SPOR - 15 Mayıs 2025 Perşembe 15:56

Mahmut Uslu’dan Ali Koç’a çağrı: "Şampiyon yapamıyorsan ayrılacaksın"

A
A
A
Mahmut Uslu’dan Ali Koç’a çağrı: "Şampiyon yapamıyorsan ayrılacaksın"

Fenerbahçe’nin eski yönetim kurulu üyesi Mahmut Uslu, Fenerbahçe Başkanı Ali Koç’un başkanlığı beceremediğini ifade ederek, bırakması çağrısında bulundu. Uslu ayrıca, "Şampiyon yapamıyorsan ayrılacaksın. Ali Koç için gömleğin ilk düğmesini yanlış ilikledi diye bir laf var, Ali Koç 1 tane yanlış iliklemedin 5-6 kere yanlış ilikledin" dedi.

Fenerbahçe eski yönetim kurulu üyesi Mahmut Uslu, İstanbul’da bir otelde basın toplantısı düzenledi. Uslu, mevcut yönetimin 7 yıllık süreci, yaşanılanlar, sportif başarısızlık, başlatılan imza kampanyası ve futbol takımıyla ilgili açıklamalarda bulundu. "7 senedir yaşamadığımız her şey Ali Koç döneminde yaşadık" diyerek sözlerine başlayan Uslu, "Onun için gitmesini istiyoruz. Devamlı aynı şeyler; ‘para para para’ bunları yapmayın. Fenerbahçe’de vahim bir tablo var. Divan başkanımız güzel bir konuşma yaptı. Divan bir senatodur. Sanki hiçbir şey olmamış gibi yönetime tabii ki sahip çıkacaklar, bunu da yapmaları da doğal ama bu kadar abartılır mı? Derneklere Fenerbahçe evleri yapmaya karar vermiştik. Ankara’ya yaptık, arkasından Antalya’yı kurduk. Kayseri için yer aldık. Biz Türkiye’nin en büyüğüyüz. Anadolu’nun en büyük spor kulübüyüz. 7 seneye rağmen hala öyle ama başarı yok. Bu dernek üyeleri de 2-3 bilet almak için ağızlarını açmıyorlar. Sayın başkan beceremiyorsun onun için git. Fenerbahçe başkanlığını beceremedin. Sen iyi bir insan olabilirsin ama başkanlığı beceremedin" diye konuştu.

"Artık Fenerbahçe’nin şampiyonluğa ihtiyacı var"

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç’un ilk göreve geldiği 2018 yılında verdiği sözlere atıfta bulunan Uslu, "2018’de başkanın verdiği sözler var. 1 tanesini yapamadın. 3 sene sonra sana rakip de çıkmadı, zaten 1 kere şampiyon yapsan bu problemler olmazdı. Artık Fenerbahçe’nin artık şampiyonluğa ihtiyacı var. Adam 40-50 yaşına gelmiş gözyaşlarını tutamıyor. Onun için gitmen gerekiyor, insanlar üzülüyor. Fenerbahçelilerin hepsinin birleşmesi lazım. Fenerbahçe bütün olmazsa bizi çıtır ederler. Şampiyon yapamıyorsan ayrılacaksın. Ali Koç için gömleğin ilk düğmesini yanlış ilikledi diye bir laf var, Ali Koç 1 tane yanlış iliklemedin 5-6 kere yanlış ilikledin. Yazık değil mi bu çocuklara, gençlere, Fenerbahçe’ye" ifadelerini kullandı.

"Hiç mi diyaloğunuz yoktu da Osimhen için görüşmediniz?"

2018-2019 sezonu öncesi takımın en önemli oyuncuları ile yolların ayrıldığına dikkat çeken Uslu, İtalyan ekibi Napoli’ye yollanan oyuncularla ilgili şunları söyledi:

"2018 yılında o takımın başında olan Aykut Kocaman, hepsi önemli insanlardı. Bu insanları kötü şekilde ayırdınız. O güzel takımın tamamen omurgasını bozdunuz. Fernandao vardı 15-16 gol atıyordu, tuttunuz bunları sattınız yerine iyisini koyamadınız. Giuliano’yu da getirirken çok büyük fedakarlık yaparak getirdik. Orta sahada Josef vardı, bu çocuğu da sattınız. Hala aldığınız oyuncular onun ayarında değil. 3 sene sonra geri geldi yine almadınız. Bunları yanlış yaptınız. Stoperleri de sattınız yerine doğru düzgün birini alamadınız. Sizin hatanız 1 tane, 2 tane değil, onlarca Eljif Elmas’ı amatör aldık. O çocuğu ailesini ayarlayarak aldık, 2 sene sonra önemli oyuncu oldu. Tuttun, onu sattın. Sonra Kim Min-Jae’yi aldın, çok önemli performans sergiledi, onu da sattın. Sen Napoli’yi şampiyon yapmak için mi başkan oldun. Hiç mi diyaloğunuz yoktu da Galatasaray’a transfer olan Osimhen için görüşmediniz."

