KÜLTÜR SANAT - 30 Eylül 2025 Salı 16:01

Kültür Yolu Festivali’nde Fethi Gemuhluoğlu konuşuldu

A
A
A
Kültür Yolu Festivali’nde Fethi Gemuhluoğlu konuşuldu

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından İstanbul’da düzenlenen Kültür Yolu Festivali etkinlikleri kapsamında Taksim Kitabevi’nde program gerçekleştirildi. Programa, Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) İstanbul Şube Başkanı Yazar Mahmut Bıyıklı konuk oldu.


Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından İstanbul’da düzenlenen Kültür Yolu Festivali etkinlikleri kapsamında Taksim Kitabevi’nde gerçekleşen programa, TYB İstanbul Şube Başkanı Yazar Mahmut Bıyıklı konuk oldu. "Şehirli Bir Entelektüel: Fethi Gemuhluoğlu" başlıklı konuşmasında Bıyıklı, Gemuhluoğlu’nun Türkiye’nin son yüzyılındaki öncü şahsiyetler arasında özgün bir yere sahip olduğunu belirterek şunları söyledi:


"Bu dünyadan göçeli onlarca yıl olmasına rağmen, onu tanıyan herkesin üzerinde hâlâ hayattaymışçasına etkisi olan bir isim Fethi Gemuhluoğlu. Hatta onunla yeni tanışanları bile hayattaymışçasına etkileyen bir insan. Türkiye’ye kazandırdığı sayısız akademisyen, edebiyatçı, ilim ve bilim insanıyla siyasetçinin üzerinde öyle derin izler bırakmış ki adı anıldığında insanların ona duyduğu derin saygıyı ve sevgiyi hemen hissediyorsunuz."


Gemuhluoğlu’nun hikâyesinin 1923 yılına, İstanbul’un Göztepe semtine uzandığını hatırlatan Bıyıklı, doğduğu evin Göztepe İstasyonu’na açılan cadde üzerinde, Tütüncü Mehmet Efendi Caddesi’ne bakan tek katlı mütevazı bir bina olduğunu söyledi. Çocukluğunu eski İstanbul efendilerinin arasında geçirdi. Türkçesindeki sadelik ve inceliğin kaynağı da bu çevre oldu. Bugünlerin tanığı Muharrem Ergin’in yıllar sonra yaptığı şu değerlendirmeyi aktardı:


"Göztepe’deki ev Fethi’yi Fethi yapan unsurlardan biridir. Bu küçük ev, bir cadde kenarındadır. Öyle ki duvarı doğrudan doğruya yola bitişiktir. Arada en küçük bir mesafe yoktur. Duvarın bir tarafında kalabalık ve gürültü, öte tarafında inanılmaz bir sükûn vardı. Bu, adeta Fethi’nin hayatının aynasıdır. Ev ile bahçe iç içeydi. Bu duvarın ve bahçenin içinde tarihi Türk ailesinin faziletlerini bütün unsurlarıyla taşıyan bir ana ve baba vardı. Gerçekten Fethi gibi bir evlat doğuracak bir anneydi Fethi’nin annesi. Babası ise Türk insanının en güzel örneklerinden birisiydi."


Haydarpaşa Lisesi’ni bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde okuyan ancak mezun olmayan Gemuhluoğlu’nun, Gelibolu’da adliye subayı olarak askerlik yaptıktan sonra İstanbul’da öğretmenlik ve Spor-Sergi Sarayı Müdürlüğü gibi görevlerde bulunduğunu anlatan Mahmut Bıyıklı, tasavvuftan siyasete, iktisattan Türk dünyasına kadar pek çok sahada derin bilgi sahibi olduğunu İslam’ın estetik boyutunu sık sık vurguladığını belirtti.


Gemuhluoğlu’nun hayatını insan yetiştirmeye adadığına dikkat çeken Bıyıklı, burslar ve sohbetlerle etrafına topladığı gençleri geleceğe hazırladığını söyledi. "Rahmetli Fethi Gemuhluoğlu’nun Türk Petrol Vakfı’nı kurmaktaki en önemli amaçlarından biri, İstanbul’a üniversiteyi okumaya gelen Anadolu irfanıyla yetişmiş gençlere maddi ve manevi destek sağlayarak, İstanbul burjuvazisine alternatif bir elit sınıf oluşturmayı amaçladığını vurguladı. Gemuhluoğlu’nun gençleri yalnızca maddi açıdan desteklemekle kalmadığını, bilgi, zekâ, cesaret ve sanat kabiliyeti taşıyanları da yetenekleri doğrultusunda yönlendirdiğini aktaran Bıyıklı, bu yönlendirmelerin yalnızca akademik hayatta değil, Türk düşünce, sanat ve kültür hayatının gelişmesinde de önemli rol oynadığını sözlerine ekledi.


