ASAYİŞ - 19 Aralık 2025 Cuma 11:47

Küçükçekmece’de serseri kurşunun hedefi olan 19 yaşındaki Muhammet’in ölümüne ilişkin soruşturma tamamlandı

A
A
A

İstanbul Küçükçekmece’de arkadaşlarıyla halı saha maçına giderken serseri kurşunun hedefi olan Muhammet Mutluay’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. İddianamede 4 sanığın, ‘olası kastla ölüme neden olma’ ile ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ gibi çeşitli suçlardan, 20 yıldan 68 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmaları talep edildi. İddianame mahkemece kabul edilirken, oğlunun mezarı başında konuşan acılı baba Tanju Mutluay, "Konuşacak çok şey var, içim içime sığmıyor. Her geçen gün çocuğumuzu özlüyoruz. Huzurumuz kalmadı, hiçbir şeye hevesim kalmadı, bana bunun hesabını versinler" dedi.

Küçükçekmece’de, 30 Ekim 2024 tarihinde meydana gelen olayda iddiaya göre, çalıntı araç içerisinde bulunan maskeli 3 şahıs, tabancalarıyla bir başka araca rastgele ateş edip, etrafı kurşun yağmuruna tutmuştu. O sırada halı sahaya giden Muhammet Mutluay’ın içinde bulunduğu araç da serseri kurşunların hedefi olmuş. Aracın ön koltuğunda oturan 19 yaşındaki Muhammet Mutluay’ın, başına isabet eden kurşunla vurularak hayatını kaybetmişti. Olaya ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, Muhammet Mutluay ‘maktul’, Muhammet’in anne ve babası Tanju ve Derya Mutluay ile kaldırımda kurşunlanan araç içerisindeki 5 kişi ‘müşteki’, etrafa ateş ettiği iddia edilen Çekdar Ilık ve Yiğit Erdem Yağmur’un da bulunduğu 4 şahıs ise ‘şüpheli’ sıfatıyla yer aldı.

Küçükçekmece’de serseri kurşunun hedefi olan 19 yaşındaki Muhammet’in ölümüne ilişkin soruşturma tamamlandı

Sanıklar ateş ettiği sırada mermiler, ön yolcu koltuğundaki Muhammet’in başına isabet etti

Hazırlanan iddianamede, kaldırımda bulunan müştekilerin yanlarına çalıntı bir aracın yanaştığı, bu sırada aracı sanık Eyüp Kaya’nın kullandığı, arka sağ koltukta ise sanık Çekdar Ilık’ın oturduğu, araç içerisindeki şahısların yüzlerinin maskeli olduğu, aracın müştekilerin yanından geçtiği sırada, arka koltukta oturan sanık Ilık’ın müştekilere doğru ateş etmeye çalıştığı aktarıldı. İlk etapta silahın tutukluk yaparak ateş almadığı ve şüpheli Ilık’ın silahını doldur boşalt yaptığının belirtildiği iddianamede, Ilık ve ön yolcu koltuğundaki sanık Yiğit Erdem Yağmur’un, müştekiler Ramazan Makas, Mustafa Yiğit, Samet Burak Aşçı ve 17 yaşındaki Y.A. ve 18 yaşındaki Hamza Ormi’ye yönelik ateş ettiği, ancak müştekilerin yara almadığı vurgulandı. İddianamede, sanıklar Ilık’ın ve Yağmur’un, araçtan geriye doğru ateş etmeye devam ettiği, bu esnada mermilerin, tesadüfen güzergahta bulunan bir başka aracın ön yolcu koltuğundaki Muhammet Mutluay’ın başına isabet ettiği ve Mutluay’ın yapılan tedavisine rağmen 2 Kasım 2024 tarihinde vefat ettiği bilgisi yer aldı. Öte yandan, araç içerisinden müştekilerin aracına silah sıkan bir başka sanığın Yasin Ünal olduğunun tespit edildiği, olay sonrası Ünal ve beraberindeki şüphelilerin, Ataköy’de bir mekanda arkadaşlarıyla bir araya geldikleri iddianamede anlatıldı.

