanına yeni bir vizyon anlatmak ve tüm dünyaya bunu anlatmak noktasında çok önemli bir kitap ele aldılar" şeklinde konuştu.


Katılımcılar da yaptıkları değerlendirmelerde, eserin Türkiye’nin gelecekteki güvenlik ve teknoloji vizyonuna katkı sağlayacağını vurguladı. Etkinlik, hatıra fotoğrafı çekimi ve kitap imza programının ardından sona erdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Rize Recep Uçar: "Maça gelen seyircilerimizi evlerine mutlu göndermek istiyorduk" Çaykur Rizespor Teknik Direktörü Recep Uçar, Galatasaray maçının ardından, "En iyi kadrolardan, en iyi takımlarından biri olsa da bugün planladığımız oyunu en iyi şekilde uygulayıp maça gelen seyircilerimizi evlerine mutlu göndermek istiyorduk, üzgünüm" dedi. Trendyol Süper Lig’in 21. haftasında Çaykur Rizespor sahasında Galatasaray’a 3-0’lık skorla mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Çaykur Rizespor Teknik Direktörü Recep Uçar, açıklamalarda bulundu. Sahalarında galip gelerek taraftarın yüzünü güldürmek istediklerini ancak mağlup olduklarını belirten Uçar, "En iyi kadrolardan, en iyi takımlarından biri olsa da bugün planladığımız oyunu en iyi şekilde uygulayıp maça gelen seyircilerimizi evlerine mutlu göndermek istiyorduk. Üzgünüm en başta onu söyleyeyim. Biraz futbol şansımızın da yanımızda olmadığı, yaptığımız bireysel hatalarla ağır cezalandırıldığımız bir maç oldu. Kısaca özetlersem genel stratejimiz arkada biraz daha dengeli kalıp onları geriye ittirip, sonra ittirdiğimiz ön alana baskıya çıktığımızda birebir eşleşip hataya zorlamaktı. Savunma anlamındaki planımızda çok iyi başlamadık ama çok pozisyon verdik. Icardi’nin direkten dönen topunun olduğu pozisyon var. Sonrasında 19’da 4’e 2 olmasına rağmen Barış Alper’in kafa vuruşunu savunamadık. Sonraki bölümde net yakaladığımız pozisyonlar var. Maçın 2-3 tane kırılma anı vardı. Ali Sowe’la 2 tane arka arkaya pozisyon yakaladık. İlk yarı genel itibarıyla ciddi geçişler yakaladık. Hatta maçın ilk pozisyonuna Taylan’la biz girdik. Daha iyi geçişler yapıp daha iyi sonlandırabilirdik" açıklamasında bulundu. "Galatasaray’ın daha rahat oynadığı bir maç oldu" Ali Sowe’un bulduğu ve ofsayt gerekçesiyle VAR’dan iptal edilen gol hakkında da konuşan Uçar, VAR sistemine çok fazla güveni kalmadığını söyleyerek, "Geçen sene de federasyon başkanımızın operasyon çekildiğini teyit ettiği bir sistemde artık çok fazla güvenimin olmadığı bir VAR sistemi var. Buna sığınmıyorum, bundan dolayı da kaybetmedik ama bir Türk antrenör olarak şu an uygulanan VAR sistemine ve uygulamalara baktığımda bazen bu pozisyonlar 2-3 dakika incelenirken bizim pozisyonlarımız 10-15 saniyede geçilebiliyor. Yaşadığım deneyimler de bunu gösteriyor. Beni tanıyanlar bilir, inanmadığım bir şeyi kimse bana söyletemez. Bu sistemle alakalı ciddi tereddütlerim var. İptal edilen gol sonrası oyunda momentumu yakalayabilirdik. Sonrasında yaptığımız bireysel bir hata ağır cezalandırıldı. Üçüncü golde Samet uzaklaştırmaya çalışıyor, top Hojer’e çarpıyor ve Osimhen’in önüne düşüyor. Bir diğer şanssız hata. Sonraki bölümde oyun koptu. 3-0’dan sonra riskler aldık. Valentin’le direk pozisyonumuz var ama gerçekçi olmak gerekirse Galatasaray’ın daha rahat oynadığı bir maç oldu" ifadelerini kullandı.