GÜNDEM - 26 Mayıs 2025 Pazartesi 09:57

Kurban kesiminde bunlara dikkat: "Kan doğru şekilde akıtılmazsa bozulma hızlanıyor"

A
A
A

Kurban Bayramı’na günler kala Dr. Öğr. Üyesi Kübra Sağlam, gıda güvenliği konusunda bazı uyarılarda bulundu. Kurban kesimi sırasında hayvanın kanının doğru şekilde akıtılmasının önemine dikkat çeken Sağlam, aksi takdirde etin hızla bozulabileceğini belirtti.

Kurban Bayramı’nın yaklaşmasıyla birlikte uzmanlar, kurban ibadetini yerine getirecek olanlara et tüketimi ve etlerin saklanma şartlarıyla ilgili önemli uyarılarda bulundu. İstanbul Gelişim Üniversitesi’nden Gıda Yüksek Mühendisi Dr. Öğr. Üyesi Kübra Sağlam, kurban kesimi sırasında yaşanan kazaların önüne geçilmesi için de bazı noktalara dikkat çekti. Hayvanların kesimhaneye gönderilmesi önerisinde bulunan Sağlam, kurbanını kendisi kesecek olanlara ise şu uyarılarda bulundu:

"İş sağlığı ve güvenliği kurallarına dikkat etmek gerekiyor. Hayvanın sakin olması çok önemli. Hayvan stres altındayken çok fazla hareket ettiği için yaralanmalar özellikle bu durumlarda gerçekleşebiliyor. Hayvan kesimi için kullanılacak bıçaklar, et kesim bıçakları olmalı ve mutlaka bilenmiş olmalı. Mümkünse birkaç kişinin tutarak kurban kesimini yapması, hayvanın boynunun toprağa doğru döndürülmesi ve kanın tamamen akıtılması gerekiyor. Kontrolsüz kesmek, acele etmek ve hayvanın stres altında olması yaralanmalara neden oluyor. Hem hayvanın hem kesecek olan kişinin sakin olması, mümkünse tecrübesinin olması önemli."

"Direkt dondurucuya atıldığında ölüm sertliği kalıyor"

Etin kolay bozulabilen bir gıda olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Kübra Sağlam, bu nedenle etin dışarıda ya da oda sıcaklığında bekletilmemesi gerektiğini söyledi. Ölüm sertliği denilen rigor mortis olayının önüne geçmek için nelere dikkat edileceğini anlatan Sağlam, "Hayvan kesildikten sonra kas kasılması gerçekleşir. Dolayısıyla ilk gün et tüketildiğinde lastik gibi bir yapı ortaya çıkar. O kasılmanın gevşetilmesi gerekiyor. Hayvanı ölüm sertliğinden kurtarabilmek için hayvanın etinin 18 ila 24 saat arasında, +4 derece ile 10 derece arası soğukta dinlendirilmesi gerekiyor. Direkt eksi 18 dereceye atıldığı takdirde bu kasılma maalesef gevşemiyor. Gıda güvenliği açısından değerlendirecek olursak, bu bekletme en fazla 24 saat içerisinde tamamlanmalı. Çünkü 24 saati geçirdiğimiz takdirde ette mikrobiyal bozulmalar başlıyor. Yüzde 70’i sudan oluşan et bozulmaya çok müsait gıdalardan bir tanesi" dedi.

"Çözülen et tekrar dondurulduğunda mikrobiyal yük iki katına çıkıyor"

Etin porsiyonlara ayrılmasının gıda güvenliği açısından önemli bir unsur olduğunu ifade eden Sağlam, "Et kesinlikle porsiyonlanmalı. Et çok büyük parçalar halinde derin dondurucuya atıldığı takdirde, yemek yapmak için çıkarıldığında ve o parça kullanılmadığında buzluğa geri atılabiliyor. Bu durumda gıda güvenliğini riske atmış oluyoruz. Çünkü et çözülürken mikrobiyal yükü artar ve biz artmış haldeyken onu pişirdiğimizde mikrobiyal değerini düşürürüz. Ama tekrardan derin dondurucuya attığımız takdirde geri çözülmede mikrobiyal yük ortalama 2 katına kadar çıkabiliyor. Onun için tekrar çözündürme olmaması için mutlaka tüketilebilecek kadar porsiyonlara ayırmak ve eksi 18 derecede saklamak gerekiyor" diye konuştu.