Düzce’de yakalanan sanık: "Araçta bulunan sanıklar zaman zaman uyuşturucu ticareti yapıyordu"

Sanıkların, olayı gerçekleştirdikleri aracı bir firmadan kiralayıp, sonrasında GPS sistemini söktükleri ve araç plakalarını değiştirdikleri bilgisi iddianamede yer aldı. Sanık Ilık’ın, olay sonrası Bitlis’e kaçma hazırlığı yaptığı sırada Düzce’de otobüste yakalandığı ve polis ekiplerince alınan ifadesinde, hayatını kaybeden Muhammet Mutluay ile diğer müştekileri tanımadığını, araçta bulunan sanıkların zaman zaman uyuşturucu ticareti yaptığını belirttiği aktarıldı. Olay yeri inceleme ekiplerinin, ele geçirilen çalıntı araç üzerinde yaptığı parmak izi inceleme raporu da iddianamede yer aldı. Raporda, çalıntı araca çalıntı plaka takıldığı, ön plakalık kısmında ve aracın sağ ön kapı dış yüzeyinde sanık Yiğit Erdem Yağmur’un parmak izi olduğu belirtildi. Muhammet’in hayatını kaybettiği noktada yapılan inceleme tutanağında ise, yerde 4 adet mermi çekirdeği ile bulundurulması yasaya aykırı fişek ele geçirildiği bilgisi yer aldı. Maktul Muhammet Mutluay hakkında düzenlenen otopsi raporu da iddianamede yer aldı. Raporda, Mutluay’ın vücuduna 1 adet ateşli silah mermi çekirdeğinin isabet ettiği, bu yaralanmanın öldürücü nitelikte olduğu, ölümün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kafatası kemik kırıkları ile birlikte beyin kanaması ve beyin doku zedelenmesi sonucu meydana geldiği belirtildi.

Sanıklar hakkında değişen oranlarda hapis talebi

Hazırlanan iddianamede, sanıklar Çekdar Ilık ve Eyüp Kaya hakkında, maktul Muhammet Mutluay’a yönelik ‘olası kastla ölüme neden olma’, olay yerindeki 3 müştekiye yönelik ‘kasten öldürmeye teşebbüs’, 2 müştekiye yönelik ise ‘çocuğa karşı kasten öldürmeye teşebbüs’ ve ‘ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma’ suçlarından toplamda 42’şer yıl 4’er aydan, 68’er yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmaları talep edildi.

İddianamede, diğer sanık Yiğit Erdem Yağmur hakkında, Mutluay’a karşı ‘olası kastla ölüme neden olma’, ‘çocuğa karşı kasten öldürmeye teşebbüs’ suçlarından toplam 40 yıldan 53 yıla kadar hapis cezasıyla, bir diğer sanık Yasin Ünal hakkında ise, ‘olası kastla kasten öldürmeye azmettirme’ suçundan 20 yıldan 25 yıla kadar ve diğer müştekilere karşı da işlenen çeşitli suçlardan değişen oranlarda hapis cezasıyla cezalandırılmaları istendi.

Ayrıca sanıklar hakkında hazırlanan iddianame, Küçükçekmece Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Sanıklar, önümüzdeki günlerde ilk kez hakim karşısına çıkacak. Öte yandan olaya ilişkin güvenlik kamerası görüntülerinde ise vatandaşların yaşadığı panik anları ve kaçıştığı görülüyor.

"Konuşacak çok şey var, içim içime sığmıyor, her geçen gün çocuğumuzu özlüyoruz"

Öte yandan evladının mezarı başında açıklamalarda bulunan acılı baba Tanju Mutluay, "Oğlum hem okuyor, hem gelin fotoğrafçılığı işi yapıyordu. Olay oğlum çekim bittikten sonra halı sahaya giderken olmuş. Küçükçekmece Bağlar Caddesi’nde, bu olaydan bir gün önce bir olay olmuş uyuşturucu çetelerinin. Bir hesaplaşma olayı olmuş, çocuk oradan geçerken, o kişiler oraya bir katliam için gitmiş, hepsi maskeli. Konuşacak çok şey var, içim içime sığmıyor. Her geçen gün çocuğumuzu özlüyoruz. Huzurumuz kalmadı, hiçbir şeye hevesim kalmadı, bana bunun hesabını versinler. Bunlar, araçtan kafalarını çıkarıp, geriye doğru benim oğlumun aracına doğru 3 el ateş ediyor. 1’i arabaya geliyor, o da oğlumu canından ediyor. Buna savcı olası kast diyor, ben bunu kabul etmiyorum" dedi.