"Sen bakan olacaksın, sen dekan olacaksın, sen roman yazacaksın" diyerek gençlere yol gösterdiğini kaydeden Mahmut Bıyıklı, onun gençlere "Cebinizde kalan son lirayla simit alıp karnınızı doyurmayın, gidin onunla bir tiyatro yahut film seyredin" tavsiyesinde bulunduğunu ifade etti.


Fethi Gemuhluoğlu’nun 23 Kasım 1975’te İstanbul Aydınlar Ocağı’nda yaptığı ve sonradan kitaplaşan ’Dostluk’ konuşmasının efsaneleştiğini dile getiren Bıyıklı, bu konuşmanın milyonlarca insana ulaştığını söyledi. Gemuhluoğlu’nun 5 Ekim 1977’de 55 yaşında vefat ettiğini, Sahra-yı Cedid Mezarlığı’nda annesinin kabrine defnedildiğini belirten Bıyıklı, onun bugünün Türkiye’sinin kültürel ve toplumsal hayatında derin izler bıraktığını vurguladı.


Taksim Kitabevi’nde gerçekleşen ve yoğun ilgi gören söyleşi programı Yazar Mahmut Bıyıklı’nın TDV Yayınlarından çıkan Dostluk Rehberi isimli eserini okuyucularına imzalamasıyla sona erdi.