Hayvanının kanını akıtırken dikkat

Hayvanın kanının doğru şekilde akıtılmasının etin hijyeni açısından da büyük önem taşıdığını belirten Sağlam, "Su aktivitesi de yüksek bir madde olduğu için kan akıtılmadığı takdirde etin mikrobiyal yükü çok fazla oluyor. Çok fazla mikroorganizma barındırıyor ve bu durum etin daha hızlı bozulmasına sebep oluyor. Dolayısıyla kanın akıtılması, kas kütlesinin rigor mortisinin geçirilmesi, etin gevşetilmesi ve porsiyonlara ayrılarak eksi 18 dereceye atılması gerekmekte" diyerek sözlerini noktaladı.

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Seyh’ül Kurra Hafız Yılmaz, Vali Makas’ı ağırladı Düzce Valisi Mehmet Makas, Seyh’ül kurra, Kur’an-ı Kerim’i yedi kıraat ve on rivayet üzere ezberleyip, bu alanda icazet almış hafızların, kıraat ilmi konusunda en üst düzey yetkinliğe sahip olan, en bilgili ve en kıdemli öğretici hayırsever Fahri Yılmaz’ı evinde ziyaret etti. Son Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Düzce’ye atanan Mehmet Makas, Seyh’ül Kurra Hafız Fahri Yılmaz’ı evinde ziyaret etti. Mehmet Makas, "Kıymetlilerimizden Kurra Hafızımız Fahri Yılmaz Hocamıza iadeyi ziyarette bulunarak duasına talip olduk. Rabbim ilim ve kurana hizmet yolunda uzun sağlıklı ömürler versin" dileğinde bulundu. Yılmaz’da ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek teşekkür etti. Ziyarette Fahri Yılmaz’ın oğlu İl Sağlık Müdürü Dr. Yasin Yılmaz, Damadı Cihan Karadayı’da hazır bulundu. Vali Mehmet Makas, Yılmaz’ın kütüphanesini inceledi bilgiler aldı. Seyh’ül Kurra Hafız Fahri Yılmaz Kimdir? 1946 yılında Düzce Merkez Beçiyörükler Köyü’nde doğan Fahri Yılmaz, küçük yaşlarda Kur’an-ı Kerim eğitimine başladı. Konuralp Merkez Camii’nde aldığı derslerin ardından Düzce Merkez Kur’an Kursu’nda hafızlığını tamamladı ve 1962 yılında diplomasını aldı. İmam hatip eğitimini bitirdikten sonra çeşitli camilerde görev yaptı. 1980 yılında İzmir Yüksek İslam Enstitüsü’nden mezun oldu. Düzce Cedidiye Camii’nde uzun yıllar imam hatiplik yapan Yılmaz, İstanbul Haseki’de ilmi kıraat eğitimi alarak 1986’da icazetname aldı. Yaklaşık 25 yıl ders veren Yılmaz, çok sayıda öğrenci yetiştirdi. Köy camisinin yeniden inşasına öncülük ederek 2014 yılında ibadete açılmasını sağladı. Halen ilmi ve hayır çalışmalarını sürdürüyor.
Ankara TFMD ‘Yılın Basın Fotoğrafları’ yarışmasında İHA’ya 4 ödül Türkiye Foto Muhabirleri Derneği (TFMD) tarafından 41 yıldır düzenlenen "Yılın Basın Fotoğrafları" yarışmasının sonuçları açıklandı. Yılın basın fotoğrafı ödülü İHA’ya verilirken, İHA foto muhabirleri Ahmet Faruk Sarıkoç ve İsmail Coşkun toplamda 4 ödüle layık görüldü. Türkiye Foto Muhabirleri Derneği’nin (TFMD) düzenlediği "Yılın Basın Fotoğrafları" yarışmasının 2026 sonuçları açıklandı. Yarışmanın 41. yılında, ödüller çevre sorunları ve iklim değişikliğine dikkat çeken karelere verildi. Yarışmada, İHA foto muhabiri Ahmet Faruk Sarıkoç’un Arnavutköy’de çektiği fotoğraf "Yılın Basın Fotoğrafı" seçilirken, aynı kare çevre kategorisinde de birincilik ödülüne layık