"Böyle bir haber nasıl verilebilir ki, evladın vurulmuş diye"

Hayatını kaybeden Mutluay’ın sütkardeşi Yaren Başpınar ise, "Benim olaydan akşam haberim oldu. Muhammet’i vurmuşlar. O an tabii bir insanın, sevdiğinin vurulma haberini almak kolay değil. Çöktüm yere, bir yandan teyzem evde yatıyor. Ona nasıl söyleyeceğimi bilemedim çünkü böyle bir haber nasıl verilebilir ki? Evladın vurulmuş diye. Hastaneye gittik, 3 gün Muhammet’in kalkmasını bekledik. Maalesef orada hayatı sonlandı. Benim Muhammet’le aramda 3 ay var. Aynı okullara gittim, aynı evde büyüdük neredeyse, çok zor. Aynı işte çalışıyoruz Muhammet’le, o motor almıştı son zamanlarda. O zamanlarda benim kaskım yoktu. Yolda giderken bana 10 dakikada bir ‘üşüdün mü, durayım mı?’ Bir insan bu kadar iyi olabilir mi? Siz giderken arkasındakini de düşünür mü? Muhammet öyle bir insandı. Hayatım boyunca bana çok güzel kardeşlik yaptı. Ben de ona yaptığıma inanıyorum. Onu çok seviyorum" dedi.