"Dip dalga hissettiğimiz gibi ise seni imza ile gönderirler"

Ali Koç’a ayrılması konusunda çağrıda bulunan Mahmut Uslu, "Seçim oldu, 6 sene sonra; biz hiç muhalefet yapmadık. Birlik olmasak Aziz Yıldırım hala hapisteydi. Siz bir kere her konuda yanlışlar yaptınız. Her Fenerbahçeliyi çok severim, 1-2 kişi hariç. Ben kısa dönem Fenerbahçe’de antrenörlük yaptım, milli takım antrenörlüğü yaptım. Fenerbahçe hedef bir kulüptür. Oyuncu yetiştirip satmaz. Şampiyonluğun dışındaki hiçbir şey kesmez. Hep şampiyon olacağız. Biz masa tenisini bile böyle seyrederdik. Siz bu konularda da başarılı olamadınız. Siz Türk oyuncu yetiştiremiyorsunuz. Amatörlerde yaptığınız yatırımlar bakın, aşağıdan oyuncu yetiştirmeniz lazım. Futbolda şampiyon olamıyorsanız gitmeniz gerekiyor, gitmiyorsunuz. Sana son kez ağabeylik yapmak istiyorum, bence artık sen kendin ayrıl ve büyü. Çünkü anlatamıyor insanlar iyi bir ekip kur, bekle, çalış, öğren. Bu dip dalga bizim hissettiğimiz gibi ise seni imza ile gönderirler. Bence ayrıl, eğer istiyorsan güven oyu iste. İmza ile gidersen bence olmaz. Kibirle, bize bir gün yanaşmadın" dedi.

"En büyük yapı bizdeydi"

Görev yaptığı dönemde rakiplerin imrendiği oyuncuların kendi takımlarında olduğunun altını çizen sarı-lacivertli eski yönetici, "Bizim kadromuz güzel değil. Son 2 aldığımız oyuncu haricinde (Skriniar, Talisca). Rakiplerin senin takımından hangi oyuncuyu alırlar? Sen rakipten hangi oyuncuları alırsın. Sen rakibinden en az 4-5 oyuncu almak istersin. Rakibin senden 1-2 oyuncu hariç kimseyi almaz. Aziz yıldırım yönetiminde en aşağı 5 tane oyuncu almak isterlerdi. Onlardan 1 tane almayı düşünmezdik. Şimdi dediğiniz konunun bizde en büyüğü vardı. Haluk Ulusoy döneminde 4 tane döneminde şampiyon olduk. Onlara rağmen olduk. İyi bir Galatasaraylıydı. En büyük yapı bizdeydi, kurşunu biz yedik, sopayı biz yedik. Bir tane şehirden hiçbir zaman normal çıkamadık. Biz bunları yaşadık. Her şeyi yedik biz. Yapacağınız tek şey emek vereceksin. Hakem seminerine kaç kez gittin. Doğru düzgün transfer yapamadın" şeklinde konuştu.

Mahmut Uslu, daha sonra Ali Koç döneminde Fenerbahçe’de görev yapmış teknik direktörler ve yapılan transferleri anlattı.

"Biz bu kulübü alır götürür, uçururuz"

Fenerbahçe’nin düzlüğe çıkması gerektiğini belirterek sözlerine devam eden Mahmut Uslu, "Onun için kendin gitmen lazım. Birliktelik, şart. Onlar, bunlar deme. Bizde her şey var. Bizde cesaret de var, tecrübe de var. Biz bu kulübü alır götürür, uçururuz. Bu işleri bırakalım, hep beraber olmazsak başarılı olamayız. Anahtarı teslim etmişsiniz antrenöre. Dışarıda çalışamaz hakkı yok. Senin menajerin seçimde bile çalıştı. Sen bunlardan dolayı gitmen gerekiyor. 2013’te Fenerbahçe’ye kimse yönetici olarak girmiyordu. Nihat Özdemir beni zorla soktu yönetime. Biz elimizi, kolumuzu, gövdemizi taşın altına soktuk. Aziz Yıldırım, İlhan Ekşioğlu ve Şekip Mosturoğlu’nun yöneticiliğini iptal etmek istiyorlardı o dönemde. Biz o dönemde kaş, göz, aile demedik girdik" açıklamasında bulundu.