görüldü. İHA foto muhabiri İsmail Coşkun da iki ödüle layık görüldü. Coşkun, İstanbul’da çektiği fotoğraflarla TFMD Özel Ödülü ile Deprem Şehitleri Özel Ödülü’nün sahibi oldu. 5 binin üzerinde fotoğrafın arasından seçildi 2025 yılında meydana gelen olaylardan 5 binin üzerinde fotoğrafın değerlendirildiği Yılın Basın Fotoğrafları’nda 6 farklı kategoride 23 fotoğraf ve 3 fotoğraf serisi ödüle layık görüldü. TFMD’nin her yıl bir isme verdiği Yaşam Boyu Onur Ödülü’ne bu sene 75 yaşındaki tecrübeli foto muhabiri Kadir Can layık görüldü. Organizasyona 343 foto muhabiri ve fotoğrafçının yanı sıra 47 öğrenci olmak üzere toplam 390 kişi katıldı. Spor Toto Teşkilat Başkanlığı, ASKA Lara Resort, AJet, SGDD-ASAM ve Vakıflar Genel Müdürlüğü desteği ile düzenlenen yarışmada verilen toplam para ödülü ise 335 bin lira olarak açıklandı. Yılın basın fotoğrafının hikayesi İhlas Haber Ajansı foto muhabiri Ahmet Faruk Sarıkoç, ödül alan fotoğrafının hikayesini şu sözlerle aktardı: "İstanbul’un kuzeyinde, Arnavutköy ilçesine bağlı Hacımaşlı Mahallesi üzerinde drone ile yaptığım bir çekim sırasında bu kareyi yakaladım. Gökyüzünden baktığınızda İstanbul’un nasıl büyüdüğünü, hatta nasıl yön değiştirdiğini çıplak gözle görmek mümkün oluyor. Bir tarafta henüz yeşilliğini koruyan tarım arazileri, diğer tarafta hızla yükselen yüzlerce konut Ortada ise İstanbul’un su kaynaklarından biri olan Sazlıdere Barajı. Bu üç unsur aynı kadrajda buluştuğunda, aslında tek bir fotoğraf değil; İstanbul’un dönüşüm hikâyesi ortaya çıkıyor. Dronu yüzlerce metre yükselttiğimde karşıma çıkan manzara çarpıcıydı: Bir zamanlar tarlaların ve boş arazilerin bulunduğu bölgede dev bir şantiye yükseliyordu. İnşaatların oluşturduğu beton dokusu, hemen yanındaki canlı yeşil tarlalarla keskin bir tezat oluşturuyordu. Bu fotoğrafı çekerken amacım sadece bir manzara kaydetmek değildi. İstanbul’un büyümesini, şehirleşmenin doğayla olan sınırını ve geleceğe bırakacağımız manzarayı tek karede anlatabilmekti. Çünkü yukarıdan bakınca şehir, sadece binalardan ibaret değil; kararlarımızın ve tercihlerimizin de bir haritası gibi görünüyor. ‘Büyüyen İstanbul’ adlı bu kare, bir metropolün genişleme hızını ve doğayla kurduğu hassas dengeyi anlatan sessiz bir belge niteliğinde." Yılın Basın Fotoğrafları Genel Jüri Başkanlığını Foto Muhabiri Coşkun Aral, Türkiye Güzellikleri Jüri Başkanlığını ise Fotoğraf Sanatçısı İzzet Keribar üstlenirken, yarışmanın jüri üyeleri arasında Depo Photos Yayın Yönetmeni Tolga Adanalı, Medya İş Genel Başkan Yardımcısı Zihni Oğuz Akın, AFP Foto Muhabiri Adem Altan, İhlas Haber Ajansı Genel Yayın Koordinatörü İrfan Altıkardeş, Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Seçil Deren Van Het Hof, TFMD Başkanı Rıza Özel, Foto Muhabiri Sebati Karakurt, Fotoğraf Sanatçısı Sefa Yamak bulunuyordu. Özel jüri olarak ise Vakıflar Genel Müdürlüğü Temsilcisi Gül Aşık, Gençlik ve Spor Bakanlığı Temsilcisi İlhan Demir, ASKA Otels Temsilcisi Cengiz Kesici, SGDD-ASAM Başkanı Cumhur Özen, AJET Temsilcisi Saffet Yiğit yer aldı.