Kültür Yolu Festivali’nde Fethi Gemuhluoğlu konuşuldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Van Gölü’nde inci kefali göçü başladı: Ekipler sağanak yağış altında nöbette Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan inci kefalinin üreme dönemi nedeniyle tatlı sulara başlattığı göç yolculuğu bu yıl rekor bir yoğunlukla başladı. Van Gölü’nün endemik türü olan inci kefalinin, üreme amacıyla suyun tersine yüzerek başlattığı zorlu yolculuk gerçekleşti. Yaklaşık 20 bin kişinin geçim kaynağı olan balıkların korunması için Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve zabıta ekipleri akarsu mansap bölgelerinde teyakkuza geçti. Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman’ın da katılımıyla gerçekleştirilen denetimlerde, ekipler yoğun sağanak yağış ve zorlu arazi şartlarına rağmen gece gündüz nöbet tutuyor. Bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha yoğun gerçekleşmesi dikkat çekerken, suyun debisiyle birleşen balık sürülerinin oluşturduğu yoğunluk sahada görev yapan ekipleri de şaşırttı. Kaçak avcılığın önlenmesi adına denetimlerini sıkılaştıran ekipler, inci kefalinin zarar görmeden üreme alanlarına ulaşması için bölgeyi abluka altına aldı. "İnanılmaz bir balık popülasyonu var" Akarsu mansap bölgelerinde incelemelerde bulunan Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman, bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha verimli geçtiğini belirtti. İl Müdürü Şişman, "15 Nisan ile 15 Temmuz tarihleri arasında İnci Kefali av yasağı başladı ve şu an devam ediyor. Ekiplerimizle birlikte, balıkların özellikle yumurta bırakmak için sahaya çıktığı bölgeleri kontrol ettik. inanılmaz bir balık popülasyonu var; bu durumdan çok memnunuz. Geçen sene bu kadar değildi, bu sene çok yoğun bir katılım söz konusu. Akarsularımız ve tatlı sularımızdaki sıcaklık 13 dereceye ulaştığında, hayvanların yumurtlamak için gerçekleştirdiği göç hareketi başlıyor. Bu süreçte hem görsel bir şölen oluşuyor hem de balıklar yumurtalarını bırakıyor" dedi. "Balık boylarında da bir artış söz konusu" Bu yılki göçte balıkların fiziksel gelişiminin de sevindirici düzeyde olduğunu dile getiren Şişman, "Tatlı sularda beraberce yaptığımız incelemelerde durumun çok verimli olduğunu gördük. Bu sene inşallah balık boylarında da bir artış söz konusu; bizzat kontrol ettim, oldukça büyük gözüküyorlar. Balık boyundaki bu ilerleme ile birlikte bence çok güzel bir sezon geçecek. Balık açısından her şey olumlu gidiyor" diye konuştu. Kaçak avcılıkla mücadelenin tavizsiz sürdüğünü hatırlatan Şişman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buradan yasağın devam ettiğini tekrar hatırlatmak isterim. 15 Nisan - 15 Temmuz tarihleri arasında inci kefali avcılığı yasaktır. Kaçak avcılık tespitimiz halinde idari para cezaları uygulanmakta ve av malzemelerine el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmektedir. Bunu tüm halkımıza duyurmayı bir görev kabul ediyoruz."
Isparta Tipi vurdu heyelan yolu kapattı, 2 çoban ve yaklaşık 650 küçükbaş hayvan yaylada mahsur kaldı Isparta’nın Yalvaç ilçesine bağlı Yarıkkaya köyünde, yaklaşık 650 küçükbaş hayvanı ile yaylaya çıkan 2 çoban yoğun kar ve tipi ile birlikte meydana gelen toprak kayması nedeniyle geri dönemedi. Bulundukları yerde mahsur kalan çobanların sağlık durumlarının iyi olduğu, ekipler tarafından gerekli yaşam şartlarının sağlandığı ve sürüyü yalnız bırakmamak için yol yapım çalışmalarının tamamlanmasının ardından sürüleriyle birlikte bölgeden ayrılacakları bildirildi. Olay, sabah saatlerinde Yarıkkaya köyü sınırlarında bulunan Sultan Dağları yaylasında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, sürülerini otlatmak için yaylaya çıkan çobanlar Bilal Akpınar ve Ömer Şahin, yaklaşık 650 küçükbaş hayvanla birlikte yoğun kar yağışı ve tipi nedeniyle bulundukları yerde mahsur kaldı. Isparta Damızlık Koyun, Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Hüseyin Sarıdaş’ın ihbarı üzerine bölgeye AFAD ve İl Özel İdaresi ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptığı incelemelerde, çobanların ve koyunların geçtiği güzergâhta zemin yapısının zayıfladığı, yağışların da etkisiyle yaklaşık 300 metrelik alanda meydana gelen toprak kayması sonucu yolun çöktüğü ve bu nedenle yaylaya ulaşımın sağlanamadığı ve bu yüzden geri dönemedikleri belirlendi. Bunun üzerine Yarıkkaya köyünden 3 traktörle yola çıkan 15 kişilik köy halkı ve bölgede bulunan ekipler, zorlu arazi şartlarına rağmen mahsur kalan çobanlara ve hayvanlara ulaşarak saman ve yiyecek ulaştırdı. Ancak yolun kapalı olması nedeniyle küçükbaş hayvanların yayladan indirilemediği öğrenildi. Sağlık durumlarının iyi olduğu belirtilen çobanların, yol yapılana kadar sürülerini bırakmamak için bölgede kalmaya devam ettiği bildirildi. "İnşallah çoban arkadaşlarımıza bir şey olmaz" Çobanlara yardım için bölgeye giden ve ilk ulaşan vatandaşlardan Mikail Şahin, "Orada sürümüz vardı ve bu olay nedeniyle 8-9 hayvanımız telef oldu. Sabah saat 06.30’dan itibaren onları kurtarmak için mücadele ettik, akşam saat 19.30 civarında çalışmaları sonlandırmak zorunda kaldık. Koyunlarımızı ve çoban arkadaşlarımızı gerekli imkanlar sağlanarak bulundukları yerde bıraktık. İnşallah çoban arkadaşlarımıza bir şey olmaz. Biz haberi alır almaz bölgeye gittik ve tehlikeli yollardan geçerek çoban arkadaşlarımıza ulaştık. Allah’a şükür, sağlık durumları iyi. Yanımızda saman ve bazı malzemeler götürdük. Olay yerine vardığımızda sürüde kayıplar olduğunu gördük. Koyunları ve çoban arkadaşlarımızı geri getirmek istedik ancak önümüzde bir akarsu vardı ve yol olmadan bunu aşmamız mümkün değildi. Yoğun tipi vardı ve kar kalınlığı yaklaşık 50 santimetreye ulaşıyordu. Traktörlerimiz bile ilerlemekte zorlandı. Yolu açmak için çok çaba sarf ettik ancak başarılı olamadık. Herkese geçmiş olsun diliyorum" dedi. Yol yapım çalışmalarının sabah saatlerinde devam edeceği bildirildi.