"Gerekirse başkanlık da olur"

’Aday olacak mısınız?’ sorusunu da yanıtlayan Uslu, yönetimin saha dışında mücadele etmesine dikkat çekerek şunları söyledi:

"Başkanlıksa başkanlık. Bir Fenerbahçeli için en büyük onur Fenerbahçe başkanlığıdır. Ben bu konuşmayı birliktelik için yaptım. Fenerbahçe ortada kalmaz, gerekirse başkanlık da olur. 7 senede 1 tane ağaç dikilmemiş. Futbolcular 2 kişiyi tanır, başkanı ve hocayı bilir. Galatasaray maçı oynanıyor sen yoksun, Beşiktaş maçı var sen yoksun. Burası İsveç değil, Finlandiya değil. Geleceksin oyuncuna güç vereceksin. Gerekiyorsa devre arasında bağıracaksın. Biz soyunma odasında büyüdük, böyle olmaz. 2 kez Galatasaray’a yeniliyorsan, Beşiktaş’ın bu kadar problemi varken 2 kez kaybediyorsan susacaksın. Siz antrenör ve oyuncularınıza ’Yapı var’ dedirtemezsiniz, ’Bu bizim işimiz’ diyeceksiniz. ’Ben olduğum sürece bizi şampiyon yapmazlar’ denilir mi? Mücadele edeceksin ya da ayrılacaksın. Ben haftada 2 gün Ulusoy’un ofisindeydim. Ne zaman şampiyonluğa oynadık herkes kötü insan oldu. Ben bütün hakem seminerlerine katıldım. Biz hep beraber olacağım. Kuracağımız ekiple berabere başarırız. Önemli olan o, bu, şu dememeliyiz. Aziz Yıldırım adaylığını koyarsa, o gün gelse bakarız."

"Aziz Yıldırım başkan değil, lider"

Aziz Yıldırım ile beraber yol arkadaşlığı yaptıklarına değinen Uslu, "Aziz Yıldırım başkan değil, Aziz yıldırım lider. Ben ne ilk tepkiyi koyarken ne onu aradım ne o bana sordu. O bilmiyor değil, bugünkü toplantıyı biliyor. Bu konuda hiç konuşmadım. O benim çalışma sistemimi bilir, ben de onun ne diyeceğini bilirim. Çünkü biz kader birliği yaptık. Biz çeklerle kulübü döndürdük. Çok büyük emekler verdik. Hakan Bilal Kutlualp’i Aziz Yıldırım ile barıştıran benim. İlhan Ekşioğlu ile konuşmadığını biliyorum. Aziz Yıldırım’ın haberi olduğundan haberim yok. Bizim de 3-5 kuruşumuz var. Biz Fenerbahçe’ye verenlerdeniz. O zaman paralar böyle değildi. Bizdeki paralarla amatörler buralara geldi. Ya devlet yardım edecek, ya da kulüpler gömü bulacak" dedi.

"Ben de imza vereceğim"

Başlatılan imza kampanyası ile ilgili ise Uslu şöyle yanıt verdi: "Benim tahminim ben de imza vereceğim. Şu ana kadar öyle bir düşüncem yoktu. Muazzam bir istek var. Eğer imza ile de olursa, ne zaman olursa o zaman gider. İnşallah hep birlikte Fenerbahçe’de birlik sağlayacağız. Biz tek vücuduz, tek kafa değiliz. Ama tek bir amacımız var. Ali Koç yeter, git. Gitmezse zaten ortada bir şey yok. Ben muhalefet denmesini sevmiyorum. Ölü toprağını kaldıran insanlar diyorum. Şu anda sessiz çoğunluk var. Dernekler konuşmuyor, ben onlara da söylüyorum."

"Öyle bir ekip yapmamız lazım ki Osimhen’li Galatasaray’ı yenmemiz lazım"’

’Fenerbahçe halkın takımıdır, seni de eleştirirler’ diyen Uslu, "Eleştiri yapacaksın ki doğruyu bulacaksın. Onun için gideceksin. Biz birliktelik istiyoruz, biz bağımsız insanlarız. Biz geçen seçimde sloganımız neydi; 3 yıllığına seçiliyoruz. Birinci yıl şampiyon olamazsak bırakacağız. Onun için insanlar imza verirler. Sen imza verilmeden git. Öyle bir ekip yapmamız lazım ki Osimhen’li Galatasaray’ı yenmemiz lazım. Beşiktaş da transfer yapacak. Biz onun için antrenörü alalım getirelim. Aziz Yıldırım sistemi şudur; 7 kişiden 2’si olman lazım dedi. Ben Almanya’ya gittim. Telefon geldi sana söylemediler mi dediler. Gel çarşamba basın toplantısı var dedi. Ve döndüm ve Mourinho ile konuşmuşlar sen aşağı düştün gel berabere kaldıralım. Ve kabul etmiş. Sonuçta gittik anlaştık. Sonuçta elimizden geleni gayret gösterdik."