Gamze Şenyiğit

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Yaşar Üniversitesi’ne EBSO’dan anlamlı ödül Yaşar Üniversitesi’nin üniversite-sanayi iş birliğine katkı sağlayan çalışmaları sanayiciler tarafından ödüllendirildi. Üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi, bölgesel AR-GE kapasitesinin geliştirilmesi ve iyi uygulama örneklerinin görünür kılınarak ekosistemin teşvik edilmesi amacıyla, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen "Üniversite-Sanayi İş Birliği Projeleri Ödülleri" sahiplerini buldu. Yaşar Üniversitesi, yenilikçi fikirlerle üniversite-sanayi iş birliğinin katma değere dönüşümüne olan desteklerinden dolayı "Üstün Hizmet Onur Ödülü"ne layık görüldü. Yaşar Üniversitesi ve May Agro Tohumculuk tarafından ortak olarak yürütülen "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" Üniversite- Sanayi İş Birliği kategorisinde ödül aldı. Ayrıca üniversite-sanayi iş birliğinin gelişerek güçlenmesine katkı sağladığı ve değer yarattığı için Yaşar Holding’e "Üstün Hizmet Ödülü" verildi. Teknoloji üssü EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar İzmir’in sanayisi ve üniversiteleri ile bir teknoloji üssü olabileceğini belirterek, "Üniversite-sanayi iş birliğinin tohumlarını 1986 yılında Ege Üniversitesi ile attık. Rotamız belli. Hedefimiz destekleyecek eğitim ve sonuç odaklı çalışma ile bu iş birliğini Türk sanayisini geliştirecek bir noktaya taşıdık. Birçok üniversite ile çalışmalar yürütüyoruz. Üniversitelerde bilgi var, sanayicide girişim var. Sanayiciler olarak üniversitelerdeki bu bilgiyi almaya hazırız. İzmir’de üniversiteler ve teknoloji merkezleri ile bu kentin bir teknoloji üssü haline gelmesi için hiçbir engel yok" dedi. "İş birliği genlerimizde var" Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, üniversitenin genlerinde sanayi ile iş birliği olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Kurucu vakfımızın arkasında birçok değerli sanayi kuruluşunu barındıran Yaşar Holding var. Üniversitemiz kurulurken bu iş birliği genlerinde vardı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın İzmir’de üniversite-sanayi iş birliği için görevlendirdiği akademisyenlerden biriyim. Bu amaçla hem organize sanayi bölgelerinde hem de kendi topluluğumuz içinde Ege Bölgesi’nin sanayi kuruluşları ile ortak çalışmalar yürütüyoruz. Çok güzel projelere imza atıldı. Ege Bölgesi Sanayi Odası’na çalışmalarımıza değer vererek ödüllendirdiği için teşekkür ederiz." "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" ile ‘Üniversite-Sanayi İş Birliği’ kategorisinde ödül alan May Agro Tohumculuk’un Ar-ge Müdürü Dr. İlker Özmen de, "Yaşar Üniversitesi ile drone ile verim tahminine dayalı bir proje geliştirdik. Pamuğun daha hasat edilmeden verimini tespit etmeyi amaçladık. Başarılı da olduk. Bu daha başlangıç pamuk hastalıkları gibi stres faktörleri ile ilgili çalışmalarımız devam edecek. Projemizin ödüle layık görülmesi bize motivasyon oldu" dedi. Yaşar Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Komesli ve May-Agro Tohumculuk San. ve Tic. A.Ş. Ar-Ge Mühendisi Dr. Aslı Keçeli ile yapay zeka destekli yazılımı geliştiren Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, yazılım sayesinde pamukta verimlilik artarken, üretim maliyeti ve risklerin azaldığını söyledi. Prof. Dr. Ünlütürk, "Çalışma, İHA ve yapay zeka teknolojilerinin tarımsal üretimde nasıl kullanılabileceğini ve bu teknolojilerin pamuk verimi tahmininde geleneksel yöntemlere göre sağladığı avantajları ortaya koyuyor. Bu yenilikçi yaklaşım, ile daha hasat etmeden verim tahmini yapılabiliyor" dedi. Yaşar Holding’e büyük onur Üstün Hizmet Ödülü’nü, Yaşar Holding adına alan Pınar Et ve Çamlı Yem Başkan Yardımcısı Tunç Tuncer, Yaşar Topluluğu olarak çalışmalarında her zaman bilimi öncelik olarak gördüklerini belirterek, "Yaşar Holding sanayinin öncü kuruluşlarının bir araya gelmesinden oluşuyor. Kuruluş felsefesinde bilim var. Mottosu "Bilim, Birlik, Başarı". Bilim ile sanayi birleşince başarı doğal bir sonuç. Şirketlerimiz ve Yaşar Üniversitesi de bu temel felsefe ile Kurucumuz ve Onursal Başkanımız Selçuk Yaşar’ın vizyonuyla hayata geçti. Bugün aldığımız ödüller bu yaklaşımın değerli bir göstergesi." diye konuştu.
Sakarya 46 yıl sonra ortaya çıktı: Gölet çöktü, su yer altından başka noktadan çıktı Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde yaklaşık 46 yıl önce kapatıldığı öğrenilen bir mağara, meydana gelen çökme sonrası yeniden ortaya çıktı. Gölet suyunun aniden boşalması ve farklı bir noktadan yeniden yüzeye çıkması mahallede tedirginliğe sebep oldu. Güven Mahallesi Dınbazlar Sokak’ta bulunan doğal oluşum gölette meydana gelen olayda, mağaradan gelen suyun içme suyunu karıştığı gerekçesiyle yaklaşık 46 yıl önce Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatılan mağaranın ağzında çökme meydana geldi. Çökmenin ardından göletteki su kısa sürede boşalırken, suyun yer altından ilerleyerek yaklaşık 1 kilometre uzaklıktaki Güven Mahallesi’nde bulunan bir su dere yatağından çıktığı gözlendi. Mahalle sakinleri, mağaranın köyün altından uzanan geniş bir yer altı hattına sahip olduğunu ve yıllar önce suyun içme kaynaklarına karışması sebebiyle Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatıldığını ifade etti. Yaşanan çökme ile birlikte yer altındaki su hareketliliğinin yeniden ortaya çıkması, bölgede benzer çökmelerin yaşanabileceği endişesini de beraberinde getirdi. Olay sonrası Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekipleri bölgede geniş çaplı inceleme başlattı. Ekipler, hem gölet çevresinde hem de mahallede farklı noktalarda kontroller gerçekleştirerek suyun akış yönü, zemin yapısı ve muhtemel risklere ilişkin teknik değerlendirmelerde çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca göletin büyük bir bölümünden suyun çekilmesiyle birlikte acı bir tablo da ortaya çıktı. Suyun çekilmesiyle birlikte gölette yaşayan çok sayıda balık akıntıyla yer altına sürüklenirken, bazı balıklar ise çekilen suyun ardından çamurda mahsur kaldı. Çökmeyle yok olan gölet ve çökme alanı dron ile görüntülendi.