Mahmut Uslu, Fenerbahçe Başkanı Ali Koç’un canlı yayında söylediği sözlerle ilgili ise, "Ali Koç ile ortaklığım yok, bir dostluğum yok. Benim herhangi diyaloğum yok. Ben aslan gibi çıktım Fenerbahçe için savaş verdim. Ben ilk girdiğim sene bile Mesut Yılmaz (başbakan) ile kavga ettim. Sayın başkan Mahmut Uslu’nun bu konuşmaları dışında herhangi bir yalan veya yanlış var mı? Yoksa söyleyemiyorsan özür dile demem lazım" dedi.

İsmail Yasin Akçın - Yunus Emre Öztaş

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir 5 kuşaklık Kızıklı mirası yok olmak üzere Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde dünyaca ünlü "Kızıklı işi" bıçak ustalığı, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. 5 kuşaktır dededen toruna aktarılan bu kadim zanaatın son temsilcisi Tanju Pulat, ateş ve örs başında zamana direniyor. Yarım asırlık bileme görmeden hala kullanılan satırları ve el işçiliği işlemeli dualı bıçaklarıyla tanınan Pulat, "Çırak bulamıyoruz, bu ateş sönmek üzere" diyerek sitem etti. Balıkesir’in Burhaniye ilçesine bağlı Kızıklı Mahallesi’nde, beş asırdır yankılanan çekiç sesleriyle yapılan bıçaklar artık son kalan atölyede yapılıyor. Babasından devraldığı mesleği 5. kuşak olarak omuzlayan Tanju Pulat, fabrikasyon üretime inat, çeliği geleneksel yöntemlerle çekiçle şekillendiriyor. 52 yıllık satır, hiç bilenmeden hala kesiyor Usta Tanju Pulat’ın atölyesindeki en dikkat çekici parça, babasının 1974 yılında çeliğini elleriyle dövdüğü kurban satırı. Yarım asrı devirmesine rağmen keskinliğinden hiçbir şey kaybetmeyen satırın özelliğini açıklayan Pulat, "Bu satır yapıldığı günden bu yana birçok kurban kesip parçaladı. Hala ilk gün ki gibi bir kez bile bileme yüzü görmedi. Eski ustaların çeliğe su verme ve dövme tekniği böyle belli oluyor. Biz hala bu satırı bilemedik. İlk günkü gibi kullanıyoruz" dedi. Bıçaklara işleme yapıyor Kızıklı işi bıçaklarını diğerlerinden ayıran en büyük özellik, üzerindeki sanatsal derinlik ve sağlam dayanıklı olması diyen Pulat, Bıçakların işlemeleri hakkında bilgiler veriyor. "Günümüzde bıçak çeliği üzerine el işçiliğiyle yazı ve motif işleyen belki 5 kişi kalmadık" şeklinde konuşan Pulat, bu geleneği şu sözlerle anlatıyor: "Babam kurban bıçaklarının üzerine kurban figürleri yapar, kurban duasını ayrıca kurbanın nasıl kesileceğini anlatan resim, figür ve yazılar işlerdi. Bu konuda daha sanatkârdı. Ben de bu geleneği yaşatan son kişilerden biriyim. Bu bıçaklar sadece birer araç değil, her biri birer sanat eseri" dedi. "Çırak bulamıyoruz, bu sanatın sonu geliyor" Beş kuşaktır aile mirası olarak sürdürülen zanaatın geleceği ise karanlık. Ağır işçilik ve sabır gerektiren mesleğe gençlerin ilgi göstermediğini vurgulayan son usta Pulat, bu konu hakkında dert yandı. "Bu meslek bize babalarımızın dedelerinden kaldı, biz beşinci kuşağız. Birileri zahmet edip 5 kuşaktır bu mesleği birilerine öğretmiş. Ama bende tıkandı. Son ustayım, meslek benle birlikte ölecek. Bu işi öğrenmek isteyen kimse çıkmıyor. Çırak bulamıyoruz. Ben bu kapıyı kilitlediğimde, Kızıklı’nın asırlık bıçak kültürü de tarih olacak. Ya öbür tarafta dedelerim, babam bana hesap sorarsa, niye bu mesleği öğretmedin derse" diyerek sitem etti. Burhaniye’de ki mütevazı atölyesinde, kor ateşin başında ter dökmeye devam eden Tanju Pulat, bir taraftan mesleğini yaparken diğer taraftan da mirasını devredecek bir el arıyor.
Ankara Türk üniversitelerinin uluslararası sıralamalardaki yükselişi sürüyor Türkiye’den toplam 11 üniversite, Quacquarelli Symonds’un (QS) 2026 Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralamasında ilk 500’de yer aldı. Londra merkezli yükseköğretim derecelendirme kuruluşu QS, 2026 Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralaması sonuçlarını açıkladı. 100 ülkeden bin 900’ü aşkın yükseköğretim kurumunun değerlendirildiği sıralamada, Türkiye’den toplam 11 üniversite farklı alanlarda dünyada ilk 500’e girmeyi başardı. Ankara Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), İstanbul Üniversitesi (İÜ), Koç Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), Sabancı Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ), farklı alanlarda ilk 500’de yer alan Türk üniversiteleri oldu. Sıralamada ‘Beşeri Bilimler ve Sanat’, ‘Mühendislik ve Teknoloji’, ‘Fen Bilimleri ve Tıp’, ‘Doğa Bilimleri’ ve ‘Sosyal Bilimler ve İşletme’ olmak üzere 5 ana alan ve 55 alt bölüm değerlendirildi. Değerlendirme, ‘akademik itibar’, ‘işveren itibarı’, ‘makale başına araştırma atıf sayısı’, ‘H indeksi’ ve ‘uluslararası araştırma ağı’ olmak üzere beş gösterge baz alınarak yapıldı. Sanat ve Beşeri Bilimler alanında 9 Türk üniversitesinden derece QS Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralamasında, ‘Sanat ve Beşeri Bilimler’ alanında ilk 500’de 9 Türk üniversitesinin sıralamaya girdiği belirtilirken, ODTÜ 242, İÜ 279, İTÜ 284, Hacettepe Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi 305, Koç Üniversitesi 383, Ankara Üniversitesi 391’inci olarak listeye girdiği açıklandı. Bilkent Üniversitesi 401-450, Gazi Üniversitesi ise 451-500 bandında yer aldı. Mühendislik ve Teknoloji alanında İTÜ 91’inci oldu ‘Mühendislik ve Teknoloji’ alanında İTÜ 91’inci olarak dünyada ilk 100’e girme başarısı gösterirken, ODTÜ 103, Boğaziçi Üniversitesi 236, Koç Üniversitesi 243, Sabancı Üniversitesi 266, YTÜ 273, Bilkent Üniversitesi 290’ıncı olarak ilk 300’de yer aldı. Hacettepe Üniversitesi de 364’üncü sırada yer alarak, bu alanda ilk 500’e giren 8’inci Türk üniversitesi oldu. Sosyal Bilimler ve İşletme alanında ODTÜ 173’üncü oldu ‘Sosyal Bilimler ve İşletme’ alanında ODTÜ 173, Boğaziçi Üniversitesi 217, Koç Üniversitesi 252, Bilkent Üniversitesi 278, İstanbul Üniversitesi 346, İTÜ ve Sabancı Üniversitesi 353’üncü oldu. Hacettepe Üniversitesi 401-450, Ankara Üniversitesi 451-500 bandında yer aldığı açıklanırken, böylece bu alanda toplam 9 Türk üniversitesi ilk 500’e girdi. Fen Bilimleri ve Tıp alanında Hacettepe Üniversitesi 308’inci sırada ‘Fen Bilimleri ve Tıp’ alanında Hacettepe Üniversitesi 308’inci sırada yer alırken, onu 390’ıncı sırada Ankara Üniversitesi takip etti. İÜ de 451-500 bandında yer alarak bu alanda ilk 500’e girmeyi başaran 3 Türk üniversitesinden biri olduğu belirtildi. Ayrıca ‘Doğa Bilimleri’ alanında da İTÜ 251, ODTÜ 300’üncü olarak ilk 300’e girmeyi başarırken, Ankara Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi 451-500 bandında kendilerine yer bularak bu alanda ilk 500’e giren 4 Türk üniversitesi arasında yer aldığı ifade edildi. "Türk yükseköğretimi, küresel rekabette üst sıralara yükselmeye devam edecektir" Türk üniversitelerinin uluslararası alandaki başarılarının artarak sürmesinden memnuniyet duyduğunu belirten Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, "Türk yükseköğretimi küresel rekabette üst sıralara yükselmeye devam edecektir. Hep birlikte daha büyük hedeflere ulaşmak için planlı ve kararlı çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Sıralamalarda yer alan tüm üniversitelerimizi kutluyorum" ifadelerine yer verdi.